İçeriğe geç
Giriş yap
0

Konya Muharebesi (1832): İbrahim Paşa'nın zaferi ve sadrazamın esir düşmesi

SohbeX Editör 1 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 1Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Konya Muharebesi, 21 Aralık 1832'de Konya yakınlarında, Mısır valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın oğlu İbrahim Paşa komutasındaki Mısır ordusu ile sadrazam Reşid Mehmed Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu arasında yapılan muharebedir. Sayıca üstün olan Osmanlı ordusu ağır bir yenilgiye uğradı ve sadrazam esir düştü. Bu yenilgi, İbrahim Paşa'nın önünde İstanbul'a kadar ciddi bir engel kalmadığı anlamına geliyordu. II. Mahmud, bu durum karşısında Rusya'dan yardım istemek zorunda kaldı. Konya, birinci Osmanlı-Mısır savaşının en belirleyici muharebesi oldu ve 1833'te Kütahya Antlaşması ile Hünkâr İskelesi Antlaşması'na giden süreci başlattı.
1832 Konya Muharebesi'ni gösteren tasvir
1832 Konya Muharebesi'ni gösteren tasvirGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 4.0, yazar: Ahmad Osman and Mansour Farag. Dosya sayfası

Savaşın başlaması

Mehmed Ali Paşa, Yunan isyanı sırasında devlete verdiği destek karşılığında Suriye'nin yönetimini istiyordu. II. Mahmud bu talebi kabul etmedi. 1831 sonbaharında Mehmed Ali, Akka valisi Abdullah Paşa ile yaşadığı bir anlaşmazlığı gerekçe göstererek İbrahim Paşa'yı Suriye'ye gönderdi. İbrahim Paşa, Mayıs 1832'de Akka'yı aldı, ardından Şam'a girdi. Temmuz 1832'de Humus'ta ve Belen geçidinde Osmanlı kuvvetlerini yendi. II. Mahmud, Mehmed Ali'yi asi ilan etti; ancak Mısır ordusunun ilerleyişi durdurulamadı.

Anadolu'ya giriş

Belen'den sonra İbrahim Paşa, Toros dağlarını aşarak Anadolu'ya girdi. Adana ve çevresi Mısır kuvvetlerinin denetimine geçti. Kasım 1832'de İbrahim Paşa Konya'ya ulaştı ve şehri ele geçirdi. II. Mahmud, durumun ciddiyeti karşısında sadrazam Reşid Mehmed Paşa'yı yeni bir ordunun başında Konya'ya gönderdi. Reşid Mehmed Paşa, Yunan isyanı sırasında Mesolongi'yi alan ve Rumeli'de başarılı seferler yönetmiş deneyimli bir komutandı.
Ek bilgi
İki ordu: Konya'da karşı karşıya gelen iki ordu da yeni kurulmuş, Avrupa usulünde eğitilmiş ordulardı. Ancak Mısır ordusu, 1820'lerin başından beri eğitim görüyor ve Arabistan, Sudan ve Mora'da savaş deneyimi kazanmıştı. Osmanlı ordusu ise Yeniçeri Ocağı'nın 1826'da kaldırılmasından sonra kurulmuştu ve henüz deneyimsizdi. Osmanlı ordusunun önemli bir kısmı, aceleyle toplanmış redif ve yerel kuvvetlerden oluşuyordu.

21 Aralık 1832

Muharebe, 21 Aralık 1832'de yoğun sis altında başladı. Sis, iki ordunun da birbirini görmesini güçleştirdi. Reşid Mehmed Paşa, sisin içinde kuvvetlerini bizzat yönlendirmek için ileri çıktı; ancak bu sırada Mısır birliklerinin arasına düştü ve esir alındı. Komutanının esir düşmesi, Osmanlı ordusunda büyük bir karışıklığa yol açtı. İbrahim Paşa'nın disiplinli birlikleri, bu karışıklıktan yararlanarak Osmanlı ordusunu dağıttı. Muharebe, birkaç saat içinde Mısır ordusunun kesin zaferiyle sonuçlandı.
Mısırlı komutan İbrahim Paşa'nın portresi
Mısırlı komutan İbrahim Paşa'nın portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Baugniet, Charles (Belgian lithographer, etcher, painter, draftsman, 1814-1886) (artist). Dosya sayfası

Yenilginin sonuçları

Konya yenilgisi, II. Mahmud için büyük bir darbe oldu. Osmanlı ordusu dağılmış, sadrazam esir düşmüştü. İbrahim Paşa'nın önünde İstanbul'a kadar ciddi bir askerî engel kalmamıştı. İbrahim Paşa, Şubat 1833'te Kütahya'ya kadar ilerledi. II. Mahmud, İngiltere ve Fransa'dan yardım istedi; ancak bu devletlerden beklediği desteği alamadı. Bunun üzerine Rusya'ya başvurdu. Şubat 1833'te Rus donanması İstanbul Boğazı'na geldi ve Rus askerleri Boğaz'ın Anadolu yakasındaki Hünkâr İskelesi'ne çıktı.
Dikkat: yanlış bilinen
"Bir Osmanlı'nın bir Osmanlı'yı yenmesi": Konya Muharebesi'ni anlatırken, onu bir "Türk-Arap savaşı" olarak sunmak yanıltıcıdır. İbrahim Paşa ve babası Mehmed Ali Paşa, Osmanlı Rumelisi'nden gelen, Türkçe konuşan Osmanlı devlet adamlarıydı. Mısır ordusunun subay kadrosunun önemli bir kısmı da Türkçe konuşan bir kadrodan oluşuyordu; askerlerin çoğu ise Mısırlı köylülerdi. Konya, bir eyalet valisinin merkezî otoriteye karşı verdiği bir iç savaşın muharebesiydi; bir halkın başka bir halkla savaşı değildi.

Kütahya ve Hünkâr İskelesi

Rus askerlerinin İstanbul'a gelmesi, İngiltere ve Fransa'yı harekete geçirdi. Bu devletler, Mehmed Ali'yi uzlaşmaya zorladı. Mayıs 1833'te imzalanan Kütahya Antlaşması ile Suriye ve Adana'nın yönetimi Mehmed Ali'ye bırakıldı. Temmuz 1833'te ise Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Hünkâr İskelesi Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma, Rusya'nın Osmanlı Devleti üzerindeki etkisini büyük ölçüde artırdı ve Avrupa'da büyük bir kaygıya yol açtı.

Reşid Mehmed Paşa'nın akıbeti

Esir düşen sadrazam Reşid Mehmed Paşa, Kütahya Antlaşması'nın ardından serbest bırakıldı. Sadrazamlıktan alındı, ancak devlet hizmetinden uzaklaştırılmadı; Sivas valiliği gibi görevlerde bulundu ve Doğu Anadolu'daki yerel isyanların bastırılmasında görev aldı. 1836'da Diyarbakır'da vefat etti. Onun esir düşmesi, Osmanlı tarihinde bir sadrazamın muharebe sırasında esir alındığı ender örneklerden biri olarak hatırlanır.

Arşivlerdeki izler

Konya Muharebesi'ne dair belgeler, Osmanlı arşivinde ve Kahire'deki Mısır Ulusal Arşivi'nde bulunur. Osmanlı arşivinde, muharebe öncesi ve sonrasındaki askerî raporlar, Reşid Mehmed Paşa'nın yazışmaları ve İbrahim Paşa'nın ilerleyişine dair belgeler yer alır. Kahire'deki arşivlerde ise İbrahim Paşa ile Mehmed Ali Paşa arasındaki Türkçe yazışmalar korunur; bu yazışmalar, Mısır tarafının savaşı nasıl planladığını ve değerlendirdiğini gösteren önemli belgelerdir.
Birinci Osmanlı-Mısır savaşından sonraki durumu gösteren harita
Birinci Osmanlı-Mısır savaşından sonraki durumu gösteren haritaGörsel: Wikimedia Commons, CC0, yazar: SpartanWarrior197. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji:
Ekim 1831: İbrahim Paşa Suriye'ye girer.
Mayıs 1832: Akka düşer.
Haziran 1832: Şam Mısır kuvvetlerinin eline geçer.
Temmuz 1832: Humus ve Belen'de Osmanlı yenilgileri.
Kasım 1832: İbrahim Paşa Konya'ya girer.
21 Aralık 1832: Konya Muharebesi; sadrazam esir düşer.
Şubat 1833: İbrahim Paşa Kütahya'ya ilerler; Rus donanması Boğaz'a gelir.
Mayıs 1833: Kütahya Antlaşması.
Temmuz 1833: Hünkâr İskelesi Antlaşması.

Siste kaybedilen muharebe

Konya Muharebesi'ne bakarken, sonucun bir yandan derin yapısal nedenlere, bir yandan da bir anlık talihsizliğe bağlı olduğunu görüyoruz. Yapısal neden açıktı: Osmanlı ordusu yeni ve deneyimsizdi, Mısır ordusu ise yıllardır eğitim görmüş ve savaşmıştı. Anlık talihsizlik ise sisin içinde sadrazamın esir düşmesiydi. Bu iki etken bir araya geldiğinde, sayıca üstün bir ordu birkaç saat içinde dağıldı.

Bizim için Konya'nın asıl önemi, sonuçlarındadır. Bu yenilgi, Osmanlı Devleti'ni yüzyıllardır düşman bildiği Rusya'ya yardım için başvurmak zorunda bıraktı. Rus askerlerinin İstanbul Boğazı'na çıkması, Avrupa'nın büyük devletlerini Doğu Sorunu'na daha doğrudan bir biçimde dahil etti. Konya'daki sisli bir sabah, Osmanlı Devleti'nin XIX. yüzyıl diplomasisini derinden etkileyen bir zincirin ilk halkası oldu.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap