İçeriğe geç
Giriş yap
Atatürk Devrimleri
Görsel: Fornad II · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons
Kurum

Atatürk Devrimleri

Atatürk Devrimleri, Atatürk İnkılâpları, Kemalist Devrim ya da Türk Devrimi, Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğinde Kemalist çerçeve doğrultusunda gerçekleştirilen; Türkiye Cumhuriyeti'ni laik ve modern bir ulus devlete dönüştürmeyi…

Diğer adları
Atatürk Reformları, Atatürk devrimleri, Atatürk inkılapları, Atatürk inkılâpları, Atatürk reformları, Atatürk İnkılapları, Atatürk İnkılapları (Devrimleri), Atatürk İnkılâpları

Hakkında

Atatürk Devrimleri, Atatürk İnkılâpları, Kemalist Devrim ya da Türk Devrimi, Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğinde Kemalist çerçeve doğrultusunda gerçekleştirilen; Türkiye Cumhuriyeti'ni laik ve modern bir ulus devlete dönüştürmeyi amaçlayan siyasal, hukuksal, dinî, kültürel, toplumsal ve ekonomik düzenlemeler bütünüdür. Bu dönemde temel siyasal güç olan Cumhuriyet Halk Partisi, çok partili hayata geçiş yönünde yapılan bazı girişimlere rağmen, 1923'ten 1945'e kadar Türkiye'yi tek parti yönetimi altında idare etti. 1938'de Atatürk'ün ölümünün ardından yerine geçen İsmet İnönü, liderliği devralarak Kemalist reformları sürdürdü ve geliştirdi. Ancak bu süreç, II. Dünya Savaşı'nın yarattığı koşullar nedeniyle sekteye uğradı. Nihayetinde Cumhuriyet Halk Partisi, 1950 genel seçimlerini Demokrat Parti'ye kaybederek iktidardan düştü ve bu gelişme, Türk Devrimi sürecinin sona ermesi olarak değerlendirildi.

Reformların merkezinde, Türk toplumunun modernleşmesi gerektiği düşüncesi yer alıyordu; bu doğrultuda yalnızca siyasal alanda değil, ekonomik, toplumsal, eğitsel ve hukuksal alanlarda da kapsamlı değişiklikler gerçekleştirildi. Bu reformlar, yüzyıllar boyunca şekillenmiş karmaşık yapıyı çözmeyi amaçlayan planlı bir program çerçevesinde yürütüldü ve pek çok geleneksel uygulamanın sona ermesine yol açan köklü kurumsal dönüşümleri beraberinde getirdi. Reformlar, 1921 Anayasası'nın yerine 1924 Anayasası'nın kabul edilmesiyle başlayan anayasal modernleşme süreciyle başlatıldı, yeni cumhuriyetin ihtiyaçlarına uygun biçimde Avrupa hukukunun ve yargı sisteminin uyarlanmasıyla sürdürüldü. Bunu, özellikle eğitim sistemi üzerinde yoğunlaşan kapsamlı bir laikleşme ve idarî modernleşme süreci izledi. Türkiye Cumhuriyeti'nde okuryazarlık oranı da bu dönemde hızlı bir artış göstererek yalnızca on yıl içinde %9'dan %33'e yükseldi.

Atatürk'ün reformlarıyla öngörülen siyasal sistemin unsurları aşamalı olarak gelişti ve 1928 yılında Anayasa'dan İslam ibaresinin çıkarılmasıyla Türkiye, egemenliğin millete ait olduğu laik ve demokratik bir cumhuriyet niteliği kazandı. Bu sistemde egemenlik, Türk milletine ait olup millet iradesi, seçilmiş tek meclisli bir yasama organı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi aracılığıyla temsil edilmektedir. Anayasanın başlangıç kısmında yer alan milliyetçilik ilkesi, cumhuriyetin maddi ve manevi refahı olarak tanımlandı; devletin temel nitelikleri ise laiklik, toplumsal eşitlik, kanun önünde eşitlik ile cumhuriyetin ve Türk milletinin bölünmezliği olarak belirlendi. Bu çerçevede, kuvvetler ayrılığı ilkesine dayanan laik ve demokratik bir düzen içinde üniter bir ulus devlet yapısının kurulması hedeflendi.

Tarihsel olarak Atatürk Devrimleri, Osmanlı İmparatorluğu'nda 1839'da başlayıp 1876'daki I. Meşrutiyet ile sona eren Tanzimat döneminin mirasını, ardından II. Abdülhamid'in 1878-1908 yılları arasındaki otoriter yönetimi sırasında eğitim ve bürokraside gerçekleştirilen kapsamlı düzenlemeleri, 1908-1913 arasındaki II. Meşrutiyet sürecinde Jön Türkler öncülüğünde yaşanan görece siyasal çoğulculuk ve hukuk devleti deneyimini ve 1913-1918 yılları arasında İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin tek parti yönetimi altında imparatorluğu laikleştirme ve modernleştirme yönünde yürütülen çeşitli girişimleri izleyen bir devamlılık içinde ortaya çıktı.

Bu bölüm Vikipedi'deki maddeden alınmıştır; metin CC BY-SA 4.0 lisanslıdır.

Kaynaklar