İçeriğe geç
Giriş yap
0

I. Mustafa (1591?–1639): kardeşten kardeşe ilk cülus ve iki kısa saltanat

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt12 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
I. Mustafa, iki kez tahta çıkan ve iki kez tahttan indirilen on beşinci Osmanlı padişahıdır. Büyük ihtimalle 1591–1592'de, babası III. Mehmed'in Saruhan sancakbeyi olduğu sırada Manisa'da doğdu; Abaza asıllı annesinin adı bilinmiyor. Saltanatı Osmanlı taht veraseti tarihinde bir dönüm noktasıdır: ilk kez bir padişahın yerine oğlu değil kardeşi geçti. Bu konu, onun hayatını kaynaklardaki farklı anlatımlarla birlikte ele alıyor.
I. Mustafa'nın portresi
I. Mustafa'nın portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Merian, Matthäus (1593-1650). Dosya sayfası

Kardeş katlinden kurtuluş

Babasının 1595'te tahta çıkmak üzere Manisa'dan ayrılmasının ardından kardeşleriyle birlikte İstanbul'a götürüldü ve ilk eğitimini sarayda aldı. Kendisinden birkaç yaş büyük ağabeyi Ahmed on dört yaşında tahta geçtiğinde Mustafa hanedanın geride kalan tek erkek üyesiydi ve yeni padişahın henüz erkek çocuğu yoktu; bu yüzden hayatına dokunulmadı. Türk literatürü, III. Mehmed'in on dokuz kardeşini öldürtmesinin tepkiyle karşılanmış olmasının da bunda etkili olduğunu yazar.

I. Ahmed'in oğulları doğunca Mustafa'nın hayatı tehlikeye girdi; ancak saraydaki çekişmeler, şehzadelerin küçük yaşta olması ve o yıllarda beliren akli zayıflığı nedeniyle ona yönelik bir adım atılmadı.
Dikkat: yanlış bilinen
Venedik raporlarındaki iz: Bazı yabancı kaynaklar I. Ahmed'in Mustafa'yı birkaç kez öldürtmeye teşebbüs ettiğini, fakat vazgeçtiğini yazar. Venedik elçisi Contarini'nin 1612 tarihli raporunda padişahın bu niyetini ilkinde birden rahatsızlanması, ikincisinde büyük bir fırtına çıkması üzerine ertelediği belirtilir. Bu anlatım Osmanlı kroniklerinde aynı ayrıntıyla yer almaz; Venedik balyoslarının raporları İstanbul'daki saray söylentilerini de aktardığı için birincil kaynak değeri taşısa da tek başına kesin kanıt sayılmaz. Türk literatürü, sıkı gözetim altında geçen bu yılların Mustafa'nın psikolojik durumunu daha da sarstığını yazar.

İlk saltanat: 96 gün

I. Ahmed'in 22 Kasım 1617'de beklenmedik ölümü Mustafa'ya taht yolunu açtı. Şeyhülislam Hocazade Esad Efendi, Kaymakam Sofu Mehmed Paşa ve öteki devlet büyükleriyle birlikte, I. Ahmed'in büyük oğlu Osman varken kardeşi tahta çıkardı. Dönemin tarihçisi Mehmed b. Mehmed Edirnevî, kararın ittifakla alındığını ama Osmanlı veraset sisteminde tahtın kardeşe değil oğula ait olduğunu yazar. Peçuylu İbrahim ise yetişkin bir şehzade varken bir çocuğun tahta çıkarılmasının halk arasında iyi karşılanmayacağının düşünüldüğünü ve Kızlar Ağası Mustafa Ağa'nın, aklen zayıf olan Mustafa'nın ileride düzelebileceği yolunda telkinde bulunduğunu belirtir. I. Ahmed'in eşi Kösem Sultan'ın, kendi oğullarına yol açmak için bu grubun içinde yer aldığı da rivayet edilir.

Mustafa 22 Kasım 1617 Çarşamba günü tahta oturdu, cuma günü Eyüp'te kılıç kuşandı ve 100 kese altın cülus bahşişi dağıtıldı. Topçular Kâtibi Abdülkadir Efendi onun ava çıktığını, silah ustalarına bahşiş verdiğini, Tophane ve Tersane'yi gezdiğini yazar. Hasanbeyzâde Ahmed ise iyileşmesinin umulduğunu, ancak tabiplerin ilaçlarının fayda vermediğini anlatır. Peçuylu ve Kâtib Çelebi, deniz kenarında altınları balıklara attığı ve vezirlerin tülbentlerini çektiği gibi tutarsız davranışlarından söz eder. Sonunda Sofu Mehmed Paşa ve Esad Efendi, akli zayıflık nedeniyle şer'an padişahlık yapamayacağı hükmüne dayanarak onu tahttan indirdi; 26 Şubat 1618'de yeğeni II. Osman tahta çıktı.
John Young'ın Osmanlı padişahları serisinden I. Mustafa portresi
John Young'ın Osmanlı padişahları serisinden I. Mustafa portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: John Young. Dosya sayfası
Ek bilgi
Londra'ya giden bir mektup: II. Osman, İngiltere Kralı I. James'e cülus dolayısıyla gönderdiği mektupta Osmanlı verasetinin aslında babadan oğula geçtiğini, ancak amcasının yaşına saygıdan tercih edildiğini yazdı. Bu mektup, Osmanlı sarayının olayı yabancı bir hükümdara nasıl açıkladığını gösteren bir belgedir ve aynı olayın Osmanlı kroniklerindeki eleştirel anlatımıyla birlikte okunabilir.

İkinci saltanat: Haile-i Osmaniye'nin gölgesi

19 Mayıs 1622'de başlayan isyan sırasında asiler Mustafa'yı kapalı tutulduğu odadan çıkardı. Olaylara tanık olan Hüseyin Tûgī, Şeyhülislam Esad Efendi'nin akli zayıflığı nedeniyle Mustafa'nın imametinin caiz olmayacağını söylediğini, ancak asilerin bunu dinlemediğini ve ulemayı tehditle yeni padişaha biat ettirdiklerini yazar. Mustafa önce Eski Saray'a, sonra yeniçeri ortalarının bulunduğu yerdeki camiye götürüldü. 20 Mayıs 1622 Cuma günü Topkapı Sarayı'nda biat töreni yapıldı.

İkinci saltanatı tamamen II. Osman olayının gölgesinde kaldı ve olaylarda Mustafa'nın doğrudan hiçbir tasarrufu, hatta sadrazam tayinlerinde bile etkisi yoktu. Annesi ve damadı Kara Davud Paşa ipleri elinde tutuyordu; Karaçelebizâde sultanın annesini "pâdişâh-ı ma'nevî" diye anar. II. Osman'ın katillerinin bulunması için yapılan baskılar sonucunda Davud Paşa 8 Ocak 1623'te Yedikule'de öldürüldü. Erzurum'da Abaza Mehmed Paşa II. Osman'ın kanını dava ederek ayaklandı.

İkinci kez tahttan indirilme

Fatih Camii'nde toplanan ulema padişahın imametinin caiz olmadığını tartıştı; Mere Hüseyin Paşa'nın camiye düzenlettiği baskında on dokuz kişi öldürüldü ve olay daha da büyüdü. Yeni sadrazam Kemankeş Ali Paşa, Şeyhülislam Yahyâ Efendi ve kazaskerlerle anlaşarak tahttan indirme kararına vardı; asker de bahşiş istememek koşuluyla razı edildi, annesi de rıza gösterdi. 10 Eylül 1623 sabahı Mustafa eskiden kapatıldığı odaya yeniden kapatıldı ve yerine IV. Murad tahta çıkarıldı. İlk saltanatı doksan altı gün, ikincisi bir yıl üç ay yirmi iki gün sürdü.
Dikkat: yanlış bilinen
"Veli padişah" algısı: Mustafa'nın ruhsal durumu halk ve tekke şeyhleri arasında manevi bir havaya büründürülerek veliliğine yoruldu; Tûgī onu çoğu kez "pâdişâh-ı velî" diye anar. Bu yorum dönemin dini dilini yansıtır; Türk literatürü aynı yerde onun akli zayıflığının ilk saltanatı sırasında bilindiğini ve zamanla arttığını da kaydeder. Venedik balyosunun tasvirinde Mustafa solgun yüzlü, seyrek sakallı, iri siyah gözlü ve narin yapılı biridir. Her iki anlatım da onun kişiliğinden çok, çevresindeki güç gruplarının onu nasıl konumlandırdığını gösterir.

Son yılları

Tahttan indirildikten sonra on beş yıl kapalı tutulduğu odada yaşadı. 20 Ocak 1639'da öldü; ölümünde IV. Murad'ın rolü olduğu rivayet edilirken Mehmed b. Mehmed onun eceliyle öldüğünü yazar. Evliya Çelebi'ye göre cenazesi bir süre ortada kaldı ve sonunda Ayasofya önündeki bir binaya Hasbahçe'den toprak getirilerek gömüldü. Bu yapı bugün I. Mustafa ve Sultan İbrahim'in türbesi olarak bilinir. Çocuğu olmadı.
Ayasofya avlusundaki, I. Mustafa ile Sultan İbrahim'in yattığı türbe
Ayasofya avlusundaki, I. Mustafa ile Sultan İbrahim'in yattığı türbeGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Mogadir. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji:
1591–1592: Manisa'da doğum (tahmini).
22 Aralık 1603: Ağabeyi I. Ahmed tahta çıkar; Mustafa'nın hayatı bağışlanır.
22 Kasım 1617: Birinci cülus.
26 Şubat 1618: Tahttan indirilir; II. Osman padişah olur.
20 Mayıs 1622: İkinci cülus.
8 Ocak 1623: Kara Davud Paşa idam edilir.
10 Eylül 1623: İkinci kez tahttan indirilir; IV. Murad padişah olur.
20 Ocak 1639: Ölüm.

I. Mustafa hakkında düşündüklerimiz

I. Mustafa'nın hikâyesi, kişisel bir trajedinin devlet düzenine nasıl yansıdığını gösterir. Tahta uygun olmadığı bilinen birinin iki kez padişah yapılması, karar gücünün hanedanın dışındaki gruplara geçtiğinin işaretidir. Bize göre onun saltanatlarını yargılarken asıl dikkat edilmesi gereken nokta, onu tahta çıkaran ve indiren çevrelerin hesaplarıdır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap