Yemen'de doğan bir kurmay subay
Mustafa Vasıf Karakol, tarihe geçen adıyla Kara Vasıf, 1872'de Yemen'de doğdu. 1903'te kurmay yüzbaşı olarak Harbiye'den mezun oldu ve genç yaşta İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne katıldı. 1909'daki 31 Mart Olayı sırasında İstanbul'a yürüyen Hareket Ordusu'nun kurmay karargâhında görev yaptı. Bir süre sonra askerlikten ayrılarak siyasi ve örgütsel faaliyetlere yöneldi.Kara Vasıf'ın adı, Mondros Mütarekesi'nden sonra İstanbul'da kurulan ilk gizli direniş örgütü Karakol Cemiyeti ile birlikte anılır. Bu yazıda onun Karakol'daki rolünü, Sivas Kongresi'ndeki yerini, Malta sürgününü, Birinci Meclis'teki muhalefetini ve siyasetten çekildikten sonraki hayatını ele alıyoruz.

Karakol Cemiyeti
Birinci Dünya Savaşı'nın yenilgiyle sonuçlanması ve İttihat ve Terakki liderlerinin yurt dışına çıkmasının ardından, Kasım 1918'de İstanbul'da bir gizli direniş örgütü kuruldu. Kara Vasıf, Baha Sait Bey ile birlikte bu örgütün kurucuları arasındaydı. Karakol Cemiyeti, İstanbul'daki silah ve cephane depolarından Anadolu'ya malzeme kaçırılması, Anadolu'ya geçmek isteyen subay ve aydınların yolculuklarının organize edilmesi ve işgal kuvvetlerinin faaliyetleri hakkında bilgi toplanması gibi görevler üstlendi.Karakol'un eski İttihatçı kadrolara dayanan yapısı, Mustafa Kemal Paşa'yı kaygılandırıyordu. Anadolu'daki hareketin bir partinin uzantısı gibi görünmesi, Millî Mücadele'nin geniş bir halk hareketi olarak örgütlenmesi hedefiyle çelişebilirdi. Heyet-i Temsiliye'nin Karakol üzerindeki denetimi artırmaya çalışması, iki taraf arasında zaman zaman gerginliklere yol açtı. Cemiyet sonunda Heyet-i Temsiliye'nin kararıyla dağıtıldı ve İstanbul'daki faaliyetler başka gizli gruplar tarafından sürdürüldü.
Tarih notu
1872: Yemen'de doğumu.
1903: Harbiye'den kurmay yüzbaşı olarak mezuniyeti.
Kasım 1918: Karakol Cemiyeti'nin kuruluşu.
4-11 Eylül 1919: Sivas Kongresi.
16 Mart 1920: İstanbul'un işgali ve Malta'ya sürgün.
Ekim 1921: Malta'dan serbest bırakılması.
9 Aralık 1931: İstanbul'da ölümü.
1903: Harbiye'den kurmay yüzbaşı olarak mezuniyeti.
Kasım 1918: Karakol Cemiyeti'nin kuruluşu.
4-11 Eylül 1919: Sivas Kongresi.
16 Mart 1920: İstanbul'un işgali ve Malta'ya sürgün.
Ekim 1921: Malta'dan serbest bırakılması.
9 Aralık 1931: İstanbul'da ölümü.
Sivas Kongresi ve Heyet-i Temsiliye
Kara Vasıf, Mustafa Kemal Paşa ile iletişim kurarak Sivas Kongresi'ne katıldı. 4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında toplanan kongrede Heyet-i Temsiliye üyeliğine seçildi. Kongrede tartışılan konuların başında Amerikan mandası meselesi geliyordu. Kara Vasıf, manda fikrine sıcak bakan delegeler arasında yer aldı. Kongre sonunda manda fikri reddedildi ve tam bağımsızlık ilkesi benimsendi. Kara Vasıf'ın bu tartışmadaki tutumu, onun Millî Mücadele'nin hedefleri konusunda farklı görüşler taşıyan bir grubun temsilcisi olduğunu gösteriyordu.
Son Meclis-i Mebusan ve Felah-ı Vatan
12 Ocak 1920'de İstanbul'da toplanan son Osmanlı Meclis-i Mebusanı'na Kara Vasıf da katıldı. Meclis'te Rauf (Orbay) Bey ile birlikte Felah-ı Vatan adlı grubun önderlerinden biri oldu. Bu grup, Meclis'in en güçlü topluluğuydu ve Misak-ı Millî'nin 28 Ocak 1920'de kabul edilmesinde etkili oldu. Misak-ı Millî, Millî Mücadele'nin hedeflerini belirleyen ana belge sayılır ve 17 Şubat 1920'de kamuoyuna duyuruldu.16 Mart 1920'de İstanbul'un İtilaf devletlerince resmen işgal edilmesinin ardından, Meclis'in önde gelen pek çok üyesi tutuklandı. Kara Vasıf da tutuklananlar arasındaydı. İngilizler bu isimleri Akdeniz'deki Malta adasına sürgüne gönderdi.
Malta sürgünü
Kara Vasıf, yaklaşık bir buçuk yıl boyunca Malta'da sürgün hayatı yaşadı. Malta sürgünleri arasında eski sadrazamlar, nazırlar, mebuslar, subaylar ve aydınlar vardı. İngiltere, bu kişileri savaş dönemindeki olaylarla ilgili yargılamayı planlıyordu, ancak yeterli delil elde edilemediği için yargılama gerçekleşmedi. Ankara Hükûmeti, elindeki İngiliz esirleri karşılığında Malta sürgünlerinin serbest bırakılmasını istedi. Ekim 1921'de yapılan değişimle Rauf Bey, Kara Vasıf ve diğer sürgünler serbest kaldı ve Anadolu'ya geçti.Ek bilgi
Malta sürgünlerinin serbest bırakılması, Sakarya zaferinden kısa bir süre sonra gerçekleşti. Ankara'nın elindeki İngiliz esirleriyle yapılan bu değişim, İngiltere'nin Ankara Hükûmeti'ni fiilen muhatap aldığı önemli bir adımdı.
Birinci Meclis'te İkinci Grup
Malta'dan döndükten sonra Kara Vasıf, 23 Kasım 1921'de Sivas mebusu olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne katıldı. Meclis'te Mustafa Kemal Paşa'nın politikalarına karşı çıkan İkinci Grup içinde yer aldı ve eleştirileriyle dikkat çekti. İkinci Grup, Başkomutanlık yetkilerinin uzatılması, olağanüstü mahkemeler ve yürütmenin yetkileri gibi konularda Mustafa Kemal Paşa ile farklı görüşler savunuyordu. Kara Vasıf, 1923'te yapılan seçimlerde aday olmadı.1924'te kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'na katıldı ve partinin genel sekreterliğine getirildi. Türkiye'nin ilk muhalefet partisi olan Terakkiperver Fırka, 1925'te kapatıldı.

İzmir suikastı yargılaması ve beraat
1926'da Mustafa Kemal Paşa'ya İzmir'de düzenlenmesi planlanan suikast girişiminin ortaya çıkarılmasının ardından, pek çok eski İttihatçı ve Terakkiperver Fırka yöneticisi tutuklandı. Kara Vasıf da tutuklananlar arasındaydı. İstiklal Mahkemesi'ndeki yargılama sonunda Kara Vasıf, Küçük Talat ile birlikte aklandı. Bu beraat, onun suikast planıyla bir bağının bulunmadığının mahkeme tarafından da kabul edildiğini gösteriyordu.Siyasetten ticarete
Yargılamanın ardından Kara Vasıf siyasetten tamamen çekildi ve ömrünün geri kalanını ticaretle geçirdi. Afyonkarahisar'ın ünlü maden suyu işletmesi ve Madra zeytinyağı, onun kurduğu girişimler arasındadır. Maden suyu işletmesini Kızılay'a bağışladı. Zeytinyağı fabrikası ise ortağı Sezai Ömer Madra tarafından devralındı.Kara Vasıf, 9 Aralık 1931'de İstanbul'da Kızıltoprak tren istasyonunda bir trenin altında kalarak hayatını kaybetti. Zühtüpaşa Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi. 1934'te çıkarılan Soyadı Kanunu'ndan sonra eşi Mediha Hanım, Karakol soyadını aldı.
Örgütçü bir muhalif
Kara Vasıf'ın hayatı, Millî Mücadele'nin tek bir sesten ibaret olmadığını gösterir. Karakol Cemiyeti'nin kurucusu olarak işgal altındaki İstanbul'dan Anadolu'ya silah ve insan kaçırılmasında öncü rol oynadı. Misak-ı Millî'nin kabulünde katkısı oldu. Malta'da sürgün hayatı yaşadı. Ancak Ankara'da Mustafa Kemal Paşa'nın politikalarına karşı çıkan muhalefetin de önde gelen isimlerinden biri oldu.Bu iki yön birbiriyle çelişmez. Kurtuluş Savaşı'nda aynı amaca hizmet eden insanlar, savaşın nasıl yürütüleceği ve yeni devletin nasıl kurulacağı konusunda farklı görüşler taşıyabiliyordu. Kara Vasıf'ın İzmir suikastı yargılamasında aklanması, muhalefetle suç ortaklığı arasındaki sınırın mahkeme tarafından da gözetildiğini gösterir. Onun girişimci olarak kurduğu maden suyu ve zeytinyağı işletmelerinin bugün de bilinen markalar olması, hayatının son döneminin de iz bıraktığını ortaya koyar. Kara Vasıf'ı yalnızca muhalif kimliğiyle değil, işgal yıllarının cesur örgütçüsü olarak da hatırlamak gerekir.
Dikkat: yanlış bilinen
Kara Vasıf'ın kurduğu Karakol Cemiyeti ile Kurtuluş Savaşı yıllarında İstanbul'da faaliyet gösteren Mim Mim Grubu, Felah Grubu ve Zabitan Grubu gibi diğer gizli örgütler sık sık karıştırılır. Karakol, Mütareke döneminde İstanbul'da kurulan ilk örgütlerdendir.