İçeriğe geç
Giriş yap
0

Mithat Paşa: Tuna valisi, anayasanın mimarı ve Taif'te biten bir hayat

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Mithat Paşa (Ahmed Şefik Mithat Paşa), XIX. yüzyıl Osmanlı Devleti'nin en etkili reformcu devlet adamlarından biridir. 1822'de İstanbul'da doğdu. Niş ve Tuna valiliklerinde yaptığı reformlarla tanındı; Bağdat valiliğinde de benzer çalışmalar yürüttü. İki kez sadrazamlık yaptı: İlk sadrazamlığı 1872'de birkaç ay, ikincisi ise 19 Aralık 1876'dan 5 Şubat 1877'ye kadar sürdü. Mithat Paşa, Osmanlı'nın ilk anayasası olan Kanun-ı Esasi'nin hazırlanmasında öncü rol oynadığı için "anayasanın babası" olarak anılır. Ancak anayasanın ilanından birkaç hafta sonra görevden alınarak sürgüne gönderildi. 1881'de Sultan Abdülaziz'in ölümünden sorumlu tutulduğu Yıldız Mahkemesi'nde yargılandı, idam cezasına çarptırıldı; ceza müebbet hapse çevrildi ve Hicaz'daki Taif'e gönderildi. Mithat Paşa, 1884'te Taif'te hayatını kaybetti. Naaşı 1951'de İstanbul'a getirilerek Şişli'deki Abide-i Hürriyet anıtında defnedildi.
Mithat Paşa'nın Temmuz 1877'de Viyana'da çekilmiş fotoğrafı
Mithat Paşa'nın Temmuz 1877'de Viyana'da çekilmiş fotoğrafıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Atelier Adèle. Dosya sayfası

Gençlik ve ilk görevler

Mithat Paşa, Rusçuklu bir kadı olan Hacı Ali Efendi'nin oğluydu. Küçük yaşta hafız oldu ve medrese eğitimi aldı. Genç yaşta Babıâli'de Divan-ı Hümayun Kalemi'nde göreve başladı. Bu görev sırasında devlet işlerini ve yazışma usullerini öğrendi. Tanzimat'ın önde gelen devlet adamı Mustafa Reşid Paşa'nın dikkatini çekti ve onun himayesinde yükseldi.

1858'de altı aylık bir izinle Avrupa'ya gitti. Paris, Londra, Viyana ve Brüksel'i ziyaret etti; Avrupa'nın yönetim kurumlarını, belediyelerini ve eğitim sistemlerini inceledi. Bu seyahat, onun reform anlayışını derinden etkiledi. 1861'de Niş valisi oldu. Niş'te yol ve köprü yaptırdı, eşkıyalığı önledi ve yerel halkın desteğini kazandı.
Ek bilgi
Mithat Paşa'nın adı: Mithat Paşa'nın asıl adı Ahmed Şefik'tir. Divan-ı Hümayun Kalemi'nde çalışırken, o dönemin geleneğine uygun olarak kendisine bir mahlas verildi ve "Mithat" adını aldı. Bu ad, "övülen, methedilen" anlamına gelir. Mithat Paşa, bu adla tanındı ve tarihe geçti.

Tuna ve Bağdat valilikleri

1864'te yeni kurulan Tuna vilayetinin valiliğine atandı. Tuna vilayeti, Vilayet Nizamnamesi'nin ilk uygulandığı bölgeydi. Mithat Paşa burada dört yıl boyunca görev yaptı. Vilayette binlerce kilometre yol ve yüzlerce köprü yaptırdı; okullar, hastaneler, ıslahhaneler ve memleket sandıkları kurdu. Rusçuk'ta bir matbaa açtırdı ve Türkçe-Bulgarca yayımlanan Tuna gazetesini çıkardı. Bu çalışmalar, onun döneminin en başarılı valilerinden biri olarak tanınmasını sağladı.

1868'de İstanbul'a çağrılarak yeni kurulan Şûrâ-yı Devlet'in başkanlığına getirildi. 1869'da Bağdat valisi oldu. Bağdat'ta matbaa, gazete, okullar ve hastane kurdu; Dicle Nehri'nde buharlı gemi işletmesi ve Bağdat ile Kâzımiye arasında atlı tramvay hattı açtı. Bağdat'ta yayımlanan "Zevra" gazetesi, Irak'taki ilk gazete olarak kabul edilir. 1872'de İstanbul'a döndü ve kısa bir süre sadrazamlık yaptı.
Mithat Paşa'nın 1881'de sürgün yerine götürülürken çekilmiş fotoğrafı
Mithat Paşa'nın 1881'de sürgün yerine götürülürken çekilmiş fotoğrafıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Vasilakis Kargopoulos. Dosya sayfası

1876 ve Kanun-ı Esasi

1876 baharında Mithat Paşa, Sultan Abdülaziz'in tahttan indirilmesinde önemli rol oynayan devlet adamları arasındaydı. Yeni padişahın bir anayasa ilan etmesini istiyordu. V. Murad'ın kısa süren saltanatından sonra tahta çıkacak olan Şehzade Abdülhamid ile yaptığı görüşmelerde, Abdülhamid'den anayasa ilan edileceğine dair söz aldı.

II. Abdülhamid tahta çıktıktan sonra Mithat Paşa, Kanun-ı Esasi'yi hazırlayan komisyonun başkanı oldu. 19 Aralık 1876'da ikinci kez sadrazamlığa getirildi. 23 Aralık 1876'da Kanun-ı Esasi ilan edildi. Ancak Mithat Paşa ile padişah arasında kısa sürede görüş ayrılıkları başladı. Padişah, Mithat Paşa'nın yetkilerini aşan davranışlarından rahatsızdı. 5 Şubat 1877'de padişah, anayasanın 113. maddesine dayanarak Mithat Paşa'yı sadrazamlıktan aldı ve onu bir vapura bindirerek İtalya'ya, Brindisi'ye gönderdi.

Avrupa'da sürgün ve dönüş

Mithat Paşa, sürgün yıllarında Avrupa'nın çeşitli başkentlerini dolaştı. Londra, Paris ve Viyana'da devlet adamları ve gazetecilerle görüştü; Osmanlı'nın reform programını ve anayasayı savunan yazılar yayımladı. 1878'de padişah, Mithat Paşa'nın dönmesine izin verdi ve onu Girit'te ikamet etmesi şartıyla geri çağırdı. Aynı yıl Suriye valiliğine atandı. Suriye'de de reform çalışmaları yaptı; ancak İstanbul ile ilişkileri gergin kaldı. 1880'de İzmir valiliğine nakledildi.
Dikkat: yanlış bilinen
Yıldız Mahkemesi: Mayıs 1881'de Mithat Paşa, İzmir'de tutuklanarak İstanbul'a getirildi. Yıldız Sarayı'nın bahçesinde kurulan çadırda toplanan bir mahkemede, Sultan Abdülaziz'in ölümünden sorumlu tutulan diğer sanıklarla birlikte yargılandı. Mahkeme, Mithat Paşa ve bazı sanıkları idam cezasına çarptırdı. Avrupa devletlerinin, özellikle Britanya'nın tepkisi üzerine padişah, idam cezalarını müebbet hapse çevirdi. Yargılamanın usulü ve sanıkların savunma imkânları, o dönemde ve sonrasında yoğun biçimde tartışıldı.

Taif'te son yıllar

Mithat Paşa ve diğer mahkûmlar, Hicaz'daki Taif kalesine gönderildi. Burada ağır koşullar altında tutuldular. Mithat Paşa, Taif'te kaldığı yıllarda hatıralarını yazdı. Bu hatıralar, daha sonra oğlu Ali Haydar Mithat tarafından yayımlandı. Mithat Paşa, 1884'te Taif'te hayatını kaybetti. Ölümünün koşulları da tartışmalara konu olmuştur; bazı anlatılar, onun hapsedildiği yerde boğularak öldürüldüğünü ileri sürer.

1951'de Mithat Paşa'nın naaşı Taif'ten İstanbul'a getirildi ve Şişli'deki Abide-i Hürriyet anıtının bulunduğu alana, 1909'da hayatını kaybeden "hürriyet şehitlerinin" yanına defnedildi. Bu tören, onun Türk anayasa tarihinin öncülerinden biri olarak resmen anıldığını gösteriyordu.
Sultanahmet'te bir okul bahçesinde bulunan Mithat Paşa büstü
Sultanahmet'te bir okul bahçesinde bulunan Mithat Paşa büstüGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Hbasak. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji:
1822: İstanbul'da doğar.
1858: Avrupa seyahatine çıkar.
1861: Niş valisi olur.
1864–1868: Tuna valiliği.
1869–1872: Bağdat valiliği.
1872: İlk sadrazamlığı.
19 Aralık 1876: İkinci kez sadrazam olur.
23 Aralık 1876: Kanun-ı Esasi ilan edilir.
5 Şubat 1877: Görevden alınıp sürgüne gönderilir.
1878–1880: Suriye valiliği.
1881: Yıldız Mahkemesi.
1884: Taif'te ölür.
1951: Naaşı Abide-i Hürriyet'e defnedilir.

Reformcu bir valinin yalnızlığı

Mithat Paşa'nın hayatı, Osmanlı reform hareketinin hem başarılarını hem de sınırlarını yansıtan bir aynadır. Valilik yaptığı her yerde somut eserler bırakan, yollar, okullar, gazeteler ve sandıklar kuran bir yönetici olarak, Tanzimat'ın en başarılı uygulayıcılarından biriydi. Anayasanın hazırlanmasında üstlendiği rol ise onu Türk siyasi tarihinin en önemli isimlerinden biri hâline getirdi.

Ancak Mithat Paşa'nın hikâyesi, aynı zamanda güçlü bir devlet adamının, güçlü bir padişah karşısındaki kırılganlığını da gösterir. Kendi hazırladığı anayasanın bir maddesiyle sürgüne gönderilmesi, Osmanlı'nın son yüzyılının en ironik olaylarından biridir. Bugün Türkiye'de birçok okul, cadde ve kurum onun adını taşır; Abide-i Hürriyet'teki mezarı ise anayasal yönetim için verilen mücadelenin bir hatırası olarak durmaktadır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap