"Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!" Kurtuluş Savaşı'nın en çok bilinen emridir. Kısa, açık ve bir hedef gösteren bu cümle, Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nden hemen sonra verildi ve iki haftalık takip harekâtını başlattı. Ancak emrin tarihi kaynaklarda aynı biçimde geçmez. Bu yazıda emrin verildiği koşulları, kaynaklardaki tarih farkını ve emrin askerî anlamını ele alıyoruz.
Arka plan
30 Ağustos 1922'de Başkomutanlık Meydan Muharebesi sona erdiğinde Anadolu'daki Yunan kuvvetlerinin yaklaşık yarısı yok edilmiş ya da esir alınmıştı. Kalanlar üç grup hâlinde çekiliyordu: İzmir yönünde hırpalanmış iki tümen ve bazı bağımsız alaylar; Dikili'ye doğru çekilen birlikler; Bursa yönünde sağ kanadı tamamen açıkta kalan 3. Yunan Kolordusu. Türk komutanlarının önündeki soru, ordunun büyük kısmının hangi yöne yönelteceğiydi.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Turkish Armed Forces. Dosya sayfası
Çalköy'de bir avlu
Kaynaklara göre Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Paşa ve İsmet Paşa, Çalköy'de yıkık bir evin avlusunda buluştu. Burada Yunan ordusunun kalıntılarını takip etmek için Türk ordusunun büyük kısmının İzmir yönünde ilerlemesi kararlaştırıldı. Mustafa Kemal Paşa'nın tarihî emri bu kararın ardından geldi: "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!"
Emrin bir "hedef" emri olması önemlidir. Takip harekâtında birliklerin önceden çizilmiş hatlara bağlı kalmadan, bütün güçleriyle ve en kısa yoldan denize ulaşması isteniyordu. Kaçan bir ordunun toparlanmasına fırsat vermemek, ancak böyle bir hızla mümkündü.
Emir doğrultusunda Türk ordusu üç koldan ilerledi. 1 Eylül'de Uşak, 2 Eylül'de Eskişehir, 6 Eylül'de Balıkesir ve Bilecik, 7 Eylül'de Aydın, 8 Eylül'de Manisa geri alındı. 9 Eylül sabahı Türk süvarileri İzmir'e girdi. Kaynaklara göre Türk ordusu bu harekâtta 15 günde 450 kilometre yol aldı. Büyük Taarruz'un başladığı günden 4 Eylül'e kadar Yunan ordusu 321 kilometre geri çekilmişti; 7 Eylül'de Türk birlikleri İzmir'e 40 kilometre kadar yaklaşmıştı.
Emir, Büyük Taarruz'u bir meydan muharebesinden bir kurtuluş harekâtına dönüştürdü. 9 Eylül'de İzmir'in kurtarılmasından sonra takip 18 Eylül'e kadar sürdü ve Batı Anadolu'daki Yunan işgali sona erdi. Kaynaklara göre takip harekâtının başarısıyla İzmit bölgesinden İstanbul Boğazı'na, Balıkesir bölgesinden Çanakkale Boğazı'na kadar uzanan stratejik bölgeler de olaysız biçimde kurtarıldı. Bu durum, 11 Ekim 1922'deki Mudanya Ateşkesi'ne giden yolu açtı.
Takip olmasaydı?
Kaynaklar takip harekâtının diplomatik önemini de vurgular. Başkomutanlık Meydan Muharebesi maddesine göre taarruz kesin sonuca götürülmeseydi Yunan ordusu belki İzmir'e çekilecek, barış konferansında Yunanların İzmir ve Ayvalık'taki durumu pazarlık konusu olacak ve bu yerler sonunda kurtarılsa bile karşılığında birçok taviz verilecekti. "İlk hedef" olarak Akdeniz'in gösterilmesi, bu ihtimali ortadan kaldırmaya yönelikti.
Bugünkü anlamı
"Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!" bugün okul kitaplarında, anıtlarda ve 30 Ağustos törenlerinde en çok anılan cümlelerden biridir. Emrin tarihindeki küçük fark, sözün kendisinin değil, hangi gün yazıya geçirildiğinin tartışmasıdır; cümlenin kendisi kaynaklarda aynı biçimde yer alır.
Arka plan
30 Ağustos 1922'de Başkomutanlık Meydan Muharebesi sona erdiğinde Anadolu'daki Yunan kuvvetlerinin yaklaşık yarısı yok edilmiş ya da esir alınmıştı. Kalanlar üç grup hâlinde çekiliyordu: İzmir yönünde hırpalanmış iki tümen ve bazı bağımsız alaylar; Dikili'ye doğru çekilen birlikler; Bursa yönünde sağ kanadı tamamen açıkta kalan 3. Yunan Kolordusu. Türk komutanlarının önündeki soru, ordunun büyük kısmının hangi yöne yönelteceğiydi.
Tarih notu
Kronoloji:
- 30 Ağustos 1922: Başkomutanlık Meydan Muharebesi; akşam Kütahya alınır.
- 30 Ağustos / 1 Eylül 1922: Çalköy'deki buluşma ve "Akdeniz" emri (tarih kaynağa göre değişir).
- 1 Eylül 1922: Takip harekâtı başlar; Uşak alınır.
- 2 Eylül 1922: Eskişehir alınır; Trikupis Uşak'ta esir düşer.
- 6 Eylül 1922: Balıkesir ve Bilecik.
- 7 Eylül 1922: Aydın.
- 8 Eylül 1922: Manisa.
- 9 Eylül 1922: İzmir.
- 18 Eylül 1922: Biga ve Erdek; Batı Anadolu'nun tamamı kurtarılır.
- 30 Ağustos 1922: Başkomutanlık Meydan Muharebesi; akşam Kütahya alınır.
- 30 Ağustos / 1 Eylül 1922: Çalköy'deki buluşma ve "Akdeniz" emri (tarih kaynağa göre değişir).
- 1 Eylül 1922: Takip harekâtı başlar; Uşak alınır.
- 2 Eylül 1922: Eskişehir alınır; Trikupis Uşak'ta esir düşer.
- 6 Eylül 1922: Balıkesir ve Bilecik.
- 7 Eylül 1922: Aydın.
- 8 Eylül 1922: Manisa.
- 9 Eylül 1922: İzmir.
- 18 Eylül 1922: Biga ve Erdek; Batı Anadolu'nun tamamı kurtarılır.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Turkish Armed Forces. Dosya sayfası
Çalköy'de bir avlu
Kaynaklara göre Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Paşa ve İsmet Paşa, Çalköy'de yıkık bir evin avlusunda buluştu. Burada Yunan ordusunun kalıntılarını takip etmek için Türk ordusunun büyük kısmının İzmir yönünde ilerlemesi kararlaştırıldı. Mustafa Kemal Paşa'nın tarihî emri bu kararın ardından geldi: "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!"
Emrin bir "hedef" emri olması önemlidir. Takip harekâtında birliklerin önceden çizilmiş hatlara bağlı kalmadan, bütün güçleriyle ve en kısa yoldan denize ulaşması isteniyordu. Kaçan bir ordunun toparlanmasına fırsat vermemek, ancak böyle bir hızla mümkündü.
Dikkat: yanlış bilinen
Olayın akışı: Üç koldan İzmir'eEmrin tarihi kaynaklarda farklı verilir. Vikipedi'nin İzmir'in Kurtuluşu maddesi, Çalköy'deki Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın 30 Ağustos'ta ordulara bir bildiri yayımlayarak bu emri verdiğini yazar; aynı madde başka bir yerde takip harekâtının "1 Eylül'de verdiği tarihi emirle" başladığını söyler. Büyük Taarruz maddesi emri Çalköy toplantısının ardından anlatır ve takibin 1 Eylül'de başladığını belirtir. Yaygın kabul 1 Eylül 1922'dir; ancak "emir kesinlikle şu gün verildi" demek yerine "30 Ağustos-1 Eylül arasında, Çalköy'de" demek kaynaklara daha sadıktır. Bir başka yanlış da emrin "Akdeniz'e kadar" diye aktarılmasıdır; kaynaklardaki ifade "ilk hedefiniz Akdeniz'dir"dir.
Emir doğrultusunda Türk ordusu üç koldan ilerledi. 1 Eylül'de Uşak, 2 Eylül'de Eskişehir, 6 Eylül'de Balıkesir ve Bilecik, 7 Eylül'de Aydın, 8 Eylül'de Manisa geri alındı. 9 Eylül sabahı Türk süvarileri İzmir'e girdi. Kaynaklara göre Türk ordusu bu harekâtta 15 günde 450 kilometre yol aldı. Büyük Taarruz'un başladığı günden 4 Eylül'e kadar Yunan ordusu 321 kilometre geri çekilmişti; 7 Eylül'de Türk birlikleri İzmir'e 40 kilometre kadar yaklaşmıştı.
Ek bilgi
Kimler vardı?Takibin en önünde Fahrettin (Altay) Paşa komutasındaki 5. Süvari Kolordusu vardı. Kolordunun üç öncü süvari tümeni, yani 1., 2. ve 14. Süvari Tümenleri, birbirleriyle yarışırcasına farklı kollardan İzmir'e ilerledi. Muharebelerden kurtulan Yunan birlikleri ise İzmir'e, Dikili'ye ve Mudanya'ya düzensiz biçimde çekildi.
- Mustafa Kemal Paşa: emri veren Başkomutan
- Fevzi Paşa (Genelkurmay Başkanı) ve İsmet Paşa (Batı Cephesi Komutanı): Çalköy'deki buluşmada takip kararını birlikte alan komutanlar
- Fahrettin Altay ve 5. Süvari Kolordusu: takibin öncü birliği
- 1. Süvari Tümeni'nde Mürsel Paşa, 2. Süvari Tümeni'nde Ahmet Zeki (Soydemir), 14. Süvari Tümeni'nde Kurmay Yarbay Suphi
Emir, Büyük Taarruz'u bir meydan muharebesinden bir kurtuluş harekâtına dönüştürdü. 9 Eylül'de İzmir'in kurtarılmasından sonra takip 18 Eylül'e kadar sürdü ve Batı Anadolu'daki Yunan işgali sona erdi. Kaynaklara göre takip harekâtının başarısıyla İzmit bölgesinden İstanbul Boğazı'na, Balıkesir bölgesinden Çanakkale Boğazı'na kadar uzanan stratejik bölgeler de olaysız biçimde kurtarıldı. Bu durum, 11 Ekim 1922'deki Mudanya Ateşkesi'ne giden yolu açtı.
Takip olmasaydı?
Kaynaklar takip harekâtının diplomatik önemini de vurgular. Başkomutanlık Meydan Muharebesi maddesine göre taarruz kesin sonuca götürülmeseydi Yunan ordusu belki İzmir'e çekilecek, barış konferansında Yunanların İzmir ve Ayvalık'taki durumu pazarlık konusu olacak ve bu yerler sonunda kurtarılsa bile karşılığında birçok taviz verilecekti. "İlk hedef" olarak Akdeniz'in gösterilmesi, bu ihtimali ortadan kaldırmaya yönelikti.
Bugünkü anlamı
"Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!" bugün okul kitaplarında, anıtlarda ve 30 Ağustos törenlerinde en çok anılan cümlelerden biridir. Emrin tarihindeki küçük fark, sözün kendisinin değil, hangi gün yazıya geçirildiğinin tartışmasıdır; cümlenin kendisi kaynaklarda aynı biçimde yer alır.
Kaynaklar
- Vikipedi, Büyük Taarruz maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Başkomutanlık Meydan Muharebesi maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, İzmir'in Kurtuluşu maddesi (tr.wikipedia.org)