Dört ay on dokuz günlük sadrazamlık
Türkçe Vikipedi'ye göre Mahmud Şevket Paşa (1856, Bağdat - 11 Haziran 1913, İstanbul), 31 Mart İsyanı'nın bastırılmasında ve II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesinde rol oynamış Osmanlı askeri ve devlet adamıdır. bab-i-aliBâb-ı Âli Baskını'nın ardından 23 Ocak 1913'te sadrazam oldu ve dört ay on dokuz gün bu makamda kaldı. 11 Haziran 1913'te İstanbul'da Beyazıt Meydanı'nda otomobilinin içindeyken uğradığı silahlı saldırıda öldürüldü.Tarih notu
1856: Bağdat'ta doğdu.
1882: Mekteb-i Harbiye'yi kurmay yüzbaşı olarak bitirdi.
1891: Miralaylığa yükseldi.
1905: Kosova valiliğine atandı.
22 Nisan 1909: Hareket Ordusu'nun komutasını alarak İstanbul'da sıkıyönetim ilan etti.
12 Ocak 1910: İbrahim Hakkı Paşa kabinesinde Harbiye Nazırı oldu.
9 Temmuz 1912: Meclis-i Âyan üyeliğine atandı.
23 Ocak 1913: Sadrazam oldu.
11 Haziran 1913: Beyazıt'ta öldürüldü.
24 Haziran 1913: Divan-ı Harp kararıyla 12 kişi idam edildi.
1882: Mekteb-i Harbiye'yi kurmay yüzbaşı olarak bitirdi.
1891: Miralaylığa yükseldi.
1905: Kosova valiliğine atandı.
22 Nisan 1909: Hareket Ordusu'nun komutasını alarak İstanbul'da sıkıyönetim ilan etti.
12 Ocak 1910: İbrahim Hakkı Paşa kabinesinde Harbiye Nazırı oldu.
9 Temmuz 1912: Meclis-i Âyan üyeliğine atandı.
23 Ocak 1913: Sadrazam oldu.
11 Haziran 1913: Beyazıt'ta öldürüldü.
24 Haziran 1913: Divan-ı Harp kararıyla 12 kişi idam edildi.

Bağdat'tan Mekteb-i Harbiye'ye
Türkçe Vikipedi'ye göre Mahmud Şevket, Basra mutasarrıfı Kethüdazade Süleyman Faik Bey'in oğluydu; dedesi Hacı Talip Ağa Tiflis'ten Bağdat'a gelmişti. Kardeşi Hikmet Süleyman sonradan Irak başbakanlarından biri oldu. İlk ve orta öğrenimini Bağdat'ta tamamladıktan sonra İstanbul'a gitti ve Yahudi cemaatinin kurduğu Alliance Israélite Universelle okulunda okudu. 1882'de Mekteb-i Harbiye'yi kurmay yüzbaşı olarak bitirdi, bir süre Girit'te görev yaptı, ertesi yıl Harbiye'de öğretmenliğe başladı.Bir süre Baron von der Goltz'un maiyetinde çalıştı ve silah satın alma komisyonu üyesi olarak Almanya'ya gitti. 1884'te kolağası, 1886'da binbaşı, 1889'da kaymakam, 1891'de miralay oldu. Aynı yıl yeniden Almanya'ya giderek orada uzun süre kaldı; 1899'daki dönüşünde mirlivalığa yükseltildi ve Tophane-i Amire Muayene Komisyonu başkan vekilliğine atandı. 1901'de ferik oldu, 1905'te birinci ferik rütbesiyle Kosova valiliğine getirildi. Makedonya sorunu için gösterdiği çabalarla ordu içinde ve halk arasında saygınlık kazandı.
Hareket Ordusu ve Harbiye Nezareti
İkinci Meşrutiyet'in ilanından sonra Selanik'teki 3. Ordu'nun komutanlığına atandı. 31 Mart Olayı çıkınca sonradan Hareket Ordusu olarak anılacak birlikleri İstanbul'a gönderdi; 22 Nisan 1909'da kendisi de İstanbul'a gelerek komutayı aldı ve sıkıyönetim ilan etti. İngilizce Wikipedia'ya göre bu krizden sonra hem İttihat ve Terakki'nin hem de sadrazamların gücünü aşan bir konuma geldi; birçok gözlemci ona "generalissimo" unvanını yakıştırdı.12 Ocak 1910'da kurulan İbrahim Hakkı Paşa kabinesinde ve ardından Mehmed Said Paşa kabinelerinde Harbiye Nazırı oldu. Türkçe Vikipedi'ye göre Trablusgarp Savaşı öncesinde Trablusgarp Valisi İbrahim Paşa'nın görevden alınması, bölgedeki dört taburun Yemen'e gönderilmesi ve depodaki silahların İstanbul'a getirilmesi gibi kararlar nedeniyle bölgeyi savunmasız bırakmakla eleştirildi. İngilizce Wikipedia, Harbiye Nazırlığı sırasında askerî havacılık birliklerinin kurulmasını da içeren reformlar yaptığını yazar.
Paşa orduyu siyasetten ayırmak istiyordu; gücünü ordudaki mensuplarından alan İttihat ve Terakki buna karşı çıktı. Ordu reformunun mali yükü yüzünden de Maliye Nazırı Cavid Bey ile anlaşmazlık yaşadı. Talat Bey, Hacı Adil Bey ve Evkaf Nazırı Hayri Bey'in 24 saat içinde istifa etmesini istemesi üzerine görevinden ayrıldı ve 9 Temmuz 1912'de Meclis-i Âyan üyeliğine atandı.

Bâb-ı Âli Baskını'ndan sonra sadrazamlık
bab-i-aliBâb-ı Âli Baskını'nın ardından durumu düzelteceği umuduyla sadrazamlığa getirildi ve müşir rütbesine terfi ettirildi. İngilizce Wikipedia'ya göre aynı zamanda Harbiye Nazırlığı ve Hariciye Nazırlığı görevlerini de üstlendi. Göreve geldiğinde İşkodra, Yanya ve Edirne kuşatma altındaydı. Ordunun durumunu iyi görmeyen paşa savaşın sürmesinin daha büyük felaketler doğuracağını düşünürken, Talat Bey ve Hacı Adil Bey gibi İttihatçılar savaşa devam edilirse durumun düzelebileceğini savunuyordu. Bolayır Muharebesi'ndeki bozgun paşanın görüşünü güçlendirdi ve barış çabaları hızlandı; ancak Edirne bu çabalar sürerken düştü ve kentin bırakılmasını da içeren Londra Antlaşması imzalandı.Türkçe Vikipedi'ye göre paşa ıslahat konusunda İngiltere ile, sınır anlaşmazlıkları konusunda İran ile sorunları çözmeye çalıştı. Bir yandan İttihat ve Terakki'ye karşı muhalefetle, bir yandan da cemiyet içindeki çekişmelerle uğraştı; asıl iktidarın İttihat ve Terakki'nin elinde olması istediği reformları yapmasını engelledi.
11 Haziran 1913
Türkçe Vikipedi'ye göre Mahmud Şevket Paşa 11 Haziran 1913'te Beyazıt Meydanı'nda makam otomobilinin içindeyken uğradığı silahlı saldırıda öldürüldü. İngilizce Wikipedia, otomobilin yol kenarında onarım için durduğu sırada başka bir araçtaki en az beş silahlının on el ateş ettiğini yazar. Paşa, Şişli'deki Hürriyet-i Ebediye Tepesi'nde, 31 Mart şehitlerinin anısına dikilen Abide-i Hürriyet'e gömüldü. Suikast sırasında içinde bulunduğu otomobil, üniforması, öldürülen yaverlerinin kıyafetleri ve silahlar bugün Harbiye'deki Askerî Müze'de sergilenir.Dikkat: yanlış bilinen
Saldırganlar hakkında kaynaklar farklı bilgiler verir. Türkçe Vikipedi paşanın Kavaklı Mustafa tarafından öldürüldüğünü yazar; İngilizce Wikipedia ise saldırıyı bab-i-aliBâb-ı Âli Baskını'nda öldürülen Nâzım Paşa'nın bir akrabasının intikam saldırısı olarak tanımlar ve en az beş silahlıdan söz eder. Paşanın adını taşıyan yer konusunda da fark vardır: Türkçe madde yalnızca Trilye'nin adının Mahmut Şevket Paşa olarak değiştirildiğini yazar; İngilizce madde Beykoz'da bir mahallenin de onun adını taşıdığını ve Tirilye'nin 1963'te Zeytinbağı adını aldığını belirtir. Paşanın soyu hakkındaki Gürcü, Çeçen, Çerkes ve Arap kökenli anlatımlar da kaynaklar arasında farklıdır.
Suikastın ardından
İngilizce Wikipedia'ya göre suikast, İttihat ve Terakki'nin Osmanlı siyasetinin tam denetimini ele geçirmesiyle sonuçlandı. Bir sıkıyönetim mahkemesi gerçek ya da iddia edilen suç ortaklarına ölüm cezaları verdi ve 24 Haziran'da 12 kişi idam edildi. bab-i-aliBâb-ı Âli Baskını'ndan beri çeşitli ülkelerde sürgünde bulunan Hürriyet ve İtilaf yöneticilerine de ölüm cezaları verildi; başkentte kalan muhalefet liderleri Sinop'a sürüldü. Hürriyet ve İtilaf mebusu Lütfi Fikri, suikast günü paşanın sadrazamlığı Nâzım Paşa'nın cesedi üzerinden kabul ettiği gün kaderinin belirlendiğini söyledi.Aynı maddeye göre Mahmud Şevket Paşa imparatorluk siyasetindeki son bağımsız kişilikti; yerine gelen Said Halim Paşa, Talat, Enver ve Cemal'in başını çektiği kanadın etkisi altında kaldı. Enver 1914'te Harbiye Nazırı oldu; Talat ise Dahiliye Nezareti'ne döndü ve sonradan sadrazam oldu. Osmanlı Devleti, Edirne'yi ve Doğu Trakya'yı İkinci balkan-savaslariBalkan Savaşı'nda geri aldı; ancak paşa bunu göremedi.

Ek bilgi
Türkçe Vikipedi'nin dış bağlantılarında Mahmud Şevket Paşa'nın 31 Mart İsyanı sırasındaki bir ses kaydına yer verilir. Celâl Bayar'ın "Ben de Yazdım" anıları, paşanın soyuna dair bilgileri doğrudan akrabalarından öğrendiğini aktarır.
Kaynaklar hakkında
Yaşam öyküsü, rütbeleri, Harbiye Nazırlığı, sadrazamlığı ve defin bilgisi Türkçe Vikipedi'nin Mahmud Şevket Paşa maddesinden; saldırının ayrıntıları, idamlar, Lütfi Fikri'nin sözleri ve sonraki siyasi tablo İngilizce Wikipedia'nın Mahmud Shevket Pasha maddesinden alınmıştır.Kaynaklar
- Vikipedi, Mahmud Şevket Paşa maddesi (tr.wikipedia.org)
- İngilizce Wikipedia, Mahmud Shevket Pasha maddesi (en.wikipedia.org)
- Vikipedi, Bâb-ı Âli Baskını maddesi (tr.wikipedia.org)