Sultan II. Abdülhamid, otuz üç yıl süren saltanatı boyunca devleti büyük ölçüde Yıldız Sarayı'ndan yönetti. Sadrazamların, nazırların, valilerin ve elçilerin raporları, hafiyelerin jurnalleri, padişahın iradeleri ve sayısız dilekçe, Yıldız'daki Mabeyn-i Hümayun'da toplandı. 1909'da Abdülhamid tahttan indirildiğinde, sarayda biriken bu büyük belge yığını yeni yönetimin eline geçti. Bu belgeler, bugün Osmanlı Arşivi'nde Yıldız evrakı ya da Yıldız tasnifi adıyla bilinen büyük bir koleksiyonu oluşturur. Bu yazıda Yıldız evrakının nasıl oluştuğunu, 1909'da yaşananları, koleksiyonun bölümlerini, içeriğini ve tarih araştırmaları için önemini anlatıyoruz. Yıldız Köşkü, camii ve köşkleri gösteren 1895 tarihli resimGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Yıldız'dan yönetilen devlet
II. Abdülhamid, 1876'da tahta çıktıktan kısa süre sonra Dolmabahçe Sarayı'ndan Yıldız'a taşındı. Yıldız Sarayı, Beşiktaş'ın sırtlarındaki geniş bir koru içinde, köşkler, daireler, atölyeler, bir tiyatro ve bir camiden oluşan büyük bir yapı topluluğuydu. Padişah, devlet işlerini bu saraydan yürüttü ve Babıâli'nin, yani sadaretin etkisini azaltarak yönetimi kendi elinde topladı.
Bu yönetim anlayışı, belge akışını da değiştirdi. Devletin bütün önemli işleri, raporlar ve arzlar biçiminde Yıldız'a gönderiliyordu. Mabeyn-i Hümayun'daki başkâtip ve kâtipler, bu belgeleri okuyor, özetliyor ve padişaha sunuyordu. Padişahın kararları da iradeler biçiminde ilgili makamlara iletiliyordu. Böylece Yıldız, devletin en önemli belge merkezlerinden biri hâline geldi.
Jurnaller
Yıldız evrakının en çok bilinen bölümlerinden biri, jurnallerdir. Jurnal, Fransızca günlük anlamına gelen kelimeden türemiştir ve Abdülhamid döneminde padişaha sunulan ihbar raporları için kullanılırdı. Hafiyeler, memurlar ve sıradan kişiler, şüpheli gördükleri kişiler ve olaylar hakkında padişaha jurnaller gönderirdi.
Jurnal sistemi, Abdülhamid döneminin en çok eleştirilen yönlerinden biri oldu. Bu sistem, devlet içinde ve toplumda bir güvensizlik ortamı yarattı. Ancak jurnaller, bugün tarihçiler için dönemin siyasi ve toplumsal hayatına dair zengin bir kaynaktır.
Ek bilgi
DOĞRUSU
Jurnallerin içeriği dikkatle değerlendirilmelidir. Bu raporların bir kısmı, kişisel çıkar, kıskançlık ya da ödül beklentisiyle yazılmıştı ve gerçeği yansıtmayan iddialar içerebilir. Jurnallerin toplam sayısı ve bunların ne kadarının günümüze ulaştığı da kesin değildir. 1908 ve 1909'da jurnallerin bir kısmının yakıldığı ya da dağıtıldığı anlatılır.
Yıldız Sarayı ve Hamidiye Camii'ni gösteren eski fotoğrafGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Abdullah Fréres, photographer. Dosya sayfası
Padişahın tahttan indirilmesinden sonra Yıldız Sarayı'ndaki belgeler, yeni yönetim tarafından el konularak incelenmeye başlandı. Bu süreçte belgelerin bir kısmının kaybolduğu, dağıldığı ya da yok edildiği bilinmektedir. Sarayda bulunan değerli eşyalar ve belgeler, kurulan komisyonlar tarafından listelendi.
Arşive geçiş ve tasnif
Yıldız Sarayı'ndan çıkarılan belgeler, uzun süre sandıklar ve çuvallar içinde bekledi. Bu belgelerin sınıflandırılması, Cumhuriyet döneminde, Osmanlı Arşivi'nin tasnif çalışmaları sırasında gerçekleştirildi. Belgeler, içeriklerine ve geldikleri birimlere göre çeşitli gruplara ayrıldı.
Bugün Yıldız tasnifi, Osmanlı Arşivi'nde birkaç ana bölümden oluşur. Bunların başlıcaları şunlardır: Yıldız Esas Evrakı, Yıldız Perakende Evrakı, Yıldız Sadaret Hususi Maruzat Evrakı, Yıldız Sadaret Resmi Maruzat Evrakı ve Yıldız Mütenevvi Maruzat Evrakı. Bu bölümler, arşivde Y.EE, Y.PRK, Y.A.HUS, Y.A.RES ve Y.MTV gibi kodlarla anılır.
Ek bilgi
Yıldız Perakende Evrakı, kendi içinde de birçok alt bölüme ayrılmıştır. Bu alt bölümler, belgelerin geldiği kurumlara göre düzenlenmiştir; örneğin Askerî Maruzat, Adliye Nezareti Maruzatı, Elçilik, Şehbenderlik ve Ataşemiliterlik Maruzatı, Hazine-i Hassa ve Zaptiye Nezareti Maruzatı gibi bölümler bulunur. Bu ayrıntılı yapı, Yıldız'a gelen belgelerin ne kadar çeşitli kaynaklardan geldiğini gösterir.
İçerik: bir imparatorluğun son büyük dönemi
Yıldız evrakı, Abdülhamid döneminin hemen her konusunu kapsar. Balkanlarda ve Doğu Anadolu'da yaşanan olaylar, Ermeni meselesi, Makedonya sorunu, Arap vilayetlerindeki gelişmeler, Hicaz Demiryolu'nun yapımı, okulların açılması, basın denetimi, yabancı devletlerle ilişkiler ve Jön Türk muhalefeti bu konuların başında gelir.
Evrak arasında padişaha sunulan layihalar, yani bir sorunu ve çözüm önerilerini anlatan raporlar da vardır. Bu layihalar, devlet adamlarının ve aydınların imparatorluğun sorunlarına dair görüşlerini gösterir. Ayrıca elçilerin yabancı başkentlerden gönderdiği raporlar, Osmanlı'nın dış dünyayı nasıl izlediğini ortaya koyar.
Araştırmacılar için Yıldız evrakı
Yıldız evrakı, Osmanlı Arşivi'nde en çok kullanılan koleksiyonlardan biridir. Abdülhamid dönemi üzerine yazılan tezlerin ve kitapların önemli bir kısmı, bu belgelere dayanır. Arşiv, Yıldız tasnifine ait katalogları yayımlamış ve belgelerin büyük bölümünü sayısal ortama aktarmıştır. Böylece araştırmacılar, belgelerin özetlerini katalog üzerinden tarayarak ihtiyaç duydukları dosyalara daha kolay ulaşabilmektedir.
Bununla birlikte Yıldız evrakı, tek başına okunduğunda eksik bir tablo sunabilir. Padişaha sunulan bir raporun ardından alınan kararın uygulanıp uygulanmadığını görmek için, Babıâli'nin ve nezaretlerin belgelerine de bakmak gerekir. Bu nedenle tarihçiler, Yıldız belgelerini İrade, Babıâli Evrak Odası ve nezaret koleksiyonlarıyla birlikte değerlendirir.
Yıldız fotoğraf koleksiyonu
II. Abdülhamid, fotoğrafa büyük ilgi duyan bir padişahtı. İmparatorluğun farklı bölgelerindeki okulların, kışlaların, hastanelerin, fabrikaların ve şehirlerin fotoğraflarını çektirdi ve bunları albümler hâlinde topladı. Yıldız Sarayı'ndaki fotoğraf koleksiyonu, bugün İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi'nde korunmaktadır.
Abdülhamid, 1893 ve 1894'te bu albümlerden bir seçkiyi ABD Kongre Kütüphanesi'ne ve İngiltere'deki British Museum kütüphanesine hediye etti. Bu albümler, imparatorluğun modernleşme çabalarını yabancı kamuoyuna tanıtmayı amaçlıyordu. Yıldız Sarayı fotoğraf koleksiyonundan 1899 tarihli bir İstanbul panoramasıGörsel: Wikimedia Commons, CC0, yazar: Akasya ağacı1671. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji 1876: II. Abdülhamid'in tahta çıkması ve Yıldız'a taşınması 1893–1894: Fotoğraf albümlerinin yabancı kütüphanelere hediye edilmesi 1908: II. Meşrutiyet'in ilanı 13 Nisan 1909: 31 Mart Vakası 27 Nisan 1909: Abdülhamid'in tahttan indirilmesi 1909 sonrası: Yıldız belgelerinin el konularak incelenmesi
Cumhuriyet dönemi: Yıldız tasnifinin oluşturulması
Padişahın masasından araştırmacının masasına
Yıldız evrakı, Osmanlı Devleti'nin son büyük döneminin en zengin belge koleksiyonlarından biridir. Bu belgeler, II. Abdülhamid'in devleti nasıl yönettiğini, hangi bilgilere dayanarak karar verdiğini ve imparatorluğun dört bir yanında yaşanan olayları nasıl izlediğini gösterir. Bir padişahın masasına gelen raporlar, bugün tarihçilerin masasında dönemin karmaşık tablosunu yeniden kurmaya yardım ediyor.
Koleksiyonun oluşum hikâyesi de dikkat çekicidir. Belgeler, bir padişahın tahttan indirilmesi ve sarayının boşaltılması sırasında arşive geçti. Bu süreçte yaşanan kayıplar, koleksiyonun bugün eksik olduğunu hatırlatır. Yine de günümüze ulaşan belgeler, dönemin siyasi, askerî ve toplumsal hayatına dair eşsiz bir kaynak oluşturur.
Jurnaller gibi tartışmalı belgeler bile, dikkatle okunduğunda değerli bilgiler sunar. Bu belgeler, bir dönemin korkularını, şüphelerini ve iktidar ilişkilerini gösterir. Yıldız evrakını inceleyen bir araştırmacı, yalnızca olayları değil, bu olayların padişahın gözünden nasıl göründüğünü de görebilir. Bu bakış açısı, Abdülhamid dönemini anlamak için vazgeçilmezdir. Aynı olayın Babıâli'deki ve Yıldız'daki kayıtlarını karşılaştırmak, kararların nerede ve nasıl alındığını da açığa çıkarır. Saray koruluğundaki köşklerden çıkan kâğıtlar, bugün bir imparatorluğun son büyük döneminin hafızası olarak arşiv raflarında yaşamaya devam ediyor.