Büyük Taarruz'dan sonra Türk ordusu 9 Eylül 1922'de İzmir'e girdiğinde savaş bitmiş gibi görünüyordu; ama Boğazlar'da yeni bir tehlike belirdi. Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşması'yla kurulan tarafsız bölgede, Çanakkale'nin Anadolu yakasında küçük bir İngiliz kuvveti bulunuyordu. Türk süvarileri bu bölgeye yaklaştıkça Londra'da savaş hazırlığı konuşulmaya başladı. Eylül 1922'de Birleşik Krallık ile Ankara hükûmeti arasında yaşanan bu gerginlik tarihe Çanakkale Krizi (İngilizce kaynaklarda Chanak Crisis) olarak geçti. Kriz ateş açılmadan çözüldü; ama İngiliz Başbakanı David Lloyd George'un iktidarına mal oldu ve İngiliz İmparatorluğu'nun içindeki dengeleri değiştirdi.
Tarafsız bölgede küçük bir garnizon
İzmir'in alınmasından sonra Türk kuvvetleri, İtilaf işgalindeki İstanbul ve Doğu Trakya yönünde ilerlemeye başladı. İngiliz Savaş Bakanlığı (War Office) 10 Eylül'de Yunan ordusunun dayanma gücünden kuşkulanarak İngiliz birliklerinin Gelibolu'ya çekilmesini önerdi. Bölgedeki en kıdemli İngiliz komutanı General Sir Charles Harington bu öneriyi reddetti: Türklerin saldıracağını sanmıyor, küçük kuvvetin caydırıcı olacağına inanıyordu.
15 Eylül 1922'de Daily Mail'de yayımlanan söyleşide Mustafa Kemal Paşa taleplerini açıkça sıraladı: Küçük Asya, Meriç'e kadar Trakya ve İstanbul. Başkentlerine sahip olmaları gerektiğini, gerekirse ordusuyla İstanbul'a yürüyeceğini ve bunun birkaç günlük bir iş olacağını söylüyor, ama müzakere yoluyla çözümü çok daha fazla tercih ettiğini ekliyordu.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Agence Rol. Agence photographique (commanditaire). Dosya sayfası
İngiliz kabinesi 15 Eylül'de toplanıp mevzilerin korunmasına karar verdi. Ertesi gün, Dışişleri Bakanı Lord Curzon yokken, bazı bakanlar Türkiye'nin Sevr'i çiğnediği gerekçesiyle Britanya ve dominyonların savaş ilan edebileceğini ima eden bir bildiri yayımladı. 18 Eylül'de Londra'ya dönen Curzon bunun Fransa Başbakanı Raymond Poincaré'yi kızdıracağını gördü ve Paris'e gitti. Poincaré Çanakkale'deki Fransız müfrezesini geri çekme emrini çoktan vermişti; Türkleri tarafsız bölgeye saygı göstermeye de ikna etmişti. 20 Eylül'den itibaren yapılan sert görüşmelerden sonra Türklerle bir mütareke müzakeresi yapılmasında uzlaşıldı.
İngiliz siyasetinde ayrılık derindi. Lloyd George, Winston Churchill ve Muhafazakârlardan Lord Birkenhead ile Austen Chamberlain Yunan yanlısı bir çizgide savaşı göze alırken, koalisyondaki diğer Muhafazakârların çoğu savaşa karşı çıktı. Kabine, Türkiye'nin Sovyet Rusya ile askerî ittifak yapacağı yönündeki asılsız istihbarattan etkilendi; oysa MI6, iki ülkenin aslında birbirinden uzaklaştığını bildiriyordu. Churchill'in Türklerin Avrupa'ya geçmesi halinde savaşın kazanımlarının boşa gideceğini anlatan bildirisi geniş eleştiri aldı. İngiliz kamuoyu ve ordunun önemli bir kısmı yeni bir savaş istemiyordu.
Dominyonlar ilk kez otomatik "evet" demedi
1914'te İngiltere savaşa girdiğinde dominyonlar kendiliğinden yanında yer almıştı. 1922'de durum farklıydı. Kanada Başbakanı William Lyon Mackenzie King, Churchill'den gelen ve Çanakkale'ye asker istenen telgrafa kırıldı; ülkenin ne yapacağına Kanada Parlamentosu'nun karar vereceğini bildirdi. Muhafazakâr lider Arthur Meighen, Toronto'daki bir konuşmasında "Hazırız, daima hazırız, yanınızdayız" denmesi gerektiğini söyleyerek King'i eleştirdi. Konu Kanada Avam Kamarası'nda görüşülene kadar tehlike geçmişti, ama ilke yerleşti. Türkçe Vikipedi'ye göre her biri birer tabur teklif eden Newfoundland ve Yeni Zelanda dışında dominyonlardan, müttefiklerden ise Yugoslavya, İtalya ve Romanya'dan destek gelmedi.
23 Eylül'de İngiliz kabinesi Doğu Trakya'nın Türklere bırakılmasını kabul etti; bu, Yunanların burayı savaşmadan boşaltması demekti. Bu karar Mustafa Kemal Paşa'yı mütareke görüşmelerine ikna etti. 28 Eylül'de İngilizlere, birliklerine Çanakkale'de olay çıkarmamalarını emrettiğini bildirdi ve görüşme yeri olarak Mudanya'yı önerdi. Taraflar 3 Ekim'de Mudanya'da buluştu ve 11 Ekim'de, İngiliz kuvvetlerinin saldırıya geçmesine iki saat kala mütareke şartlarında uzlaştı.
O günlerde İstanbul'da da gerginlik vardı. Toronto Daily Star muhabiri olarak şehirde bulunan Ernest Hemingway, Anadolu yakasından geçen ve kadınlarla dolu olduğu sanılan bir teknenin aranınca içindekilerin silahlı erkekler, Ankara'nın şehirdeki halkı olası bir harekete hazırlamak için gönderdiği subaylar olduğunun anlaşıldığını yazdı.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Carlton Kulübü ve Lloyd George'un düşüşü
Krizin İngiltere'deki faturası ağır oldu. 19 Ekim 1922'de Muhafazakâr milletvekilleri Carlton Kulübü'nde toplandı ve bir sonraki seçime koalisyondan ayrı, bağımsız bir parti olarak girme kararı aldı. Muhafazakârlar 1918-1922 koalisyonunun çoğunluğunu oluşturduğu için bu karar hükûmetin sonu demekti. Kendi arkasından iş çevirdiğini düşünen Lord Curzon'un desteğini de kaybeden Lloyd George başbakanlıktan istifa etti ve bir daha bu makama gelemedi. Andrew Bonar Law liderliğindeki Muhafazakârlar 1922 seçimlerini mutlak çoğunlukla kazandı. Commons'taki karikatür bu istifanın hemen ardından çizilmiştir.
Çanakkale Krizi, Kurtuluş Savaşı'nın askerî zaferinin diplomatik sonuca nasıl dönüştüğünü gösteren eşiktir. Ankara bir yandan gücünü gösterdi, bir yandan da masaya oturmayı kabul ederek Doğu Trakya'yı çatışmasız aldı. İngiltere'de ise kriz bir hükûmeti düşürdü ve imparatorluk ilişkilerini yeniden tanımlattı.
Tarafsız bölgede küçük bir garnizon
İzmir'in alınmasından sonra Türk kuvvetleri, İtilaf işgalindeki İstanbul ve Doğu Trakya yönünde ilerlemeye başladı. İngiliz Savaş Bakanlığı (War Office) 10 Eylül'de Yunan ordusunun dayanma gücünden kuşkulanarak İngiliz birliklerinin Gelibolu'ya çekilmesini önerdi. Bölgedeki en kıdemli İngiliz komutanı General Sir Charles Harington bu öneriyi reddetti: Türklerin saldıracağını sanmıyor, küçük kuvvetin caydırıcı olacağına inanıyordu.
15 Eylül 1922'de Daily Mail'de yayımlanan söyleşide Mustafa Kemal Paşa taleplerini açıkça sıraladı: Küçük Asya, Meriç'e kadar Trakya ve İstanbul. Başkentlerine sahip olmaları gerektiğini, gerekirse ordusuyla İstanbul'a yürüyeceğini ve bunun birkaç günlük bir iş olacağını söylüyor, ama müzakere yoluyla çözümü çok daha fazla tercih ettiğini ekliyordu.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Agence Rol. Agence photographique (commanditaire). Dosya sayfası
Tarih notu
Londra'da savaş tehdidi, Paris'te öfkeKriz takvimi:
- 9 Eylül 1922: Türk ordusu İzmir'e girer.
- 10 Eylül: War Office Gelibolu'ya çekilmeyi önerir; Harington reddeder.
- 15 Eylül: Mustafa Kemal'in Daily Mail söyleşisi; İngiliz kabinesi mevzilerin korunmasına karar verir.
- 16 Eylül: Bazı bakanlar, Curzon'un yokluğunda savaş tehdidi içeren bir bildiri yayımlar.
- 18 Eylül: Curzon Londra'ya döner, Paris'e gider.
- 20 Eylül: Curzon Paris'te; Poincaré ile mütareke görüşmesi konusunda uzlaşılır.
- 23 Eylül: İngiliz kabinesi Doğu Trakya'nın Türklere bırakılmasını kabul eder.
- 28 Eylül: Mustafa Kemal Çanakkale'de olay çıkmaması için emir verdiğini bildirir, Mudanya'yı önerir.
- 3 Ekim: Mudanya görüşmeleri başlar.
- 11 Ekim: Mudanya Mütarekesi; İngiliz saldırısına iki saat kala uzlaşma.
- 19 Ekim: Carlton Kulübü toplantısı; Lloyd George istifa eder.
- 1923 yazı: İngiliz ve Fransız kuvvetleri tarafsız bölgeden çekilir.
- 9 Eylül 1922: Türk ordusu İzmir'e girer.
- 10 Eylül: War Office Gelibolu'ya çekilmeyi önerir; Harington reddeder.
- 15 Eylül: Mustafa Kemal'in Daily Mail söyleşisi; İngiliz kabinesi mevzilerin korunmasına karar verir.
- 16 Eylül: Bazı bakanlar, Curzon'un yokluğunda savaş tehdidi içeren bir bildiri yayımlar.
- 18 Eylül: Curzon Londra'ya döner, Paris'e gider.
- 20 Eylül: Curzon Paris'te; Poincaré ile mütareke görüşmesi konusunda uzlaşılır.
- 23 Eylül: İngiliz kabinesi Doğu Trakya'nın Türklere bırakılmasını kabul eder.
- 28 Eylül: Mustafa Kemal Çanakkale'de olay çıkmaması için emir verdiğini bildirir, Mudanya'yı önerir.
- 3 Ekim: Mudanya görüşmeleri başlar.
- 11 Ekim: Mudanya Mütarekesi; İngiliz saldırısına iki saat kala uzlaşma.
- 19 Ekim: Carlton Kulübü toplantısı; Lloyd George istifa eder.
- 1923 yazı: İngiliz ve Fransız kuvvetleri tarafsız bölgeden çekilir.
İngiliz kabinesi 15 Eylül'de toplanıp mevzilerin korunmasına karar verdi. Ertesi gün, Dışişleri Bakanı Lord Curzon yokken, bazı bakanlar Türkiye'nin Sevr'i çiğnediği gerekçesiyle Britanya ve dominyonların savaş ilan edebileceğini ima eden bir bildiri yayımladı. 18 Eylül'de Londra'ya dönen Curzon bunun Fransa Başbakanı Raymond Poincaré'yi kızdıracağını gördü ve Paris'e gitti. Poincaré Çanakkale'deki Fransız müfrezesini geri çekme emrini çoktan vermişti; Türkleri tarafsız bölgeye saygı göstermeye de ikna etmişti. 20 Eylül'den itibaren yapılan sert görüşmelerden sonra Türklerle bir mütareke müzakeresi yapılmasında uzlaşıldı.
İngiliz siyasetinde ayrılık derindi. Lloyd George, Winston Churchill ve Muhafazakârlardan Lord Birkenhead ile Austen Chamberlain Yunan yanlısı bir çizgide savaşı göze alırken, koalisyondaki diğer Muhafazakârların çoğu savaşa karşı çıktı. Kabine, Türkiye'nin Sovyet Rusya ile askerî ittifak yapacağı yönündeki asılsız istihbarattan etkilendi; oysa MI6, iki ülkenin aslında birbirinden uzaklaştığını bildiriyordu. Churchill'in Türklerin Avrupa'ya geçmesi halinde savaşın kazanımlarının boşa gideceğini anlatan bildirisi geniş eleştiri aldı. İngiliz kamuoyu ve ordunun önemli bir kısmı yeni bir savaş istemiyordu.
Dominyonlar ilk kez otomatik "evet" demedi
1914'te İngiltere savaşa girdiğinde dominyonlar kendiliğinden yanında yer almıştı. 1922'de durum farklıydı. Kanada Başbakanı William Lyon Mackenzie King, Churchill'den gelen ve Çanakkale'ye asker istenen telgrafa kırıldı; ülkenin ne yapacağına Kanada Parlamentosu'nun karar vereceğini bildirdi. Muhafazakâr lider Arthur Meighen, Toronto'daki bir konuşmasında "Hazırız, daima hazırız, yanınızdayız" denmesi gerektiğini söyleyerek King'i eleştirdi. Konu Kanada Avam Kamarası'nda görüşülene kadar tehlike geçmişti, ama ilke yerleşti. Türkçe Vikipedi'ye göre her biri birer tabur teklif eden Newfoundland ve Yeni Zelanda dışında dominyonlardan, müttefiklerden ise Yugoslavya, İtalya ve Romanya'dan destek gelmedi.
Dikkat: yanlış bilinen
Doğu Trakya kararı ve masaya dönüş"Çanakkale Krizi" adı sık sık 1915 Çanakkale Savaşı ile karıştırılır. İkisi ayrı olaylardır: Kriz, 1915'teki muharebelerden yedi yıl sonra, Eylül-Ekim 1922'de, Türk ordusunun Boğazlar'daki tarafsız bölgeye yaklaşmasıyla çıkan ve çatışmaya dönüşmeyen bir savaş tehlikesidir. Bir başka yaygın yanlış, krizin Türk ve İngiliz kuvvetleri arasında çatışmayla sonuçlandığıdır; iki taraf arasında savaş çıkmadı, mesele Mudanya'da masada çözüldü. Mustafa Kemal'in Mudanya'yı önerdiği gün de kaynaklarda farklıdır: Çanakkale Krizi maddeleri 28 Eylül, İngilizce Mudanya maddesi ise İtilaf'ın 23 Eylül'deki çağrısının 29 Eylül'de kabul edildiğini yazar.
23 Eylül'de İngiliz kabinesi Doğu Trakya'nın Türklere bırakılmasını kabul etti; bu, Yunanların burayı savaşmadan boşaltması demekti. Bu karar Mustafa Kemal Paşa'yı mütareke görüşmelerine ikna etti. 28 Eylül'de İngilizlere, birliklerine Çanakkale'de olay çıkarmamalarını emrettiğini bildirdi ve görüşme yeri olarak Mudanya'yı önerdi. Taraflar 3 Ekim'de Mudanya'da buluştu ve 11 Ekim'de, İngiliz kuvvetlerinin saldırıya geçmesine iki saat kala mütareke şartlarında uzlaştı.
O günlerde İstanbul'da da gerginlik vardı. Toronto Daily Star muhabiri olarak şehirde bulunan Ernest Hemingway, Anadolu yakasından geçen ve kadınlarla dolu olduğu sanılan bir teknenin aranınca içindekilerin silahlı erkekler, Ankara'nın şehirdeki halkı olası bir harekete hazırlamak için gönderdiği subaylar olduğunun anlaşıldığını yazdı.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Carlton Kulübü ve Lloyd George'un düşüşü
Krizin İngiltere'deki faturası ağır oldu. 19 Ekim 1922'de Muhafazakâr milletvekilleri Carlton Kulübü'nde toplandı ve bir sonraki seçime koalisyondan ayrı, bağımsız bir parti olarak girme kararı aldı. Muhafazakârlar 1918-1922 koalisyonunun çoğunluğunu oluşturduğu için bu karar hükûmetin sonu demekti. Kendi arkasından iş çevirdiğini düşünen Lord Curzon'un desteğini de kaybeden Lloyd George başbakanlıktan istifa etti ve bir daha bu makama gelemedi. Andrew Bonar Law liderliğindeki Muhafazakârlar 1922 seçimlerini mutlak çoğunlukla kazandı. Commons'taki karikatür bu istifanın hemen ardından çizilmiştir.
Ek bilgi
Kimler vardı?Krizin uzun vadeli sonucu İngiliz İmparatorluğu'nun yapısında görüldü. Tarihçi Robert Blake'e göre kriz, Arthur Balfour'un dominyonları "statü bakımından eşit, iç ve dış işlerinin hiçbir yönünde birbirine bağlı olmayan, ancak Taç'a ortak sadakatle bağlı" topluluklar olarak tanımlayan formülüne zemin hazırladı. Bu formül 1931'de Westminster Yasası ile kanunlaştı. Yani Çanakkale'deki bir savaş tehlikesi, Kanada ve Avustralya gibi ülkelerin dış politikada bağımsızlaşmasının önemli adımlarından biri oldu.
- David Lloyd George: İngiliz Başbakanı, savaşı göze alan kanadın lideri.
- Winston Churchill: Sömürgeler Bakanı, dominyonlara asker çağrısı yapan telgrafın sahibi.
- Lord Curzon: Dışişleri Bakanı, Paris'te Poincaré ile uzlaşmayı sağladı.
- General Sir Charles Harington: bölgedeki İngiliz komutanı, Türklere ültimatom vermeyi reddetti.
- Raymond Poincaré: Fransa Başbakanı, Fransız müfrezesini çekti.
- William Lyon Mackenzie King: Kanada Başbakanı, kararı Parlamento'ya bıraktı.
- Mustafa Kemal Paşa: taleplerini açıklayan, sonra Mudanya'yı öneren Türk lideri.
Çanakkale Krizi, Kurtuluş Savaşı'nın askerî zaferinin diplomatik sonuca nasıl dönüştüğünü gösteren eşiktir. Ankara bir yandan gücünü gösterdi, bir yandan da masaya oturmayı kabul ederek Doğu Trakya'yı çatışmasız aldı. İngiltere'de ise kriz bir hükûmeti düşürdü ve imparatorluk ilişkilerini yeniden tanımlattı.
Kaynaklar
- Vikipedi, Çanakkale Krizi maddesi (tr.wikipedia.org)
- English Wikipedia, Chanak crisis (en.wikipedia.org)
- English Wikipedia, Armistice of Mudanya (en.wikipedia.org)