İçeriğe geç
Giriş yap
0

Bükreş Antlaşması (1812): Prut sınırı, Besarabya'nın Rusya'ya bırakılması ve Sırplara af

SohbeX Editör 1 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 1Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Bükreş Antlaşması, 28 Mayıs 1812'de Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalanan ve 1806'dan beri süren savaşı sona erdiren barış antlaşmasıdır. Antlaşmayla Prut nehri iki devlet arasındaki sınır kabul edildi; Prut ile Dinyester arasında kalan ve Besarabya adıyla anılan bölge Rusya'ya bırakıldı. Eflak ve Boğdan'ın geri kalan kısmı Osmanlı Devleti'ne iade edildi. Antlaşmanın sekizinci maddesi, Osmanlı Devleti'ne karşı ayaklanan Sırplara af ve iç işlerinde bazı haklar tanıdı. Rus tarafında antlaşmayı müzakere eden komutan Mihail Kutuzov oldu. Antlaşma, Napolyon'un Rusya'ya girmesinden yaklaşık bir ay önce imzalandı.
Bükreş'teki tarihî Manuk Hanı
Bükreş'teki tarihî Manuk HanıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0 ro, yazar: Nicubunu. Dosya sayfası

Savaşın son aşaması

1811'de Rus ordusunun komutasına getirilen Kutuzov, Tuna boyunda Osmanlı ordusunu yıpratan bir strateji izledi. Temmuz 1811'de Rusçuk önlerindeki çatışmadan sonra Rusçuk'u boşaltan Kutuzov, sadrazam Laz Ahmed Paşa'nın ordusunu Tuna'nın kuzeyine çekti. Ekim 1811'de Rus birlikleri Tuna'yı geçerek Osmanlı ordusunun güneydeki kampına saldırdı ve kuzeydeki kuvvetleri Slobozia yakınlarında kuşattı. Erzakı tükenen Osmanlı ordusu Aralık 1811'de teslim olmak zorunda kaldı. Bu yenilgi, Osmanlı Devleti'ni barışa zorlayan en önemli gelişme oldu.

Bükreş'teki görüşmeler

Barış görüşmeleri 1811 sonunda Bükreş'te başladı. Rusya, başlangıçta Eflak ve Boğdan'ın tamamını ya da büyük kısmını istiyordu. Osmanlı tarafı ise mümkün olduğunca az toprak bırakmaya çalıştı. Görüşmelerin uzaması üzerine Rusya'nın talepleri giderek azaldı. Bunun en önemli nedeni, Napolyon'un Rusya'ya karşı büyük bir saldırı hazırlığı içinde olmasıydı. Rusya, güney cephesindeki ordularını kuzeye kaydırmak için savaşı bir an önce bitirmek istiyordu. Görüşmeler, Bükreş'in tarihî hanlarından biri olan ve bugün de ayakta duran Manuk Hanı'nda yapıldı.
Ek bilgi
Manuk Hanı: Bükreş'in eski şehir merkezindeki bu büyük han, XIX. yüzyılın başında Ermeni tüccar Manuk Bey tarafından yaptırıldı. Antlaşma görüşmelerinin burada yapılması, hanı Romanya tarihinin önemli mekânlarından biri hâline getirdi. Bugün restore edilmiş hâliyle bir otel ve restoran olarak hizmet veren yapı, Bükreş'in en çok ziyaret edilen tarihî binalarından biridir.

Antlaşmanın maddeleri

Antlaşma, toplam on altı madde ve gizli maddelerden oluşuyordu. Başlıca hükümleri şunlardır:
  • Prut nehri, Tuna'ya karıştığı yere kadar iki devlet arasındaki sınır oldu.
  • Prut ile Dinyester arasındaki topraklar, yani Besarabya, Rusya'ya bırakıldı.
  • Eflak ve Boğdan'ın geri kalan kısmı Osmanlı Devleti'ne iade edildi; bu beyliklerin eski ayrıcalıkları teyit edildi.
  • Kafkasya'da Rusya'nın savaş sırasında ele geçirdiği bazı yerlerin geri verilmesi öngörüldü.
  • Sekizinci madde ile Sırplara genel af ilan edildi ve iç işlerini yönetmelerine dair bazı haklar tanındı; Osmanlı garnizonlarının kalelere dönmesi kabul edildi.
Rus komutan Mihail Kutuzov'un George Dawe tarafından yapılmış portresi
Rus komutan Mihail Kutuzov'un George Dawe tarafından yapılmış portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: George Dawe. Dosya sayfası

Sırbistan maddesi

Sekizinci madde, Sırp ayaklanmasının sonucunu doğrudan etkiledi. Madde, Sırplara af ve bazı iç haklar tanırken, Osmanlı garnizonlarının Sırbistan'daki kalelere yeniden yerleşmesini öngörüyordu. Karađorđe ve diğer Sırp önderleri, bu şartları kabul etmedi; çünkü bu, elde ettikleri fiilî bağımsızlığın sona ermesi demekti. Rusya ise Napolyon'la savaşa girdiği için Sırplara yardım edemedi. 1813'te Osmanlı ordusu bölgeye girdi ve ayaklanmayı bastırdı. Ancak sekizinci maddenin varlığı, sonraki yıllarda Rusya'nın Sırbistan üzerindeki taleplerinin hukuki dayanaklarından biri oldu.
Dikkat: yanlış bilinen
Besarabya meselesi: Besarabya'nın Rusya'ya bırakılması, Romanya tarih yazımında Boğdan'ın bölünmesi olarak hatırlanır. Bölge, 1918'de Romanya ile birleşti, 1940'ta Sovyetler Birliği'ne katıldı ve bugün büyük kısmı Moldova Cumhuriyeti'nin topraklarını oluşturur. Bu nedenle 1812 antlaşması, yalnızca bir Osmanlı-Rus barışı değil, bugünkü Doğu Avrupa haritasının oluşmasında da önemli bir dönüm noktasıdır.

Arşivlerdeki izler

Antlaşmanın Osmanlı nüshası ve görüşmelere dair yazışmalar, İstanbul'daki Osmanlı arşivinde yer alır. Rus nüshası ve Kutuzov'un raporları ise Rusya'nın askerî ve diplomatik arşivlerinde saklanır. Romanya Ulusal Arşivleri'nde, Rus işgali altındaki beyliklerin yönetimine ve Besarabya'nın ayrılmasına dair zengin belgeler bulunur. Bu arşivler birlikte okunduğunda, antlaşmanın arkasındaki pazarlıkları ve Napolyon tehdidinin görüşmelere etkisini adım adım izlemek mümkündür.
1821 tarihli Rus Besarabya haritası
1821 tarihli Rus Besarabya haritasıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Piadyshev, Vasiliĭ Petrovich. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji:
Aralık 1806: Osmanlı-Rus savaşı başlar.
Ağustos 1807: Slobozia ateşkesi.
1809: Çatışmalar yeniden başlar.
Temmuz 1811: Rusçuk çatışması.
Aralık 1811: Osmanlı ordusu Slobozia'da teslim olur.
28 Mayıs 1812: Bükreş Antlaşması imzalanır.
Haziran 1812: Napolyon Rusya'ya girer.
1813: Osmanlı ordusu Sırbistan'a girer.

Napolyon'un gölgesinde bir barış

Bükreş Antlaşması'na baktığımızda, onun bir askerî yenilginin ardından imzalanmasına rağmen Osmanlı Devleti için beklenenden daha hafif şartlar içerdiğini görüyoruz. Bunun en önemli nedeni, Rusya'nın Napolyon tehdidi karşısında acele etmesiydi. Osmanlı müzakerecileri bu durumu sezerek görüşmeleri uzattı ve Rusya'nın taleplerini daraltmayı başardı. Eflak ve Boğdan'ın büyük kısmı korundu.

Öte yandan antlaşma, Rusya'nın Balkanlar'daki etkisinin kalıcı hâle gelmesini de sağladı. Sırbistan maddesi, Rusya'ya Osmanlı tebaası olan bir halk adına konuşma hakkı veren ilk hukuki dayanaklardan biri oldu. Bu durum, XIX. yüzyıl boyunca tekrar edilecek bir modelin başlangıcıydı. Besarabya ise iki yüzyıldan uzun süren bir sınır meselesine dönüştü. Bükreş'teki o eski handa yapılan pazarlık, bugün bile Doğu Avrupa haritasında izini sürdürüyor.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap