İçeriğe geç
Giriş yap
0

Celal Nuri İleri (1881-1938): Misak-ı Millî'nin müsveddesi, Malta sürgünü ve 1924 Anayasası

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Gazeteci, düşünür, milletvekili

Celal Nuri İleri, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçiş döneminin en üretken yazarlarından biriydi. Elli civarında kitap ve iki bin iki yüzden fazla makale yayımladı. Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı'nda Gelibolu mebusu olarak Misak-ı Millî'nin müsveddesini kaleme alanlar arasında yer aldı. İstanbul'un işgalinden sonra İngilizler tarafından tutuklanarak Malta'ya sürüldü. Döndükten sonra Büyük Millet Meclisi'nde dört dönem milletvekilliği yaptı ve 1924 Anayasası'nı hazırlayan komisyonun başkanlığını ve raportörlüğünü üstlendi. Batıcı düşüncenin önemli temsilcilerinden biri olarak yeni Cumhuriyet'in fikrî mimarları arasında sayılır.

Mehmet Celaleddin, 15 Ağustos 1881'de Gelibolu'da doğdu. Babası, devlette çeşitli görevlerde bulunduktan sonra 1908'de Meclis-i Âyan üyesi olan Mustafa Nuri Bey'di. Annesi Nefise Hanım ise Adana valiliği ve Hariciye Nazırlığı gibi görevlerde bulunmuş Abidin Paşa'nın kızıydı. Babasına duyduğu sevgiden ötürü adına "Nuri" mahlasını ekledi. Karikatürist ve İstanbul Radyosu'nun kurucusu Sedat Nuri İleri ile hukuk profesörü Suphi Nuri İleri onun kardeşleriydi.
Celal Nuri İleri
Celal Nuri İleriGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Galatasaray'dan gazeteciliğe

Çocukluğu babasının görevli bulunduğu Gelibolu, Sakız ve Canik'te geçti. Ortaöğrenimini yatılı olarak Galatasaray Mekteb-i Sultanisi'nde, yükseköğrenimini İstanbul Hukuk Mektebi'nde tamamladı. Fransızcasını ilerletmek için Hariciye Nezareti'nin kalemine devam etti. II. Meşrutiyet'in ilanından önce kamu hukuku alanında doktorasını tamamladı.

Çalışma hayatına avukat olarak başladıysa da asıl mesleği gazetecilik oldu. Le Courrier d'Orient, Jeune Turc, Tanin ve İkdam gibi Türkçe ve Fransızca gazetelerde, İçtihat, Türk Yurdu ve Resimli Kitap gibi dergilerde yazdı. Yazılarında meşrutiyetin hukuki boyutunu ve Osmanlı Devleti'nin gerileme nedenlerini tartıştı. Ocak 1918'de kendi gazetesi Âti'yi çıkarmaya başladı. Âti, 10 Şubat 1919'da kapatıldı; ancak hemen ertesi gün İleri adıyla yayın hayatına devam etti.
Tarih notu
15 Ağustos 1881: Gelibolu'da doğumu.
Ocak 1918: Âti gazetesinin yayına başlaması.
11 Şubat 1919: Gazetenin İleri adıyla çıkmaya başlaması.
22 Kasım 1919: Gelibolu mebusu seçilmesi.
28 Ocak 1920: Misak-ı Millî'nin Mebusan Meclisi'nde kabulü.
Mart 1920: Tutuklanıp Malta'ya sürülmesi.
Kasım 1921: Malta'dan dönüşü.
20 Nisan 1924: Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun kabulü.
1 Kasım 1938: İstanbul'da ölümü.

İleri gazetesi ve Millî Mücadele

Mondros Mütarekesi'nden sonra İstanbul basını ikiye bölündü. Bir kısım gazeteler işgal yönetimine ve İstanbul hükûmetine yakın dururken, bir kısmı Anadolu'da başlayan milli hareketi destekledi. Celal Nuri'nin İleri gazetesi, Millî Mücadele yılları boyunca Anadolu hareketini destekleyen gazetelerden biri oldu. İşgal altındaki İstanbul'da böyle bir yayın çizgisi izlemek, sansür ve kapatılma tehlikesiyle yaşamak demekti.

22 Kasım 1919'da Celal Nuri, Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı'na Gelibolu mebusu olarak seçildi. Bu meclis, Ocak 1920'de İstanbul'da toplandı. Mebusların önemli bir kısmı, Erzurum ve Sivas kongrelerinde belirlenen ilkeleri benimsemişti.
Resimli Gazete'de Celal Nuri, 17 Kasım 1923
Resimli Gazete'de Celal Nuri, 17 Kasım 1923Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Resimli Gazete. Dosya sayfası

Misak-ı Millî'nin müsveddesi

Mebusan Meclisi'nin en önemli kararı, 28 Ocak 1920'de gizli bir oturumda kabul edilen ve 17 Şubat 1920'de ilan edilen Misak-ı Millî oldu. Bu belge, Mondros Mütarekesi imzalandığı sırada Türk askerinin elinde bulunan toprakların bölünmez bir bütün olduğunu, kapitülasyonların kabul edilemeyeceğini ve milletin tam bağımsızlığını ilan ediyordu. Celal Nuri, bu belgenin müsveddesini kaleme alanlar arasındaydı. Hukuk eğitimi ve kalem gücü, belgenin metninin oluşturulmasında önemli katkı sağladı.

Misak-ı Millî, Kurtuluş Savaşı'nın siyasi programı hâline geldi. Ankara'daki Büyük Millet Meclisi de bu belgeyi esas aldı ve Lozan Konferansı'nda Türk heyeti bu sınırları savundu.
Ek bilgi
Misak-ı Millî'nin kabulü, İtilaf devletlerini harekete geçirdi. 16 Mart 1920'de İstanbul resmen işgal edildi, Mebusan Meclisi basıldı ve pek çok mebus tutuklandı. Meclis kısa süre sonra kendini tatil etti.

Malta sürgünü

İstanbul'un işgalinden sonra, Mart 1920'de İngilizler Celal Nuri'yi de tutukladı. O, Malta'ya sürülen Osmanlı devlet adamları, mebuslar, subaylar ve aydınlar arasındaydı. Malta sürgünleri, İngiltere'nin milli hareketi destekleyenleri etkisiz bırakma girişiminin bir parçasıydı. Sürgünler, Ankara hükûmeti ile İngiltere arasında yapılan esir değişimi anlaşmasıyla serbest bırakıldı. Celal Nuri, Kasım 1921'de Malta'dan dönebildi.

Büyük Millet Meclisi'nde

Malta'dan döndükten sonra Celal Nuri, Gelibolu milletvekili olarak Büyük Millet Meclisi'ne katıldı. 1920-1927 arasında Gelibolu'yu, 1927-1935 arasında Tekirdağ'ı temsil etti. Meclis'teki en önemli görevi, 1924 Anayasası'nı, yani Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nu hazırlayan komisyonun başkanlığı ve raportörlüğüydü.

1924 Anayasası, Cumhuriyet'in ilk tam anayasasıydı. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu, yasama ve yürütme yetkisinin Meclis'te toplandığını ve Meclis'in bu yetkileri cumhurbaşkanı ve bakanlar kurulu eliyle kullanacağını belirliyordu. 20 Nisan 1924'te kabul edilen anayasa, 1961'e kadar yürürlükte kaldı. Komisyonun başkanı olarak Celal Nuri, anayasa tasarısının Meclis'teki tartışmalarında hükûmet adına açıklamalar yaptı.
Dikkat: yanlış bilinen
1924 Anayasası, ilk metninde devletin dininin İslam olduğunu belirten bir hüküm içeriyordu. Bu hüküm 1928'de anayasadan çıkarıldı; 1937'de ise laiklik ilkesi anayasaya girdi.
Malta sürgünleri
Malta sürgünleriGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Kılıç Ali olayı

1924'te Celal Nuri'nin bir yazısı, milletvekili Kılıç Ali'yi kızdırdı. Gazetenin basılmasının ardından, 30 Temmuz 1924'te Celal Nuri, Kılıç Ali tarafından yaralandı. Olay haftalarca Türk basınında yankı buldu ve İçişleri Bakanı Ferit Tek'in istifasıyla sonuçlanan bir sürece yol açtı; yerine Recep Peker atandı. İleri gazetesi aynı yıl kapandı ve Celal Nuri bundan sonra herhangi bir basın yayın organında görünmedi.

Batıcı bir düşünür

Celal Nuri, düşünce hayatında Batıcılık akımının önde gelen temsilcilerinden biriydi. Taç Giyen Millet (1923) ve Türk İnkılabı (1926) adlı eserlerinde Türk modernleşmesinin ana hatlarını ortaya koydu. Kadınların eğitimi meselesine büyük önem verdi; "Kadınlarımız" adlı eseri bu konudaki görüşlerini topladı. Ziya Gökalp, Ahmet Ağaoğlu ve Ali Kemal gibi dönemin önde gelen yazarlarıyla kalem tartışmaları yaptı. Yazılarında Helvacızâde ve Afife Fikret gibi takma adlar da kullandı.

Harf devriminden sonra Latin alfabesine geçiş çalışmalarına katıldı ve okuma yazma kitapları hazırladı. Yaşamı boyunca pek çok ülkeye seyahat etti, kutup bölgelerine kadar gitti ve gezilerini seyahatnameler hâlinde yayımladı. Soyadı Kanunu'ndan sonra, gazetesinin adını hatırlatan İleri soyadını aldı. 1 Kasım 1938'de, Atatürk'ün ölümünden on gün önce, İstanbul'da öldü.

Kalemle Cumhuriyet'in kurucuları arasında

Celal Nuri, Cumhuriyet'in kuruluşuna silahla değil kalemle katkıda bulunan aydınların en dikkat çekici örneklerinden biridir. Misak-ı Millî'nin müsveddesinden 1924 Anayasası'na kadar, yeni devletin iki kurucu belgesinin hazırlanmasında yer aldı. Bu, bir hukukçu ve gazetecinin bir devletin kuruluşunda oynayabileceği rolün nadir bir örneğidir.

Onun hayatı aynı zamanda Osmanlı aydınının Cumhuriyet'e geçişini de yansıtır. Galatasaray'da yetişmiş, Fransızca yazan, Batı düşüncesini yakından tanıyan bir aydın olarak, Türkiye'nin modernleşmesi için yıllarca yazdı. Fikirleri zaman zaman sert eleştirilere hedef oldu; ancak o, kalem tartışmalarından çekinmedi. İşgal altındaki İstanbul'da milli hareketi desteklemesi, Malta'ya sürülmesi ve döndükten sonra Meclis'te Cumhuriyet'in anayasasını hazırlaması, onun Türk tarihindeki yerini belirleyen dönüm noktalarıdır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap