1806–1812 Osmanlı-Rus Savaşı, Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Aralık 1806'da başlayan ve 28 Mayıs 1812'de Bükreş Antlaşması ile sona eren savaştır. Savaşın doğrudan nedeni, III. Selim'in Rusya'nın onayı olmadan Eflak ve Boğdan voyvodalarını görevden alması ve Rus ordusunun bu iki beyliği işgal etmesiydi. Savaş, Napolyon savaşlarının gölgesinde geçti; bir ara İngiliz donanmasının Çanakkale'yi geçerek İstanbul önlerine gelmesine, ardından uzun bir ateşkese ve 1809'dan sonra Tuna boyunda yeniden şiddetlenen çatışmalara sahne oldu. Sonuçta Prut ile Dinyester arasındaki Besarabya Rusya'ya bırakıldı ve Prut nehri yeni sınır oldu. 1807 Aynaroz (Athos) deniz savaşını gösteren tabloGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Alexey Bogolyubov. Dosya sayfası
Voyvodalar krizi
1802'de Rusya ile varılan bir anlaşmaya dayanarak, Eflak ve Boğdan voyvodalarının Rusya'nın onayı olmadan görevden alınmaması kabul edilmişti. 1805'te Napolyon'un Austerlitz'de kazandığı zafer, İstanbul'daki Fransa yanlılarını güçlendirdi. Fransız elçisi General Horace Sébastiani'nin etkisiyle III. Selim, Ağustos 1806'da Rus yanlısı oldukları bilinen Eflak voyvodası Konstantin İpsilanti ile Boğdan voyvodası Aleksandr Moruzi'yi görevden aldı. Rusya buna sert tepki gösterdi; padişah kararını geri alsa da Rus ordusu Kasım 1806'da Dinyester'i geçerek iki beyliği işgal etti. Osmanlı DevletiAralık 1806'da Rusya'ya savaş ilan etti.
1807: İngiliz donanması İstanbul önlerinde
Rusya'nın müttefiki İngiltere, Osmanlı Devleti'nin Fransa'dan uzaklaşmasını ve Rus elçisinin geri çağrılmasını istedi. Şubat 1807'de Amiral John Duckworth komutasındaki İngiliz donanması Çanakkale Boğazı'nı geçerek İstanbul önlerine geldi. Ancak İstanbul'da, Sébastiani'nin de katkısıyla, kıyıların topçu bataryalarıyla tahkim edilmesine hızla başlandı; halk ve askerler bu çalışmalara birlikte katıldı. Görüşmelerden sonuç alamayan Duckworth, birkaç gün sonra donanmasıyla geri döndü ve Çanakkale'den çıkarken kıyı bataryalarının ateşi altında kayıplar verdi. İngilizler ardından İskenderiye'ye bir çıkarma yaptı, ama orada da Mehmed Ali Paşa'nın kuvvetlerine yenilerek geri çekildi.
Ek bilgi
Ege'de Rus donanması: Amiral Dmitri Senyavin komutasındaki Rus donanması, 1807 baharında Bozcaada'yı aldı ve Çanakkale Boğazı'nı abluka altına aldı. Mayıs 1807'de Çanakkale açıklarında ve Haziran 1807'de Aynaroz (Athos) yakınlarında yapılan deniz savaşlarında Osmanlı donanması ağır kayıplar verdi. Bu abluka, İstanbul'un iaşesini zorlaştırdı ve Kabakçı İsyanı'nın ortamını ağırlaştıran etkenlerden biri oldu.
Saray darbeleri ve ateşkes
Savaşın ilk yılı, İstanbul'da büyük bir siyasi çalkantıyla aynı zamana denk geldi. Mayıs 1807'de Kabakçı İsyanı III. Selim'i tahttan indirdi; yerine IV. Mustafa geçti. Avrupa'da ise Napolyon ile Rus Çarı I. Aleksandr Temmuz 1807'de Tilsit'te anlaştı. Bu anlaşmanın ardından Ağustos 1807'de Slobozia'da bir ateşkes imzalandı. Ateşkes iki yıl kadar sürdü; bu süre içinde İstanbul'da Alemdar Mustafa Paşa'nın darbesi, III. Selim'in öldürülmesi ve II. Mahmud'un tahta çıkışı yaşandı. Barış görüşmeleri, Rusya'nın Eflak ve Boğdan'ı kendisine bırakılmasını istemesi üzerine sonuçsuz kaldı. 1811'de Slobozia'da Osmanlı ordusunun kuşatılmasını gösteren Rus planıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Михайловский-Данилевский. Dosya sayfası
1809–1811: Tuna boyunda savaş
1809'da çatışmalar yeniden başladı. Rus ordusu Tuna'nın güneyine geçerek Silistre, Rusçuk ve Şumnu gibi kaleleri hedef aldı. 1810'da Silistre ve Rusçuk Ruslara teslim oldu; Şumnu ise direnişini sürdürdü. Bu yıllarda Sırbistan'daki ayaklanma da Rusya'nın desteğiyle devam ediyordu. 1811'de Rus ordusunun komutasına Mihail Kutuzov getirildi. Sadrazam Laz AhmedPaşa komutasındaki Osmanlı ordusu Temmuz 1811'de Rusçuk önlerinde Ruslarla çarpıştı. Kutuzov, Rusçuk'u boşaltarak Osmanlı ordusunu Tuna'nın kuzeyine çekti ve ardından Slobozia yakınlarında kuşattı. Ağır kayıplar veren Osmanlı ordusu Aralık 1811'de teslim olmak zorunda kaldı.
Bükreş'te barış
Rusya, 1812 baharında Napolyon'un büyük bir saldırıya hazırlandığını biliyordu ve güney cephesindeki savaşı bir an önce bitirmek istiyordu. Osmanlı Devleti de ordusunu kaybetmiş ve iç sorunlarla boğuşuyordu. 28 Mayıs 1812'de Bükreş'te imzalanan antlaşmayla Prut nehri sınır kabul edildi; Prut ile Dinyester arasındaki Besarabya Rusya'ya bırakıldı. Eflak ve Boğdan'ın geri kalanı Osmanlı'ya iade edildi. Kafkasya'da Rusya'nın aldığı bazı yerlerin geri verilmesi öngörüldü. Antlaşmanın sekizinci maddesi Sırplara af ve iç işlerinde bazı haklar tanıdı. Antlaşmanın imzalanmasından yaklaşık bir ay sonra, Haziran 1812'de Napolyon Rusya'ya girdi.
Dikkat: yanlış bilinen
Bükreş'in zamanlaması: Rus tarih yazımında Bükreş Antlaşması, Kutuzov'un diplomatik ve askerî başarısı olarak anılır ve Rusya'nın 1812'de Napolyon'a karşı güney cephesini güvence altına almasını sağladığı vurgulanır. Romanya tarih yazımında ise antlaşma, Boğdan'ın doğu yarısının Rusya'ya bırakılması ve Besarabya sorununun başlangıcı olarak acı bir olay olarak hatırlanır. Osmanlı açısından ise antlaşma, ağır bir askerî yenilgiye rağmen kayıpların sınırlandırıldığı bir barıştır.
Savaşın arşivleri
Bu savaşın belgeleri, Osmanlı arşivinin yanında Rusya, İngiltere, Fransa ve Romanya arşivlerinde de bulunur. İstanbul'daki arşivde, Tuna boyundaki kalelerden gelen raporlar, Duckworth krizine dair yazışmalar ve barış görüşmelerinin tutanakları izlenebilir. Londra'daki İngiltere Ulusal Arşivi'nde, Duckworth'un raporları ve İstanbul'daki İngiliz elçisinin yazışmaları yer alır. Bükreş'teki Romanya Ulusal Arşivleri ise Rus işgali altındaki beyliklerin yönetimine dair önemli belgeler saklar. 1812'de Güneydoğu Avrupa'yı gösteren haritaGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Europe 1812 map en.png: Alexander Altenhof (KaterBegemot) Derivative work: Durero. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: Ağustos 1806: Eflak ve Boğdan voyvodaları görevden alınır. Kasım 1806: Rus ordusu beylikleri işgal eder. Aralık 1806: Osmanlı Devleti savaş ilan eder. Şubat 1807: Duckworth'un donanması İstanbul önlerine gelir. Mayıs 1807: Kabakçı İsyanı; Çanakkale açıklarında deniz savaşı. Haziran 1807: Aynaroz deniz savaşı. Ağustos 1807: Slobozia ateşkesi. 1809: Çatışmalar yeniden başlar. 1810: Silistre ve Rusçuk düşer. Temmuz–Aralık 1811: Rusçuk ve Slobozia; Osmanlı ordusu teslim olur. 28 Mayıs 1812: Bükreş Antlaşması.
Büyük savaşın kenarındaki savaş
1806–1812 savaşını incelerken onun kendi başına değil, Napolyon savaşlarının büyük çarkının içinde döndüğünü görmek gerekiyor. Savaşın başlamasında Fransız elçisinin etkisi, ateşkesin imzalanmasında Tilsit'teki anlaşma, barışın aceleyle yapılmasında ise Napolyon'un Rusya'ya saldırma hazırlığı belirleyici oldu. Osmanlı Devleti bu süreçte çoğu zaman kendi kararlarının değil, Avrupa'daki gelişmelerin sonucuyla yüz yüze kaldı.
Bununla birlikte İstanbul'un 1807'deki savunması, iç karışıklıklara rağmen şehrin hızla seferber olabildiğini gösterdi. Buna karşılık Tuna boyundaki yenilgiler ve Slobozia'daki teslim, ordunun hâlâ derin bir yapı sorunu yaşadığını ortaya koydu. II. Mahmud, saltanatının ilk yıllarını bu savaşın içinde geçirdi ve ordu meselesine yönelik kararlarının ilk izlenimlerini burada edindi. Besarabya'nın kaybı ise bir yüzyıldan uzun sürecek bir sınır sorununu, bugünkü Moldova'nın tarihine kadar uzanan bir meseleyi doğurdu.