İçeriğe geç
Giriş yap
0

Karadeniz Vapuru (1926): Siyahtan beyaza boyanan şehir hattı vapuru, 16 limanda dolaşan Seyyar Sergi

Gece Kâtibi başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

Gece KâtibiKonu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
1926 yazında Avrupa limanlarında beyaz boyalı bir Türk vapuru görüldü. Ambarları halı, tütün, fındık, kehribar ve çini dolu bir sergiye çevrilmişti, güvertesinde bir senfoni orkestrası vardı. Karadeniz Vapuru'nun "Seyyar Sergi" yolculuğu 86 gün 22 saat sürdü. Mudanya'da yolculuğun başında vapuru Gazi Mustafa Kemal Paşa denetledi ve sergi defterine kısa bir değerlendirme yazdı.
Kaynaklar
Belge: Karadeniz Vapuru (1926) — Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı (Atatürk Ansiklopedisi), Atatürk Ansiklopedisi maddesi — yazar: Ufuk ERDEM. Tarih: 3 Mart 2021.
Ticaret Bakanı Ali Cenani Bey
Ticaret Bakanı Ali Cenani BeyGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Sergiler çağında bir Türk vitrini

Uluslararası sergiler, ülkelerin ürünlerini ve tekniklerini yan yana gösterdiği yerlerdi. Bilinen ilk büyük örnek 1851'de İngiltere'de düzenlenen Londra Evrensel Sergisidir. Bu sergiye Osmanlı Devleti'nin de aralarında bulunduğu yirmi sekiz ülke katılmıştı. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra savaşın getirdiği ekonomik kayıplarla sarsılan devletler yeni pazar aramaya başladı. Savaştan sonra kurulan devletler de aynı yolu izledi. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti de hem kendini tanıtmak hem de ekonomiye verdiği önemi göstermek için bu yarışa katıldı.

Fikir Meclis kürsüsünden çıktı

Türkiye 1925'te Paris'teki Uluslararası Dekoratif ve Endüstriyel Sanatlar Sergisine katılmıştı. Aynı yıl Ticaret Bakanlığının bütçesi görüşülürken ülke içinde bir ticaret sergisi açmak düşünüldü. Ancak Avrupa'dan ziyaretçi gelip gelmeyeceği belirsizdi. Ticaret Bakanı Ali Cenani Bey sergiyi Avrupa'ya götürmeyi önerdi:

[alinti]Bendeniz düşünüyorum ki Seyr-i Sefainden bir vapur alalım. Mesela Karadeniz Vapuru'nu düşündüm. Bunun içinde 130 yatak vardır. Tüccarlarımızdan 130 kişiyi alabilir. Ambarlarında elektrik tertibatı yaparak meşher haline koyabiliriz. Bütün mahsulâtımızı ve masnuatımızı bu vapurda sergi halinde gösterebiliriz.[/alinti]

Meclis, vapurun Seyr-i Sefain İdaresinden kiralanması için yüz bin lira ayırdı. 6 Mayıs 1925'te Ali Cenani Bey, Türkiye'nin ürünlerinin "ilk defa Akdeniz, Atlas Okyanusu ve Amerika'nın en önemli limanlarında" sergileneceğini resmî bir tebliğle duyurdu.

Hazırlık: belgeler, yedi bölge, yirmi bir madde

Planlamayı İstanbul Ticaret Odasına bağlı Beynelmilel Sergiler Panayırı Komisyonu üstlendi. Düzenleme heyetinin başında Ziraat Bankası eski müdür muavini Manyasizade Raufi Bey vardı. Heyette Seyr-i Sefain Müdürü Umumisi Sadullah Bey, İstanbul Ticaret Mıntıkası Müdürü Muhsin Bey, İstanbul Sanayi Müdürü İbrahim Bey ve Ticaret-i Bahriye Müdür Muavini Müfit Bey de yer alıyordu. Gazetelere ilan veren heyet, katılmak isteyen tüccarlardan hüviyet varakası, vergi makbuzları, nüfus tezkiresi, askerlik belgesi ve dört vesikalık fotoğraf istedi.

Bakanlığın yirmi bir maddelik talimatı limanlardan sigortaya, satış usulünden orkestraya ve ziyafetlere kadar her şeyi düzenliyordu. Vapurda bir İş Bankası şubesi de çalışacaktı. Sergilenecek ürünleri belirlemek için Anadolu yedi bölgeye ayrıldı ve her bölgeye bir memur gönderildi.
Ek bilgi
Ambardaki Anadolu: Listede pamuk, yün, tiftik ve ipek gibi dokuma hammaddeleri; altın, krom, cıva, zımpara, lüle taşı ve siyah kehribar gibi madenler; ıhlamur, salep, anason ve meyankökü gibi şifalı bitkiler; fındık, incir, üzüm, pestil, pekmez ve tahin helvası; havyar ve zeytinyağı; halı, Bursa kumaşları, Kastamonu bezleri, çini, hat ve heykel gibi sanat ürünleri; tarım ve sanayi aletleri, saatler, müzik aletleri ve notalar vardı.

Kâğıt üzerindeki program

Tertip heyetinin ilk programında her liman için kaç gün kalınacağı tek tek belirlenmişti. Barselona, Napoli, Cenova, Amsterdam, Helsinki, Kopenhag ve Danzig için iki gün planlanmıştı. Marsilya, Havre ve Stockholm için üç gün, Londra ve Hamburg için dört gün öngörülüyordu. Karadeniz limanlarından Batum ve Varna'ya ikişer gün, Odesa'ya üç gün ayrılmıştı. Programın bir kısmı uygulanamadı. Akdeniz'in doğusu ve Karadeniz ayağı yolculuktan çıkarıldı, kuzeydeki büyük limanlarda ise kalış süreleri zaman zaman uzadı.
Tarih notu
Kronoloji: 6 Mayıs 1925'te tebliğ yayımlandı. 3 Nisan 1926'da vapur şehir hattındaki son seferini yaptı. Mayıs 1926 sonunda Haliç'teki hazırlıklar bitti. Vapur 12 Haziran 1926'da İstanbul'dan ayrıldı ve 13 Haziran 1926'da Mudanya'da Gazi'nin denetiminden geçti. Ardından 86 gün 22 saat süren yolculuk başladı.

Siyahtan beyaza

Karadeniz Vapuru 3 Nisan 1926'da şehir hatlarındaki son seferini İzmir'e yaptı ve Seyyar Sergi Komisyonunun emrine verildi. Haliç'te havuza alındı, içi yeniden düzenlendi ve asıl rengi siyah olan gövdesi beyaza boyandı. Hazırlıklar Mayıs sonunda bitti. Vapur 12 Haziran akşamı yola çıktı.

13 Haziran 1926, Mudanya: Gazi'nin notu

Ertesi gün Mudanya'ya varan vapuru ilk olarak Gazi Mustafa Kemal Paşa denetledi. Sergi defterine şunları yazdı:

[alinti]Sergi muvaffak olmuş bir eserdir. Bende gayet iyi intibalar husule geldi. Teşhir tarzı çok iyidir. Müteşebbislerini takdir ve tebrik ederim.[/alinti]

Bu denetimden sonra vapur Çanakkale Boğazı'nı geçerek Avrupa yolculuğuna başladı.
Osman Zeki (Üngör) Bey
Osman Zeki (Üngör) BeyGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: NA. Dosya sayfası

Rota

Vapur sırasıyla Bona (Cezayir), Barselona, Havre, Londra, Amsterdam, Hamburg, Stockholm, Helsinki, Leningrad, Danzig ve Gdynia, Kopenhag, Anvers, Marsilya, Cenova ve Napoli'ye uğradı. Programdaki Venedik, Trieste, Batum, Odesa, Köstence ve Varna'ya gidilmedi; bazı limanlarda ise kalış süresi bir iki gün uzadı. Kaptan, "Topuz" lakaplı Lütfi Bey'di. İkinci kaptan Süreyya Gürsu, üçüncü kaptan Asım Alnıak, dördüncü kaptan Vedat Karaaslan'dı. Mürettebat 125 kişiydi; aralarında on dokuz aşçı, on sekiz kömürcü, altı vinççi ve bir nakkaş vardı.

Güvertedeki yolcular

Gemide yalnızca tüccarlar yoktu. Basını Hâkimiyet-i Milliye adına Kemalettin Kamu, Vakit adına Vâlâ Nurettin, Cumhuriyet adına Dündar Bey ve Resimli Gazete adına Türkiye'nin ilk kadın muhabiri Bedia (Arseven) Celal Hanım temsil ediyordu. Yolcular arasında mizah sohbetleriyle tanınan Bal Mahmut, Celal Bayar'ın oğlu Refii Bayar, Hacı Bekir'in sahibi şekerci Ali Muhiddin, şair Orhan Veli'nin babası müzisyen Veli Kanık, Coğrafya Encümeni Reisi Pertev (Demirhan) Paşa ve heykeltıraş Mermi Faruki Hanım da vardı. O sırada Üsküdar Amerikan Kolejinde öğretmen olan ve sonradan ilk kadın milletvekillerinden biri olacak Mebrure (Gönenç) Hanım da yolculardandı.

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, İstiklal Marşı'nın bestecisi Osman Zeki (Üngör) Bey'in yönetiminde 47 kişiyle gemideydi. Seyahat eden toplam kişi sayısı 285'ti.
Mebrure (Gönenç) Hanım
Mebrure (Gönenç) HanımGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Ek bilgi
Sayılarla yolculuk: 86 gün 22 saat; bunun 40 gün 16 saati denizde, 46 gün 6 saati limanlarda geçti. 9986 mil yol alındı, 2778 ton kömür ve 971 ton tatlı su harcandı. 13 Avrupa ülkesinin 16 liman kentine uğrandı ve 44 yabancı kılavuz kaptan alındı. Gemide 16 balo ve ziyafet verildi, gemi dışında 36 ziyafete gidildi. Sergiyi gezenlerin sayısı yaklaşık 65 bin olarak tahmin edilir.
Doğrusu
Amerika'ya gidilmedi: 1925 tebliği Amerika limanlarından da söz ediyordu ve bu yüzden zaman zaman serginin Atlantik'i geçtiği yazılır. Gerçekleşen rota Akdeniz, Atlas Okyanusu'nun Avrupa kıyıları, Kuzey Denizi ve Baltık limanlarıyla sınırlıdır. Programda olup gidilmeyen limanlar da Karadeniz ve Adriyatik'tedir.

Karadeniz Vapuru'nun bıraktığı iz

Seyyar Sergi'nin amacı, "eski düşmanları ve yabancıları dosta, dostları müşteriye dönüştürmek" diye özetlenmişti. Lozan'dan üç yıl sonra, savaştığı ülkelerin limanlarına kendi ürünleriyle giden genç Cumhuriyet, kendini bir ticaret ortağı olarak tanıttı. Gazi'nin Mudanya'daki notu kısa ama ölçülüdür: sergiyi "muvaffak olmuş bir eser" sayar, teşhir tarzını över ve girişimcileri kutlar. Notun asıl muhatabı, devletin değil "müteşebbislerin" emeğidir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap