İstanbul'daki depolardan kaçırılan bir sandık cephanenin Sakarya'daki bir topa ulaşması için önce Karadeniz'i, sonra dağları aşması gerekiyordu. Bu yolun başı İnebolu'ydu. Türkçe Vikipedi'nin İstiklâl Yolu maddesine göre İstiklâl Yolu, İnebolu sahilinden başlayıp Kastamonu ve Çankırı üzerinden Ankara'ya uzanan, Kurtuluş Savaşı boyunca İnebolu'ya deniz yoluyla gelen cephanenin kağnılarla cepheye ulaştırıldığı 344 kilometrelik yoldur. İnebolu'dan genel görünümGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Dosseman. Dosya sayfası
Neden İnebolu?
Türkçe Vikipedi'nin İnebolu maddesine göre İnebolu dönemin önemli bir ticaret merkeziydi ve limanı Kurtuluş Savaşı'nda stratejik bir rol oynadı. Ankara'ya gitmek isteyenlerin bir bölümü teknelerle İnebolu iskelesine geliyor ve buradan Anadolu'ya geçiyordu. İstanbul'dan ve Sovyetlerden gelen savaş gereçlerinin Anadolu'ya giriş noktası da bu iskeleydi.
İnebolu bombardımanları maddesi limanın önemini daha ayrıntılı anlatır: İnebolu Anadolu'nun içlerine, yani Ankara'ya en yakın limandı; Doğu Cephesi'nden, İstanbul'dan, Bulgaristan'dan, Romanya'dan ve Sovyetlerden gelen cephane burada boşaltılarak Anadolu'ya geçiriliyordu. Gönüllü müfrezelere katılanlar da bu limandan geçiyordu. Kaynağa göre İnönü Muharebeleri'nden sonra nakil işleri hızlandı.
İngilizce Wikipedia'nın İnebolu maddesi 1920'deki kasabayı da tarif eder: Nüfusu yaklaşık 9.000 olarak tahmin ediliyordu; liman tiftik, hayvan derisi, yün ve kenevir ihraç ediyor, çoğunlukla mamul ürün ithal ediyordu. Kasabada küçük bir tekne yapım işi de vardı ve burada yapılan tekneler genellikle İstanbul'a satılıyordu.
Dikkat: yanlış bilinen
Kurtuluş Savaşı boyunca sevkiyatın ne kadarının İnebolu'dan geçtiği konusunda Türkçe Vikipedi'nin İnebolu bombardımanları maddesi "silah, personel ve malzeme sevkiyatının yüzde 55'i" rakamını verir; İnebolu ve İstiklâl Yolu maddelerinde bir yüzde verilmez. Bu oran tek kaynağa dayandığı için kesin bir bilgi olarak değil, maddenin aktardığı bir tahmin olarak okunmalıdır.
Türkçe Vikipedi'ye göre İnebolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti 25 Kasım 1919'da OsmanNuri Bey tarafından kuruldu ve yönetimine Müftü Ahmet Efendi seçildi. İnebolu'dan Zeki Bey, Sivas Kongresi'nde Kastamonu'yu temsil etti. 10 Aralık 1920'de İnebolu'da Esliha ve Cephane Komisyonu ile Menzil Nokta Komutanlığı kuruldu. Bu tarih, limandaki taşımacılığın resmî bir düzene bağlandığı gündür.
Kaynak, I. Dünya Savaşı yıllarında da İnebolu'nun savaşın içinde olduğunu hatırlatır: İnebolu Çanakkale Savaşı'nda 138 şehit verdi ve 19 Temmuz 1915, 20 Eylül 1915 ile 8 Ocak 1916 tarihlerinde Ruslar tarafından bombalandı.
Mavnalardan kağnılara
Türkçe Vikipedi'ye göre işgal ordularının el koyduğu Osmanlı silah ve cephanesi İstanbul'dan büyük güçlüklerle tekne ve takalarla İnebolu'ya getiriliyor, mavnalarla kıyıya boşaltılıyordu. Ardından yaşlı, genç, çocuk ve kadın demeden omuzlarda ve kağnılarla İnebolu-Küre-Seydiler-Kastamonu yoluyla Ankara'ya ulaştırılıyordu. İstiklâl Yolu maddesi de gemilerle İnebolu açıklarına gelen silah ve cephanenin kayıklarla kıyıya taşındığını ve Kastamonu kadınları tarafından zor şartlarda cepheye götürüldüğünü yazar. Çankırı Müzesi'ndeki İstiklal Yolu bilgilendirme panosuGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Cobija. Dosya sayfası
Kullanılan teknelerden biri bugün müzededir. Türkçe Vikipedi'ye göre literatüre "İnebolu kayığı" olarak giren ve "denk kayığı", "pazar kayığı" gibi adlarla da anılan pereme tipi tekne, "kabuk tekniği" ile yapılmış tek Anadolu teknesidir; ortalama boyu 10-11 metredir. Bu teknikle yapılmış ve bütün olarak korunabilmiş dünyadaki tek tekne İstanbul'daki Deniz Müzesi'nde sergilenmektedir ve Kurtuluş Savaşı'nda bölgede ikmal amacıyla kullanılmış bir teknedir.
Tarih notu
19 Temmuz 1915, 20 Eylül 1915, 8 Ocak 1916: Rus bombardımanları. 25 Kasım 1919: İnebolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti. Eylül 1919: Zeki Bey'in Sivas Kongresi'nde Kastamonu'yu temsil etmesi. 10 Aralık 1920: Esliha ve Cephane Komisyonu ile Menzil Nokta Komutanlığı. 1921 kışı: Şerife Bacı'nın ölümü. 9 Haziran 1921: Yunan bombardımanı. 11 Şubat / 9 Nisan 1924: İnebolu Mavnacılar Loncası'na İstiklâl Madalyası. 2018: İstiklâl Yolu'nun millî park ilan edilmesi.
Şerife Bacı
İstiklâl Yolu'nun en bilinen adı bir köylü kadındır. Türkçe Vikipedi'nin Şerife Bacı maddesine göre Şerife Bacı, deniz yoluyla İnebolu'ya getirilen cephanenin orduya ulaştırılmasında görev aldı ve 1921 kışında kağnıyla cepheye cephane taşırken Kastamonu kışlası yakınında donarak öldü. Kaynağa göre yanındaki bebeği ve mermileri korumak için kağnısına abanmış hâlde bulundu. Elbiselerinden Seydilerli olduğu düşünüldüğü için cenazesi Seydiler'e götürüldü; nereye gömüldüğü bilinmez.
Kimliği yıllar sonra araştırıldı. Madde, Kastamonu yöresinde nahiye müdürlüğü ve kaymakam vekilliği yapmış Çanakkale gazisi Mustafa Nurettin Peker'in 1972'de gazeteci Mustafa Baydar'a verdiği röportajda, şehit annenin Seydiler nahiyesinin Satı köyünden Şerife olduğunu söylediğini aktarır. Şerife Bacı her yıl 21 Şubat'ta anılır. 1990'da Kastamonu'ya Atatürk ve Şerife Bacı Anıtı, 2001'de İnebolu sahilindeki bir parka Şehit Şerife Bacı Anıtı dikildi.
Dikkat: yanlış bilinen
Şerife Bacı'nın bebeğinin adı Türkçe Vikipedi'nin aynı maddesinde iki farklı biçimde geçer: Girişte "iki aylık kızı Elif", Mustafa Nurettin Peker'in aktarılan sözlerinde ise "Sıdıka" denir. Doğum yılı da yalnız "1900?" olarak, soru işaretiyle verilir. Bu nedenle bu yazıda bebeğin adı kesin olarak verilmemiştir.
İnebolu'daki Şehit Şerife Bacı AnıtıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Dosseman. Dosya sayfası
İstiklâl Madalyası alan ilçe
Türkçe Vikipedi'ye göre İnebolu, İstiklâl Madalyası alan ilk ve tek ilçedir; madde, 1924'te Atatürk'ün önerisiyle Meclis'in İnebolu'ya "yiğit" unvanı verdiğini, İnebolulularınsa her Türk'ün yiğit olduğunu söyleyerek bu unvanı kullanmadığını yazar. Kaynağa göre TBMM'nin 11 Şubat 1924'teki 99. oturumunda 66 numaralı kanunla İnebolu Mavnacılar Loncası'na beyaz şeritli İstiklâl Madalyası ve beratı verildi; madde bu madalyanın kayıkçıların şahsında bütün İnebolu halkına verildiğini belirtir.
Ek bilgi
Aynı madde bir sonraki cümlede kayıkçıların başarılarının "9 Nisan 1924 tarihli TBMM kararıyla" ödüllendirildiğini yazar; yani madalyanın tarihi için iki ayrı gün verilir. Biri kanunun kabulü, öteki kararın yürürlüğe girişi ya da beratın verilişi olabilir; kaynak bu farkı açıklamaz. Bugün İstiklâl Yolu'nun 2.357 dekarlık bölümü 2018'de millî park ilan edilmiştir; İnebolu-Kastamonu arasındaki 95 kilometrelik bölüm Kastamonu Valiliği tarafından işaretlenmiş bir yürüyüş yoludur ve 2006'dan beri her yıl "İstiklâl Yolu ve Atatürk Yürüyüşü" düzenlenir.
Yolun hafızası
İstiklâl Yolu, Kurtuluş Savaşı'nın cephe gerisini anlatan en somut mekânlardan biridir. Bir yanda limanda mavnalarla gemi boşaltan kayıkçılar, öte yanda kar altındaki dağ yollarında kağnı süren köylüler vardı. Bu yolun güvenliği Yunan donanmasının da dikkatini çekti; 1921 yazında limana yapılan saldırılar, bu dizinin bir sonraki yazısının konusudur.