İçeriğe geç
Giriş yap
0

Carsten Niebuhr ve Danimarka Arabistan seferi (1761–1767): Osmanlı topraklarını ölçen tek sağ kalan

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt6 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1
Carsten Niebuhr, 1761'de Kopenhag'dan yola çıkan Danimarka Arabistan seferinin hayatta kalan tek üyesidir. Altı yıl süren yolculuk, İstanbul'dan Mısır'a, Yemen'den Hindistan'a, oradan İran, Irak ve Suriye üzerinden yeniden İstanbul'a uzandı. Niebuhr'un yolculuk boyunca tuttuğu notlar, çizdiği haritalar ve kopyaladığı yazıtlar, 18. yüzyıl Osmanlı topraklarının Avrupa'daki en ayrıntılı tasvirlerinden biri oldu. Bu yazıda, seferin hikâyesini ve Niebuhr'un Osmanlı şehirlerine dair gözlemlerini Danimarka arşivlerinin ışığında anlatıyoruz.
Arap kıyafetleriyle Carsten Niebuhr portresi
Arap kıyafetleriyle Carsten Niebuhr portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Julius Fürst. Dosya sayfası

Bir kralın bilimsel seferi

Sefer, Danimarka kralı V. Frederik'in desteğiyle düzenlendi. Fikir, Göttingen'li Kitab-ı Mukaddes bilgini Johann David Michaelis'ten çıkmıştı: Michaelis, Kitab-ı Mukaddes'teki bitkileri, hayvanları, gelenekleri ve coğrafyayı anlamak için Arabistan'ın yerinde incelenmesini istiyordu. Kral, bu fikri benimsedi ve beş kişilik bir bilim heyeti oluşturuldu.

Heyette dil bilgini Friedrich Christian von Haven, doğa bilimci Peter Forsskål, ressam Georg Wilhelm Baurenfeind, hekim Christian Carl Kramer ve haritacı-matematikçi olarak Carsten Niebuhr vardı. Heyete bir de hizmetkâr, Berggren, eşlik ediyordu. Ocak 1761'de Kopenhag'dan deniz yoluyla yola çıktılar.

İstanbul ve Mısır

Heyet, Marsilya ve Malta üzerinden 1761 yazında İstanbul'a ulaştı. İstanbul'da kısa bir süre kaldıktan sonra Mısır'a geçtiler. Mısır'da yaklaşık bir yıl kaldılar; İskenderiye'den Kahire'ye, oradan Sina'ya yolculuk ettiler. Niebuhr, bu dönemde Kahire'nin ayrıntılı bir planını çizdi, piramitleri ölçtü ve Nil'in debisini inceledi.

Mısır, o dönemde Osmanlı Devleti'ne bağlı bir eyaletti; ancak fiilî yönetim büyük ölçüde Memlük beylerinin elindeydi. Niebuhr'un notları, Osmanlı valisinin sınırlı otoritesini, Memlük beyleri arasındaki rekabeti ve Kahire'deki Avrupa tüccarlarının durumunu ayrıntılı biçimde anlatır.
Ek bilgi
Ölümle geçen bir yolculuk Heyet üyeleri, Yemen'de ve sonrasında birer birer hastalıktan öldü. Von Haven Mayıs 1763'te Mocha'da, Forsskål Temmuz 1763'te Yerim'de, Baurenfeind ve Berggren Hindistan yolunda denizde, Kramer ise 1764 başında Bombay'da hayatını kaybetti. Niebuhr, yolculuğu tek başına tamamladı. Forsskål'ın bitki ve hayvan notlarını ise sonradan Niebuhr yayımladı.

Yemen ve Hindistan

Heyet, 1762'de Süveyş'ten Kızıldeniz yoluyla Cidde'ye, oradan Yemen'e geçti. Yemen, o dönemde Osmanlı yönetiminde değildi; 17. yüzyılda Osmanlı'nın çekilmesinin ardından bölgede Zeydi imamlar hüküm sürüyordu. Heyet, Sana'ya kadar gitti ve imamla görüştü. Ancak bu sırada heyet üyeleri sıtmaya yakalanmaya başladı.

Niebuhr, Yemen'den sonra Bombay'a gitti ve bir yıldan fazla Hindistan'da kaldı. Ardından Maskat'a, oradan İran'a geçti. İran'da Persepolis harabelerini inceledi ve çivi yazılı yazıtları titizlikle kopyaladı. Bu kopyalar, 19. yüzyılda çivi yazısının çözülmesinde önemli bir rol oynadı.
Danimarka Arabistan seferinin ve Niebuhr'un dönüş yolunun haritası
Danimarka Arabistan seferinin ve Niebuhr'un dönüş yolunun haritasıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Pr.mtb. Dosya sayfası

Irak, Suriye ve Anadolu: Osmanlı topraklarında dönüş

Niebuhr, dönüş yolunda Osmanlı topraklarından geçti. Basra'dan başlayarak Bağdat'a, Musul'a, Halep'e ulaştı. Her şehirde nüfusu, ticareti, idari yapıyı ve günlük hayatı not etti. Bağdat'ta Memlük paşalarının yönetimini, Musul'da şehrin ticaret yollarındaki yerini, Halep'te Avrupa konsolosluklarının faaliyetlerini anlattı.

Niebuhr, Kudüs ve Filistin'i de ziyaret etti. Ardından Kıbrıs üzerinden Anadolu'ya geçti; Bursa'yı ve İstanbul'u gördü. 1766'da İstanbul'a ulaştığında, beş yıl önce başladığı yolculuğun başladığı şehre geri dönmüştü. Oradan Balkanlar ve Lehistan üzerinden 1767'de Kopenhag'a döndü.
Dikkat: yanlış bilinen
Avrupa ve Osmanlı bakışı Avrupa'da Niebuhr, Aydınlanma çağının tarafsız gözlemcisi olarak ün kazandı. Önyargısız, ölçüye dayalı anlatımı, kendinden önceki gezginlerin abartılı ve süslü tasvirlerinden ayrılıyordu. Osmanlı açısından ise Niebuhr'un yolculuğu, imparatorluk topraklarında bir Avrupalı bilim insanının serbestçe dolaşabildiğini, ölçüm yapabildiğini ve harita çizebildiğini gösteren bir örnektir. Niebuhr'un yolculuğu, Osmanlı yetkililerinin pek çoğunun bilgisi dahilinde ve izniyle gerçekleşti.

Kitaplar ve arşivler

Niebuhr, Kopenhag'a döndükten sonra gözlemlerini yayımladı. 1772'de "Beschreibung von Arabien" (Arabistan'ın Tasviri), 1774 ve 1778'de iki ciltlik "Reisebeschreibung nach Arabien und andern umliegenden Ländern" (Arabistan ve Çevre Ülkelere Yolculuk) yayımlandı. Üçüncü cilt, Niebuhr'un ölümünden sonra 1837'de basıldı. Bu ciltler, Osmanlı şehirlerinin planlarını, yazıtların kopyalarını ve kıyafet çizimlerini içerir.

Seferin belgeleri bugün Kopenhag'da, Danimarka Kraliyet Kütüphanesi'nde ve Danimarka Ulusal Arşivi'nde (Rigsarkivet) korunur. Niebuhr'un orijinal defterleri, haritaları ve Forsskål'ın herbaryum örnekleri, bu koleksiyonların değerli parçalarıdır. Forsskål'ın topladığı bitki örnekleri, Kopenhag Üniversitesi'nin doğa tarihi koleksiyonlarında yer alır.

Niebuhr'un İstanbul'u

Niebuhr, İstanbul'u iki kez gördü: yolculuğun başında kısa bir süre ve dönüşte daha uzun bir süre. Dönüşteki gözlemleri daha olgundur; çünkü artık Arapça ve Türkçe konuşabiliyor, Osmanlı'nın doğu eyaletlerini görmüş biri olarak başkenti karşılaştırmalı bir gözle değerlendirebiliyordu. Şehrin nüfusunu, mahallelerin yapısını, limanın hareketliliğini ve çarşıların işleyişini not etti. Galata ve Pera'daki Avrupa elçiliklerinin çevresini anlattı, şehrin farklı dinlerden ve dillerden insanları nasıl bir arada barındırdığını vurguladı.

Niebuhr'un notlarında dikkat çeken bir başka konu, Osmanlı yönetiminin yabancı gezginlere yaklaşımıdır. Niebuhr, ferman ve yol izinleriyle seyahat etti; eyalet valileri ve kadılar, belgelerini gördükten sonra ona genellikle yardımcı oldu. Bu, imparatorluğun geniş topraklarında işleyen bir bürokratik düzenin varlığını gösterir. Niebuhr'un Arap kıyafetleriyle yolculuk etmesi ise hem güvenlik hem de yerel halkla daha rahat iletişim kurmak için tercih ettiği bir yoldu.
Niebuhr'un yolculuk kitabının başlık sayfası
Niebuhr'un yolculuk kitabının başlık sayfasıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: The Royal Library, Denmark. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji
Ocak 1761: Heyet Kopenhag'dan yola çıkar.
1761: Heyet İstanbul'a ulaşır, ardından Mısır'a geçer.
1762: Heyet Kızıldeniz yoluyla Yemen'e gider.
1763: Von Haven ve Forsskål Yemen'de ölür.
1764: Kramer Bombay'da ölür; Niebuhr yalnız kalır.
1765: Niebuhr Persepolis yazıtlarını kopyalar.
1766: Niebuhr Irak ve Suriye üzerinden İstanbul'a döner.
1767: Niebuhr Kopenhag'a ulaşır.
1772: "Beschreibung von Arabien" yayımlanır.

Tek başına tamamlanan bir yolculuğun mirası

Carsten Niebuhr, bir bilim heyetinin hayatta kalan tek üyesi olarak yolculuğu tamamladı ve ardında 18. yüzyıl Osmanlı dünyasının en titiz tasvirlerinden birini bıraktı. Kahire, Bağdat, Musul, Halep ve İstanbul'a dair notları, bugün de bu şehirlerin tarihini araştıranlar için başvuru kaynağıdır.

Bize göre Niebuhr'un değeri, gördüklerini ölçmesi ve kaydetmesindedir. Abartı ve hayal yerine sayı, plan ve kopya bıraktı. Bu nedenle onun kitapları, Osmanlı'nın yalnızca nasıl göründüğünü değil, nasıl işlediğini de anlamamıza yardım eder. Kopenhag'daki defterler ise Osmanlı tarihinin Danimarka'da saklanan beklenmedik ama zengin bir kaynağıdır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap