İçeriğe geç
Giriş yap
0

George Sandys'in yolculuğu (1610–1611): Londra'da basılan haritalı bir Osmanlı anlatısı

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt6 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
George Sandys, 1610–1611'de Osmanlı topraklarını dolaşan İngiliz bir şair ve gezgindi. Londra'da 1615'te yayımladığı "A Relation of a Journey begun An. Dom. 1610" adlı kitabı, 17. yüzyıl boyunca İngiltere'de Osmanlı dünyası hakkında en çok okunan eserlerden biri oldu. Kitap, haritaları ve gravürleriyle İstanbul'u, Mısır'ı ve Kutsal Topraklar'ı İngiliz okuruna tanıttı ve yüzyıl içinde yedi kez yeniden basıldı. Bu yazıda, Sandys'in yolculuğunu, gözlemlerini ve kitabının İngiliz kültüründeki yerini ele alıyoruz.
George Sandys'in 1615 tarihli kitabındaki portresi
George Sandys'in 1615 tarihli kitabındaki portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: W. Barrett, London, Publisher. Dosya sayfası

Bir başpiskoposun oğlu

George Sandys, 1578'de York'ta doğdu. Babası, York başpiskoposu Edwin Sandys'ti. Oxford'da eğitim gördü. Genç yaşta evlendi ama evliliği mutsuz geçti; eşinden ayrıldıktan sonra yolculuğa çıkmaya karar verdi. 1610 yazında Fransa ve İtalya üzerinden Venedik'e, oradan deniz yoluyla Doğu Akdeniz'e geçti.

Sandys'in yolculuğu, İngiltere ile Osmanlı Devleti arasındaki ilişkilerin gelişmekte olduğu bir döneme denk gelir. 1580'de Osmanlı Devleti İngiliz tüccarlarına ticaret ayrıcalıkları vermiş, 1581'de Levant Company kurulmuştu. İstanbul'da bir İngiliz elçisi bulunuyordu ve İzmir, Halep gibi şehirlerde İngiliz tüccarlar faaliyet gösteriyordu. Sandys, bu ağın sağladığı imkânlardan yararlandı.

Ege'den İstanbul'a

Sandys, Venedik'ten yola çıkarak Yunan adalarından geçti. Çanakkale Boğazı'nı geçerken, antik Truva'nın yerini aradı ve kıyıların haritasını kitabına ekledi. İstanbul'a ulaştığında, şehrin konumunu ve görünümünü uzun uzun anlattı. Sandys'in gözünde İstanbul, dünyanın en güzel konumlu şehirlerinden biriydi.

Sandys, İstanbul'da birkaç ay kaldı. Sultan I. Ahmed'in alaylarını gördü, Topkapı Sarayı'nın dış avlularını gezdi. Sultan Ahmed Camii'nin yapımı henüz başlamamıştı; Sandys'in gördüğü İstanbul, Süleymaniye ve Ayasofya'nın silüete hâkim olduğu bir şehirdi. Sandys, Osmanlı yönetim yapısını, divanın işleyişini, yeniçerileri ve sipahileri ayrıntılı biçimde anlattı. Ayrıca Osmanlı kadınlarının giyimini, hamamları ve düğün törenlerini de tasvir etti.
Ek bilgi
Levant Company'nin kayıtları Sandys'in yolculuğunu mümkün kılan İngiliz ticaret ağının belgeleri, bugün Londra'daki Ulusal Arşivler'de (The National Archives, Kew) "State Papers Foreign, Turkey" serisi içinde korunur. Bu seri, İstanbul'daki İngiliz elçilerinin raporlarını, Levant Company'nin yazışmalarını ve ticaret ayrıcalıklarına dair belgeleri içerir. Sandys'in anlatısı, bu resmî kayıtlarla birlikte okunduğunda, 17. yüzyıl başı İngiliz-Osmanlı ilişkilerinin canlı bir tablosunu sunar.

Mısır ve Kutsal Topraklar

Sandys, İstanbul'dan sonra Mısır'a gitti. İskenderiye'den Kahire'ye geçti, piramitleri ziyaret etti ve Nil'in taşkın düzenini anlattı. Kahire'nin büyüklüğünden ve kalabalığından etkilendi; şehrin çarşılarını, camilerini ve kervansaraylarını tasvir etti. Mısır'daki Osmanlı yönetimini ve Memlük beylerinin durumunu da kaydetti.

Ardından Kudüs'e gitti. Kutsal mekânları ziyaret etti; Kudüs'ün planını ve kutsal yerlerin gravürlerini kitabına ekledi. Kudüs'te farklı Hristiyan mezheplerinin kutsal mekânlar üzerindeki rekabetini ve Osmanlı yönetiminin bu rekabeti nasıl düzenlediğini gözlemledi. Dönüş yolunda Kıbrıs ve Malta'ya uğradı, İtalya üzerinden İngiltere'ye döndü.
Sandys'in kitabındaki Çanakkale Boğazı haritası
Sandys'in kitabındaki Çanakkale Boğazı haritasıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: George Sandys. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
İngiliz ve Türk perspektifi İngiliz edebiyat tarihinde Sandys'in kitabı, Shakespeare sonrası dönemde Doğu'ya dair İngiliz hayal gücünü besleyen bir kaynak olarak değerlendirilir. Kitap, Osmanlı Devleti'nin gücünü ve düzenini takdir ederken, aynı zamanda onun "çöküşe yüz tuttuğunu" iddia eden bir dil de taşır. Bu iddia, sonraki yüzyıllarda Avrupa'daki Osmanlı algısının yerleşik bir kalıbı hâline geldi. Türk okuyucu için ise Sandys'in anlatısı, I. Ahmed dönemi İstanbul'unun bir yabancının gözünden ayrıntılı bir resmidir ve "çöküş" söyleminin erken bir örneği olarak da eleştirel biçimde okunmalıdır.

Kitabın başarısı

Sandys'in kitabı 1615'te Londra'da basıldı ve hemen ilgi gördü. 1621, 1627, 1632, 1637, 1652, 1658 ve 1673'te yeniden basıldı. Kitabın gravürleri, İngiliz okurunun Osmanlı şehirlerini ve insanlarını gözünde canlandırmasını sağladı. John Milton gibi yazarlar, Sandys'in kitabını okudu ve eserlerinde ondan yararlandı.

Sandys, yolculuğundan sonra Virginia'daki İngiliz kolonisinde yönetici olarak görev yaptı. Orada Ovid'in "Metamorfozlar"ını İngilizceye çevirdi; bu çeviri, Amerika'da yapılan ilk İngilizce edebî çevirilerden biri kabul edilir. İngiltere'ye döndükten sonra şiirler yazdı ve 1644'te öldü.

Haritalar ve gravürler

Kitabın en dikkat çekici özelliklerinden biri, haritaları ve gravürleridir. Çanakkale Boğazı'nın, İstanbul'un, Kahire'nin ve Kudüs'ün planları, dönemin İngiliz okuyucusu için yeni bilgiler sunuyordu. Kıyafet gravürleri ise Osmanlı kadınlarını, askerlerini ve din adamlarını gösterir. Bu gravürlerin bir kısmı, Nicolay ve diğer Avrupalı yazarların eserlerinden uyarlanmıştır; bir kısmı ise Sandys'in kendi gözlemlerine dayanır.

Kitabın ilk baskısının nüshaları, British Library'de, Oxford'daki Bodleian Kütüphanesi'nde ve Cambridge Üniversitesi Kütüphanesi'nde korunur. Gravürlerin bir kısmı sayısallaştırılmış ve araştırmacıların kullanımına açılmıştır.

Osmanlı yönetimine dair notlar

Sandys'in kitabının en uzun bölümlerinden biri, Osmanlı Devleti'nin yönetim yapısına ayrılmıştır. Sandys, sultanın mutlak otoritesini, sadrazamın ve vezirlerin rolünü, divan toplantılarının düzenini ve eyalet yönetimini anlatır. Devşirme sistemini ve saray okullarını ayrıntılı biçimde tasvir eder; Osmanlı devlet adamlarının çoğunun bu sistemden yetiştiğini vurgular. Tımar sistemini ve sipahilerin toprak gelirlerine bağlı askerlik düzenini de İngiliz okuruna açıklamaya çalışır.

Sandys, Osmanlı adalet sistemine de yer verir. Kadıların mahkemelerini, davaların hızla sonuçlandırılmasını ve şahitliğin önemini anlatır. Avrupa'daki uzun ve masraflı yargılama süreçleriyle karşılaştırıldığında, Osmanlı mahkemelerinin hızı ona dikkat çekici gelir. Öte yandan rüşvetin yaygınlığından ve yüksek görevlerin satın alınabilmesinden şikâyet eder. Bu gözlemler, I. Ahmed döneminin Osmanlı yönetimine dair hem övgü hem eleştiri içeren karmaşık bir tablo sunar.
Sandys'in kitabındaki Osmanlı kadını gravürü
Sandys'in kitabındaki Osmanlı kadını gravürüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: George Sandys. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji
1578: George Sandys York'ta doğar.
1580–1581: İngiliz tüccarlarına Osmanlı ticaret ayrıcalıkları verilir; Levant Company kurulur.
1610: Sandys Venedik'ten Doğu Akdeniz'e yola çıkar.
1610–1611: Sandys İstanbul, Mısır ve Kudüs'ü gezer.
1615: "A Relation of a Journey" Londra'da basılır.
1621–1625: Sandys Virginia'da görev yapar.
1644: Sandys ölür.
1673: Kitabın yedinci yeniden baskısı yapılır.

Bir şairin Osmanlı'sı

George Sandys, bir şairin duyarlılığı ve bir gezginin merakıyla Osmanlı topraklarını dolaştı. Kitabı, İngiltere'de bir yüzyıl boyunca Osmanlı dünyasına açılan başlıca pencere oldu. Haritaları, gravürleri ve ayrıntılı anlatımı, İngiliz okurunun İstanbul'u, Kahire'yi ve Kudüs'ü tanımasını sağladı.

Bize göre Sandys'in kitabı, hem bir bilgi kaynağı hem de bir algı belgesi olarak okunmalıdır. Bir yandan I. Ahmed dönemi Osmanlı toplumunun canlı bir tasvirini sunar; öte yandan Avrupa'da yerleşecek olan "çöküş" anlatısının erken izlerini taşır. Bu iki yönü birlikte görmek, Osmanlı tarihini Avrupa kaynaklarından okurken dikkatli olmamız gerektiğini hatırlatır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap