İçeriğe geç
Giriş yap
0

Tekâlif-i Milliye: "Her aile bir askeri giydirecek" (7-8 Ağustos 1921)

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt2 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Tekâlif-i Milliye, yani Millî Yükümlülükler, Sakarya Meydan Muharebesi öncesinde ordunun ihtiyaçlarını karşılamak için yayımlanan on emirdir. Başkumandan Mustafa Kemal Paşa, kanunla kendisine verilen yetkiye dayanarak 7 ve 8 Ağustos 1921'de bu emirleri çıkardı. Bu yazıda emirlerin içeriğini, nasıl uygulandığını ve sonradan nasıl geri ödendiğini ele alıyoruz.

Arka plan

Temmuz 1921'de Kütahya-Eskişehir muharebeleri kaybedilmiş, ordu Sakarya'nın doğusuna çekilmişti. Yunan ordusu Ankara'ya yürümeye hazırlanıyordu. Türk ordusunun eksikleri büyüktü: Birinci İnönü'de bazı erlerin postal ya da çarık bile bulamayıp yalınayak savaştığı, tüfeklerin farklı çaplarda olduğu kaynaklarda kayıtlıdır. 5 Ağustos'ta başkumandanlığı alan Mustafa Kemal Paşa, iki gün sonra ilk büyük icraat olarak bu emirleri yayımladı.
Tarih notu
Kronoloji:
- 5 Ağustos 1921: Başkumandanlık Kanunu.
- 7-8 Ağustos 1921: On Tekâlif-i Milliye emri yayımlanır.
- 23 Ağustos-13 Eylül 1921: Sakarya Meydan Muharebesi.
- 12 Nisan 1923: 328 sayılı kanunla Tekâlif borcunun ödenmesi düzenlenir.
- 1923-1937: Savaşta halktan alınan her şey için toplam 17.426.409 TL ödenir.
On emir

Emirlerin ana hükümleri şöyle özetlenir:
  • Her ilçede bir Tekâlif-i Milliye Komisyonu kurulacak.
  • Halk, elindeki silah ve cephaneyi 3 gün içinde orduya teslim edecek.
  • Her aile bir askeri giydirecek.
  • Yiyecek ve giyecek maddelerinin yüzde 40'ına el konacak, karşılığı sonra ödenecek.
  • Tüccarların elindeki her türlü giyim eşyasının yüzde 40'ına el konacak, karşılığı sonra ödenecek.
  • Her türlü makineli aracın yüzde 40'ına el konacak.
  • Binek hayvanlarının ve taşıt araçlarının yüzde 20'sine el konacak.
  • Sahipsiz bütün mallara el konacak.
  • Demirci, dökümcü, nalbant, terzi, marangoz gibi bütün iş sahipleri ordunun emrinde çalışacak.
  • Halkın elindeki araçlar bir defaya mahsus 100 km'lik mesafede ücretsiz askerî taşıma yapacak.
Kurtuluş Savaşı'nda cepheye mermi taşıyan halk
Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Ek bilgi
Kaynaklar bu emirlerin iki tür yükümlülük içerdiğini belirtir: bir yanda ayni vergi niteliğinde mal toplanması (yiyecek, giyecek, hayvan, araç), diğer yanda hizmet vergisi niteliğinde emek yükümlülüğü (zanaatkârların ordu için çalışması, araçlarla taşıma).
Komisyonlar nasıl çalıştı?

Her ilçede kaymakamın başkanlığında bir komisyon kuruldu. Komisyonda malmüdürü, ilçenin en büyük askerî amiri, idare meclisi, belediye ve ticaret odasının seçtiği üyeler vardı. Yörenin Müdafaa-i Hukuk Derneği merkez kurulundan iki üye ile köylerde imamlar ve muhtarlar da doğal üye olarak katıldı.

Komisyonlar derhal toplanacak, üyelere ücret ödenmeyecekti. Her komisyon, askerlikleri iki ay ertelenmek üzere altı memur çalıştırabilecekti. Toplanan mallar bildirilen cepheye gönderilecek, hizmet yükümlülükleri de bu komisyonlarca uygulanacaktı. Görevini ihmal eden komisyon üyesi vatana ihanet suçu işlemiş sayılacaktı.
Dikkat: yanlış bilinen
Tekâlif-i Milliye çoğu zaman halkın karşılıksız bağışı gibi anlatılır. Doğrusu: Emirler zorunlu yükümlülüktü ve "bedeli sonradan ödenecektir" kaydıyla toplandı. 12 Nisan 1923 tarihli 328 sayılı kanunla 6.003.663 TL'lik Tekâlif borcu halka ödendi. Ankara hükûmeti, Tekâlif dışında savaşta halktan alınan her şey için de 1923-1937 arasında toplam 17.426.409 TL ödedi.
Etkisi

Emirler çıktıktan iki hafta sonra Sakarya Meydan Muharebesi başladı. Kaynaklar Tekâlif-i Milliye ile toplanan giyecek, yiyecek, hayvan ve araçların Sakarya'da savaşan ordunun ihtiyacını karşılamada önemli rol oynadığını ve bu dönemin Türk milletinin "topyekûn savaşı" olarak anıldığını belirtir. Cepheye mermi taşıyan kadınlar ve kağnılar bu dönemin en bilinen görüntüleri arasındadır.

Kimler vardı?
  • Başkumandan Mustafa Kemal Paşa: emirleri yayımlayan makam
  • Kaymakamlar ve malmüdürleri: ilçe komisyonlarının yürütücüleri
  • Müdafaa-i Hukuk dernekleri, köy imamları ve muhtarlar: komisyonların doğal üyeleri
  • Zanaatkârlar (demirci, nalbant, terzi, marangoz): ordunun emrinde çalışmakla yükümlü olanlar
Arka planda bir devlet aygıtı

Emirlerin uygulanabilmesi, yalnız bir yıl önce kurulan Ankara hükûmetinin taşradaki örgütlenmesine bağlıydı. Birinci İnönü'den sonra hükûmetin otoritesinin arttığı, vergi toplama ve askere alma işlerinin düzene girdiği kaynaklarda belirtilir. Tekâlif komisyonları bu düzenin üzerine kuruldu: kaymakam, malmüdürü ve askerlik amiri devletin; belediye, ticaret odası ve Müdafaa-i Hukuk temsilcileri yerel toplumun; imam ve muhtar ise köyün sesiydi. Komisyon üyesine ücret ödenmemesi ve ihmalin vatana ihanet sayılması, düzenlemenin hem gönüllülüğe hem de sert bir yaptırıma dayandığını gösterir. Emirlerin 7 ve 8 Ağustos'ta, yani muharebeden iki hafta önce çıkması, toplama ve sevkiyat için ne kadar kısa bir süre bulunduğunu da hatırlatır.

Bugünkü anlamı

Tekâlif-i Milliye, savaşın yalnız cephede değil ilçe ilçe, köy köy yürütüldüğünü gösterir. Aynı zamanda devletin halktan aldığını kayda geçirip sonradan ödediği bir düzenlemedir: 1923'teki 328 sayılı kanun ve 1937'ye kadar süren ödemeler, bu yükümlülüğün hukuki bir borç olarak görüldüğünün kanıtıdır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap