İçeriğe geç
Giriş yap
0

Kars 1918: Kırk yıl sonra dönüş, Mondros'la kayıp ve 30 Ekim 1920'deki son dönüş

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1

Kırk yıllık ayrılık

Kars, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın, yani 93 Harbi'nin sonunda Rusya'ya bırakılmıştı. Berlin Antlaşması'yla Kars, Ardahan ve Batum Rus yönetimine geçti. Kırk yıl boyunca bu üç sancak, Osmanlı kamuoyunda "Elviye-i Selâse", yani "üç sancak" adıyla anıldı. Kaybedilen toprakların özlemi, şiirlere, marşlara ve siyasi programlara girdi.

25 Nisan 1918'de Osmanlı ordusu Kars'a yeniden girdi. Ama bu dönüş kalıcı olmadı. Mondros Mütarekesi'nden sonra ordu çekilmek zorunda kaldı. Kars'ın Türkiye'ye kesin olarak katılması, ancak 30 Ekim 1920'de, Milli Mücadele'nin Doğu Harekâtı'yla gerçekleşti. Bu yazıda, Kars'ın 1918 ile 1921 arasındaki çalkantılı üç yılını anlatıyoruz.
Kâzım Karabekir Paşa Kars'ta, 1918
Kâzım Karabekir Paşa Kars'ta, 1918Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Brest-Litovsk ve üç sancak

3 Mart 1918'de Sovyet Rusya ile Almanya ve müttefikleri arasında imzalanan Brest-Litovsk Antlaşması, Kars, Ardahan ve Batum için yeni bir dönem açtı. Antlaşmaya göre Rusya bu üç sancaktan çekilecek, bölgenin geleceği bir halk oylamasıyla belirlenecekti. Osmanlı Devleti için bu, kırk yıllık bir kaybın telafisi anlamına geliyordu.

Ancak Tiflis'teki Kafkas yönetimi, Brest-Litovsk'u tanımadı. Bölgeyi Ermeni ve Gürcü birlikleri tutuyordu. Trabzon'da Mart 1918'de başlayan barış görüşmeleri sonuç vermedi. Osmanlı ordusu ilerlemeye devam etti. 14 Nisan'da Batum, 25 Nisan'da Kars alındı. Kars'taki büyük Rus kalesi, yoğun bir çatışma olmadan teslim edildi.
Tarih notu
13 Temmuz 1878: Berlin Antlaşması. 3 Mart 1918: Brest-Litovsk. 14 Nisan 1918: Batum. 25 Nisan 1918: Kars. 4 Haziran 1918: Batum Antlaşması. 30 Ekim 1918: Mondros. 18 Ocak 1919: Güneybatı Kafkasya Cumhuriyeti. Nisan 1919: İngiliz müdahalesi. 30 Ekim 1920: Kars'ın kesin olarak alınması. 3 Aralık 1920: Gümrü Antlaşması. 13 Ekim 1921: Kars Antlaşması.

Batum Antlaşması ve kısa süren sevinç

4 Haziran 1918'de imzalanan Batum Antlaşması'yla, yeni kurulan Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan cumhuriyetleri Osmanlı Devleti'yle barış yaptı. Kars, Ardahan ve Batum Osmanlı topraklarına bırakıldı. Temmuz 1918'de bölgede bir halk oylaması yapıldı ve sonuç Osmanlı Devleti'ne katılma yönünde oldu.

Ama bu sevinç birkaç ay sürdü. 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesi'nin 11. maddesi, Osmanlı ordusunun Kafkasya'dan savaş öncesi sınırlara çekilmesini öngörüyordu. Bu madde, Kars'ın da boşaltılması anlamına geliyordu. Osmanlı birlikleri 1919'un ilk aylarında Kars'tan çekildi.
Kars'taki Havariler Kilisesi, 1918 öncesi
Kars'taki Havariler Kilisesi, 1918 öncesiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: see above. Dosya sayfası

Kars halkının kendi hükûmeti

Osmanlı ordusunun çekilmesi üzerine Kars halkı, Ermeni yönetimine girmeyi önlemek için kendi örgütlenmesini kurdu. 5 Kasım 1918'de "Millî İslam Şurası" adıyla yerel bir yönetim oluşturuldu. Batum, Artvin, Ahıska, Ahılkelek, Nahçıvan ve Ordubad'dan temsilciler bu yapıya katıldı. 18 Ocak 1919'da Kars'ta toplanan büyük kongreyle bu yönetim, "Güneybatı Kafkasya Cumhuriyeti" adını aldı.

Yeni cumhuriyet uzun ömürlü olmadı. Bölgedeki İngiliz kuvvetleri, Nisan 1919'da Kars'taki hükûmeti dağıttı ve yöneticilerini tutukladı. Tutuklananların bir kısmı Malta'ya sürüldü. Ardından Kars, Ermenistan Cumhuriyeti'nin yönetimine bırakıldı.
Ek bilgi
Güneybatı Kafkasya Cumhuriyeti, Mondros'tan sonra Anadolu ve Kafkasya'da kurulan yerel savunma örgütlerinin en kapsamlılarından biriydi. Kendi anayasası, bayrağı ve meclisi vardı. Bu deneyim, Milli Mücadele'nin Doğu'daki örgütlenmesine örnek oldu.

30 Ekim 1920: Son dönüş

1920 sonbaharında TBMM hükûmeti, Doğu'da bir harekât kararı aldı. Kâzım Karabekir Paşa komutasındaki Doğu Cephesi birlikleri, Eylül 1920'de Sarıkamış'ı aldı. 30 Ekim 1920'de Kars'a girdi. Ardından Gümrü'ye ilerledi. 3 Aralık 1920'de Ermenistan'la Gümrü Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma, TBMM hükûmetinin imzaladığı ilk uluslararası antlaşma oldu.

Kars'ın sınırları kesin olarak, 16 Mart 1921'deki Moskova Antlaşması ve 13 Ekim 1921'deki Kars Antlaşması'yla belirlendi. Kars ve Ardahan Türkiye'de kaldı, Batum ise Gürcistan'a bırakıldı. Kars halkının Milli Mücadele'deki fedakârlığı, şehrin daha sonra "Gazi" unvanıyla anılmasına yol açtı.
Kars Kalesi
Kars KalesiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Armenmir. Dosya sayfası

Mustafa Kemal ve Kars

Mustafa Kemal, Doğu Harekâtı'nı Ankara'dan yönetti. Harekâtın zamanlaması konusunda Karabekir ile Ankara arasında yoğun yazışmalar oldu. Ankara, Sovyet Rusya ile ilişkileri bozmamak ve Batı Cephesi'nin ihtiyaçlarını gözetmek için harekâtın zamanını dikkatle seçti. Harekâtın başarısı, Batı'da Yunan ordusuna karşı savaşan TBMM hükûmetinin arkasını güvence altına aldı.

Atatürk, Cumhuriyet döneminde Kars'a gitti. 1924'teki Doğu gezisinde, Pasinler depreminden sonra Erzurum'dan Sarıkamış'a, oradan Kars'a geçti. Kars'ta halk tarafından coşkuyla karşılandı. Bu ziyaret, kırk yıllık ayrılıktan sonra Cumhuriyet'e katılan şehrin, Cumhuriyet'in kurucusunu ağırladığı ilk ziyaret oldu.
Dikkat: yanlış bilinen
Kars'ın 1918'de kesin olarak Türkiye'ye katıldığı söylenir. Bu doğru değil. 1918'deki dönüş Mondros'la sona erdi. Kesin katılış 30 Ekim 1920'deki harekât ve 1921'deki antlaşmalarla gerçekleşti. 25 Nisan 1918 ile 30 Ekim 1920 arasında Kars, üç farklı yönetim gördü.

Üç yönetim, bir şehir

Kars'ın 1918-1921 arasındaki hikâyesi, Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda Kafkasya'da sınırların ne kadar akışkan olduğunu gösteriyor. Üç yıl içinde şehir Osmanlı, yerel Türk, İngiliz, Ermeni ve TBMM yönetimlerini gördü. Her yönetim değişikliği, halk için yeni bir belirsizlik, yeni bir göç dalgası ve yeni acılar anlamına geliyordu.

Bu tablo, Misak-ı Milli'nin Kars, Ardahan ve Batum için öngördüğü halk oylaması ilkesinin neden önemli olduğunu da açıklıyor. 28 Ocak 1920'de Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nde kabul edilen Misak-ı Milli, bu üç sancağın geleceğinin halk oylamasıyla belirlenmesini istiyordu. Temmuz 1918'deki halk oylaması bu ilkenin dayanağıydı. Kars ve Ardahan sonunda Türkiye'de kaldı, Batum ise Gürcistan'a bırakıldı. Bu sonuç, Ankara'nın Doğu'daki diplomasisinin akılcı bir uzlaşmayla sonuçlandığını gösteriyor.

Kars'ın Rus dönemi izleri

Kırk yıllık Rus yönetimi, Kars'ın şehir dokusunda derin izler bıraktı. Rus idaresi, şehrin eski kalesinin altındaki tarihî dokunun yanına, düzenli sokakları ve taş binalarıyla yeni bir şehir kurdu. Bu binaların bir kısmı bugün hâlâ ayakta. Kars'ı ziyaret edenler, Anadolu'nun başka hiçbir şehrinde görülmeyen bu mimariyi dikkat çekici buluyor.

Şehrin en eski yapılarından biri, 10. yüzyıldan kalan Havariler Kilisesi'dir. Kilise, Rus döneminde Ortodoks kilisesi olarak kullanıldı. Cumhuriyet döneminde farklı amaçlarla kullanıldı ve bugün Kümbet Camii adıyla cami olarak hizmet veriyor. Bu yapının geçirdiği dönüşümler, Kars'ın bin yıllık tarihinin farklı katmanlarını tek bir binada topluyor.

Kars Antlaşması'nın bugünkü yeri

13 Ekim 1921'de imzalanan Kars Antlaşması, Türkiye ile Sovyet Kafkas cumhuriyetleri arasındaki sınırı belirledi. Antlaşmayı Türkiye adına Kâzım Karabekir imzaladı. Bu sınır, bazı küçük düzeltmeler dışında bugün de Türkiye'nin Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan'ın Nahçıvan bölgesiyle olan sınırıdır. Böylece 1918'de başlayan çalkantılı dönem, 1921'de bugüne kadar süren bir sınırla sona erdi.

Kısa özet

Kars 1878'de Rusya'ya bırakıldı. Brest-Litovsk'tan sonra Osmanlı ordusu 25 Nisan 1918'de şehre girdi. Mondros'tan sonra ordu çekildi, Kars halkı Güneybatı Kafkasya Cumhuriyeti'ni kurdu. İngilizler Nisan 1919'da bu yönetimi dağıttı ve şehir Ermenistan'a bırakıldı. Kâzım Karabekir 30 Ekim 1920'de şehri kesin olarak aldı. Sınırlar 1921'deki Moskova ve Kars antlaşmalarıyla belirlendi.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap