Atatürk'ün en yakın silah arkadaşlarından Kâzım Özalp, hayatının ikinci yarısında bir asker olarak değil, Meclis başkanı olarak tanındı. 1924'ten 1935'e kadar, yani hilafetin kaldırılmasından Soyadı Kanunu'na uzanan dönemde, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kürsüsünde o oturuyordu. Oraya giden yol ise Makedonya'daki bir askerî rüştiyeden, Van'daki jandarma tümenlerinden ve Anzavur ayaklanmasından geçti. Kâzım ÖzalpGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Köprülü'den Harp Akademisi'ne
Türkçe Vikipedi maddesine göre Kâzım Bey1882'de Köprülü'de (bugün Kuzey Makedonya'daki Veles) doğdu. İngilizce madde doğum gününü 17 Şubat 1882 olarak verir. Süvari Miralay İsmail Nazmi Bey ile Yıldız Hanım'ın oğluydu. Üsküp Askerî Rüştiyesi'ni ve Manastır Askerî İdadisi'ni bitirdi; 14 Mart 1897'de girdiği Harp Okulu'ndan 6 Aralık 1902'de teğmen, Harp Akademisi'nden 5 Kasım 1905'te yüzbaşı olarak mezun oldu.
İlk görev yeri Selanik'ti. Burada 36. Alay'dayken İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne girdi, Selanik-Karasulu demiryolu hattını korurken Gevgili ve Menlik yakınlarında Bulgar çeteleriyle çatıştı. 1909'da Hareket Ordusu ile 31 Mart olayının bastırılmasında görev aldı. 9 Ağustos 1910'da Menlik kaymakamı oldu; 1911'de kurmaylığı onaylandı.
Balkanlardan Van'a, Van'dan Batum'a
Balkan Savaşları sırasında kurmay olarak Edremit Redif Tümeni'nde, Vardar Ordusu'nda ve Çatalca Ordusu'nda çalıştı. 17 Mart 1914'te Van Jandarma Alay Komutanı oldu. Birinci Dünya Savaşı başlayınca, 26 Mart 1915'te Seyyar Jandarma Tümeni Komutanı olarak Dilmen, Urumiye, Hoy, Saray ve Van yakınlarında Ruslarla çarpıştı. 15 Ağustos 1915'te 36. Tümen'in, 11 Ocak 1918'de 37. Kafkas Tümeni'nin komutanı oldu. Bu görevde 10. ve 3. Kafkas tümenleri de emrine verildi ve Trabzon ile Batum'u geri almakla görevlendirildi.
Millî Mücadele: Kuzey Cephesi ve Sakarya
9 Ağustos 1919'da 61. Tümen Komutanı oldu. Heyet-i Temsiliye kararıyla Kuzey Cephesi Komutanlığına getirildi ve bu görevde Anzavur ayaklanmasını bastırdı. İngilizce madde, onun İzmir'in Yunan işgaline karşı direniş gruplarını örgütleyen komutanlardan biri olduğunu da yazar. 23 Nisan 1920'de açılan Meclis'e Karesi (Balıkesir) mebusu olarak girdi.
6 Nisan 1921'de Kocaeli Bölge Komutanı, ardından Mürettep Kolordu Komutanı oldu ve İzmit ile Adapazarı'nı geri aldı. Sakarya Meydan Muharebesi'ne katıldı ve gösterdiği başarı üzerine mirlivalığa yükseltilip paşa oldu. 14 Ocak 1922'de Millî Müdafaa Vekili oldu; Büyük Taarruz'dan sonra, 25 Eylül 1922'de ferikliğe terfi etti. 30 Ağustos 1926'da ferik-i evvel oldu ve 6 Temmuz 1927'de kendi isteğiyle emekliye ayrıldı.
Dikkat: yanlış bilinen
Türkçe madde, Sakarya'daki başarısı nedeniyle 12 Eylül 1921'de mirliva olduğunu, ama ondan beş gün önce, 7 Eylül 1921'de 3. Kolordu Komutanı olarak atandığını yazar; sıralama tuhaf olsa da iki bilgi birbirini dışlamaz. Bakanlık yılları ise kaynaklarda farklı: Türkçe maddenin siyasi hayat bölümü 1923-1924 ve 1935-1939 der, aynı maddenin askerî bölümü 14 Ocak 1922'de Millî Müdafaa Vekili olduğunu yazar; İngilizce madde ise 1921-1925 ve 1935-1939 aralıklarını verir. Ölüm yeri de farklı: Türkçe madde İstanbul Suadiye'deki evi, İngilizce madde Ankara diyor.
Meclis başkanlığı: 1924-1935
Hem Türkçe hem İngilizce madde, Kâzım Özalp'in 1924'ten 1935'e kadar TBMM Başkanı olduğunu yazar. Kaynaklarımız göreve başladığı günü vermediği için bu konuya yalnız yıl düzeyinde tarih koyuyoruz. On bir yıllık başkanlık; Şeyh Said ayaklanmasını, Takrir-i Sükûn dönemini, Medeni Kanun'u, harf inkılabını ve Soyadı Kanunu'nu içine alır. Bu yasaların hepsi onun yönettiği oturumlarda kabul edildi.
İngilizce madde bu yıllara ait bir ayrıntıyı daha ekler: Şeyh Said ayaklanması bastırıldıktan sonra hazırlanan Şark Islahat Raporu'na katkıda bulunanlardan biriydi; rapor doğu illerinde genel müfettişlikler kurulmasını öneriyordu. Atatürk, Irak Kralı Faysal ve Kâzım Özalp, 1931Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Ek bilgi
Kâzım Özalp, Meclis'teki yerini 1920'den siyasetten çekildiği 1954'e kadar aralıksız korudu. Türkçe maddeye göre I. ve II. dönemde Karesi, III'ten VIII. döneme kadar Balıkesir, IX. dönemde ise Van mebusu oldu. İngilizce madde de 1950'de Van'dan seçildiğini ve 1954'te siyasetten çekildiğini yazar. Yani Atatürk döneminin bütün meclislerinde ve ondan sonraki iki dönemde de Meclis'teydi.
Madalyalar ve tekkeler
Türkçe madde, aldığı nişanları tarihleriyle sıralar: 1915'te Muharebe Gümüş İmtiyaz Madalyası, 23 Mayıs 1917'de Alman 2. dereceden Demir Haç, 1918'de 3. dereceden Mecidiye Nişanı ve Muharebe Altın Liyakat Madalyası, 21 Kasım 1923'te Kırmızı-Yeşil şeritli İstiklâl Madalyası ve takdirname.
İngilizce madde ise onun hakkında yaygın bir söylentiyi not eder: tekkelerin kapatılması kararına karşı çıktığı için Bektaşi olduğu söylenirdi. Madde bunu yalnız bir söylenti olarak verir.
Dikkat: yanlış bilinen
Tekkelerin kapatılmasına karşı çıktığı ve Bektaşi olduğu iddiası yalnız İngilizce maddede, "söylendi" kaydıyla geçer; Türkçe madde bu konuya değinmez. Doğrulayan ikinci bir kaynağımız olmadığı için bu bilgiyi kesin bir olgu gibi aktarmıyoruz.
Tarih notu
Kâzım Özalp'in Meclis başkanlığı, Cumhuriyet'in en yoğun yasama dönemine denk gelir. Kaynaklarımızın verdiği yıllarla sıralarsak: 1924'te başkanlığa geldi, 1927'de ordudan kendi isteğiyle emekli oldu, 1935'te başkanlığı bırakıp yeniden Millî Savunma Bakanı oldu, 1939'da bakanlıktan ayrıldı, 1950'de Van mebusu seçildi ve 1954'te siyasetten çekildi. Hem asker hem mebus olduğu 1924-1927 arasında iki görevi birlikte yürüttü; bu durum, aynı yıllarda askerlik ile mebusluğu birleştiremeyip Meclis'ten ayrılan Fahrettin Altay'ınkiyle karşılaştırıldığında dikkat çekicidir.
Son yıllar
1935'te Meclis başkanlığından ayrılarak yeniden Millî Savunma Bakanı oldu ve 1939'a kadar bu görevde kaldı. Anılarını "Millî Mücadele" adlı kitapta topladı. 6 Haziran 1968'de öldü. Türkçe maddeye göre cenazesi Ankara'ya nakledilip Cebeci Askerî Şehitliği'ne gömüldü; naaşı 1988'de Devlet Mezarlığı'na taşındı. Suadiye'de bir sokak onun adını taşır.
Kâzım Özalp'in hayatı, Millî Mücadele komutanlarının Cumhuriyet'te üstlendiği rollerin bir örneğidir: cephede kurmay ve tümen komutanı, Ankara'da bakan, ardından on bir yıl boyunca yeni devletin yasalarının çıktığı salonun başkanı.