İçeriğe geç
Giriş yap
0

Mekteb-i Mülkiye (12 Şubat 1859): kaymakam yetiştiren okuldan Siyasal Bilgiler'e

Gece Kâtibi başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

Gece KâtibiKonu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
12 Şubat 1859'da İstanbul Fatih'teki Ticarethane binasında, Sadrazam Âli Paşa ve hükümet üyelerinin katıldığı bir törenle yeni bir okul açıldı: Mekteb-i Fünun-ı Mülkiye. Okulun amacı, taşrada kaza müdürü ve kaymakam olarak görev yapacak memurları yetiştirmekti. İlk yıl elli öğrenci alındı; bunların yirmisi görevdeki memurlardan, otuzu sınavla seçilen gençlerden oluşuyordu.
Kaynaklar
Belge: Mekteb-i Mülkiye (Siyasal Bilgiler Okulu) — Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı (Atatürk Ansiklopedisi), Atatürk Ansiklopedisi maddesi — yazar: Oya Akgönenç. Tarih: 24 Mart 2021.
Bu küçük meslek okulu, sonraki yüzyılda Türkiye'nin en köklü siyaset ve yönetim okullarından birine dönüştü. Bugün Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, kuruluşunu 1859'a bağlar ve mezunları kendilerini hâlâ "Mülkiyeli" olarak tanımlar. Bu yazıda Mülkiye'nin Osmanlı dönemindeki kuruluşunu, gelişimini ve Cumhuriyet'e geçişini anlatıyoruz.
Mekteb-i Mülkiye öğrencilerini ve binasını gösteren eski bir fotoğraf
Mekteb-i Mülkiye öğrencilerini ve binasını gösteren eski bir fotoğrafGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Ahmett Eren. Dosya sayfası

Neden bir memur okulu?

Tanzimat'tan sonra Osmanlı yönetimi, taşrada yeni bir idari yapı kurmaya çalıştı. Kazalarda ve sancaklarda görev yapacak memurlar, yeni çıkarılan kanunları, vergi düzenlemelerini ve mahkeme usullerini bilmek zorundaydı. Ancak bu görevlere atananların çoğu, eski usulde, bir dairenin içinde usta-çırak ilişkisiyle yetişmişti.

1858'de Meclis-i Vâlâ'nın hazırladığı bir rapor, durumu çarpıcı biçimde anlatıyordu. Rapora göre kaymakamlar ve kaza müdürleri idari ve mali mevzuattan habersizdi, hatta kendilerine gönderilen emirleri okuyup anlamakta güçlük çekiyordu. Ticaret alanında görevli memurlar, yabancı devletlerle yapılan antlaşmaları bilmiyor ve yabancı konsoloslarla iletişim kuramıyordu. Bu rapor üzerine 9 Mayıs 1858 tarihli bir iradeyle yeni bir okulun açılmasına karar verildi.
Ek bilgi
Mülkiye'den önce de memur yetiştirmek için okullar açılmıştı. II. Mahmud döneminin sonlarında kurulan Mekteb-i Maarif-i Adliye ve Mekteb-i Ulum-ı Edebiye, kalem memurlarına dil ve yazışma eğitimi veriyordu. Mülkiye, bu okullardan farklı olarak doğrudan taşra yöneticisi yetiştirmeyi hedefledi.

İlk program ve ilk mezunlar

Okulun ilk nizamnamesi, iki yıllık bir eğitim öngörüyordu. Derslerin arasında yazı ve kompozisyon, hesap ve uygulamalı geometri, tarih ve coğrafya, istatistik ve yeni kanunlar, milletlerarası hukuk, Osmanlı antlaşmaları ve ekonomi-politik vardı. Bu program, bir taşra yöneticisinin ihtiyaç duyacağı bilgileri kapsamaya çalışıyordu.

12 Ocak 1861'de sadrazam, şeyhülislam ve hükümet üyelerinin önünde yapılan sınavla otuz üç öğrenci mezun oldu. Mezunlar kaza müdürlüklerine atandı. Aynı yıl çıkan bir iradeyle kaza müdürlüklerine ve sancak kaymakamlıklarına artık yalnızca Mülkiye mezunlarının atanması kararlaştırıldı. Bu karar, okulun mezunlarına güvenli bir kariyer yolu açtı.
Ek bilgi
DOĞRUSU
Mülkiye'nin kuruluş tarihi olarak bazı yayınlar 1858'deki iradeyi, bazıları 1859'daki açılışı esas alır. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, kuruluş tarihi olarak 1859'u kabul eder. Okulun ilk dönemi, orta dereceli bir meslek okulu niteliğindeydi; gerçek bir yüksekokul hüviyetini ancak 1877'den sonra kazandı.

Yangınlar ve taşınmalar

Mülkiye, ilk yıllarında sık sık yer değiştirdi. 1864'te Çemberlitaş'taki bir konağa taşındı. 1865'teki büyük Hocapaşa yangınında bu bina da yandı ve okul Vefa'da Şehzade Camii karşısındaki bir konağa taşındı. Bu dönemde Mülkiye, Darülfünun ile aynı binayı paylaştı.

1867'de eğitim süresi üç yıla, ertesi yıldan itibaren de dört yıla çıkarıldı. Fransızca dersleri programa eklendi ve okulun programı genişledi. 1866'da Mithat Paşa, Bosna vilayetinde memur yetiştirmek için Mülkiye'nin bir şubesini açtı. Bu girişim, okulun taşrada da örnek alınan bir kurum hâline geldiğini gösteriyordu.
Mekteb-i Mülkiye'den bir başka eski fotoğraf
Mekteb-i Mülkiye'den bir başka eski fotoğrafGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Ahmett Eren. Dosya sayfası

Mekteb-i Mülkiye-i Şahane

II. Abdülhamid döneminde Mülkiye köklü bir değişim geçirdi. 1877'de okula üç yıllık bir idadi, yani hazırlık bölümü eklendi ve okul Mekteb-i Mülkiye-i Şahane adını aldı. Böylece Mülkiye, gerçek anlamda bir yüksekokul niteliği kazandı. 1879'dan itibaren gayrimüslim öğrenciler de okula kabul edilmeye başlandı; bu tarihe kadar mezun olan 162 öğrencinin tamamı Müslümandı.

Bu dönemde okulda dönemin önemli aydınları ders verdi. Recaizade Mahmud Ekrem, edebiyat derslerinde genç kuşağı Batı edebiyatıyla tanıştırdı. Tarih dersleri veren Mizancı Murad Bey, öğrencileri arasında siyasi düşünceyi canlandırdı. Mülkiye öğrencileri, II. Abdülhamid döneminin muhalif hareketlerinde de yer aldı; okulda gizli dernekler kuruldu ve Jön Türk hareketine katılan birçok genç bu okuldan çıktı.

Meşrutiyet ve imparatorluğun sonu

1908'de II. Meşrutiyet'in ilanından sonra Mülkiye'nin programında yeni düzenlemeler yapıldı. Hukuk, iktisat ve siyaset dersleri ağırlık kazandı. Birinci Dünya Savaşı yıllarında okulun öğrenci sayısı azaldı, birçok öğrenci ve mezun cephelere gitti.

İmparatorluğun son yıllarında Mülkiye mezunları, valilik, mutasarrıflık ve kaymakamlık gibi görevlerde bulundu. Bu mezunların bir kısmı, Millî Mücadele döneminde Ankara hükümetine katıldı ve Cumhuriyet'in ilk idari kadrosunu oluşturdu.
Mekteb-i Mülkiye-i Şahane'yi gösteren dönem fotoğrafı
Mekteb-i Mülkiye-i Şahane'yi gösteren dönem fotoğrafıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Ankara'ya taşınma

Cumhuriyet'in ilanından sonra Mülkiye, bir süre İstanbul'da eğitimini sürdürdü. 1936'da okul Ankara'ya taşındı ve Siyasal Bilgiler Okulu adını aldı. 1950'de Ankara Üniversitesi'ne bağlanarak Siyasal Bilgiler Fakültesi oldu. Bu süreçte okul, Osmanlı döneminden gelen geleneğini koruyarak Türkiye'nin yönetici ve diplomat kadrolarını yetiştirmeye devam etti.
Ek bilgi
Mülkiye mezunları için kullanılan "Mülkiyeli" sıfatı, okulun Osmanlı dönemindeki adından gelir. Mülkiyeliler Birliği, 1920'lerden beri mezunları bir araya getiren bir dernek olarak faaliyet gösterir. Okulun ilk mezunlarından günümüze kadar bütün mezunların adlarını içeren listeler, okul geleneğinin bir parçası olarak yayımlanmıştır.
Tarih notu
Kronoloji
1858: Meclis-i Vâlâ'nın taşra memurları hakkındaki raporu
9 Mayıs 1858: Okulun açılması için irade
12 Şubat 1859: Mekteb-i Fünun-ı Mülkiye'nin Fatih'te açılışı
12 Ocak 1861: İlk otuz üç mezun
1861: Kaza müdürlüklerine yalnızca Mülkiye mezunlarının atanması kararı
1865: Hocapaşa yangını ve okulun taşınması
1866: Bosna'da Mülkiye şubesinin açılması
1867–1868: Eğitim süresinin dört yıla çıkarılması
1877: Mekteb-i Mülkiye-i Şahane adıyla yeniden düzenlenme
1879: Gayrimüslim öğrencilerin kabulü
1936: Ankara'ya taşınma ve Siyasal Bilgiler Okulu adı
1950: Ankara Üniversitesi'ne bağlanma

Emirleri okuyamayan memurlardan Mülkiyeli kuşaklarına

Mekteb-i Mülkiye, Tanzimat'ın en somut ve en uzun ömürlü kurumlarından biridir. Kuruluşuna yol açan 1858 raporu, taşradaki yöneticilerin emirleri bile okuyamadığını açıkça kabul ediyordu. Bu dürüst tespit, Osmanlı yönetiminin kendi sorunlarını görebildiğini ve onlara kurumsal çözümler arayabildiğini gösterir.

Okulun ilk dönemi mütevazıydı: iki yıllık bir program, elli öğrenci ve kiralık binalarda süren bir eğitim. Ancak 1861'de kaymakamlıkların Mülkiye mezunlarına ayrılması, okulu kısa sürede taşra yönetiminin ana kaynağı yaptı. 1877'deki düzenleme ise Mülkiye'yi bir yüksekokula dönüştürdü ve okulu dönemin aydın çevreleriyle buluşturdu.

Mülkiye'nin hikâyesi, Osmanlı modernleşmesinin Cumhuriyet'e nasıl aktarıldığını da gösterir. Abdülhamid döneminde muhalif hareketlerin yetiştiği bu okul, imparatorluğun son yıllarında ve Millî Mücadele'de devlet kadrolarını besledi. 1936'da Ankara'ya taşınması, bir Osmanlı kurumunun Cumhuriyet'in başkentinde yeniden yerleşmesiydi. Bugün Mülkiyeliler'in kendilerini 1859'a bağlaması, bu sürekliliğin canlı bir ifadesidir. Fatih'teki Ticarethane binasında elli öğrenciyle başlayan bu macera, bir yüzyıl içinde bir ülkenin yönetici kuşaklarını yetiştiren bir geleneğe dönüştü. Mülkiye'nin hikâyesi, iyi tasarlanmış bir kurumun rejim değişikliklerini aşarak yaşayabildiğini gösteren ender örneklerden biridir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap