İçeriğe geç
Giriş yap
0

Thomas Allom'un İstanbul gravürleri (1838): Londra'da basılan romantik bir şehir albümü

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt6 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Thomas Allom, 19. yüzyıl İngiltere'sinin önde gelen mimar ve topografik ressamlarından biriydi. 1830'larda İstanbul'a ve Batı Anadolu'ya giderek yaptığı çizimler, Londra'da 1838'de Fisher yayınevi tarafından basılan "Constantinople and the Scenery of the Seven Churches of Asia Minor" (İstanbul ve Küçük Asya'nın Yedi Kilisesinin Manzaraları) adlı albümde yer aldı. Albümün metnini, İstanbul'da İngiliz elçiliğinin papazı olarak bulunmuş olan Robert Walsh yazdı. Allom'un gravürleri, 19. yüzyıl boyunca İstanbul'un Avrupa'daki en yaygın görsel imgeleri oldu. Bu yazıda, Allom'un albümünü ve onun yarattığı İstanbul imgesini ele alıyoruz.
Allom'un Kasımpaşa'dan İstanbul manzarası gravürü
Allom'un Kasımpaşa'dan İstanbul manzarası gravürüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Robert Walsh / Thomas Allom. Dosya sayfası

Mimar ve ressam

Thomas Allom, 1804'te Londra'da doğdu. Mimarlık eğitimi aldı ve ünlü mimar Francis Goodwin'in yanında çalıştı. Mimarlık eğitimi, ona yapıları ölçülü ve ayrıntılı biçimde çizme becerisi kazandırdı. 1820'lerin sonundan itibaren topografik çizimler yapmaya başladı; İngiltere'nin şehirlerini ve manzaralarını çizdiği eserler, Fisher yayınevi tarafından basılan albümlerde yer aldı.

1830'larda, gravürlü manzara albümleri İngiltere'de çok popülerdi. Orta sınıf okurlar, uzak ülkelerin manzaralarını bu albümler aracılığıyla görüyordu. Fisher yayınevi, Allom'u Doğu'ya göndererek Osmanlı İstanbul'unu ve Anadolu'yu çizmesini istedi. Allom, 1830'ların ortasında İstanbul'a ulaştı ve şehrin farklı yerlerinde çizimler yaptı.

Robert Walsh'ın metni

Albümün metnini yazan Robert Walsh, İrlandalı bir din adamıydı. 1820'lerde İstanbul'daki İngiliz elçiliğinde papaz olarak görev yapmıştı. Bu dönemde II. Mahmud'un yeniçeri ocağını kaldırdığı 1826 olaylarına tanıklık etmişti. Walsh, İstanbul hakkında daha önce de bir kitap yayımlamıştı. Albüm için Allom'un çizimlerine eşlik eden açıklamalar yazdı.

Walsh'ın metni, her gravür için o yerin tarihini, mimarisini ve gündelik hayatını anlatır. Walsh, İstanbul'u yakından tanıyan biri olarak gravürlere bağlam kazandırdı. Ancak metinde dönemin İngiliz bakış açısının izleri de belirgindir: Osmanlı toplumu bir yandan takdir edilir, öte yandan "Doğulu" ve "durağan" bir dünya olarak tasvir edilir.
Ek bilgi
Yedi kilise Albümün ikinci bölümü, Batı Anadolu'daki "Yedi Kilise"ye ayrılmıştır. Bunlar, Yeni Ahit'in Vahiy kitabında adı geçen yedi erken Hristiyan topluluğudur: Efes, İzmir, Bergama, Akhisar (Thyateira), Sart (Sardis), Alaşehir (Philadelphia) ve Laodikeia. Bu yerler, 19. yüzyılda İngiliz okurları için büyük dinî önem taşıyordu. Allom, bu bölgelerin harabelerini ve Osmanlı dönemindeki kasabalarını çizdi. Bu çizimler, 19. yüzyıl Batı Anadolu kasabalarının görünümüne dair değerli belgelerdir.

İstanbul gravürleri

Allom'un İstanbul gravürleri, şehrin hemen her köşesini kapsar: Boğaziçi'nin yalıları ve köyleri, Haliç'in kıyıları, camiler, saraylar, çarşılar, kahvehaneler, hamamlar, mezarlıklar ve çeşmeler. Kasımpaşa'dan tarihî yarımadaya bakan panoramik manzara, Kapalıçarşı'nın kalabalık koridorları, Şehzade Camii'nin avlusu, Topkapı Sarayı'nın Divan kapısı ve saray bahçeleri en tanınmış gravürler arasındadır.

Allom, mimari ayrıntılara büyük önem verdi. Camilerin kubbeleri, minareleri ve avluları, mimar gözüyle özenle çizilmiştir. Ancak Allom, sahnelere romantik bir atmosfer de kattı: ışık oyunları, kalabalık figürler, dramatik gökyüzü ve abartılı ölçekler. Bu özellikler, gravürleri görsel olarak çekici kılarken, bazı ayrıntıların gerçeklikten uzaklaşmasına da yol açtı.
Allom'un Kapalıçarşı gravürü
Allom'un Kapalıçarşı gravürüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Robert Walsh / Thomas Allom. Dosya sayfası

Harem ve hayal gücü

Albümdeki bazı gravürler, Allom'un hiç göremediği yerleri gösterir. Örneğin harem iç mekânlarını tasvir eden gravürler, doğrudan gözleme değil, hayal gücüne ve başka kaynaklara dayanır. Bir yabancı erkeğin Osmanlı haremine girmesi mümkün değildi. Allom'un harem sahneleri, Avrupa'daki Doğu fantezilerini besleyen romantik kurgulardır.

Bu durum, Allom'un gravürlerini değerlendirirken dikkatli olmayı gerektirir. Dış mekân ve mimari gravürleri, genellikle gözleme dayanır ve dönemin İstanbul'unu oldukça doğru yansıtır. İç mekân ve gündelik hayat sahneleri ise daha çok kurgusal öğeler içerir.
Dikkat: yanlış bilinen
Romantik bir İstanbul İngiliz sanat tarihinde Allom'un gravürleri, 19. yüzyıl romantik topografik sanatın önemli örnekleri olarak değerlendirilir. Gravürler, İngiliz okuruna egzotik ve büyüleyici bir Doğu sunar. Bu imge, Avrupa'nın Osmanlı'yı "masalsı" ve "değişmez" bir dünya olarak görmesine katkıda bulundu. Türk okuyucu için ise Allom'un gravürleri, II. Mahmud döneminin İstanbul'una dair değerli görsel belgelerdir; ama bu belgeler, romantik bir süzgeçten geçmiş olduğu bilinerek okunmalıdır. Bugün Allom gravürleri Türkiye'de kartpostallarda, kitap kapaklarında ve dekorasyonda sıkça kullanılır; çoğu zaman bu romantik kurgunun farkında olunmadan.

Albümün başarısı ve yayılması

Albüm, 1838'de iki cilt hâlinde yayımlandı ve büyük ilgi gördü. Gravürler, çelik levhalara işlenmişti; bu teknik, çok sayıda baskı yapılmasına imkân veriyordu. Albüm, sonraki yıllarda farklı baskılar yaptı; gravürler, başka kitaplarda ve dergilerde de kullanıldı. Allom'un İstanbul gravürleri, 19. yüzyıl boyunca Avrupa'da İstanbul'un en tanınmış görüntüleri oldu.

Allom, İstanbul albümünün ardından Çin ve Fransa üzerine de benzer albümler hazırladı. Mimar olarak da çalıştı; Londra'daki bazı kiliselerin ve binaların tasarımında yer aldı. 1872'de Londra'da öldü. Allom'un orijinal çizimlerinin bir kısmı, Londra'daki Victoria and Albert Müzesi'nde ve British Museum'da korunur.

II. Mahmud döneminin İstanbul'u

Allom'un gördüğü İstanbul, II. Mahmud'un reformlarıyla değişmeye başlayan bir şehirdi. Yeniçeri ocağı 1826'da kaldırılmış, yeni ordu kurulmuş, fes yaygınlaşmaya başlamıştı. Gravürlerde bu değişimin izleri görülebilir: bazı figürler yeni tip kıyafetler giyerken, diğerleri eski kıyafetleri sürdürür. Boğaziçi'nde yeni saraylar ve kışlalar yükseliyordu. Allom'un gravürleri, bu geçiş döneminin İstanbul'unu bir anlık görüntü gibi kaydeder.
Allom'un Şehzade Camii gravürü
Allom'un Şehzade Camii gravürüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Robert Walsh / Thomas Allom. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji
1804: Thomas Allom Londra'da doğar.
1820'ler: Robert Walsh, İstanbul'daki İngiliz elçiliğinde papaz olarak görev yapar.
1826: Yeniçeri ocağı kaldırılır.
1830'ların ortası: Allom İstanbul ve Batı Anadolu'da çizimler yapar.
1838: "Constantinople and the Scenery of the Seven Churches of Asia Minor" Londra'da yayımlanır.
1839: II. Mahmud ölür; Tanzimat Fermanı ilan edilir.
1872: Allom Londra'da ölür.

Bir imgenin gücü

Thomas Allom'un gravürleri, İstanbul'u Avrupa'nın gözünde romantik ve büyüleyici bir şehir olarak sabitledi. Bu imge, yüzyıllar boyunca kartpostallardan kitap kapaklarına kadar yaşamaya devam etti. Gravürlerin mimari doğruluğu ve sanatsal etkisi, onları değerli kılar.

Bize göre Allom'un albümü, iki kez okunmalıdır: bir kez II. Mahmud döneminin İstanbul'unu gösteren bir belge olarak, bir kez de Avrupa'nın Osmanlı'yı nasıl hayal ettiğini gösteren bir kültür ürünü olarak. Bu iki okumayı birleştirdiğimizde, hem şehrin kendisini hem de ona yabancı bir gözle bakmanın ne demek olduğunu daha iyi anlarız.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap