Kuyucu Murad Paşa, I. Ahmed döneminde sadrazamlık yapan, Zitvatorok barışının Osmanlı müzakerelerini yöneten ve Anadolu'daki Celâlî isyanlarını sert yöntemlerle bastıran devlet adamıdır. Doğum tarihi ve yeri kesin olarak bilinmez; öldüğünde yaşının doksanı geçtiği kaydedildiği için 1522 dolayında doğduğu tahmin edilir. Kaynaklarda Hırvat asıllı olduğu belirtilir; devşirme usulüyle saraya alındı ve orada yetişti. "Koca" lakabıyla da anılır. Âsafî'nin Şecâatnâme'sinden Murad Paşa'nın 1585'te esir düşüşünü gösteren minyatür (İÜ Kütüphanesi TY 6043)Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Dal Mehmed Çelebi (Asafi). Dosya sayfası
Yemen'den Alamut'a
Kanuni'nin son yıllarında Yemen beylerbeyi olan Mahmud Paşa'ya intisap edip kethüdası oldu, onun Mısır valiliğinde de yanında bulundu ve kızıyla evlendi. 1575'te Yemen beylerbeyi oldu ve yaklaşık dört yıl orada kalıp hayır eserleri yaptırdı. Yemen'de haksız yere servet edindiği söylentisiyle azledilip İstanbul'a getirildi (1580), bir süre Yedikule'de hapsedildi, serveti müsadere edildi. Affedilince Trablusşam beylerbeyiliğine, ardından Karahisarışarkî sancağına gönderildi.
1585'te Özdemiroğlu Osman Paşa'nın Tebriz seferine Karaman beylerbeyi olarak katıldı. Hamza Mirza komutasındaki Safevî kuvvetleriyle gece karanlığına kadar süren çarpışmada geri çekilirken atıyla birlikte derin bir kuyuya düştü, esir alındı ve Alamut (Kahkaha) Kalesi'ne hapsedildi. 1590 Osmanlı-Safevî barışından sonra serbest bırakılıp İstanbul'a döndü.
Dikkat: yanlış bilinen
"Kuyucu" lakabının iki açıklaması: Bir rivayete göre bu lakap, isyancıları öldürdükten sonra cesetlerini kuyulara doldurtmasından, başka bir rivayete göre 1585Tebriz seferinde atıyla birlikte kuyuya düşüp esir alınmasından gelir. Yaygın anlatı yalnız birinci açıklamayı tekrarlar; Batı literatürü de lakabı Celâlîler için kazdırdığı toplu mezarlara bağlar. Kaynaklarda iki rivayet birlikte bulunduğu için hangisinin lakabın asıl kaynağı olduğu kesin değildir. Âsafî'nin Şecâatnâme'sindeki esaret minyatürü, ikinci açıklamanın dayandığı olayı görsel olarak kaydeder.
Uzun Savaş'ta
1590'da Kıbrıs, 1592'de Trablusşam ve yeniden Kıbrıs, 1594'te Şam, 1595'te Diyarbekir beylerbeyi oldu ve bu sıfatla Avusturya savaşlarına katıldı. Cigalazade Sinan Paşa ve Kırım Hanı Fetih Giray ile birlikte öncü kuvvetler içinde yer aldı ve Haçova Meydan Muharebesi'nde (1596) büyük yararlılık gösterdi. 1599'da imparatorluk temsilcileriyle barış görüşmeleri yapan Osmanlı heyetinde görev aldı; Rumeli eyaletiyle birlikte Budin muhafazasıyla görevlendirildi.
Zitvatorok'un mimarı
I. Ahmed'in tahta çıkışından sonra 10 Kasım 1605'te dördüncü vezir oldu; uzun süredir Avusturya cephesinde bulunduğu için Lala Mehmed Paşa ona Macaristan serdarlığını verdi. Onun başkanlığında, damadı Kadızade Ali Paşa ve Budin kadısı Hâbil Efendi tarafından 20 Ekim – 11 Kasım 1606 arasında yürütülen görüşmelerle Zitvatorok Antlaşması imzalandı. Türk literatürünün antlaşma bahsine göre Murad Paşa Erdel Prensi Bocskay'a barış için çalışırsa onu destekleyeceğini, savaşın sürmesini isterse de yanında olacağını bildirmişti. İstanbul Vezneciler'deki Kuyucu Murad Paşa TürbesiGörsel: Wikimedia Commons, CC0, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Sadrazamlık ve Celâlîler
Celâlîler karşısındaki başarısızlıklardan sorumlu tutulan Sadrazam Derviş Paşa'nın idamından sonra Şeyhülislam Sun'ullah Efendi'nin tavsiyesiyle Murad Paşa 11 Aralık 1606'da sadrazam oldu ve mührü Belgrad'da aldı. Temmuz 1607'de harekete geçti: Kalenderoğlu'na Ankara sancak beyliğini vererek arkasını güvenceye aldı; Konya, Lârende, İçel ve Adana üzerinden ilerledi. Belen geçidinden dolaşıp Oruç ovasına indi; çatışmalar 23 Ekim 1607'de başladı, asıl savaş ertesi gün yapıldı ve Canbolatoğlu Ali'nin kuvvetleri bozuldu.
Ankara'ya alınmayan Kalenderoğlu'nu Ağustos 1608'de Göksun yaylasındaki Alaçayır'da yendi. Amasya yöresindeki Tavil Halil ve kardeşi Meymun'u yeniçerilerle altı gün altı gece kovalayıp Karahisarışarkî'deki Kara Hasan Derbendi'nde yakaladı. 18 Aralık 1608'de yanında 400 dolayında Celâlî bayrağıyla İstanbul'a döndü ve törenle karşılandı.
Ek bilgi
"Üsküdar seferi": Padişah Murad Paşa'nın İran üzerine yürümesini isterken o, geride kalan isyancıları tamamen ortadan kaldırmak niyetindeydi. Haziran 1609'da İran seferi söylentisiyle ordusunu Üsküdar'da topladı ve isyancıları sefere davet etti; Aydın yöresinde ayaklanan Yûsuf Paşa davete uyup geldi ve bertaraf edildi. Kaynaklar bu olaya "Üsküdar seferi" der. Aynı kış Murad Paşa, devlet görevlilerinin reayaya zulmetmemesini emreden bir adâletnâme yayımlayarak yurdunu terk eden halkın geri dönmesini sağlamaya çalıştı. Sert harekât ile adâletnâme aynı politikanın iki yüzüydü.
Son seferi ve ölümü
Murad Paşa 1610'da İran üzerine yürüdü; Erzurum'dan Hasankale, Çaldıran ve Hoy yoluyla Tebriz'e ilerledi. İki ordu Tebriz'in kuzeyinde karşılaştıysa da çatışma olmadı; kış, mühimmat ve erzak sıkıntısı yüzünden Diyarbekir'e çekildi. Yeni sefer hazırlıkları sürerken 5 Ağustos 1611'de Cülek'te öldü. Aralarında husumet bulunan Nasuh Paşa tarafından bir ziyafette zehirletildiği de rivayet edilir. Ölümünden sonra ordudaki 6,5 milyon akçeyi bulan parası Nasuh Paşa tarafından müsadere edildi. Cenazesi önce Diyarbekir'de geçici olarak gömüldü, sonra İstanbul Vezneciler'de yaptırdığı medresenin yanındaki türbesine nakledildi.
Değerlendirme
Kaynaklar onu Osmanlı devlet düzenine ve geleneklerine bağlı, dindar bir devlet adamı olarak tanıtır; buna karşılık Celâlîleri ortadan kaldırmada aşırılığa varan uygulamalarda bulunduğunu, 60–70.000 civarında Celâlîyi öldürdüğünü, konakladığı yerlerde derin kuyular kazdırıp öldürdüklerini bu kuyulara doldurttuğunu rivayet eder. Nakşibendî tarikatına mensuptu ve hac görevini yerine getirmişti. Türk literatürünün Celâlî isyanları bahsinde Mücteba İlgürel, onun sert ve kanlı tedbirleriyle sağlanan sükûnetin bir süre devam ettiğini, ancak II. Osman'ın ölümünden sonra Abaza Mehmed Paşa isyanıyla bozulduğunu yazar. Kuyucu Murad Paşa Türbesi'nin 2015 tarihli görünümüGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Dosseman. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 1522 dolayı: Doğum (tahmini). 1575: Yemen beylerbeyi. 1585: Tebriz seferinde esir düşer. 1590: Serbest bırakılır. 1596: Haçova'da öncü kuvvetlerde. 10 Kasım 1605: Dördüncü vezir, Macaristan serdarı. 11 Kasım 1606: Zitvatorok Antlaşması. 11 Aralık 1606: Sadrazam. 24 Ekim 1607: Oruç ovası. Ağustos 1608: Alaçayır. 9 Ekim 1609: Sultan Ahmed Camii'nde ilk kazma. 5 Ağustos 1611: Cülek'te ölüm.
Kuyucu Murad Paşa neyi değiştirdi?
Kuyucu Murad Paşa, devlet otoritesini yeniden kurmak için çok sert yöntemlere başvuran bir devlet adamı olarak anılır. Bize göre onu değerlendirirken iki tarafı birlikte görmek gerekir: Celâlî harekâtı Anadolu'da bir süre için düzen sağladı, ama bunun bedeli çok ağır oldu ve sorunun kökleri ortadan kalkmadı. Adâletnâmesi ise sert harekâtın yanında halkın yurduna dönmesini isteyen bir yönetim anlayışını da gösterir.