Hakkında
Kaymakam, Arapça 'birinin yerine geçen' anlamındaki kaim-i makam sözünden gelir. Osmanlı Devleti'nde önce sadrazamın yokluğunda onun yerine bakan sadaret kaymakamı için kullanıldı. 1864 Vilayet Nizamnamesi'nden sonra ise kazaların başındaki yöneticinin unvanı oldu; bu anlamıyla bugün de ilçe yöneticisi olarak sürmektedir.
Kaymakam aynı zamanda XIX. yüzyıl Osmanlı ordusunda binbaşı ile miralay arasındaki rütbenin, yani yarbayın adıydı. Bu yüzden son dönem metinlerinde 'Kaymakam' sözünün hem mülki amir hem de askerî rütbe anlamında geçtiği görülür; Mustafa Kemal Çanakkale'nin ilk aylarında kaymakam rütbesindeydi.
Zaman çizelgesi
- I. Mustafa (1591?–1639): kardeşten kardeşe ilk cülus ve iki kısa saltanat
- II. Osman (Genç Osman, 1604–1622): Hotin seferi, hac niyeti ve Yedikule'de biten saltanat
- Elgin fermanı tartışması: 'Ferman vardı' ile 'Hiç ferman yoktu' arasındaki belge gerçeği
- Kabakçı Mustafa İsyanı (1807): Boğaz tabyalarından başlayan ayaklanma ve III. Selim'in düşüşü
- Cebel-i Lübnan Mutasarrıflığı (1861): 1860 çatışmasından özel statülü bir yönetime
- Vilayet Nizamnamesi (1864): Tuna vilayeti deneyi ve Osmanlı taşra yönetiminin yeniden kuruluşu
- Mülazımdan Müşire: Mustafa Kemal'in rütbeleri ve Bey, Paşa, Gazi unvanları tarih sırasıyla
- Lüleburgaz-Pınarhisar Muharebesi (Ekim-Kasım 1912): Balkan Savaşı'nın en kanlı çarpışması
- Bizani ve Yanya'nın düşüşü (Mart 1913): Goltz'un tahkimatı, Esat Paşa'nın savunması ve Epir'in kaybı
- Mahmud Şevket Paşa suikastı (11 Haziran 1913): Beyazıt'ta durdurulan otomobil
- Sofya'da askerî ataşe: Yeniçeri kıyafetiyle balo
- 15. Kolordu Galiçya'da (1916-1917): Osmanlı askerinin Avrupa'daki en uzak cephesi

