İçeriğe geç
Giriş yap
0

Fahri Belen (1893-1975): Trikupis'i esir alan 23. Tümen'in kurmay başkanı ve asker tarihçi

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Yanya'dan Dumlupınar'a bir kurmay subay

Fahri Belen, Balkan Savaşı'ndan Kurtuluş Savaşı'na kadar on yıl boyunca neredeyse bütün cephelerde savaşmış, ardından orgeneralliğe kadar yükselmiş ve emekliliğinde Türk askerî tarihinin en verimli yazarlarından biri olmuş bir subaydır. Adı en çok, Büyük Taarruz'un son günlerinde Yunan ordusunun başkomutanı General Nikolaos Trikupis'i esir alan 23. Tümen'in kurmay başkanı olarak anılır. Yazdığı "Büyük Atatürk'ün Askerî Kişiliği ve Hizmetleri" gibi eserlerle de Atatürk'ün askerlik yönünü anlatan kalemlerden biri oldu.

Mehmet Fahrettin Belen, 1893'te Bolu'da doğdu. Babası dava vekili Sami Efendi, annesi Hüsniye Hanım'dı. 1912'de Harbiye'den teğmen olarak mezun oldu ve hemen Balkan Savaşı'na katıldı.
Fahri Belen
Fahri BelenGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Yanya kuşatması ve Çanakkale

Birinci Balkan Savaşı'nda genç teğmen Fahri, Yanya kuşatmasında görev yaptı. Esat Paşa'nın komutasındaki Yanya savunması, Balkan Savaşı'nın en uzun direnişlerinden biriydi. Fahri bu kuşatmada yaralandı ve iki yıl savaş kıdemi aldı.

Birinci Dünya Savaşı'nda 5 Ocak 1915'ten 1 Ocak 1917'ye kadar üsteğmen rütbesiyle bölük komutanı olarak Çanakkale Savaşları'nda bulundu. Ardından yüzbaşı olarak Kafkasya, Filistin ve Irak cephelerinde bölük komutanlığı yaptı. 1915'te Harp Madalyası, 1918'de İmtiyaz Madalyası ile ödüllendirildi. Dört ayrı cephede savaşmış olması, sonraki yıllarda yazacağı Birinci Dünya Savaşı tarihine kişisel bir derinlik kattı.
Tarih notu
1893: Bolu'da doğumu.
1912: Harbiye'den mezuniyet ve Yanya kuşatması.
1915-1917: Çanakkale'de bölük komutanlığı.
1 Şubat 1921: Anadolu'ya geçişi.
2 Eylül 1922: 23. Tümen'in Trikupis'i esir alması.
30 Ağustos 1922: Binbaşılığa terfisi.
6 Nisan 1950: Emekliliği.
1950-1957: Bolu milletvekilliği.
15 Temmuz 1975: İstanbul'da ölümü.

Harp Akademisi'nden Anadolu'ya

Mütarekeden sonra Fahri, İstanbul'daki Harp Akademisi'nde öğrenime başladı. Ancak 1 Şubat 1921'de öğrenimini yarıda bırakarak Anadolu'ya geçti ve Kurtuluş Savaşı'na katıldı. Önce Doğu Cephesi'nde 12. Tümen'in kurmay başkanlığına, sonra Batı Cephesi'nde 23. Tümen'in kurmay başkanlığına getirildi. Savaşın ilerleyen döneminde kolordu ve Genelkurmay harekât şube müdürlüğü görevlerinde de bulundu.

Bir tümen kurmay başkanının işi

Kurtuluş Savaşı'nda tümen kurmay başkanlığı, cephedeki en yoğun görevlerden biriydi. Kurmay başkanı, tümen komutanının emirlerini birliklere ulaştıran, keşif bilgilerini toplayan, ikmal ve ulaşımı düzenleyen ve harekât planlarını hazırlayan subaydı. Kurtuluş Savaşı'nın kısıtlı imkânları içinde bu görev, telefon hatlarının yetersizliği, at ve araba eksikliği ve sürekli yer değiştiren cepheler nedeniyle daha da ağırlaşıyordu. Fahri Bey, Harp Akademisi'ndeki öğrenimini yarıda bırakmış olsa da Balkan ve Birinci Dünya savaşlarından gelen deneyimiyle bu görevi üstlenebilecek bir subaydı.

Büyük Taarruz'un hazırlık aylarında tümen karargâhlarının en önemli işi, gizliliği korumaktı. Birliklerin yer değiştirmesi gece yapılıyor, gündüzleri hareket gizleniyordu. Taarruz başladığında ise kurmaylar, hızla ilerleyen birliklerin birbiriyle bağlantısını korumak için gece gündüz çalıştı. Dumlupınar'dan sonraki takip harekâtında tümenler, çekilen Yunan birliklerini yakalamak için günlerce durmadan yürüdü.

Trikupis'in esir alınışı

Büyük Taarruz, 26 Ağustos 1922'de başladı. 30 Ağustos'ta Dumlupınar'da kuşatılan Yunan ordusunun ana kuvvetleri dağıldı. Yunan Anadolu ordusunun başkomutanlığına yeni atanan General Trikupis, kuşatmadan kurtulmaya çalışan birliklerle birlikte geri çekilirken 2 Eylül 1922'de Uşak yakınlarında Türk birliklerine teslim oldu. Fahri Bey'in kurmay başkanı olduğu 23. Tümen, Trikupis'i esir alan birlikti. Trikupis'le birlikte General Dijenis ve çok sayıda subay da esir düştü.

Yunan ordusu başkomutanının esir alınması, Büyük Taarruz'un en sembolik anlarından biri oldu. Mustafa Kemal Paşa, Trikupis ile Uşak'ta görüştü ve ona bir asker olarak saygı gösterdi. Trikupis'in başkomutanlığa atandığını esir düştükten sonra öğrendiği de sık anlatılan bir ayrıntıdır.
Esir alınan General Trikupis, 1922
Esir alınan General Trikupis, 1922Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Ek bilgi
Trikupis'in esir alınması, Yunan ordusunun Anadolu'daki çöküşünün açık bir göstergesiydi. Bir ordunun başkomutanının savaş meydanında esir düşmesi, 20. yüzyıl savaşlarında çok nadir görülen bir olaydır.

Cumhuriyet ordusunda yükseliş

30 Ağustos 1922'de binbaşılığa yükselen Fahri Bey, 1924'te Harp Akademisi'ni bitirerek kurmay oldu. 1925'te kırmızı şeritli İstiklal Madalyası aldı. Sonraki yıllarda Doğu Sınır Tespit Komisyonu başkanlığı, Türk-Sovyet sular sözleşmesi heyeti başkanlığı ve Cenevre'deki silahsızlanma konferansında Türk heyetinin askerî müşavirliği gibi görevlerde bulundu. 1932-1933'te Harp Akademisi'nde öğretmenlik yaptı; 1937-1938'de Konya'da 5. Tugay'ı komuta etti.

1939'da tuğgeneral, 1941'de tümgeneral, 1945'te korgeneral oldu. Adana'da 7. Tümen, Erzurum'da 9. Kolordu, Maraş'ta 17. Kolordu ve Gelibolu'da 2. Kolordu gibi komutanlıklarda bulundu. 6 Nisan 1950'de Askerî Yargıtay ikinci başkanıyken emekli oldu.
Dikkat: yanlış bilinen
Fahri Belen'in Doğu Sınır Tespit Komisyonu ve Türk-Sovyet sular heyetindeki görevleri, Kars Antlaşması'yla çizilen doğu sınırının uygulamaya geçirilmesinde askerlerin teknik rolünü gösterir.

Siyaset ve yazarlık

Emekliliğinin hemen ardından siyasete atıldı ve 1950-1957 yılları arasında iki dönem Bolu milletvekili olarak Meclis'te bulundu. Millî Savunma Komisyonu başkanlığı ve Bayındırlık Bakanlığı yaptı. 1961'de Kurucu Meclis'te görev aldı. Eski Muharipler Birliği'nin başkanlığını da yürüttü.

Fahri Belen'in asıl kalıcı mirası ise kalemidir. Beş ciltlik "Birinci Dünya Savaşı Tarihi", "Çanakkale Savaşı", "Balkan Savaşı" ve "Türk Kurtuluş Savaşı" adlı eserleri, Türk askerî tarih yazımının başvuru kitapları arasındadır. "Büyük Atatürk'ün Askerî Kişiliği ve Hizmetleri" ile "Tarih Işığında Devrimlerimiz" adlı kitaplarında ise Atatürk'ün askerlik ve devrimci yönlerini ele aldı. 15 Temmuz 1975'te İstanbul'da öldü ve Aşiyan Mezarlığı'na gömüldü.
Fahri Belen'in Aşiyan'daki mezarı
Fahri Belen'in Aşiyan'daki mezarıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Sureta. Dosya sayfası

Cephedeki tanıktan masadaki tarihçiye

Fahri Belen'in kitaplarını değerli kılan, yazarının anlattığı savaşların içinden gelmesidir. Yanya'da yaralanan, Çanakkale'de bölük komutanlığı yapan, Kafkasya, Filistin ve Irak'ta savaşan ve Büyük Taarruz'da Trikupis'i esir alan tümenin kurmay başkanı olan bir subayın yazdığı savaş tarihi, arşiv belgelerinin yanında kişisel deneyimin ağırlığını da taşır.

Atatürk'ün askerî kişiliği üzerine yazdıkları da bu açıdan önemlidir. Belen, Mustafa Kemal Paşa'yı uzaktan değil, onun komutasındaki bir ordunun kurmayı olarak tanımıştı. Büyük Taarruz'un planlanmasını, gizliliğini ve uygulamasını bir tümen karargâhından izlemişti. Bu nedenle onun Atatürk anlatısı, savaşın gerçek koşullarını bilen birinin değerlendirmesidir. Fahri Belen'in hayatı, Kurtuluş Savaşı kuşağının subaylarının savaştan sonra da hem orduda hem siyasette hem de tarih yazımında nasıl etkin olduklarını gösteren bir örnektir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap