Bir şehrin omurgası
Ankara'nın haritasına bakan biri, şehrin ortasından kuzeyden güneye uzanan uzun ve düz bir hat görür: Atatürk Bulvarı. Ulus Meydanı'ndan başlayan bulvar, yaklaşık altı kilometre boyunca Opera, Sıhhiye, Zafer, Kızılay ve Atatürk meydanlarından geçerek Çankaya'ya ulaşır. Bu hat, başkentin hem fiziki hem de sembolik omurgasıdır.Bulvarın hikâyesi, Ankara'nın başkent olarak yeniden kurulmasının hikâyesiyle iç içe geçer. Eski şehir ile yeni şehri, Meclis ile Çankaya Köşkü'nü, yönetimle halkı birbirine bağlayan bu yol, Cumhuriyet'in şehircilik anlayışının en belirgin izlerinden biridir.

Eski Ankara, yeni Ankara
1923'te başkent ilan edildiğinde Ankara, kalenin eteklerine yayılmış küçük bir Anadolu kasabasıydı. Yeni devletin kurumları önce bu eski şehrin içinde, Ulus çevresinde yerleşti. Meclis binası, bakanlıklar ve bankalar, bu bölgenin dar sokaklarında ve geniş olmayan meydanlarında yer buldu.Şehrin hızla büyüyen nüfusu ve yeni devletin ihtiyaçları, eski kentin sınırlarını kısa sürede aştı. Yeni bir şehir kurulması gerektiği açıktı. Bu yeni şehir, eski kentin güneyinde, Yenişehir adı verilen bölgede kuruldu. İki bölgeyi birbirine bağlayacak geniş bir yol, şehrin planlamasının merkezine yerleşti.
Tarih notu
13 Ekim 1923: Ankara başkent olur
1924-1925: Yenişehir bölgesinin ilk planlaması
1928: Ankara imar planı için uluslararası yarışma
1932: Hermann Jansen'in planı onaylanır
1930'lar: Bulvar boyunca bakanlık, fakülte ve okul binaları yükselir
1938: Bulvar üzerindeki yeni Meclis binasının inşaatına başlanır
1924-1925: Yenişehir bölgesinin ilk planlaması
1928: Ankara imar planı için uluslararası yarışma
1932: Hermann Jansen'in planı onaylanır
1930'lar: Bulvar boyunca bakanlık, fakülte ve okul binaları yükselir
1938: Bulvar üzerindeki yeni Meclis binasının inşaatına başlanır
Jansen'in planı
1928'de Ankara'nın imar planı için uluslararası bir yarışma düzenlendi. Yarışmayı Alman şehir plancısı Hermann Jansen kazandı. Jansen'in planı, Ankara'nın kuzey-güney ekseni üzerinde gelişmesini öngörüyordu. Bu eksenin omurgası, eski Meclis binasından Çankaya'ya kadar uzanan geniş bir bulvar olacaktı. Plan 1932'de onaylandı ve sonraki yıllarda şehrin gelişmesine yön verdi.Jansen, bulvarın iki yanına kamu binaları, parklar ve konut alanları yerleştirdi. Bulvar, sadece bir ulaşım yolu değil, yeni başkentin vitrini olacaktı. Yeşil alanlar ve ağaçlarla çevrili bu yol, bozkırın ortasında modern bir şehrin simgesi olarak tasarlanmıştı.
Bankalar Caddesi'nden Sıhhiye'ye
Bulvarın kuzey ucu, Ulus ile Opera arasındaki bölgede, daha önce Bankalar Caddesi olarak bilinen yoldu. Burada Ziraat Bankası, İş Bankası ve Osmanlı Bankası gibi kurumların binaları yer alıyordu. Bu binalar, Cumhuriyet'in ilk ekonomik kurumlarının merkezleriydi. Bulvarın bu bölümü, yeni başkentin finans merkezi olarak gelişti.Güneye doğru ilerledikçe bulvar, Sıhhiye'ye ulaşıyordu. Burada Sıhhiye ve İçtimai Muavenet Vekâleti binası, Hıfzıssıhha Enstitüsü ve diğer sağlık kurumları bulunuyordu. Sıhhiye adını da bu kurumlardan aldı. Daha güneyde Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi ve İsmet Paşa Kız Enstitüsü gibi eğitim kurumları yer aldı.

Ek bilgi
Bulvar boyunca yükselen binaların pek çoğu, Cumhuriyet'in ilk yıllarında Türkiye'ye gelen yabancı mimarların eseriydi. Clemens Holzmeister, Bakanlıklar bölgesini ve yeni Meclis binasını tasarladı. Ernst Egli pek çok okul binasını, Theodor Jost ise sağlık bakanlığı binasını inşa etti. Bu yabancı mimarların yanında yetişen Türk mimarlar, sonraki on yıllarda şehrin gelişmesinde önemli rol oynadı. Bulvar, böylece bir mimarlık okulunun da açık hava sergisi hâline geldi.
Bulvarda gündelik hayat
1930'ların Ankara'sında bulvar, şehrin gezinti yoluydu. Akşamüstü saatlerinde memurlar, öğrenciler ve aileler bulvar boyunca yürür, Kızılay'daki pastanelerde ve kahvelerde oturur, Güvenpark'ta dinlenirdi. Bulvarın iki yanındaki ağaçlar, yaz sıcağında gölge sağlıyor; çiçek tarhları bozkırın kurak görüntüsünü yumuşatıyordu. Yeni başkente gelen yabancı gazeteciler ve diplomatlar, hatıralarında bu bulvarın çevresindeki çorak araziyle yarattığı çarpıcı karşıtlığı sık sık anlattı.Bulvar, aynı zamanda resmî törenlerin ve geçit törenlerinin yapıldığı yerdi. Cumhuriyet Bayramı'nda askerî birlikler, öğrenciler ve sivil kuruluşlar bulvar boyunca yürüyerek halkı selamlardı. Bu törenler, yeni başkentin kendini sergilediği büyük şenliklerdi. Bulvar, böylece hem gündelik hayatın hem de devletin kendini gösterdiği sahnenin adı oldu.
Ulaşım da bulvarın etrafında şekillendi. Ulus ile Yenişehir arasında çalışan otobüsler ve sonraki yıllarda dolmuşlar, bu ana hat üzerinden şehrin iki yakasını birbirine bağladı. Bulvarın genişliği, o yılların az sayıdaki otomobili için fazlasıyla yeterliydi; kimse onun bir gün trafikle tıkanacağını düşünmüyordu.
Kızılay ve Bakanlıklar
Bulvarın ortasında, Kızılay Meydanı yer alıyordu. Meydanın yakınında Güvenpark ve Güvenlik Anıtı, 1930'larda şehrin yeni merkezi olarak ortaya çıktı. Kızılay'ın güneyinde ise Bakanlıklar bölgesi, devletin yönetim merkezi olarak kuruldu. Holzmeister'in tasarladığı bakanlık binaları, bulvar boyunca sıralanarak başkentin resmi yüzünü oluşturdu.1938'de bulvarın güney kesiminde yeni Meclis binasının inşaatına başlandı. Holzmeister'in tasarladığı bu bina, uzun bir inşaat sürecinin ardından 1961'de tamamlandı. Böylece Meclis, Ulus'taki eski binasından bulvarın güneyindeki yeni yerine taşındı.
Çankaya'ya yükselen yol
Bulvarın güney ucu, Çankaya sırtlarına doğru yükselir. Burada, 1921'den beri Mustafa Kemal Paşa'nın konutu olan Çankaya Köşkü yer alıyordu. Bulvar, Meclis ile Çankaya'yı, yani devletin iki merkezini birbirine bağlıyordu. Atatürk, Çankaya'dan Meclis'e giderken bu yolu kullanırdı.Bulvar boyunca elçilikler ve diplomatik temsilcilikler de yer aldı. Yabancı ülkeler, yeni başkentte elçilik binalarını inşa ederken bulvarın güney kesimini tercih etti. Bu bölge, zamanla Ankara'nın diplomatik merkezi hâline geldi.

Dikkat: yanlış bilinen
1. Uzunluk: Atatürk Bulvarı yaklaşık 6 kilometre uzunluğundadır.
2. Meydanlar: Bulvar boyunca kuzeyden güneye Ulus, Opera, Sıhhiye, Zafer, Kızılay ve Atatürk meydanları yer alır.
3. Plan: Bulvar, Hermann Jansen'in Ankara imar planının ana eksenidir.
2. Meydanlar: Bulvar boyunca kuzeyden güneye Ulus, Opera, Sıhhiye, Zafer, Kızılay ve Atatürk meydanları yer alır.
3. Plan: Bulvar, Hermann Jansen'in Ankara imar planının ana eksenidir.
Bugünkü bulvar
Bugün Atatürk Bulvarı, Ankara'nın en yoğun caddelerinden biri. Şehrin nüfusu milyonları aşınca, Jansen'in yeşil ve sakin bulvarı, trafik ve kalabalıkla dolu bir ana arter hâline geldi. Pek çok tarihi bina yıkıldı ya da işlevi değişti; yerlerine yeni yapılar yükseldi. Ama bulvar, hâlâ başkentin omurgası olmaya devam ediyor.Bize kalırsa Atatürk Bulvarı, Cumhuriyet'in Ankara'yı nasıl hayal ettiğinin en açık göstergesi. Eski şehirden yeni şehre, geçmişten geleceğe uzanan bir yol. Bulvar boyunca yürüyen biri, bugün bile Cumhuriyet'in ilk yıllarının izlerini görebilir: Bankalar Caddesi'nin taş binaları, Sıhhiye'nin sağlık kurumları, Kızılay'ın anıtı ve Bakanlıklar'ın resmi yapıları. Bu izler, bir başkentin sıfırdan nasıl kurulduğunun canlı tanıklarıdır.