Baltalimanı Ticaret Antlaşması, 16 Ağustos 1838'de Osmanlı Devleti ile İngiltere arasında, İstanbul Boğazı'ndaki Baltalimanı'nda imzalanan ticaret antlaşmasıdır. Antlaşma, Osmanlı topraklarında uygulanan tekel sistemini, yani belirli malların alım satımının devlet ya da devletin yetkilendirdiği kişiler tarafından yapılmasını kaldırdı ve İngiliz tüccarlarına Osmanlı topraklarının her yerinde serbestçe ticaret yapma hakkı tanıdı. Gümrük vergileri de yeni oranlara bağlandı. Antlaşmayı Osmanlı Devleti adına Hariciye NazırıMustafa Reşid Paşa, İngiltere adına ise İstanbul elçisi Lord Ponsonby imzaladı. Kısa süre içinde Fransa ve diğer Avrupa devletleriyle de benzer antlaşmalar yapıldı. Baltalimanı, Osmanlı ekonomisinin dünya ticaretiyle bütünleşmesinin dönüm noktalarından biri olarak kabul edilir; ancak etkileri bugün de tartışılır. Antlaşmayı İngiltere adına imzalayan elçi Lord Ponsonby'nin portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: John Frederick Lewis. Dosya sayfası
Antlaşmanın arka planı
1830'larda Osmanlı Devleti, MısırvalisiMehmed Ali Paşa ile büyük bir mücadele içindeydi. Mehmed Ali, Mısır'da ve Suriye'de kurduğu tekel sistemi sayesinde büyük gelirler elde ediyor, bu gelirlerle güçlü bir ordu ve donanma besliyordu. II. Mahmud, Mehmed Ali'ye karşı Avrupa'nın, özellikle İngiltere'nin desteğini kazanmak istiyordu. İngiltere ise sanayi devrimiyle artan üretimi için yeni pazarlar ve ucuz ham madde kaynakları arıyordu. Osmanlı topraklarındaki tekeller, İngiliz tüccarları için önemli bir engeldi.
Görüşmeler
1833'teki Hünkâr İskelesi Antlaşması, İngiltere'nin Osmanlı Devleti'nin Rusya'nın etkisi altına girmesinden endişe etmesine yol açmıştı. İngiltere, Osmanlı Devleti ile ilişkilerini güçlendirmek istiyordu. Mustafa Reşid, Londra ve Paris'teki elçilik görevlerinde İngiliz ve Fransız devlet adamlarıyla yakın ilişkiler kurmuştu. 1837'de Hariciye Nazırı olan Mustafa Reşid Paşa, İngiltere ile bir ticaret antlaşması yapılmasını, Mehmed Ali'ye karşı İngiliz desteğini kazanmanın bir yolu olarak gördü. Görüşmeler, 1838 yazında Baltalimanı'ndaki Mustafa Reşid Paşa yalısında sonuçlandı.
Ek bilgi
Baltalimanı: İstanbul Boğazı'nın Rumeli yakasında, Emirgan ile Rumelihisarı arasında yer alan bu koy, adını Fatih döneminin kaptanlarından Baltaoğlu Süleyman Bey'den alır. XIX. yüzyılda Boğaz'ın en gözde yalı semtlerinden biri olan Baltalimanı'nda, Mustafa Reşid Paşa'nın yalısı da bulunuyordu. Antlaşmanın burada imzalanması, semtin adını Avrupa diplomasi tarihine taşıdı.
Osmanlı topraklarındaki bütün tekeller, yani "yed-i vâhid" uygulamaları kaldırıldı.
İngiliz tüccarları, Osmanlı topraklarının her yerinde, ihtiyaç duydukları malları serbestçe satın alma ve satma hakkı elde etti.
İthal mallardan alınan gümrük vergisi yüzde 3 olarak korundu; buna ek olarak yüzde 2 oranında bir iç gümrük vergisi getirildi.
İhraç mallarından alınan vergi, iç gümrükle birlikte yüzde 12 olarak belirlendi.
Transit mallardan yüzde 3 oranında vergi alınması kabul edildi.
İngiltere'ye, diğer devletlere tanınan bütün ticari ayrıcalıklardan yararlanma hakkı, yani en çok kayırılan ülke statüsü verildi.
Antlaşmanın imzalandığı dönemin padişahı II. MahmudGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Henry Guillaume Schlesinger. Dosya sayfası
Mehmed Ali'ye etkisi
Antlaşmanın Osmanlı Devleti açısından önemli bir amacı, Mehmed Ali Paşa'nın ekonomik gücünü zayıflatmaktı. Tekellerin bütün Osmanlı topraklarında kaldırılması, Mısır ve Suriye'yi de kapsıyordu. Mehmed Ali'nin gelirlerinin önemli bir kısmı, bu tekellerden geliyordu. Mehmed Ali başlangıçta antlaşmayı uygulamaya direndi; ancak 1840–1841 krizinden sonra tekellerin önemli bir kısmını kaldırmak zorunda kaldı. Bu açıdan antlaşma, Osmanlı Devleti'nin siyasi hedeflerine ulaşmasında bir araç oldu.
Osmanlı ekonomisine etkileri
Antlaşmanın Osmanlı ekonomisine etkileri, tarihçiler arasında uzun süredir tartışılır. Bir görüşe göre antlaşma, ucuz İngiliz sanayi mallarının Osmanlı pazarına girmesini kolaylaştırarak yerli el sanatlarının, özellikle dokumacılığın gerilemesine yol açtı. Düşük ithalat vergileri, yerli üreticileri yabancı rekabet karşısında korumasız bıraktı. Yüksek ihracat vergileri ise Osmanlı ürünlerinin dış pazarlarda rekabet gücünü azalttı. Bu görüşe göre Baltalimanı, Osmanlı ekonomisinin Avrupa'ya bağımlı hâle gelmesinin başlangıcı oldu.
Dikkat: yanlış bilinen
Tek nedenli açıklamalara karşı: Sosyal medyada ve popüler yayınlarda Baltalimanı Antlaşması bazen "Osmanlı'yı batıran antlaşma" olarak sunulur. Belgeler daha karmaşık bir tablo çiziyor. Osmanlı el sanatları, Baltalimanı'ndan önce de Avrupa'nın sanayi mallarıyla rekabette zorlanmaya başlamıştı. Antlaşma bu süreci hızlandırdı, ancak tek başına başlatmadı. Ayrıca antlaşmadan sonra Osmanlı tarım ürünlerinin ihracatı arttı; bazı bölgeler bu ticaretten kazanç sağladı. Antlaşmanın etkilerini değerlendirirken, hem kayıpları hem de kazançları birlikte görmek gerekir.
Diğer devletlerle yapılan antlaşmalar
Baltalimanı'nın ardından, Osmanlı Devleti1838'de Fransa ile, sonraki yıllarda ise diğer Avrupa devletleriyle benzer ticaret antlaşmaları imzaladı. Bu antlaşmalar, Baltalimanı'nın hükümlerini Osmanlı Devleti'nin bütün dış ticaretine yaydı. 1861'de yapılan yeni ticaret antlaşmalarıyla gümrük oranları yeniden düzenlendi; ithalat vergisi yüzde 8'e çıkarıldı, ihracat vergisi ise kademeli olarak düşürüldü. Bu değişiklikler, Baltalimanı'nın yarattığı dengesizliği kısmen gidermeyi amaçlıyordu.
Arşivlerdeki izler
Baltalimanı Antlaşması'nın Osmanlı nüshası ve görüşmelere dair belgeler, Osmanlı arşivinde yer alır. Londra'daki İngiltere Ulusal Arşivi'nde ise Lord Ponsonby'nin raporları ve İngiliz Dışişleri Bakanlığı'nın yazışmaları bulunur. Bu belgeler, antlaşmanın arkasındaki siyasi hesapları ve iki tarafın beklentilerini ayrıntılı biçimde gösterir. Osmanlı arşivindeki gümrük kayıtları ise antlaşmanın Osmanlı dış ticaretine etkisini rakamlarla izlemeyi mümkün kılar. 1830'ların Osmanlı dünyasını anlatan bir İngiliz seyahatnamesinin kapağıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Slade, Adolphus, Sir, 1804-1877. n 86816389. Dosya sayfası
Baltalimanı Antlaşması'nı değerlendirirken, onun siyasi ve ekonomik yönlerini birbirinden ayırmak gerekiyor. Siyasi açıdan antlaşma, Osmanlı Devleti için önemli bir başarıydı. İngiltere'nin desteği kazanıldı ve bu destek, 1840'ta Mehmed Ali'ye karşı Avrupa devletlerinin Osmanlı'nın yanında yer almasında belirleyici oldu. Mehmed Ali'nin ekonomik gücü de büyük ölçüde zayıflatıldı.
Ekonomik açıdan ise tablo daha karışık. Antlaşma, Osmanlı ekonomisini dünya pazarına açtı; ama bu açılma, yerli el sanatları için ağır bir rekabet anlamına geldi. Bizim gözümüzde Baltalimanı'nın asıl dersi şudur: Bir devlet, acil bir siyasi tehdit karşısında uzun vadeli ekonomik sonuçları olan kararlar almak zorunda kalabilir. Mustafa Reşid Paşa ve II. Mahmud, Mehmed Ali tehdidi karşısında bu kararı verdiler. Antlaşmanın uzun vadeli etkileri, onların öngörebileceğinden çok daha derin oldu.