İçeriğe geç
Giriş yap
0

Zekai Apaydın (1884-1947): Mülkiye'den Londra ve Moskova büyükelçiliğine, Millî Savunma Bakanı

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Bosna'dan Ankara'ya bir devlet adamı

Aziz Zekai Apaydın, Cumhuriyet'in kuruluş yıllarında hem iç siyasette hem diplomaside kilit görevler üstlenen bir isimdir. Mülkiye mezunu bir idareci olarak kaymakamlık ve mutasarrıflıkta yetişti; Millî Mücadele'de Adana Cephesi'nde gönüllü çalıştı; Londra Konferansı'nda Ankara hükûmetinin heyetinde, Lozan'da müşavirler arasında yer aldı. Cumhuriyet döneminde Ziraat Vekili, Londra Büyükelçisi, iki kez Moskova Büyükelçisi ve beş yıl Millî Savunma Bakanı oldu.

Zekai, 1884'te Bosna'da, Graveşka'da doğdu. Orta öğrenimini Aydın Rüştiyesi'nde, liseyi İzmir Merkez İdadisi'nde tamamladı. Ardından devlet memuru yetiştiren Mülkiye Mektebi'ne girdi ve 1903'te mezun oldu.
Aziz Zekai Bey (Apaydın)
Aziz Zekai Bey (Apaydın)Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Rumeli'den Anadolu'ya idarecilik

Mülkiye'den sonra İzmir Vilayeti'nde maiyet memuru olarak göreve başladı. 1907'de Kosova vilayetindeki Vulçetrin'e kaymakam oldu. 1908-1913 arasında Palanga, Uşak, Eskişehir ve Beykoz kaymakamlıklarında bulundu. Bu sıra, Osmanlı idaresinin Balkanlar'dan çekildiği yılları birebir yansıtır: Rumeli'de başlayan bir kariyer, Balkan Savaşları'nın ardından Anadolu ve İstanbul çevresinde sürer.

Mayıs 1914'te Mersin mutasarrıfı oldu. Ekim 1916'da Kayseri, Haziran 1917'de Eskişehir mutasarrıflığına getirildi. Birinci Dünya Savaşı yıllarında Anadolu'nun iç bölgelerinde yürüttüğü bu görevler, ona savaş ekonomisi, iaşe ve göç sorunlarıyla doğrudan uğraşma deneyimi kazandırdı.
Ek bilgi
Mutasarrıf, Osmanlı idari yapısında sancağın (liva) en üst mülki amiriydi. Bugünkü valilikle kaymakamlık arasında bir basamağa karşılık gelir.

Damat Ferit hükûmeti ve Bosna'ya kaçış

Mütareke döneminde, Ocak 1919'da Damat Ferit Paşa hükûmeti onu görevinden aldı. Arandığını ve tutuklanacağını öğrenen Zekai Bey gizlice Bosna'ya gitti.

Millî Mücadele başlayınca yurda döndü ve Adana Cephesi'nde gönüllü olarak çalıştı. Fransız işgaline karşı yürütülen Güney cephesindeki mücadele, onun idareci kimliğiyle örgütçü bir rol üstlenmesine imkân verdi.
Zekai Bey (Apaydın)
Zekai Bey (Apaydın)Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Birinci Meclis'te Adana Milletvekili

27 Ağustos 1920'de Adana Milletvekili seçilerek TBMM'ye katıldı. Birinci Meclis döneminde üstlendiği görevler, onun güvenilir bir isim olarak görüldüğünü gösterir:

Eskişehir İstiklal Mahkemesi üyeliği,
1921 başındaki Londra Konferansı'nda, Hariciye Vekili Bekir Sami Bey'in başkanlığındaki heyette TBMM hükûmeti murahhaslığı,
Lozan Konferansı'nda Türk heyetinin müşavirliği.

Londra Konferansı, İtilaf Devletleri'nin Ankara'yı ilk kez masaya çağırdığı toplantıydı. İstanbul hükûmetinin de davet edildiği konferansta Ankara heyetinin varlığı, Millî Mücadele'nin uluslararası alanda tanınma yolundaki önemli adımlarından biriydi. Zekai Bey bu heyette Ankara'yı temsil eden murahhaslar arasındaydı.
Tarih notu
Londra Konferansı Şubat-Mart 1921'de toplandı. Ankara heyetinin başında Hariciye Vekili Bekir Sami Bey vardı. Lozan Konferansı ise Kasım 1922'de açıldı ve 24 Temmuz 1923'te barış antlaşmasının imzalanmasıyla sona erdi.

Ziraat Vekili ve Londra Büyükelçisi

İkinci Dönem'de Aydın Milletvekili seçildi. İkinci İnönü Hükûmeti'nde Ziraat Vekili oldu. Henüz savaştan çıkmış bir ülkede tarım, nüfusun büyük çoğunluğunun geçim kaynağıydı ve hükûmetin en ağır yükleri arasındaydı.

18 Ekim 1924'te Londra Büyükelçiliği'ne atandı. Lozan'dan sonra İngiltere ile ilişkiler, Musul meselesinin gölgesinde yürüyordu. Bir yıldan kısa süren bu görevin ardından 6 Mayıs 1925'te Moskova Büyükelçiliği'ne nakledildi.

Moskova: Sovyetlerle dostluğun ortasında

Moskova, Ankara'nın 1920'lerde en yakın ilişki kurduğu başkentlerden biriydi. Millî Mücadele yıllarında başlayan dostluk, 17 Aralık 1925'te Paris'te imzalanan Türk-Sovyet Dostluk ve Tarafsızlık Antlaşması'yla yeni bir aşamaya geçti. Zekai Bey, bu dönemde Moskova'daki büyükelçi olarak iki ülke arasındaki temasların yürütülmesinde görev aldı.

Millî Savunma Bakanı (1930-1935)

1930-1935 arasında İsmet Paşa'nın kabinesinde Millî Savunma Bakanı oldu. Bu yıllar, Cumhuriyet ordusunun yeniden düzenlendiği, Boğazlar sorununun yeniden gündeme geldiği ve Avrupa'da gerginliğin arttığı bir döneme denk geldi. Üçüncü, Dördüncü ve Beşinci Dönemlerde Diyarbakır Milletvekili olarak Meclis'te bulundu.

9 Temmuz 1935'te ikinci kez Moskova Büyükelçiliği'ne atandı. 1937'deki Trakya Manevraları'na katılarak yabancı heyetlere eşlik etti. Atatürk'ün de izlediği bu manevralar, Türkiye'nin askerî gücünü yabancı gözlemcilere gösterdiği önemli bir etkinlikti.
Edirnekapı Şehitliği'nde Zekai Apaydın'ın kabri, 2024
Edirnekapı Şehitliği'nde Zekai Apaydın'ın kabri, 2024Görsel: Wikimedia Commons, CC0, yazar: Bjelica. Dosya sayfası

Emeklilik ve ölüm

Eylül 1939'da, İkinci Dünya Savaşı'nın başladığı günlerde, yeni Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile savaşa ilişkin konularda ortaya çıkan görüş ayrılıkları nedeniyle kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. 29 Nisan 1947'de İstanbul'da öldü ve Edirnekapı Şehitliği'ne defnedildi. Soyadı Kanunu'yla "Apaydın" soyadını almıştı.

Zekai Apaydın'ın kariyerine yakından bakış

Zekai Apaydın'ın hayatı, Osmanlı'nın son kuşak sivil idarecilerinin Cumhuriyet'e nasıl aktarıldığını gösteren iyi bir örnektir. Rumeli'de doğmuş, Anadolu'da okumuş, Mülkiye'de yetişmiş bir kaymakam; savaş yıllarında mutasarrıf, Mütareke'de aranan bir kaçak, Millî Mücadele'de gönüllü, sonra milletvekili, murahhas, bakan ve büyükelçi. Bu sıra, devlet tecrübesinin bir rejimden ötekine nasıl taşındığını gösterir.

Kariyerinde iki çizgi dikkat çeker. Birincisi, mülki idare ile diplomasi arasında kolayca gidip gelebilmesidir. Londra Konferansı'ndaki murahhaslıktan Londra ve Moskova büyükelçiliklerine uzanan yol, Ankara'nın kuruluş yıllarında güvendiği az sayıdaki tecrübeli insandan biri olduğunu gösterir. İkincisi, Millî Savunma Bakanlığı gibi askerî bir bakanlığın başına sivil bir idarecinin getirilmesidir; bu, Cumhuriyet'in ordu ile siyaset arasındaki ayrımı kurumsallaştırma çabasının da bir yansımasıdır.

1939'daki emekliliği ise sessiz bir ayrılık olarak kalmıştır. Savaş yıllarının dış politika tercihleri üzerine çıkan görüş ayrılığında kenara çekilmeyi seçmesi, devlet içinde bir görüşe sahip olup onu korumanın da bir tavır olduğunu düşündürür. Edirnekapı'daki kabri, Cumhuriyet'in ilk kuşak devlet adamlarından birinin hatırasını bugün de taşımaktadır.
Dikkat: yanlış bilinen
Bazı kaynaklarda adı "Aziz Zekai Bey" ya da yalnızca "Zekai Bey" olarak geçer. Soyadı Kanunu'ndan önceki belgelerde Apaydın soyadı görülmez; bu nedenle aynı kişiye ait kayıtların farklı adlarla arandığı unutulmamalıdır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap