İçeriğe geç
Giriş yap
0

Ahmed Şerif es-Senusi: Trablusgarp'tan Ankara'ya uzanan Senusi şeyhi ve Millî Mücadele

SohbeX Editör 1 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 1Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Çölde kurulan bir tarikatın lideri

Ahmed Şerif es-Senusi, 1873'te bugünkü Libya'nın doğusundaki Cağbub'da, Senusi tarikatının zaviyesinde doğdu. Dedesi Muhammed bin Ali es-Senusi, on dokuzuncu yüzyılın ortalarında Kuzey Afrika'da geniş bir etki alanına sahip olacak Senusiye tarikatını kurmuştu. Ahmed Şerif, 1902'de amcası Muhammed el-Mehdi'nin ölümü üzerine tarikatın liderliğine geçti. Amcasının oğlu Muhammed İdris henüz çok küçük olduğundan, liderlik ona bırakılmıştı.

Ahmed Şerif'in hayatı, Kuzey Afrika'da Fransız, İtalyan ve İngiliz sömürge güçlerine karşı yürütülen mücadelelerle geçti. Bu mücadele onu Osmanlı subaylarıyla, Mustafa Kemal ile ve sonunda Anadolu'daki Millî Mücadele ile buluşturdu. 1918'de İstanbul'a gelen Senusi şeyhi, Kurtuluş Savaşı yıllarını Anadolu'da geçirdi ve Ankara Hükûmeti'nin İslam dünyasındaki sesi oldu.
Ahmed Şerif es-Senusi
Ahmed Şerif es-SenusiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Çad'dan Trablusgarp'a

Ahmed Şerif, gençlik yıllarında amcasıyla birlikte Cağbub'dan Kufra'ya, oradan Çad bölgesine giderek Fransızların Orta Afrika'daki ilerleyişine karşı direnişte yer aldı. 1902'de liderliği devraldıktan sonra Çad'daki mücadeleyi sürdürdü, ancak Fransızlar 1909'da Vaday bölgesini ele geçirdi.

Ekim 1911'de İtalya'nın Trablusgarp'ı işgale başlaması, Ahmed Şerif'in dikkatini kuzeye çevirdi. Bingazi bölgesinin aşiretlerini İtalyanlara karşı birleştirdi ve Osmanlı subaylarıyla birlikte direnişi örgütledi. Bu subaylar arasında Enver Bey, Fethi Bey ve Mustafa Kemal Bey de vardı. Derne çevresinde yürütülen mücadele, Mustafa Kemal'in Senusi şeyhini ve bölge halkını yakından tanımasını sağladı. Ahmed Şerif, bu hizmetleri nedeniyle Osmanlı nişanlarıyla ödüllendirildi. Uşi Antlaşması'yla Osmanlı Devleti 1912'de bölgeden çekildikten sonra da Senusiler İtalyanlara karşı direnişi sürdürdü.
Tarih notu
1873: Cağbub'da doğumu.
1902: Senusi tarikatının liderliğine geçmesi.
30 Ağustos 1918: İstanbul'a gelişi.
5 Kasım 1918: Bursa'ya geçişi.
15 Kasım 1920: Ankara'ya varışı.
30 Ekim 1924: Türkiye'den ayrılışı.
10 Mart 1933: Medine'de ölümü.

Birinci Dünya Savaşı ve İstanbul'a yolculuk

Birinci Dünya Savaşı'nda Ahmed Şerif, Osmanlı Devleti'nin çağrısına uyarak Mısır'daki İngiliz kuvvetlerine karşı savaşa girdi. 1915 sonbaharında Senusi süvarileri Mısır'ın batısına girerek Sollum'u ele geçirdi. Ancak İngilizler 1916 başında karşı saldırıya geçti ve Senusi kuvvetleri geri çekilmek zorunda kaldı. Bu yenilginin ardından tarikatın liderliği fiilen amcasının oğlu Muhammed İdris'e geçti. İdris, İngilizler ve İtalyanlarla görüşmelere başladı. Muhammed İdris, ileride Libya Kralı I. İdris olacaktı.

Ağustos 1918'de Enver Paşa'nın emriyle Ahmed Şerif'in Trablusgarp'tan İstanbul'a getirilmesine karar verildi. Senusi şeyhi Sirte körfezinden bir Alman denizaltısına binerek Avusturya-Macaristan'ın Pula limanına ulaştı, oradan trenle 30 Ağustos 1918'de İstanbul'a geldi. Sirkeci Garı'nda Enver Paşa tarafından karşılandı. Gelişinin ertesi günü, Eyüp Sultan'da düzenlenen törende yeni padişah Vahdettin'e kılıç kuşattı.
Servet-i Fünun dergisinin 12 Eylül 1918 sayısında Ahmed Şerif es-Senusi
Servet-i Fünun dergisinin 12 Eylül 1918 sayısında Ahmed Şerif es-SenusiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Servet-i Fünun Dergisi. Dosya sayfası

Bursa yılları

Mondros Mütarekesi, Osmanlı Hükûmeti'nin Ahmed Şerif'in itibarından yararlanma planlarını sona erdirdi. Mütareke sonrasında İstanbul'daki siyasi havadan uzaklaşmak isteyen Senusi şeyhi, 5 Kasım 1918'de Bursa'ya geçti. Bursa'da yaklaşık iki yıl yaşadı ve halkın büyük ilgisini gördü. Bu dönemde Ali Fuat (Cebesoy) Paşa başta olmak üzere Millî Mücadele'nin önde gelen isimleriyle temas kurdu.

8 Temmuz 1920'de Bursa'nın Yunan ordusu tarafından işgal edilmesi üzerine Ahmed Şerif şehirden ayrıldı. Konya üzerinden yolculuğunu sürdürerek 15 Kasım 1920'de Ankara'ya ulaştı. Ankara'da hükûmet yetkilileri tarafından özel bir törenle karşılandı.

Millî Mücadele'nin İslam dünyasındaki sesi

Ahmed Şerif es-Senusi, Kurtuluş Savaşı yıllarında Ankara Hükûmeti'nin İslam dünyasına yönelik propagandasında önemli bir rol üstlendi. Anadolu'nun doğu illerinde ve İslam dünyasının farklı bölgelerinde kongreler, hutbeler, vaazlar ve yazılarla Millî Mücadele'nin haklılığını anlattı. Mustafa Kemal Paşa ile arasında Trablusgarp yıllarına uzanan bir dostluk ve karşılıklı saygı vardı.

Senusi şeyhi Musul meselesinde de aktif olarak çalıştı. Ocak 1923'te Musul'a geçmek amacıyla Diyarbakır'a gitti, ancak İngiliz engellemeleri nedeniyle faaliyetleri Türkiye'nin doğu ve güneydoğu illeriyle sınırlı kaldı. Bu yıllarda yayımlanan kartpostallar, Mustafa Kemal Paşa'yı İslam dünyasının kahramanları arasında Ahmed Şerif ve Selahaddin Eyyubi ile birlikte gösteriyordu.
Ek bilgi
Ahmed Şerif es-Senusi'nin kızı Fatıma eş-Şerif, daha sonra Libya Kralı I. İdris'in eşi ve Libya kraliçesi oldu. Böylece Senusi ailesi, Libya'nın 1951'deki bağımsızlığından sonra kurulan krallığın hanedanı haline geldi.
Mustafa Kemal Paşa'yı Ahmed Şerif es-Senusi ve Selahaddin Eyyubi ile birlikte gösteren kartpostal
Mustafa Kemal Paşa'yı Ahmed Şerif es-Senusi ve Selahaddin Eyyubi ile birlikte gösteren kartpostalGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: signature at lower left توفيق بابا - بيروت - 1341 هـ. Dosya sayfası

Türkiye'den ayrılış ve son yıllar

Cumhuriyet'in ilanından sonra Ahmed Şerif, Mersin, Tarsus ve Adana çevresinde sakin bir hayata çekildi. Hükûmetle ve Mustafa Kemal Paşa ile iletişimi azalarak da olsa sürdü. Memleketine dönmek istedi, ancak İtalyan yönetimi buna izin vermedi. 1924'te hükûmet, yurt dışındaki Osmanlı hanedanı mensuplarıyla temas halinde olduğu gerekçesiyle Türkiye'den ayrılmasını istedi. Ahmed Şerif 30 Ekim 1924'te Suriye'ye geçti.

Şam'da ve Filistin'de sömürgecilik karşıtı tutumunu sürdüren Senusi şeyhi, İngiliz ve Fransız yönetimleri tarafından tedirginlikle izlendi. Sonunda Arabistan'a geçti, bir süre Asir bölgesinde yaşadı ve 10 Mart 1933'te Medine'de hayatını kaybetti.

İki kıtayı birleştiren bir dostluk

Ahmed Şerif es-Senusi'nin hayatı, Kurtuluş Savaşı'nın yalnızca Anadolu'ya sıkışmış bir mücadele olmadığını hatırlatır. Trablusgarp'ta İtalyanlara karşı birlikte savaşan bir Senusi şeyhi ile genç bir Osmanlı subayının yolları, on yıl sonra Ankara'da yeniden kesişti. Bu kesişme, Millî Mücadele'nin sömürgecilik karşıtı karakterinin İslam dünyasında nasıl yankı bulduğunu gösterir. Mısır'dan Hindistan'a kadar pek çok Müslüman toplum, Anadolu'daki direnişi kendi özgürlük mücadelelerinin bir parçası olarak gördü. Ahmed Şerif bu duygunun canlı simgelerinden biriydi.

Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra yolların ayrılması da aynı ölçüde öğreticidir. Yeni devlet, hanedan ve hilafet meselelerinde kesin bir yol seçmişti ve bu yol, Senusi şeyhinin Türkiye'de kalmasıyla bağdaşmadı. Yine de Ahmed Şerif'in Kurtuluş Savaşı'ndaki katkısı, Ankara'nın en zor yıllarında İslam dünyasıyla kurduğu bağın önemli bir halkası olarak hatırlanmayı hak ediyor.
Dikkat: yanlış bilinen
Ahmed Şerif es-Senusi ile Libya Kralı I. İdris sık sık karıştırılır. İdris, Ahmed Şerif'in amcası Muhammed el-Mehdi'nin oğludur. Ahmed Şerif 1916'dan sonra tarikatın fiilî liderliğini İdris'e bırakmış, İdris ise 1951'de bağımsız Libya'nın kralı olmuştur.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap