Nizip Muharebesi, 24 Haziran 1839'da bugünkü Gaziantep iline bağlı Nizip yakınlarında, Osmanlı ordusu ile MısırvalisiMehmed Ali Paşa'nın oğlu İbrahim Paşa komutasındaki Mısır ordusu arasında yapılan savaştır. Osmanlı ordusuna SeraskerHafız Mehmed Paşa komuta ediyordu; orduda Prusyalı askerî danışmanlar, aralarında genç yüzbaşı Helmuth von Moltke de görev yapıyordu. Savaş, Osmanlı ordusunun ağır yenilgisiyle sonuçlandı. II. Mahmud, yenilginin haberi İstanbul'a ulaşmadan 1 Temmuz 1839'da vefat etti. Birkaç gün sonra Kaptan-ı DeryaAhmedFevzi Paşa'nın Osmanlı donanmasını İskenderiye'ye götürüp Mehmed Ali'ye teslim etmesiyle, Osmanlı Devleti birkaç hafta içinde hem ordusunu hem de donanmasını kaybetmiş oldu. Bu ağır durum, Avrupa devletlerinin Mısır meselesine doğrudan müdahalesine yol açtı. Nizip Muharebesi'ni ve İbrahim Paşa'yı gösteren tasvirGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Kütahya'dan Nizip'e
1833'teki Kütahya Antlaşması ile Mehmed Ali Paşa, Suriye ve Adana'nın yönetimini almıştı. Ancak bu düzenleme, iki tarafı da memnun etmedi. II. Mahmud, Mehmed Ali'nin gücünü kırmak ve Suriye'yi geri almak istiyordu. Mehmed Ali ise Mısır ve Suriye'nin yönetiminin soyuna kalıtsal olarak bırakılmasını ve hatta bağımsızlığını talep etmeye başlamıştı. 1838'de Mehmed Ali'nin bağımsızlık ilan etme niyetini açıklaması, gerginliği iyice artırdı. II. Mahmud, yeniden düzenlenen ordusuyla Mehmed Ali'ye karşı savaşmaya karar verdi.
Osmanlı ordusu ve Prusyalı danışmanlar
Osmanlı ordusu, 1830'larda Toros Dağları'nın kuzeyinde, Malatya ve çevresinde toplandı. Ordunun komutanı Hafız MehmedPaşa idi. II. Mahmud, ordunun eğitimi için Prusya'dan askerî danışmanlar istemişti. Bu danışmanlardan biri olan Helmuth von Moltke, 1835'ten beri Osmanlı Devleti'nde bulunuyordu; Moltke, İstanbul'un ve Boğazların haritalarını çıkarmış, Anadolu'da geniş gezintiler yapmıştı. Moltke ve diğer Prusyalı subaylar, Hafız Paşa'nın ordusunda danışman olarak görev yaptı.
Ek bilgi
Moltke'nin mektupları: Helmuth von Moltke, Osmanlı Devleti'nde geçirdiği yıllarda ailesine ve arkadaşlarına çok sayıda mektup yazdı. Bu mektuplar, 1841'de Almanya'da kitap olarak yayımlandı. Kitap, XIX. yüzyılın ilk yarısında Osmanlı Devleti'ni, ordusunu, şehirlerini ve halkını anlatan en canlı tanıklıklardan biri kabul edilir. Moltke, daha sonra Prusya Genelkurmay Başkanı oldu ve 1866 ile 1870–1871 savaşlarında Prusya ordularını yönetti. Kitap Türkçeye de çevrilmiştir.
Savaşa doğru
1839 baharında Osmanlı ordusu, Fırat'ı geçerek Mehmed Ali'nin yönetimindeki Suriye topraklarına girdi. İbrahimPaşa, ordusunu Halep'ten kuzeye, Nizip'e doğru ilerletti. Hafız Paşa, ordusunu Nizip yakınlarında bir mevziye yerleştirdi. Moltke'nin anlattığına göre o, Hafız Paşa'ya güçlü bir savunma mevziine çekilmesini ya da mevcut mevziini daha iyi tahkim etmesini önerdi. Ancak Hafız Paşa, ordunun yanındaki din adamlarının da etkisiyle bu öneriyi kabul etmedi ve mevziinde kalarak savaşmaya karar verdi.
Savaş
İbrahimPaşa, Osmanlı ordusunun mevziini cepheden saldırmak yerine yandan kuşatmaya karar verdi. 24 Haziran 1839'da Mısır ordusu, Osmanlı ordusunun yanına doğru hareket ederek saldırıya geçti. Mısır topçusunun yoğun ateşi, Osmanlı saflarını kısa sürede dağıttı. Osmanlı ordusunun önemli bir kısmı, yeni toplanmış ve yeterince eğitilmemiş askerlerden oluşuyordu. Bu birlikler, Mısır ordusunun saldırısı karşısında dağıldı. Savaş birkaç saat içinde sona erdi; Osmanlı ordusu, toplarını, ağırlıklarını ve binlerce esirini bırakarak geri çekildi. Ordunun büyük bir kısmı dağıldı. Hafız Paşa ile Moltke'yi Nizip'te gösteren tasvirGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Archibald Forbes, Arthur Griffiths and others. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
Yenilginin nedenleri: Nizip yenilgisi, sonraki yıllarda farklı biçimlerde açıklandı. Moltke ve diğer Prusyalı danışmanlar, yenilgiyi Hafız Paşa'nın tavsiyelerini dinlememesine bağladılar. Bazı tarihçiler ise yenilginin asıl nedeninin, Osmanlı ordusunun yeni kurulmuş olması ve eğitimli subay eksikliği olduğunu vurgular. İbrahim Paşa'nın ordusu ise yıllardır savaşan, deneyimli bir orduydu. Bu iki açıklama birbirini tamamlar; yenilgiyi tek bir kişinin hatasına bağlamak, sorunun yapısal yönünü gözden kaçırır.
Nizip yenilgisi ve donanmanın teslimi, Avrupa devletlerini harekete geçirdi. İngiltere, Avusturya, Prusya ve Rusya, Mehmed Ali'nin gücünün daha da artmasının Avrupa'daki dengeyi bozacağından endişe ediyordu. 27 Temmuz 1839'da büyük devletlerin İstanbul'daki elçileri, Osmanlı hükümetine, kendilerine danışılmadan Mehmed Ali ile bir anlaşma yapılmamasını bildiren ortak bir nota verdi. Bu nota, Mısır meselesinin bir Avrupa meselesi hâline gelmesinin başlangıcıydı. Süreç, 1840'taki Londra Antlaşması'yla ve Mehmed Ali'nin Suriye'den çıkarılmasıyla sonuçlandı. Mısır, 1841'de Mehmed Ali'nin soyuna kalıtsal olarak bırakıldı; ancak Mehmed Ali, Suriye'yi, Adana'yı ve Girit'i kaybetti. Donanma da Osmanlı Devleti'ne geri verildi. Mehmed Ali Paşa döneminde Mısır'ın etki alanını gösteren haritaGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 3.0, yazar: Bassem Fleifel. Dosya sayfası
Nizip Muharebesi, Osmanlı askerî tarihinin en ağır yenilgilerinden biri olarak hatırlanır. Ancak bu yenilginin sonuçları, savaş alanındaki kayıplardan çok daha geniş oldu. Nizip'ten sonra Mısır meselesi, Osmanlı ile valisi arasındaki bir iç sorun olmaktan çıktı ve Avrupa'nın büyük devletlerinin masasına taşındı. Osmanlı Devleti, kendi sorununu çözmek için Avrupa'nın yardımına muhtaç hâle geldi.
Bizim için Nizip'in en çarpıcı yanı, sonrasında yaşananların hızıdır. Birkaç hafta içinde bir padişah öldü, yeni bir padişah tahta çıktı, donanma kayboldu ve Avrupa devletleri ortak bir nota verdi. Birkaç ay sonra da Tanzimat Fermanı ilan edildi. Fermanın ilanında Nizip'in açtığı bu derin krizin büyük bir payı vardı. Bir yenilgi, Osmanlı'nın iç düzeninde yeni bir dönemin kapısını aralamıştı.