İçeriğe geç
Giriş yap
0

Kabakçı Mustafa İsyanı (1807): Boğaz tabyalarından başlayan ayaklanma ve III. Selim'in düşüşü

SohbeX Editör 1 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 1Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Kabakçı Mustafa İsyanı, 25 Mayıs 1807'de İstanbul Boğazı'nın Karadeniz girişindeki Rumeli Kavağı tabyalarında görevli yamakların başlattığı ve dört gün içinde III. Selim'in tahttan indirilmesiyle sonuçlanan ayaklanmadır. İsyana adını veren Kabakçı Mustafa, yamakların önderiydi. İsyancılar, yeniçeriler ve ulemanın bir kısmının desteğini alarak İstanbul'a yürüdü; III. Selim'in kurduğu Nizâm-ı Cedîd ordusunun kaldırılmasını ve reform yanlısı devlet adamlarının cezalandırılmasını istedi. 29 Mayıs 1807'de III. Selim tahttan indirildi ve yerine amcasının oğlu IV. Mustafa geçti. Bu olay, Osmanlı yenileşme tarihinin en sarsıcı kırılmalarından biri oldu.
Kabakçı İsyanı sonrasında tahta çıkan IV. Mustafa'nın portresi
Kabakçı İsyanı sonrasında tahta çıkan IV. Mustafa'nın portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Konstantin Kapidağli. Dosya sayfası

Ortam: savaş, abluka ve kıtlık

1807 baharında İstanbul ağır bir baskı altındaydı. Rusya ile savaş sürüyor, Rus donanması Çanakkale Boğazı'nı abluka altında tutuyordu. Şubat ayında İngiliz donanmasının İstanbul önlerine gelmesi şehri tedirgin etmişti. Ordunun büyük kısmı Tuna cephesindeydi. Kentin iaşesi zorlaşmış, fiyatlar yükselmişti. Nizâm-ı Cedîd'e karşı yıllardır biriken hoşnutsuzluk, yeniçeriler ve onlara bağlı gruplar arasında güçlü bir muhalefete dönüşmüştü. 1806'da Rumeli'de Nizâm-ı Cedîd birliklerinin Edirne'ye gönderilmesi girişimi de yerel ayanların ve yeniçerilerin direnişiyle karşılaşmış ve geri adım atılmıştı.

İsyanın başlaması

Boğaz tabyalarındaki yamaklar, yeniçeri ocağına bağlı yardımcı askerlerdi. Mayıs 1807'de bu yamaklara Nizâm-ı Cedîd üniforması giydirilmesi girişimi, isyanın kıvılcımı oldu. 25 Mayıs'ta yamaklar, kendilerine bu üniformayı getiren yetkili Raif Mahmud Efendi'yi öldürdü. Ardından Kabakçı Mustafa'yı önder seçen isyancılar İstanbul'a doğru yürüdü. Yol boyunca yeni katılımlarla büyüyen topluluk, yeniçerilerin geleneksel toplanma yeri olan Et Meydanı'na ulaştı. Yeniçeriler de kazanlarını meydana çıkararak isyana katıldı.
Ek bilgi
Kaymakam ve şeyhülislam: İsyanın başarıya ulaşmasında, sadrazam cephedeyken İstanbul'da onun yerine vekâlet eden kaymakam Köse Musa Paşa ile şeyhülislam Ataullah Efendi'nin tutumu belirleyici oldu. Kaymakam, isyanı bastırmak için kararlı bir girişimde bulunmadı. Şeyhülislam ise isyancıların sorusuna, Nizâm-ı Cedîd'i kuran ve sürdüren padişahın tahtta kalamayacağı yönünde bir fetva verdi. Bu fetva, isyana dinî bir meşruiyet kazandırdı.

III. Selim'in son günleri tahtta

İsyancılar, reform yanlısı devlet adamlarından oluşan bir liste hazırlayarak bu kişilerin teslim edilmesini istedi. Bu listedeki devlet adamlarından birçoğu isyancılar tarafından öldürüldü. III. Selim, kan dökülmesini önlemek için 28 Mayıs'ta Nizâm-ı Cedîd'i kaldırdığını ilan etti. Ancak bu geri adım isyancıları yatıştırmadı. 29 Mayıs 1807'de fetvanın ardından III. Selim tahttan indirildi ve sarayın kafes bölümüne kapatıldı. Yerine IV. Mustafa tahta çıktı. Selimiye Kışlası'ndaki Nizâm-ı Cedîd askerleri dağıtıldı; yeni ordu için yapılan pek çok tesis kullanılmaz hâle geldi.
III. Selim ile IV. Mustafa'nın el yazılarından örnekler
III. Selim ile IV. Mustafa'nın el yazılarından örneklerGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: III. Selim ve IV. Mustafa. Dosya sayfası

IV. Mustafa dönemi

IV. Mustafa'nın kısa saltanatı, isyancıların İstanbul'daki etkisinin sürdüğü bir dönem oldu. Kabakçı Mustafa, Boğaz tabyalarının nazırı olarak atandı ve şehirde önemli bir güç hâline geldi. Ancak bu dönemde Rumeli'de Rusçuk ayanı Alemdar Mustafa Paşa çevresinde, III. Selim'i yeniden tahta çıkarmayı amaçlayan bir grup oluştu. İstanbul'dan kaçan reform yanlısı devlet adamları, Rusçuk'ta toplanarak "Rusçuk Yaranı" adıyla anılan bir çevre meydana getirdi. Temmuz 1808'de Alemdar'ın İstanbul'a yürümesiyle IV. Mustafa'nın saltanatı sona erdi; Kabakçı Mustafa ise Alemdar'ın adamları tarafından yakalanarak öldürüldü.
Dikkat: yanlış bilinen
Bir isyanı tek bir sebebe bağlamamak: Kabakçı İsyanı çoğu zaman "yenilik düşmanlığı" kalıbıyla anlatılır. Belgeler ise daha karmaşık bir tablo çiziyor. Ayaklananların bir kısmı, maaşlarının ve ayrıcalıklarının tehlikeye girdiğini düşünen askerlerdi. Bir kısmı, Nizâm-ı Cedîd için konulan yeni vergilerden şikâyetçiydi. Saray içindeki rekabetler, ulemanın bir kesiminin tutumu ve savaşın getirdiği sıkıntı da işin içindeydi. Tek bir sebebi öne çıkaran anlatılar, olayı anlamamızı zorlaştırıyor.

Belgelerdeki iz

İsyanın en ayrıntılı anlatıları, dönemin vakanüvislerinin eserlerinde ve olaylara tanıklık eden kişilerin kaleme aldığı risalelerde bulunur. Osmanlı arşivinde ise isyancıların listeleri, öldürülen devlet adamlarının mallarına dair müsadere kayıtları ve IV. Mustafa'nın tahta çıkışıyla ilgili belgeler yer alır. Avrupalı elçilerin raporları da İstanbul'daki gelişmeleri gün gün aktarır; özellikle Fransız elçisi Sébastiani'nin yazışmaları bu açıdan zengindir.
Nizam-ı Cedid için yapılan Selimiye Kışlası'nın 1857 tarihli gravürü
Nizam-ı Cedid için yapılan Selimiye Kışlası'nın 1857 tarihli gravürüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Lady Alicia Blackwood. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji:
1806: Nizâm-ı Cedîd'in Rumeli'ye yayılma girişimi direnişle karşılaşır.
Şubat 1807: İngiliz donanması İstanbul önlerinde.
25 Mayıs 1807: Rumeli Kavağı'nda yamaklar ayaklanır.
28 Mayıs 1807: III. Selim Nizâm-ı Cedîd'i kaldırır.
29 Mayıs 1807: III. Selim tahttan indirilir; IV. Mustafa tahta çıkar.
1807–1808: Rusçuk Yaranı oluşur.
Temmuz 1808: Alemdar Mustafa Paşa İstanbul'a girer; Kabakçı Mustafa öldürülür.

Dört günde çözülen on beş yıl

Kabakçı İsyanı'na baktığımızda bizi en çok şaşırtan, III. Selim'in on beş yılda kurduğu düzenin dört gün içinde dağılmasıdır. Nizâm-ı Cedîd'in birkaç bin eğitimli askeri vardı; Selimiye Kışlası İstanbul'un hemen karşısındaydı. Buna rağmen padişah bu orduyu isyancılara karşı kullanmaktan kaçındı. Bunun nedeni, bir iç savaşın İstanbul'u yakıp yıkacağı ve savaş hâlindeki devleti büsbütün zayıflatacağı endişesiydi.

Bu tercih, bize Osmanlı yenileşmesinin en büyük açmazlarından birini gösteriyor. Yeni bir ordu kurmak, eski orduyu ortadan kaldırmadan mümkün müydü? III. Selim bu soruya "evet" cevabı vermeye çalıştı ve iki orduyu yan yana yaşatmayı denedi. Kabakçı İsyanı bu denemenin başarısız olduğunu gösterdi. Yaklaşık yirmi yıl sonra II. Mahmud, aynı soruya çok farklı bir cevap verecek ve 1826'da Yeniçeri Ocağı'nı kaldıracaktı.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap