İçeriğe geç
Giriş yap
0

Türk-Yugoslav ilişkileri 1924-1934: Osmanlı borcundan pay, 28 Ekim 1925 dostluk antlaşması ve Kral I. Aleksandar'ın Atat

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt8 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Bugün tarihe karışmış bir devletle, Yugoslavya ile Türkiye arasındaki ilişkiler, Cumhuriyet'in ilk on yılında sessiz ama önemli bir yol aldı. İki ülke birbirine savaş sonrası düzenin bıraktığı bir borç meselesiyle başladı, bir dostluk antlaşmasıyla devam etti ve 1934'te Balkan Antantı'nda aynı masaya oturdu. Bu yolun en görünür anı, Yugoslavya Kralı I. Aleksandar'ın Türkiye ziyareti ve Mustafa Kemal'le birlikte çekilen fotoğraflardır.
Mustafa Kemal Atatürk ve Yugoslavya Kralı I. Aleksandar, 1933
Mustafa Kemal Atatürk ve Yugoslavya Kralı I. Aleksandar, 1933Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Geç kurulan ilişkiler

İngilizce Wikipedia'ya göre Türk Kurtuluş Savaşı, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti ile Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı arasında resmî diplomatik ilişkilerin kurulmasını yavaşlattı. Kaynağa göre yeni krallığın hükûmeti, ardıl devletlerden biri olarak Osmanlı kamu borcunun bir kısmını devralmak istemediği için Sevr Antlaşması'nı imzalamayı reddetti. Türkçe Vikipedi de aynı bilgiyi verir.

Mesele Lozan'dan sonra çözüldü. İki kaynağa göre de Yugoslavya 18 Nisan 1924'te toplam Osmanlı borcundan kendisine düşen payı kabul etti: Bu pay yüzde 5,25, yani 5.435.597 Türk lirasıydı. Borç sorununun çözülmesi, iki ülke arasındaki resmî ilişkilerin önündeki en büyük engeli kaldırdı.

28 Ekim 1925: Barış ve dostluk antlaşması

İngilizce Wikipedia'ya göre iki ülke barış ve dostluk anlaşmasını 28 Ekim 1925'te imzaladı ve anlaşma 1 Şubat 1926'da onaylandı. Bu tarih, Türkiye'nin aynı yıllarda Balkan komşularıyla ilişkilerini birer birer düzene koymaya çalıştığı bir döneme denk gelir.
Tarih notu
1 Aralık 1918: Sırp-Hırvat-Sloven Krallığı'nın ilanı. 10 Ağustos 1920: Sevr Antlaşması; Krallık imzalamayı reddeder. 16 Ağustos 1921: Aleksandar'ın kral oluşu. 18 Nisan 1924: Yugoslavya'nın Osmanlı borcundan yüzde 5,25 payı kabul etmesi. 28 Ekim 1925: Barış ve dostluk antlaşması. 1 Şubat 1926: Antlaşmanın onayı. 6 Ocak 1929: Aleksandar'ın 1921 Anayasası'nı feshetmesi. 3 Ekim 1929: Ülkenin adının Yugoslavya olması. 1933: Aleksandar'ın Türkiye ziyareti. 9 Şubat 1934: Balkan Antantı. 9 Ekim 1934: Aleksandar'ın Marsilya'da öldürülmesi.

Kral I. Aleksandar kimdi?

Türkçe Vikipedi'ye göre I. Aleksandar 16 Aralık 1888'de Cetinje'de doğdu; 1921-1929 arasında Sırp, Hırvat ve Slovenlerin, 1929-1934 arasında da Yugoslavya Krallığı'nın kralıydı. Güney Slavlarını tek bir devlette birleştirdiği için "Birleştirici Kral" unvanıyla anıldı. Çocukluğunu sürgündeki babasının yanında Cenevre'de geçirdi, 1899'da Sankt-Peterburg'a gitti. Balkan Savaşları'nda başarılı bir komutan olarak öne çıktı, 24 Haziran 1914'te Sırbistan naipliğine atandı ve 1 Aralık 1918'de Sırp-Hırvat-Sloven Krallığı'nın kurulduğunu ilan etti.

İngilizce Wikipedia, onun Osmanlı ile ilk karşılaşmasını da anlatır: Birinci Balkan Savaşı'nda Birinci Ordu'nun komutanı olarak Kumanova ve Manastır'da savaşlar kazandı. Yani 1933'te Türkiye'ye gelen kral, yirmi yıl önce Osmanlı ordusuna karşı savaşmış bir komutandı. Mustafa Kemal de aynı savaşlarda Osmanlı tarafında görev yapmıştı.
Yugoslavya Kralı I. Aleksandar
Yugoslavya Kralı I. AleksandarGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Türkçe Vikipedi'ye göre ülke içindeki siyasi gerginlik 20 Haziran 1928'de bir milletvekilinin parlamentoda birkaç Hırvat milletvekilini öldürmesiyle doruğa çıktı. Aleksandar 6 Ocak 1929'da 1921 Anayasası'nı feshederek bir diktatörlük kurdu ve 3 Ekim 1929'da ülkenin adını Yugoslavya olarak değiştirdi. Kaynak, onun zamanla askerî desteğe gereksinim duyan bir polis devleti yarattığını da yazar.

Atatürk'le görüşme ve Balkan Antantı

Türkçe Vikipedi, Aleksandar'ın Türkiye'yi ziyaret ettiğini belirtir. Commons'taki iki fotoğraf, Mustafa Kemal ile Kral I. Aleksandar'ı 1933'te birlikte gösterir; bu yazıdaki ilk ve son görsel bu fotoğraflardır. İngilizce Wikipedia'ya göre Aleksandar 1933-1934'te Yugoslavya, Yunanistan, Romanya ve Türkiye arasında bir ittifakın savunucusu oldu ve bu ittifak 1934'te Balkan Paktı ile gerçekleşti. Kaynak, paktın öncelikle İtalya ve müttefiklerine, yani Macaristan, Arnavutluk ve Bulgaristan'a karşı yönelik olduğunu, Aleksandar'ın ise paktın Almanya'ya karşı da bir miktar koruma sağlayabileceğini umduğunu ekler.

Türkçe Vikipedi'ye göre 9 Şubat 1934'te Yugoslavya Krallığı, Türkiye Cumhuriyeti, Romanya Krallığı ve Yunanistan Cumhuriyeti arasında Balkan Antantı oluşturuldu. Aynı kaynağa göre Aleksandar, Bulgaristan'la ilişkileri de 1933'te yumuşatmıştı.
Dikkat: yanlış bilinen
Ziyaretin tarihi kaynaklarda net değildir. Türkçe Vikipedi'nin I. Aleksandar maddesi, kralın "Ekim 1933'te Türkiye ziyaretinin ardından Fransa'ya yaptığı resmî bir ziyaret sırasında" öldürüldüğünü yazar. Bu cümle iki olayı aynı yıla koyuyormuş gibi okunabilir; oysa aynı maddenin girişi ve İngilizce Wikipedia, kralın 9 Ekim 1934'te Marsilya'da öldürüldüğünü açıkça belirtir. Türkiye ziyareti Ekim 1933'te, suikast ise bir yıl sonra, Ekim 1934'te olmuştur. Ziyaretin kesin günü ve programı bu kaynaklarda verilmediği için burada yazılmamıştır.

Barışın kısa ömrü

Balkan Antantı'nın imzasından sekiz ay sonra, 9 Ekim 1934'te Aleksandar Fransa'ya resmî bir ziyaret için geldiği Marsilya'da öldürüldü. Türkçe Vikipedi'nin Marsilya Suikastı maddesine göre suikast hem Avrupa'daki siyasi dengeleri hem de Türkiye ile Balkan ülkeleri arasında yapılan Balkan Paktı'nı olumsuz etkiledi. Suikastın kendisi, bu dizinin bir sonraki yazısında ayrıntılı olarak anlatılıyor.
Ek bilgi
Türk-Yugoslav yakınlığı Atatürk döneminden sonra da sürdü. İngilizce Wikipedia'ya göre İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Türkiye, Yunanistan ve Yugoslavya 28 Şubat 1953'te yeni bir Balkan Paktı kurdu; Ankara ve Belgrad aynı yılın 20 Nisan'ında çifte vatandaşlık anlaşması da dâhil bir dizi anlaşma imzaladı. 1951-1956 arasında çoğu Kosova ve Makedonya'dan olmak üzere 86.380 Müslüman Yugoslavya'dan Türkiye'ye göç etti.

Sonuç

Türk-Yugoslav ilişkileri, Atatürk döneminin Balkan politikasını özetleyen bir örnektir: Önce Osmanlı mirasından kalan bir borç sorunu çözüldü, ardından 1925'te bir dostluk antlaşması imzalandı, 1933'te bir zamanlar Osmanlı ordusuna karşı savaşmış bir kral Türkiye'de ağırlandı ve 1934'te iki ülke aynı ittifakın içinde yer aldı.
I. Aleksandar ve Mustafa Kemal, 1933
I. Aleksandar ve Mustafa Kemal, 1933Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap