15. Kolordu, Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı'nda müttefiklerine destek olmak amacıyla Galiçya Cephesi'ne gönderdiği kolordudur. Türkçe Vikipedi'ye göre yaklaşık 25.000 kişilik bu kuvvet Avusturya-Macaristan ve Alman birlikleriyle yan yana Rus ordusuna karşı savaştı. Bugün Ukrayna sınırları içinde kalan bu bölge, Osmanlı askerinin savaş boyunca Avrupa'da çarpıştığı en uzak cephelerden biriydi. Kolordunun ilk çarpışması İngilizce Wikipedia'ya göre 2 Eylül 1916'da oldu. Galiçya'daki Türk birlikleri için yardım kampanyası afişiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
"Galiçya" adı Türkçe kaynaklarda birden fazla olay için kullanılır. Bu yazı, 1916-1917'de bugünkü Batı Ukrayna'daki Galiçya bölgesinde Ruslara karşı savaşan Osmanlı 15. Kolordusu'nu anlatır. Türkçe Vikipedi'de "Galiçya" adıyla başka bir muharebeye ayrılmış madde bulunduğu için bu yazıda yalnızca 15. Kolordu maddeleri kaynak olarak kullanılmıştır.
Çanakkale'den Galiçya'ya
İki dildeki maddelere göre kolordu Nisan 1915'te Gelibolu'da 3. ve 11. tümenlerden oluşuyordu. Ağustos 1916'da ise Galiçya'daydı ve komutanı Miralay YakupŞevki Bey'di. Bu tarihte kolordunun iki tümeni vardı: Kaymakam Şefik Bey komutasındaki 19. Tümen ve Kaymakam Yasin Hilmi Bey komutasındaki 20. Tümen. 19. Tümen'in alayları arasında Binbaşı Hayri Bey komutasında bir 57. Piyade Alayı da bulunuyordu.
Bu numaralar Türk okuru için tanıdıktır. İngilizce Wikipedia'daki Mustafa KemalAtatürk maddesine göre Mustafa Kemal, Çanakkale Muharebeleri sırasında 5. Ordu'ya bağlı 19. Tümen'i kurma ve komuta etme görevini almıştı. Galiçya'daki 19. Tümen aynı numarayı taşıyan, savaşın ilerleyen yılında yeniden düzenlenmiş birlikti; kaynaklar Mustafa Kemal'in Galiçya'da bulunduğunu yazmaz ve o 1916'da doğu cephesindeydi. 15. Kolordu karargâhının bulunduğu Burştın Sarayı, 1938Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Burştın'daki karargâh ve 1916 sonbaharı çarpışmaları
İngilizce Wikipedia'ya göre kolordunun karargâhı Burştın Sarayı'ndaydı. Kolordu birçok çarpışmada başarıyla savaştı. İlk çarpışma 2 Eylül 1916'daydı. 16/17 Eylül'de Ruslar ağırlığı 61. Alay'a vererek kolorduya saldırdı, ama geri püskürtüldüler ve Osmanlı karşı saldırısına uğradılar. Madde, bu iki günde Osmanlı kaybını 7.000, Rus kaybını 15.000-20.000 olarak verir; bu sonuç kolordunun cephe kesimini iki hafta istikrara kavuşturdu.
30 Eylül'de Ruslar yeni bir saldırı başlattı ve yine püskürtüldü; Türk kaybı 5.000'di, Rus kaybı bilinmiyordu. 5/6 Ekim'de Ruslar Osmanlı hattının güney kesimine 13 alayla saldırdı; ağır kayıplardan sonra "Cevatbey Tepesi"ni aldılar ama kısa sürede geri atıldılar. Bu iki günde Osmanlı kaybı 3.000, Rus kaybı 12.000 olarak verilir. Kasım başında Türk kesimindeki durum o kadar elverişliydi ki Almanlar burada bulundurdukları takviye birliklerini geri çektiler. Aralık boyunca büyük Rus saldırıları oldu ama Türkler hiç toprak kaybetmeden bunları püskürttü.
Tarih notu
Nisan 1915: 15. Kolordu Gelibolu'da. Ağustos 1916: Kolordu Galiçya'da, komutan Miralay YakupŞevki Bey. 2 Eylül 1916: İlk çarpışma. 16/17 Eylül, 30 Eylül, 5/6 Ekim 1916: Büyük Rus saldırıları püskürtülüyor. Aralık 1916: Komutan Mirliva Cevat Paşa. 22 Ocak 1917: Başarılı komutan ve askerlere Alman Demir Haç nişanı. 4 Şubat 1917: Cevat Paşa'nın Kayzer Wilhelm'i ziyareti. 5 Mart 1917: Üç tümenlik Rus saldırısı. Haziran sonu-11 Temmuz 1917: Gaz mermili saldırıların da kullanıldığı Rus taarruzu. Ağustos 1917: Geri çekilme kararı. 26 Eylül 1917: Son birlikler İstanbul'da.
1917: kış, takviye ve Demir Haç
İngilizce maddeye göre 1916'nın toplam kaybı 18.000'di: 5.000 ölü, 10.000 yaralı ve 3.000 esir. 1917 başında kolordu Türkiye'den gelen taze askerlerle güçlendirildi; Ocak sonunda mevcudu 27.031'e çıktı, alay depolarında da 5.668 asker eğitim görüyordu. Kolorduya topçu bataryaları, istihbarat ve işçi müfrezeleri, bir uçak bölüğü, bir balon müfrezesi, bir sahra fırını bölüğü, ulaştırma birlikleri ve bir veteriner hastanesi eklendi. 22 Ocak'ta başarılı komutan ve askerlere Alman Demir Haç nişanı verildi; 4 Şubat'ta Mirliva Cevat Paşa, Kayzer Wilhelm'i ziyaret etti.
5 Mart 1917 sabahı Ruslar ağır topçu ateşinden sonra Türk kesiminin bir bölümüne üç tümenle saldırdı. Ama kolordu Zlota Lipa ırmağı vadisine bakan, savunmaya çok elverişli yüksek araziyi tutuyordu ve saldırıyı püskürttü. Benzer bir saldırı Nisan'da da geri çevrildi. Haziran sonunda Ruslar taarruzu yeniledi; 1 Temmuz'da Türkleri mevzilerinden çıkarmak için gaz mermileri kullandılar. Çarpışmalar 11 Temmuz'a kadar büyük ölçüde dindi.
Dikkat: yanlış bilinen
Kayıp rakamları tek kaynağa, İngilizce Wikipedia'ya dayanır ve madde kendi içinde de tutarsızlık taşır. Haziran-Temmuz taarruzunda Rus kaybı 13.000 olarak verilirken Türk kaybının "29 Haziran-2 Temmuz 1916" arasında 2.550 olduğu yazılır; oysa bu taarruz metnin akışına göre 1917'dedir, yani yıl büyük olasılıkla yanlış yazılmıştır. Madde kolordunun Rus kuvvetlerine toplam 72.000'den fazla kayıp verdirdiğini, kendi toplam kaybının ise 25.000 civarında olduğunu belirtir. Türkçe Vikipedi'deki 25.000 sayısı ise kolordunun mevcudu olarak verilir. Bu rakamlar birbirinden bağımsız olarak doğrulanmamıştır.
Falkenhayn ve Liman von Sanders'in farklı değerlendirmeleri
İngilizce Wikipedia'ya göre Ağustos 1917 başında Türk Genelkurmayı 15. Kolordu'yu Galiçya'dan çekip Filistin'e göndermeye karar verdi; son birlikler 26 Eylül 1917'de İstanbul'a ulaştırılmıştı. Madde, kolordunun en az beş büyük saldırıya karşı kesimini tuttuğunu, aynı büyüklükteki Avusturya-Macaristan birliklerinin ise Alman desteğine rağmen benzer saldırılar karşısında dağıldığını yazar. Alman Generali Erich von Falkenhayn anılarında Türklerin Güney Ordusu için "alışılmadık derecede değerli bir varlık" olduğunu söylemiştir.
Ancak Liman von Sanders, 15. Kolordu'nun deneyimli ve iyi donatılmış askerlerinin Orta Doğu cephelerinde daha iyi kullanılabileceğini savundu. Madde, kolordunun Galiçya'da başarı kazandığı yıl Osmanlıların kendi topraklarında Ruslara ve İngilizlere karşı bir dizi ağır yenilgi aldığını, Kafkasya'da Erzincan'ı ve Filistin'de Gazze'yi kaybettiğini hatırlatır.
Budapeşte'deki şehitlik
İngilizce Wikipedia'ya göre Galiçya cephesinde savaşıp hayatını kaybeden 15. Kolordu askerlerinden 480'i, Budapeşte'deki Yeni Halk Mezarlığı içindeki Budapeşte Türk Şehitliği'nde yatmaktadır; bunlardan on biri kimliği bilinmeyen askerlere aittir.
Ek bilgi
Türkçe Vikipedi'ye göre kolordu 1917'de Suriye'ye, ardından Anadolu'ya kaydırıldı. Ocak 1919'da Erzurum merkezli olarak 3., 12., 9. Kafkas ve 11. Kafkas tümenlerinden oluşuyordu ve komutanlığına Kâzım Karabekir Paşa atandı. Madde, Mustafa Kemal Paşa19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktığında 15. Kolordu'nun Anadolu'da konuşlu, düşmana teslim olmamış en büyük askerî birlik olduğunu, İstanbul Hükûmetine ilk başkaldıran askerî kuvvet olduğunu ve Kurtuluş Savaşı'nın başlangıç aşamasında Milli Mücadele'nin belkemiğini oluşturduğunu yazar. Adı 1920'de "Doğu Cephesi Komutanlığı" olarak değiştirildi. İngilizce madde de kolordunun Kurtuluş Savaşı'ndan sonra on yıllarca Türk Kara Kuvvetleri'nde 1. Ordu'ya bağlı olarak hizmet verdiğini ve 2005'te lağvedildiğini belirtir.
Neden hatırlanmalı?
Galiçya'daki 15. Kolordu, Osmanlı ordusunun Birinci Dünya Savaşı'nda yalnız kendi topraklarını değil, ittifak yükümlülükleri gereği uzak cepheleri de savunduğunu gösterir. Aynı numarayı taşıyan kolordunun birkaç yıl sonra Erzurum'da Kâzım Karabekir komutasında Milli Mücadele'nin en güçlü askerî dayanağı olması ise, savaş yıllarındaki birlik adlarının Kurtuluş Savaşı'na nasıl taşındığını gösteren bir örnektir. 15. Kolordu'nun Galiçya'daki ilk komutanı Yakup Şevki (Subaşı)Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası