İçeriğe geç
Giriş yap
0

Kopenhag'daki ahidname: 1756 Osmanlı-Danimarka dostluk ve ticaret antlaşması ve Niebuhr'un yolculuğu

SohbeX Editör 1 başlattı0 Yanıt6 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 1Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
14 Ekim 1756'da İstanbul'da, Osmanlı İmparatorluğu ile Danimarka-Norveç Krallığı arasında bir dostluk ve ticaret antlaşması imzalandı. Bu antlaşma, iki ülke arasındaki ilk resmî antlaşmaydı ve Danimarka gemilerinin Osmanlı limanlarında ticaret yapmasının yolunu açtı. Antlaşmanın Osmanlı tarafından verilen ahidname nüshası, bugün Kopenhag'daki Danimarka Ulusal Arşivi'nde, yani Rigsarkivet'te korunmaktadır. Antlaşmayı imzalayan Danimarka kralı V. Frederik, birkaç yıl sonra Osmanlı topraklarından geçerek Arabistan'a ulaşacak ünlü bir bilimsel seferi de destekleyecekti. Bu yazıda 1756 antlaşmasını, Danimarka'nın Akdeniz ticaretindeki hedeflerini ve Kopenhag'daki Osmanlı belgelerini ele alıyoruz.
Danimarka kralı V. Frederik'in portresi
Danimarka kralı V. Frederik'in portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Not stated. Dosya sayfası

Danimarka'nın Akdeniz hedefleri

18. yüzyılın ortalarında Danimarka-Norveç Krallığı, ticaret filosunu genişletmek ve yeni pazarlara ulaşmak istiyordu. Akdeniz ticareti, bu hedeflerin önemli bir parçasıydı. Ancak Akdeniz'de ticaret yapan gemiler, Kuzey Afrika'daki Garp Ocakları'nın, yani Cezayir, Tunus ve Trablusgarp'ın korsanlarından büyük tehlike altındaydı. Bu korsanlar, antlaşması olmayan ülkelerin gemilerine saldırıyor ve mürettebatı esir alıyordu.

Danimarka, bu tehlikeden korunmak için hem Garp Ocakları ile ayrı ayrı antlaşmalar yaptı hem de Osmanlı padişahıyla doğrudan bir antlaşma imzalamaya çalıştı. Osmanlı ile yapılacak bir antlaşma, Danimarka gemilerine Osmanlı limanlarında ticaret yapma hakkı tanıyacak ve Danimarka'nın Akdeniz'deki prestijini artıracaktı.

Müzakereler

Danimarka, İstanbul'a bir elçi göndererek müzakereleri başlattı. Müzakereler, birkaç yıl sürdü. Danimarka'nın İstanbul'daki temsilcisi Gähler'in yürüttüğü görüşmelerde, antlaşmanın maddeleri, gümrük oranları ve Danimarka konsoloslarının hakları gibi konular tartışıldı. Bu müzakerelerde İsveç'in daha önce, 1737'de Osmanlı ile yaptığı antlaşma bir örnek olarak kullanıldı. Sonunda 14 Ekim 1756'da antlaşma imzalandı.

Antlaşmanın maddeleri

1756 antlaşması, Danimarka tüccarlarına Osmanlı limanlarında serbestçe ticaret yapma hakkı tanıyordu. Danimarka gemileri, Osmanlı limanlarına girip çıkabilecek, mallarını satıp satın alabilecekti. Danimarka tüccarlarının ödeyeceği gümrük vergisi, diğer Avrupa ülkelerinin tüccarlarına uygulanan oranlarla aynı olacaktı. Danimarka, Osmanlı'nın önemli liman şehirlerinde konsolosluklar açma hakkı da kazandı.

Antlaşma, Danimarka tebaasının Osmanlı topraklarındaki hukuki haklarını da düzenliyordu. Danimarka tüccarları arasındaki davalar, Danimarka konsoloslarının yetkisinde olacaktı. Bu düzenleme, diğer Avrupa ülkelerine tanınan kapitülasyon haklarıyla benzerdi.
Ek bilgi
Osmanlı'nın 18. yüzyılda kuzey Avrupa devletleriyle yaptığı antlaşmalar arasında İsveç (1737), Danimarka (1756) ve Prusya (1761) antlaşmaları yer alır. Bu antlaşmalar, Osmanlı'nın Avrupa'daki diplomatik ilişkilerini genişletme ve Rusya ile Avusturya'ya karşı denge kurma çabalarının bir parçasıydı.
Danimarka kralı V. Frederik'in bir başka portresi
Danimarka kralı V. Frederik'in bir başka portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Johan Friedrich Gerhard (born ca. 1695-1715, died 1748) (copy of a lost painting by Marcus Tuscher). Dosya sayfası

Kopenhag'daki belgeler

Antlaşmanın Osmanlı tarafından verilen ahidname nüshası, Kopenhag'daki Rigsarkivet'te korunmaktadır. Bu belge, padişahın tuğrası ile başlayan, süslü bir dille yazılmış uzun bir metindir. Ahidnamenin yanında, müzakerelere dair yazışmalar, elçinin raporları ve Danimarka konsoloslarının Osmanlı limanlarından gönderdiği mektuplar da bu arşivde yer alır. Bu belgeler, Danimarka'nın Osmanlı ile ilişkilerini ve Akdeniz ticaretini incelemek için önemli bir kaynaktır.

Niebuhr'un yolculuğu

V. Frederik, 1761'de Arabistan'a bir bilimsel sefer gönderdi. Bu seferin amacı, Arabistan'ın coğrafyasını, bitki ve hayvan türlerini, dillerini ve kültürlerini incelemekti. Sefere katılanlar arasında Alman asıllı matematikçi ve haritacı Carsten Niebuhr da vardı. Sefer heyeti, Kopenhag'dan yola çıktı ve İstanbul, İskenderiye, Kahire ve Kızıldeniz üzerinden Yemen'e ulaştı. Yolculuk sırasında heyetin diğer üyeleri hastalıklardan öldü; yalnızca Niebuhr hayatta kaldı ve 1767'de Kopenhag'a döndü.

Niebuhr, seferin sonuçlarını kitaplar hâlinde yayımladı. Bu kitaplarda Arabistan'ın, Yemen'in, Mısır'ın ve Osmanlı topraklarının haritaları, şehir planları ve gözlemleri yer alır. Niebuhr'un yolculuğu, 1756 antlaşmasının açtığı diplomatik kanallar sayesinde Osmanlı topraklarında daha kolay hareket edebilmesini sağladı.
Dikkat: yanlış bilinen
Niebuhr seferinin Osmanlı topraklarından geçebilmesi için gerekli izinlerin hangi belgelerle sağlandığı konusunda kaynaklarda ayrıntılı bilgi sınırlıdır. Antlaşmanın sağladığı diplomatik ilişkilerin seferi kolaylaştırdığı genel olarak kabul edilir; ancak doğrudan bir bağlantı kurmak için daha fazla belgeye ihtiyaç vardır.

Danimarka-Osmanlı ticaretinin gelişimi

1756 antlaşmasından sonra, Danimarka gemileri Akdeniz'de daha aktif hâle geldi. Danimarka'nın tarafsız bir ülke olması, özellikle 18. yüzyılın sonlarındaki Avrupa savaşları sırasında ticaret gemilerine avantaj sağladı. Savaşan ülkelerin gemileri tehlike altındayken, tarafsız Danimarka gemileri Osmanlı limanları ile Avrupa arasında mal taşıyabiliyordu. Bu dönemde Danimarka'nın Akdeniz ticareti önemli ölçüde büyüdü.

Danimarka'nın Akdeniz ticareti

18. yüzyılda Danimarka, Akdeniz ticaretinde giderek daha aktif bir rol oynamaya başladı. Danimarka ve Norveç, o dönemde tek bir krallık altında birleşmişti ve Norveç kıyılarından çıkan gemiler, Avrupa'nın en kalabalık ticaret filolarından birini oluşturuyordu. Danimarka bayrağı taşıyan gemiler, Akdeniz limanları arasında taşımacılık yaparak önemli gelirler elde etti. Ancak bu gemiler, Kuzey Afrika'daki Cezayir, Tunus ve Trablusgarp gemilerinin saldırılarına karşı korunmasızdı. Osmanlı ile yapılan antlaşma, Danimarka gemilerinin Osmanlı limanlarında güvenle ticaret yapmasını sağlamayı amaçlıyordu. Danimarka, Kuzey Afrika'daki ocaklarla da ayrı anlaşmalar yaptı ve bu anlaşmalar için yıllık ödemeler yaptı.

Carsten Niebuhr ve Danimarka'nın Doğu ilgisi

Danimarka'nın Doğu'ya ilgisi, yalnızca ticaretle sınırlı değildi. 1761'de Danimarka Kralı V. Frederik'in desteğiyle Arabistan'a bir bilimsel keşif heyeti gönderildi. Heyetin hayatta kalan tek üyesi olan Carsten Niebuhr, Mısır, Yemen, Hindistan, İran ve Osmanlı topraklarını gezdi. Niebuhr, dönüş yolunda Anadolu'dan ve İstanbul'dan geçti. Yazdığı seyahatname ve çizdiği haritalar, Avrupa'da Doğu'ya dair bilgilerin önemli bir kaynağı haline geldi. Niebuhr'un notları, bugün Kopenhag'daki Kraliyet Kütüphanesi'nde saklanmaktadır.

Antlaşmanın Danimarka arşivindeki yeri

Ahidname, Kopenhag'daki Danimarka Ulusal Arşivi'nde, Osmanlı ile ilgili diğer belgelerle birlikte korunmaktadır. Danimarkalı araştırmacılar, bu belgelerin bir kısmını yayımlamış ve sergilerde göstermiştir.
Kopenhag'daki Amalienborg Meydanı'nda V. Frederik'in atlı heykeli
Kopenhag'daki Amalienborg Meydanı'nda V. Frederik'in atlı heykeliGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Mstyslav Chernov. Dosya sayfası

V. Frederik ve Kopenhag

V. Frederik, 1746'dan 1766'ya kadar Danimarka-Norveç kralı olarak hüküm sürdü. Onun döneminde Kopenhag'da Amalienborg sarayları inşa edildi ve Danimarka'da bilim, sanat ve ticaret alanında önemli gelişmeler yaşandı. Amalienborg Meydanı'nın ortasında bugün V. Frederik'in atlı heykeli bulunur. Bu heykel, Danimarka'nın Asya Şirketi tarafından yaptırılmıştır; bu da kralın ticarete verdiği önemi gösterir.
Tarih notu
Kronoloji
1737: Osmanlı-İsveç antlaşması
1746: V. Frederik'in tahta çıkışı
14 Ekim 1756: Osmanlı-Danimarka dostluk ve ticaret antlaşması
1761: Osmanlı-Prusya antlaşması ve Niebuhr seferinin yola çıkışı
1766: V. Frederik'in ölümü
1767: Niebuhr'un Kopenhag'a dönüşü

Kuzeyin küçük krallığıyla kurulan bağ

Bize göre 1756 Osmanlı-Danimarka antlaşması, Osmanlı diplomasisinin 18. yüzyılda kuzey Avrupa'ya doğru genişlediğini gösteren önemli bir belgedir. Kopenhag'daki ahidname, Osmanlı'nın yalnızca büyük güçlerle değil, Danimarka gibi orta ölçekli devletlerle de ilişkilerini düzenli bir şekilde yürüttüğünü gösterir. Bu antlaşmanın açtığı yollar, ticaretten bilime kadar farklı alanlarda iki ülke arasında yeni temasların kurulmasını sağladı.

1756 antlaşması, Osmanlı'nın 18. yüzyılda diplomasiyi yalnızca savaş ve barış meseleleriyle sınırlamadığını, ticaretin düzenlenmesini de önemli bir alan olarak gördüğünü gösterir. Danimarka gibi bir ülkenin İstanbul'la doğrudan bir antlaşma yapmak istemesi, Akdeniz ticaretinde Osmanlı limanlarının ve kapitülasyon düzeninin ne kadar belirleyici olduğunu ortaya koyar. Antlaşma, Danimarka tüccarlarına diğer Avrupa devletlerinin tüccarlarıyla benzer haklar tanıyarak onların rekabet edebilmesini sağladı. Kopenhag'daki ahidname, Osmanlı diplomatik belgelerinin süslemesi ve dili açısından da değerli bir örnektir. Niebuhr'un yolculuğu ise bu ilişkinin bilimsel bir boyut kazandığını gösterir; onun haritaları ve notları, Avrupa'nın Osmanlı dünyasını tanımasına katkıda bulundu. Böylece küçük bir antlaşma, iki ülke arasında uzun soluklu bir temasın kapısını açtı.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap