İçeriğe geç
Giriş yap
0

Ernst Reuter'in Ankara yılları (1935-1946): Siyasal Bilgiler'de şehircilik hocası

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Ankara'da on bir yıl geçiren bir Berlin belediye başkanı

Ernst Reuter, 1948-1949 Berlin Ablukası sırasında şehrin sesi olan ve Batı Berlin'in ilk "Yönetici Belediye Başkanı" sıfatını taşıyan Alman siyasetçidir. Onun hayatının daha az bilinen bölümü Türkiye'de geçti. Nazi rejiminin iki kez toplama kampına gönderdiği Reuter, 1935'te Ankara'ya geldi ve 1946'nın sonuna kadar burada yaşadı. Önce bakanlıklarda tarife uzmanı olarak çalıştı, sonra Ankara'daki Siyasal Bilgiler Okulu'nda şehircilik ve belediyecilik okuttu.

Bu yazıda Reuter'in Türkiye'ye nasıl geldiğini, bakanlıklardaki işini, hocalık yıllarını ve Ankara'daki çevresini anlatıyoruz.
Ernst Reuter, 1918
Ernst Reuter, 1918Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Magdeburg'dan toplama kampına

Reuter 29 Temmuz 1889'da o zaman Prusya'ya bağlı olan Apenrade'de (bugün Danimarka'daki Aabenraa) doğdu. Marburg ve Münih'te tarih, Alman dili ve coğrafya okudu. Öğrenciliği sırasında sosyalizme yöneldi ve 1912'de SPD'ye katıldı. Birinci Dünya Savaşı'nda Rus cephesinde esir düştü. Ekim Devrimi'nden sonra bir süre Bolşeviklerin hizmetinde çalıştı, Almanya'ya dönünce de kısa bir süre Komünist Parti'de yer aldı. 1922'de yeniden SPD'ye geçti.

1926'da Berlin belediyesinde ulaşımdan sorumlu meclis üyesi oldu. 1931'de Magdeburg belediye başkanlığına seçildi. 1933'te Nasyonal Sosyalistler iktidara gelince görevinden uzaklaştırıldı. 8 Haziran 1933'te tutuklandı, Ağustos'ta Lichtenburg toplama kampına gönderildi ve ağır kötü muameleye maruz kaldı. Ocak 1934'te serbest bırakıldı, Haziran 1934'te yeniden aynı kampa gönderildi. Bu ikinci tutukluluk Eylül 1934'te, İngiliz siyasetçi Noel-Buxton'ın girişimleri ve Quaker çevrelerinin çabasıyla sona erdi. Reuter kamptan kalıcı sağlık sorunlarıyla, kronik bronşit ve ağır bir işitme kaybıyla çıktı.
Tarih notu
1933'ten itibaren Almanya'dan uzaklaştırılan akademisyenlere iş bulmak için İsviçre'de Philipp Schwartz'ın yönettiği bir yardımlaşma örgütü çalışıyordu. Türkiye, 1933 üniversite reformuyla İstanbul Üniversitesi'ne onlarca Alman bilim insanını davet etmişti. Reuter da Türkiye'ye gelmeden önce Schwartz'la ve Türkiye'de bulunan fizikçi Friedrich Dessauer'le yazıştı.

Ankara'ya yolculuk

1935'in başında Reuter, Türk hükümetinden tarım ekonomisi uzmanı olarak çalışma teklifi almış olan Fritz Baade ile temasa geçti. Türkiye'de sanayinin kurulmasına yardım eden Max von der Porten, Şubat 1935'in sonunda Reuter'e Türk hükümetinin onu istihdam edebileceğini yazdı. Reuter'in tarife konusundaki bilgisi ilgi çekiciydi. Mart 1935'in ortasında İktisat Vekâleti'nde genel tarife uzmanı olarak işe alınması kararlaştırıldı.

Reuter Mayıs 1935'in sonunda yola çıktı ve 4 Haziran 1935'te Ankara'ya ulaştı. Eşi Hanna ve küçük oğlu Edzard aynı yılın Eylül ayında ona katıldı. Büyük oğlu İngiltere'de kaldı. Kızı Hella ise 1939 baharında liseyi bitirdikten sonra Ankara'ya geldi ve savaş çıkınca o da 1946'ya kadar Türkiye'de kaldı.

Bakanlıklarda tarife işi

Reuter göreve başladığında bakanlıkta Türkiye'deki ulaşım tarifelerine dair derli toplu bir belge yoktu. Bilgileri tek tek toplamak gerekti. Yanına verilen Türk memur yalnızca Fransızca ve Türkçe bildiği için Reuter Türkçe öğrendi.

1935-1939 arasında İktisat Vekâleti'nde, 1939'da ise Münakalât Vekâleti'nde çalıştı. Demiryolu tarifelerinin yeniden düzenlenmesi ile demiryolu ve kıyı taşımacılığı arasındaki tarife ilişkilerinin kurulması onun görevleri arasındaydı. 1930'lar, Türkiye'de demiryolu ağının hızla genişlediği yıllardı. Yeni hatların açılmasıyla yük ve yolcu ücretlerinin bütün ağda tutarlı hâle getirilmesi önemli bir mesele olmuştu.
Ek bilgi
Reuter'in bakanlıktaki çalışma koşulları kolay değildi. Kendisine bağlı bir ekip olmadığından, danışmanlık yanında pek çok dosya işini de bizzat yürütmek zorunda kaldı.
Ernst Reuter, 1951
Ernst Reuter, 1951Görsel: Wikimedia Commons, CC0, yazar: Carel L. de Vogel (ANEFO). Dosya sayfası

Siyasal Bilgiler'de şehircilik kürsüsü

1938'den itibaren Reuter bakanlıktaki işine ek olarak Ankara'daki Siyasal Bilgiler Okulu'nda ders vermeye başladı. Okul 1936'da İstanbul'dan Ankara'ya taşınmıştı. Reuter burada şehircilik ve şehir planlaması okuttu. Bu derslik iş, kısa sürede zamanının büyük bölümünü almaya başladı. Siyasal Bilgiler, Cumhuriyet'in valilerini, kaymakamlarını ve maliye memurlarını yetiştiren okuldu. Dolayısıyla Reuter'in sınıflarında oturan gençlerin bir kısmı, ileride Anadolu kasabalarında imar ve belediye işlerini bizzat yürütecek yöneticilerdi. Şehir planlaması dersinin bu okulda okutulması, yeni kurulan şehirlerin ve yeniden düzenlenen kasabaların yönetimi için ayrı bir anlam taşıyordu.

1940'tan sonra yalnızca okulda çalıştı, çünkü o tarihte bakanlıklardaki bütün Alman uzmanların görevine son verilmişti. 1941'de belediyecilik profesörlüğüne getirildi. 1944'ten itibaren İstanbul'daki deniz yolları ve liman idaresine de danışmanlık yaptı.

Reuter Türkiye'de şehircilik ve belediye maliyesi üzerine iki Türkçe kitap yayımladı. Toplu taşıma üzerine yazdığı üçüncü bir uzun Türkçe metin ise sürgün yıllarında basılmadı. Bunların yanında çeşitli dergilerde çok sayıda makale yazdı, konferanslar verdi ve uzmanlık raporları hazırladı.

Öğrencileriyle ilişkisi de dikkat çekiciydi. Türkçesinin anlaşılmadığı ya da bir şehircilik terimini doğru aktaramadığı yerde öğrencilerinin onu durdurmasını istiyordu. Açık tartışmaya, itiraza ve bağımsız düşünmeye özellikle önem verdi.

Ankara'daki çevresi

Reuter'in Ankara'daki dostları arasında Türkiye'ye gelmiş başka Alman ve Avusturyalı uzmanlar vardı. Orkestra şefi Ernst Praetorius ve Asurolog Benno Landsberger ile düzenli olarak iskambil oynuyordu. Klasik filolog Georg Rohde'nin önderliğinde eski Yunanca metinler okunan bir gruba katıldı. Tiyatro yönetmeni Carl Ebert, dermatolog Alfred Marchionini, hukukçu Oscar Weigert ile mimarlar Bruno Taut ve Martin Wagner de tanıdıkları arasındaydı.

İstanbul'daki Alman bilim insanlarıyla da bağlarını sürdürdü. Maliyeci Fritz Neumark, iktisatçılar Gerhard Kessler ve Alexander Rüstow ile tarım uzmanı Hans Wilbrandt bu çevredendi.
Dikkat: yanlış bilinen
Türkiye'deki görevi Reuter'in siyasetten uzak durmasını gerektiriyordu. Buna rağmen savaşın son yıllarında Gerhard Kessler'le birlikte Türkiye'deki sürgünler arasında bir "Hür Alman Grubu" kurulmasına öncülük etti. Grubun hazırladığı radyo konuşmaları yayımlanmadı.

Berlin'e dönüş

Reuter 1946'nın sonunda Berlin'e döndü ve şehrin ulaşım ve kamu hizmetlerinden sorumlu meclis üyesi oldu. Haziran 1947'de belediye başkanı seçildi, ancak Sovyet yönetimi bu seçimi tanımadı. 1948'deki Berlin Ablukası sırasında şehrin uluslararası alanda tanınan temsilcisi hâline geldi. Şehrin bölünmesinden sonra görevini yalnızca batı kesimlerinde sürdürdü. 29 Eylül 1953'te Batı Berlin'de öldü.

Reuter'in Ankara'sı: bir sürgünün kurucu yıllara katkısı

Ernst Reuter'in hikâyesi bize 1930'ların Türkiye'sinin çok yönlü bir buluşma yeri olduğunu hatırlatıyor. Bir yanda kendi ülkesinden kovulmuş, toplama kampında sağlığını yitirmiş bir siyasetçi vardı. Öbür yanda yeni demiryolları açan, başkentini sıfırdan kuran ve uzman arayan genç bir Cumhuriyet vardı. İki ihtiyaç Ankara'da karşılaştı.

Bizce bu dönemin en öğretici yanı, Reuter'in Türkiye'deki işine ne kadar ciddi sarıldığıdır. Türkçeyi öğrendi, tarife dosyalarını kendi eliyle hazırladı, Siyasal Bilgiler'de belediyecilik kürsüsünü kurdu ve Türkçe kitap yazdı. Öğrencilerine itiraz etmeyi öğreten bir hocaydı.

Berlin Ablukası'nın simge isminin yönetim deneyimini Magdeburg kadar Ankara'da da biriktirmiş olması, Türk ve Alman tarihlerinin bu yıllarda ne kadar iç içe geçtiğini gösteriyor. Bugün Ankara'da şehircilik ve yerel yönetim üzerine yapılan tartışmaların bir kökü, Siyasal Bilgiler'in o ilk yıllarına ve orada ders veren bu sürgün hocaya uzanıyor.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap