İçeriğe geç
Giriş yap
0

Uşi Antlaşması (Ekim 1912): Balkan Savaşı kapıdayken Trablusgarp'tan vazgeçiş

SohbeX Editör 2 başlattı0 Yanıt1 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 2Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Trablusgarp Savaşı cephede kaybedilmedi; masada bitirildi. Bir yıl boyunca kıyı şeridine sıkışıp kalan İtalyan ordusuna karşı Osmanlı subayları ve Libyalı gönüllüler direnirken, İstanbul'daki hükûmet Ekim 1912'de barışı kabul etmek zorunda kaldı. Bu yazıda Uşi Antlaşması'na giden yolu, maddelerini ve On İki Ada meselesinin bu antlaşmayla nasıl uzun bir belirsizliğe sürüklendiğini anlatıyoruz.

Bir isim karışıklığı: Uşi mi, Lozan mı?

Antlaşma İsviçre'de, Lozan şehrinin Leman Gölü kıyısındaki Ouchy semtinde imzalandı. İtalyan tarihyazımında bu metin "Trattato di Losanna", yani Lozan Antlaşması olarak anılır. Türkiye'de ise 24 Temmuz 1923'te imzalanan ve Cumhuriyet'in kuruluş belgelerinden sayılan Lozan Antlaşması ile karışmasın diye semtin adıyla, Uşi Antlaşması olarak bilinir. Yabancı bir kaynakta "1912 Lozan Antlaşması" ifadesini görürseniz kastedilenin bu metin olduğunu bilmekte yarar var.

İtalya neden masaya ihtiyaç duydu?

Savaş İtalya'nın umduğu gibi gitmedi. İtalyan kuvvetleri kıyıdaki kasabaları aldı, fakat iç bölgelere giremedi. Tobruk, Derne, Bingazi ve Trablus çevresindeki mevziler Arap ve Türk düzensiz kuvvetlerinin gece baskınlarıyla sürekli taciz edildi. İtalyanlar dörde bir sayı üstünlüğüne ve çok daha güçlü silahlara rağmen sahildeki dar bir şerit dışında denetim kuramadı.

Bunun üzerine Roma, savaşı Libya'nın dışına taşıyıp Osmanlı hükûmetine baskı yapma yolunu seçti. 24 Şubat 1912'de bir İtalyan filosu Beyrut'a saldırdı; limandaki Avnillah zırhlı korveti ve Ankara torpido botu batırıldı, şehir topa tutuldu. 4 Mayıs'ta Rodos'a çıkarma yapıldı. İki hafta içinde Rodos, sonraki iki haftada da On İki Ada olarak bilinen adalar İtalyan eline geçti. Böylece merkezi Rodos olan ve 389 yıldır Osmanlı yönetiminde bulunan Cezayir-i Bahr-i Sefid Eyaleti tamamen elden çıktı.

Temmuz'da beş İtalyan savaş gemisi Çanakkale Boğazı'na girmeyi denedi. Kilitbahir civarına çelik kablolar çekildiği için ilerleyemediler, 18 Temmuz'da ağır ateş altında geri döndüler. Bu, savaşın son deniz çarpışması oldu.

Mustafa Kemal Trablusgarp'ta, 1912
Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Tarih notu
Barışa giden yol:
- 29 Eylül 1911: İtalya savaş ilan eder.
- 24 Şubat 1912: Beyrut bombardımanı.
- 4 Mayıs 1912: Rodos'a çıkarma; ardından On İki Ada'nın işgali.
- 18 Temmuz 1912: Çanakkale'yi zorlayan İtalyan gemileri geri çekilir.
- Eylül 1912: Barış görüşmeleri başlar, çarpışmalar sürer.
- 8 Ekim 1912: Karadağ savaş ilan eder, Balkan Savaşı başlar.
- 15 Ekim 1912: Uşi'de ön antlaşma.
- 18 Ekim 1912: Antlaşmanın kesinleştiği tarih olarak verilen gün.
Balkanlar alevlenirken

Barış görüşmeleri Eylül 1912'de başladı ama cephelerde ateş kesilmedi. 22 Eylül'de güçlü bir Osmanlı mevzii düştü; Enver Bey komutasındaki kuvvetlerin saldırıları ağır kayıpla sonuçlandı.

Asıl belirleyici gelişme Balkanlardan geldi. 8 Ekim'de Karadağ Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti, kısa süre içinde Bulgaristan, Sırbistan ve Yunanistan da savaşa girdi. Ege'deki İtalyan donanması, Makedonya'ya asker ve malzeme taşınmasını engelleyebilecek durumdaydı. Hükûmet, iki cephede birden savaşmanın imkânsızlığını görünce İtalya'nın şartlarını kabul etti.

Antlaşmanın maddeleri

Kaynakların aktardığı başlıca hükümler şunlardır:

1. Trablusgarp ve Bingazi'ye tam özerklik tanındı. Bölge yeni bir kanun ve özel bir düzenle yönetilecekti.
2. Osmanlı Devleti'nin buradaki çıkarlarını, padişah adına "naibü's-sultan" unvanıyla atanan bir görevli koruyacaktı.
3. Dinî ve adlî işler padişahın seçeceği kadılar eliyle yürütülecek, kadıların ve naibü's-sultanın maaşlarını Osmanlı maliyesi ödeyecekti.
4. Osmanlı Devleti Trablusgarp ve Bingazi'deki askerlerini geri çekecekti.
5. İtalya On İki Ada'yı geçici olarak elinde tutacak ve Osmanlı askerleri bölgeden çekildikten sonra iade edecekti.

Kâğıt üzerinde "özerklik" ve padişahın dinî temsilcisi gibi hükümler, Osmanlı Devleti'nin bölgeyle bağını koruyormuş gibi görünüyordu. Uygulamada ise askerlerin çekilmesi, İtalya'ya Trablusgarp ve Bingazi'yi dilediği gibi işgal etme imkânı verdi.
Dikkat: yanlış bilinen
Antlaşmanın tarihi kaynaklarda farklı verilir. Uşi Antlaşması maddesi tarihi 18 Ekim 1912 olarak yazar; Trablusgarp Savaşı maddesinin bir bölümünde ise imzanın 15 Ekim 1912'de yapıldığı belirtilir. Aynı kaynak sitesindeki iki madde arasında bile fark olduğuna göre, bu yazıda ikisini birlikte veriyoruz: 15 Ekim ön metin için, 18 Ekim ise antlaşmanın kesinleştiği tarih olarak anılır. Bir sınavda ya da yazıda "18 Ekim 1912" en sık karşılaşılan tarihtir; 15 Ekim'i gördüğünüzde yanlış olduğunu düşünmeyin.
On İki Ada: "Geçici" kalan işgal

Antlaşmanın en uzun süren sonucu Ege'de ortaya çıktı. İtalya, On İki Ada'yı Osmanlı askerlerinin Libya'dan çekilmesinin ardından geri vereceğini taahhüt etmişti. Ancak hemen ardından gelen Balkan Savaşları'nda Osmanlı Devleti bu adaları savunabilecek durumda değildi ve iade hiç gerçekleşmedi. Metindeki belirsizlik, adaları uzun süre "geçici" İtalyan yönetimine bıraktı.

Türkiye, 1923 Lozan Antlaşması'nın 15. maddesiyle bu adalar üzerindeki bütün haklarından vazgeçti. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra On İki Ada Yunanistan'a geçti. Yani 1912'de "geçici" diye başlayan bir düzen, iki savaş ve iki antlaşma sonra kalıcı bir sınıra dönüştü.

Mustafa Kemal Derne'de Hilâl-i Ahmer (Kızılay) heyetiyle
Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Cephedeki subayların dönüşü

Antlaşma, Libya'da gönüllü olarak savaşan genç Osmanlı subayları için de bir dönüm noktasıydı. Enver Bey, Mustafa Kemal ve arkadaşları bir yıl boyunca sınırlı imkânlarla kabile kuvvetlerini örgütlemişti. Balkan Savaşı'nın başlamasıyla bu subaylar İstanbul'a döndü. Mustafa Kemal de İstanbul'a döndü ve kısa süre sonra Gelibolu'da Bolayır cephesinde görev aldı. Bu dönemi forumdaki Bolayır ve Şarköy konusunda ayrıntılı bulabilirsiniz.
Ek bilgi
Uşi'den sonra Libya'daki direniş bitmedi. Kaynakların vurguladığı gibi İtalyanlar savaş boyunca sahildeki dar bir şeridin dışında denetim kuramamıştı; Osmanlı askerlerinin çekilmesi bu tabloyu bir gecede değiştirmedi. Yani antlaşma Osmanlı-İtalyan savaşını bitirdi ama İtalya ile Libya halkı arasındaki çatışmayı bitirmedi. Mustafa Kemal'in yıllar sonra Şeyh Sunusi'nin hediye ettiği Trablusgarp kıyafetiyle fotoğraf çektirmesi, bu bağın unutulmadığını gösteren küçük ama anlamlı bir ayrıntıdır.
Neden önemli?

Uşi Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin Kuzey Afrika'daki son toprağını kaybettiği belgedir. Aynı zamanda iki savaşın birbirine nasıl bağlandığını da gösterir: Balkan Savaşı çıkmasaydı İstanbul'un bu şartları bu kadar çabuk kabul etmesi beklenmezdi; Libya'da bir yıl harcanmasaydı da Balkan cephesine çok daha deneyimli subaylar ve daha fazla kaynak ayrılabilirdi.

Bir de Ege boyutu var: On İki Ada'nın kaderi bu antlaşmayla belirsizliğe girdi ve bugünkü Ege haritasının bir parçası 1912 sonbaharında, İsviçre'deki bir göl kıyısında atılan imzalarla şekillenmeye başladı.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap