İçeriğe geç
Giriş yap
0

Vasıf Çınar (1896-1935): İzmir'e Doğru gazetesinden Tevhid-i Tedrisat'ı uygulayan Maarif Vekilliğine

SohbeX Editör 2 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 2Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Öğretmen, gazeteci, vekil, büyükelçi

Hüseyin Vasıf Çınar, otuz dokuz yıllık kısa hayatına öğretmenlik, gazetecilik, milletvekilliği, iki kez Maarif Vekilliği ve dört başkentte elçilik sığdıran bir isimdir. Millî Mücadele yıllarında Balıkesir'de "İzmir'e Doğru" gazetesini çıkardı. 1924'te Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun teklif sahiplerinden biri oldu ve kanunun kabulünden üç gün sonra Maarif Vekili olarak onu uygulamaya koydu. Prag, Budapeşte, Roma ve Moskova'da Türkiye'yi temsil etti.

Bu yazıda onun İzmir'deki gençlik yıllarını, Balıkesir'deki gazeteciliğini, iki ayrı Maarif Vekilliği dönemini ve diplomatlık yıllarını anlatıyoruz.
Hüseyin Vasıf Bey, 1920'ler
Hüseyin Vasıf Bey, 1920'lerGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Girit'ten İzmir'e

Hüseyin Vasıf 1896'da Girit'in Kandiye şehrinde doğdu. Babası kaymakam Abdullah Hulusi Bey'di. Lise öğrenimini 1910'da İzmir İdadisi'nde tamamladı. Ardından İstanbul'a giderek Hukuk Mektebi'ne girdi. Savaş yılları nedeniyle yarım kalan öğrenimini 1916'da bitirdi.

1915'te yakın arkadaşı Mustafa Necati ile birlikte İzmir'de Özel Şark Mektebi İdadisi'ni kurdu. Bu okulda yöneticilik ve tarih öğretmenliği yaptı. Okulda spora yönlendirdiği gençlerle birlikte Altay Spor Kulübü'nün kurulmasına öncülük etti. İzmir Türk Ocağı'nın da etkin üyelerindendi.
Ek bilgi
Vasıf Çınar ile Mustafa Necati'nin dostluğu, İzmir'deki okul kuruculuğundan Balıkesir'deki gazeteye, oradan Ankara'daki Maarif Vekâleti'ne kadar uzandı. İkisi de Maarif Vekili oldu ve 1929'da Necati'nin ölümüyle boşalan vekâlete yeniden Vasıf Bey getirildi.

İşgal ve Balıkesir

Mayıs 1919'da İzmir'in işgali yaklaşırken Vasıf Bey ve Mustafa Necati direniş örgütlenmesi için çalıştılar. Vasıf Bey, İzmir Redd-i İlhak Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer aldı. İşgalden sonra kardeşi Mehmet Esat ile birlikte Balıkesir'e geçti ve Balıkesir Kuva-yı Milliyesi'ne katıldı. İkinci Balıkesir Kongresi'nden itibaren toplanan kongrelere İzmir Türk Ocağı delegesi olarak katıldı.

"İzmir'e Doğru" gazetesi

Vasıf Bey'in Millî Mücadele'ye en önemli katkılarından biri, Balıkesir'de çıkardığı "İzmir'e Doğru" gazetesidir. Gazetenin sahibi Vasıf Bey, yazı işleri müdürü kardeşi Mehmet Esat, başyazarı ise Mustafa Necati'ydi. Gazete 16 Kasım 1919'da yayına başladı. Önce haftada iki gün çıktı, Ocak 1920'den sonra haftada üç güne çıktı. Toplam yetmiş dört sayı yayımlandı.

Gazetenin adı, amacını açıkça söylüyordu: İzmir'i işgalden kurtarmak. Batı Anadolu'daki direnişi destekleyen yazılar, cephedeki gelişmeleri halka duyurmak ve direnişe katılımı artırmak için önemli bir araçtı. Balıkesir'in Haziran 1920'de işgal edilmesiyle gazetenin yayını sona erdi.
Vasıf Çınar'ın portresi
Vasıf Çınar'ın portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: NA. Dosya sayfası
Tarih notu
Balıkesir'den ayrıldıktan sonra Vasıf Bey, Ankara'da Maarif Vekâleti Özel Kalem Müdürlüğü'ne atandı. İzmir'in 9 Eylül 1922'de kurtarılmasının ardından İzmir Maarif Müdürü oldu. 1923 seçimlerinde Saruhan (Manisa) milletvekili olarak Meclis'e girdi.

Tevhid-i Tedrisat ve ilk vekâlet

İkinci dönem Meclis'te Vasıf Bey, Cumhuriyet'in ilanı ve hilafetin kaldırılması tartışmalarında etkin milletvekillerinden biri oldu. Öğretimde mektep ve medrese ikiliğini ortadan kaldırmak için Tevhid-i Tedrisat Kanunu teklifini elli arkadaşıyla birlikte imzaladı. Teklif 3 Mart 1924'te kabul edildi. Üç gün sonra, 6 Mart 1924'te, Vasıf Bey Maarif Vekili oldu.

Yaklaşık sekiz ay süren bu ilk vekâleti, kanunun uygulandığı dönemdi. Medreseler kapatıldı, okullar laik bir düzene geçirildi ve öğretmen okullarının sayısının artırılmasına başlandı. Eğitimin planlanması için yabancı uzmanlardan yararlanma yoluna gidildi. Amerikalı eğitim felsefecisi John Dewey 1924 yazında Türkiye'ye bu dönemde geldi. Vasıf Bey 21 Kasım 1924'te vekâletten istifa etti.

Tevhid-i Tedrisat'ın ilk uygulama ayları

3 Mart 1924'te kabul edilen 430 sayılı kanun, Türkiye'deki bütün bilim ve öğretim kurumlarını Maarif Vekâleti'ne bağladı. Şer'iye ve Evkaf Vekâleti'ne ya da özel vakıflara bağlı okullar ve medreseler de bu bağlamın içindeydi. Kanunun metni kısa olsa da uygulaması büyük bir idari işti. Hangi kurumun okul olarak devam edeceği, hangisinin kapatılacağı, öğretmenlerin ve öğrencilerin nereye aktarılacağı vekâletin önündeki ilk sorulardı.

Vasıf Bey'in vekâleti bu soruların cevaplandığı dönemdir. Vekâlet bir yandan kurumları devralırken öbür yandan yeni bir öğretim düzeninin programlarını hazırlamak zorundaydı. Öğretmen ihtiyacı en acil meselelerden biriydi. Öğretmen okullarının sayısını artırma çabası bu ihtiyaçtan doğdu.

Dört başkentte elçilik

İstifasından sonra Hariciye kadrosuna geçti. 16 Haziran 1925'te Prag elçiliğine atandı ve Türkiye'nin Çekoslovakya'daki ilk elçisi oldu. İki yıl sonra, 11 Aralık 1927'de, Budapeşte elçisi oldu. 3 Kasım 1928'de Moskova büyükelçiliğine atandı.

Moskova'daki ilk görevi yalnızca üç ay sürdü. Ocak 1929'da yakın dostu Maarif Vekili Mustafa Necati'nin beklenmedik ölümü üzerine boşalan İzmir milletvekilliğine seçildi ve ikinci kez Maarif Vekili oldu. Bu ikinci dönem, harf inkılâbının hemen ardından yeni alfabenin okullarda ve Millet Mektepleri'nde yerleştirilmeye çalışıldığı yıllara denk geldi.
Ulus gazetesinin 9 Haziran 1935 tarihli sayısında Vasıf Çınar haberi
Ulus gazetesinin 9 Haziran 1935 tarihli sayısında Vasıf Çınar haberiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Ulus Gazetesi. Dosya sayfası

Roma ve yeniden Moskova

İkinci vekâletinden sonra yeniden Hariciye'ye döndü ve 1930'ların başında Roma büyükelçisi oldu. Ardından ikinci kez Moskova'ya gönderildi ve 10 Eylül 1934'te bu görevine başladı. Moskova'da aynı zamanda Litvanya nezdinde orta elçi olarak da Türkiye'yi temsil etti. Soyadı Kanunu çıktığında Çınar soyadını aldı.

Vasıf Çınar 2 Haziran 1935'te Moskova'da ani bir hastalık sonucu öldü. Cenazesi Ankara'ya getirildi ve Cebeci Asri Mezarlığı'na defnedildi. Aynı mezarlıkta Mustafa Necati ve Reşit Galip de yatıyor.
Dikkat: yanlış bilinen
Vasıf Çınar'ın kardeşi Mehmet Esat Çınar da milletvekilliği yaptı. İki kardeşin adı Millî Mücadele basınında ve Cumhuriyet'in ilk Meclislerinde sık sık yan yana geçer. Bu nedenle iki kardeşin görevlerini tarihleriyle birlikte ayrı ayrı izlemek gerekir: "İzmir'e Doğru" gazetesinin sahibi Vasıf Bey, yazı işleri müdürü ise Esat Bey'di.

Kısa kronoloji

[liste]
[*]1896: Kandiye'de doğum.
[*]1915: Mustafa Necati ile Özel Şark Mektebi İdadisi'nin kuruluşu.
[*]16 Kasım 1919: "İzmir'e Doğru" gazetesinin ilk sayısı.
[*]1923: Saruhan milletvekili.
[*]6 Mart 1924: Maarif Vekili.
[*]21 Kasım 1924: Vekâletten istifa.
[*]1925-1928: Prag, Budapeşte ve Moskova.
[*]1929: İzmir milletvekili ve ikinci kez Maarif Vekili.
[*]10 Eylül 1934: Moskova büyükelçiliğine yeniden başlangıç.
[*]2 Haziran 1935: Moskova'da vefat.
[/liste]

Vasıf Çınar: kalemden kürsüye bir devrimci kuşak

Vasıf Çınar'ın hayatı, Millî Mücadele'yi yürüten genç kuşağın nasıl bir bütün olarak hareket ettiğini gösteriyor. Aynı arkadaş grubu İzmir'de bir okul kurdu, Balıkesir'de bir gazete çıkardı ve birkaç yıl sonra Ankara'da ülkenin eğitim politikasını yönetti. Öğretmenlikle başlayan bir hayatın gazetecilikle devam edip eğitim bakanlığıyla taçlanması, bu kuşağın eğitimi bir kurtuluş meselesi olarak gördüğünü anlatıyor.

Bizce Vasıf Bey'in en çarpıcı tarafı, Tevhid-i Tedrisat'ı hem teklif eden hem de uygulayan kişi olmasıdır. Kanunun kabulünden üç gün sonra vekâlete gelmesi, bu reformun yalnızca kâğıt üzerinde kalmamasını sağladı. Sekiz aylık kısa vekâleti, Cumhuriyet eğitiminin yönünü belirleyen en yoğun dönemlerden biriydi.

Diplomatlık yıllarında dört ayrı başkentte görev yapması ve otuz dokuz yaşında Moskova'da ölmesi, onun adının bugün daha az anılmasına yol açtı. Oysa Altay'ın kurucusundan Prag'daki ilk elçiye uzanan bu hayat, Cumhuriyet'in ilk on yılının hızını tek bir insanın biyografisinde görmemizi sağlıyor.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap