İçeriğe geç
Giriş yap
0

Evliya Çelebi (1611–y. 1684): Seyahatnâme'nin on cildinde bir imparatorluğun portresi

SohbeX Editör 1 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 1Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Evliya Çelebi, asıl adıyla Derviş Mehmed Zıllî, XVII. yüzyılda Osmanlı topraklarını ve komşu ülkeleri yaklaşık kırk yıl boyunca dolaşarak gördüklerini on ciltlik Seyahatnâme'sinde anlatan gezgin ve yazardır. 25 Mart 1611'de İstanbul'da doğdu ve 1680'lerin ortalarında, büyük olasılıkla Kahire'de öldü. Seyahatnâme, dünya edebiyatının en uzun ve en kapsamlı seyahat eserlerinden biridir. Şehirler, kaleler, camiler, çarşılar, diller, yemekler, gelenekler ve insan hikâyeleriyle dolu bu eser, XVII. yüzyıl Osmanlı dünyasını bugüne taşıyan eşsiz bir kaynaktır. UNESCO, doğumunun 400. yılı olan 2011'i Evliya Çelebi'yi anma yılları arasına almıştır.
Macaristan'ın Eger kentindeki Evliya Çelebi heykeli
Macaristan'ın Eger kentindeki Evliya Çelebi heykeliGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Globetrotter19. Dosya sayfası

Kuyumcubaşının oğlu

Evliya, Kütahya kökenli varlıklı bir ailenin oğlu olarak İstanbul'da doğdu. Babası Derviş Mehmed Zıllî Ağa, sarayın kuyumcubaşısıydı. Evliya, iyi bir eğitim aldı; Kur'an'ı ezberleyerek hafız oldu, hat, musiki ve edebiyat öğrendi. Gençliğinde güzel sesi ve hazırcevaplığıyla dikkat çekti. Kendi anlatımına göre, bir Kadir gecesi Ayasofya'da Kur'an okurken IV. Murad'ın dikkatini çekti ve saraya alındı. Bir süre padişahın musahiplerinden, yani sohbet arkadaşlarından biri oldu.

Bir rüya ve bir yolculuk

Evliya, seyahat hayatının başlangıcını bir rüyaya bağlar. Anlattığına göre 1630'da bir Aşure gecesi rüyasında Peygamber'i gördü; heyecanından "Şefaat yâ Resûlallah" diyeceği yerde "Seyahat yâ Resûlallah" dedi. Peygamber de ona hem şefaat hem seyahat müjdeledi. Bu hikâye, Seyahatnâme'nin başında yer alır ve Evliya'nın gezilerini manevi bir görev olarak sunmasına zemin hazırlar.

İlk ciddi yolculuğunu 1640'ta Bursa'ya yaptı. Bunu İzmit, Trabzon ve Kırım izledi. Sonraki kırk yıl boyunca neredeyse durmadan seyahat etti. Çoğu zaman bir paşanın maiyetinde, bir elçilik heyetinde ya da bir seferde görev alarak yolculuk yaptı. Akrabası olan Melek Ahmed Paşa'nın hizmetinde uzun yıllar geçirdi ve onunla birlikte Anadolu'nun, Balkanlar'ın ve Doğu Anadolu'nun birçok yerini dolaştı.
Kütahya'daki Evliya Çelebi Evi Müzesi
Kütahya'daki Evliya Çelebi Evi MüzesiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Ömerserez. Dosya sayfası

Seyahatnâme'nin dünyası

Seyahatnâme'nin on cildi, kabaca şöyle bir sıra izler:
Eserde, gezilen her şehrin kalesi, camileri, hamamları, hanları, çarşıları, halkının dili, kıyafetleri ve yemekleri anlatılır. Evliya, şehirlerdeki esnaf gruplarını, imaretleri ve vakıfları sayar; yerel lehçelerden kelime listeleri verir. Bu sayede Seyahatnâme, bugün kaybolmuş dillerin ve lehçelerin kayıtlarını da içeren bir hazine hâline gelmiştir.
Ek bilgi
Dillere meraklı bir gezgin: Evliya Çelebi, gezdiği yerlerin dillerinden örnek kelime ve cümleler kaydetmeyi severdi. Seyahatnâme'de Arnavutça, Gürcüce, Macarca, Ermenice, Rumca ve Kafkas dillerinden örnekler bulunur. Bazı diller için bu kayıtlar, o dilin bilinen en eski yazılı örnekleri arasındadır. 1665–1666'daki Viyana ziyaretinde Almanca ile Farsça arasındaki bazı kelime benzerliklerini fark etmesi, bugün Hint-Avrupa dil ailesi olarak bilinen akrabalığa dair erken bir gözlem olarak anılır.

Abartı mı, edebiyat mı?

Seyahatnâme okuyucusunun ilk fark ettiği şey, Evliya'nın abartıya ve hikâye anlatmaya düşkünlüğüdür. Sayılar zaman zaman inanılmaz büyüklüklere ulaşır, bazı olaylar masalsı bir havaya bürünür. Evliya'nın bazı yerlere gerçekten gidip gitmediği de tartışılır; örneğin Hollanda ve İsveç'e yaptığını anlattığı yolculuklar, araştırmacılar tarafından şüpheyle karşılanır. Ancak bu özellikler, eserin değerini azaltmaz. Evliya, bir tarihçi değil, okurunu hem bilgilendirmek hem de eğlendirmek isteyen bir anlatıcıydı. Gerçekten gördüğü yerlere dair ayrıntılı tasvirleri ise başka kaynaklarla karşılaştırıldığında çoğu zaman doğru çıkar.
Dikkat: yanlış bilinen
Seyahatnâme'yi okurken: Eserdeki rakamların (nüfus, ev sayısı, cami sayısı gibi) olduğu gibi alınması yanıltıcı olabilir. Evliya, çoğu zaman yuvarlak ve büyük sayılar kullanır. Bu yüzden tarihçiler, Seyahatnâme'yi bir istatistik kaynağı olarak değil, bir dönemin havasını, insanlarını ve gündelik hayatını yansıtan bir anlatı olarak kullanır. Bir şehrin binalarını tarif ettiği bölümler ise, bugün yıkılmış yapıların bir zamanlar nasıl göründüğünü anlamak için çok değerlidir.

Yabancı gözlerde Evliya

Seyahatnâme'nin Avrupa'da tanınmasında Avusturyalı şarkiyatçı Joseph von Hammer-Purgstall'in büyük payı vardır. Hammer, eserin ilk ciltlerinden seçmeleri XIX. yüzyılın ilk yarısında İngilizceye çevirerek Londra'da yayımladı. XX. yüzyılın sonlarından itibaren Robert Dankoff başta olmak üzere birçok araştırmacı, eserin eleştirel baskıları ve çevirileri üzerinde çalıştı. Bugün Seyahatnâme'nin Balkanlar ve Orta Avrupa ile ilgili bölümleri, bu ülkelerin kendi tarihçileri için de vazgeçilmez bir kaynaktır. Macaristan'daki Eger, Bosna-Hersek'teki Mostar, Kuzey Makedonya'daki Üsküp gibi şehirlerde Evliya Çelebi'nin adını taşıyan sokaklar ve anıtlar bulunur. Eger'deki heykel, bu yazının ilk görselinde yer almaktadır.

Eserin en önemli yazma nüshaları, İstanbul'daki Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi'nde korunur. Bu nüshaların Evliya'nın kendi elinden çıkmış ya da onun gözetiminde yazılmış olabileceği düşünülür. Seyahatnâme'nin tamamı ancak XX. yüzyılda Türkiye'de yayımlanabildi; eleştirel baskısı 2000'li yıllarda tamamlandı.
Evliya Çelebi'nin Seyahatnâme'de hayranlıkla anlattığı Mostar köprüsü ve eski şehir
Evliya Çelebi'nin Seyahatnâme'de hayranlıkla anlattığı Mostar köprüsü ve eski şehirGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Ramirez HUN. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji:
25 Mart 1611: İstanbul'da doğar.
1630: Seyahat rüyasını görür.
1640: İlk yolculuğunu Bursa'ya yapar.
1665–1666: Viyana'ya giden Osmanlı elçiliğiyle seyahat eder.
1669: Kandiye kuşatmasının son aşamasında Girit'tedir.
1671–1672: Hacca gider, ardından Mısır'a geçer.
y. 1684: Büyük olasılıkla Kahire'de ölür.
2011: UNESCO, doğumunun 400. yılını anma yılları arasına alır.

Merakın on cildi

Evliya Çelebi, Osmanlı insanının kendi dünyasına nasıl baktığını anlamak için en iyi rehberlerden biridir. O, gördüğü her şeye şaşırmayı bilen, insanlara ve onların hikâyelerine bitmeyen bir ilgi duyan bir gezgindi. Abartıları ve hayalleriyle birlikte Seyahatnâme, bir imparatorluğun çeşitliliğini, dillerini, inançlarını ve yemeklerini sevgiyle kaydeden bir eserdir. Evliya'yı okumak, bize yalnızca XVII. yüzyılın şehirlerini değil, o şehirlerde yaşamış insanların sesini de getirir. Belki de onun en büyük mirası, merakın bir insanı bir ömür boyu yollarda tutabileceğini göstermesidir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap