İçeriğe geç
Giriş yap
0

Atatürk'ün üç Trabzon ziyareti: Hamidiye ile 1924, Ege Vapuru ile 1930, şafakta ayrılış 1937

Mavi Mürekkep başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

Mavi MürekkepKonu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Mustafa Kemal Paşa Trabzon'a üç kez geldi: 1924, 1930 ve 1937'de. Üç ziyaret üç ayrı Türkiye'yi gösterir. 1924'te Lozan'dan yeni çıkmış, hilafeti kaldırmış ve muhalefetin güçlü olduğu bir Karadeniz şehrine yaklaşan bir cumhurbaşkanı vardır. 1930'da Serbest Cumhuriyet Fırkası deneyinin hemen ardından gelen bir parti lideri vardır. 1937'de soyadıyla anılan, Doğu illerini dolaşan ve şehirden şafak vakti ayrılan bir Atatürk vardır.
Mustafa Kemal Paşa ve Latife Hanım 1924 Trabzon ziyaretinde
Mustafa Kemal Paşa ve Latife Hanım 1924 Trabzon ziyaretindeGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Ziyaretin geciken arka planı

Trabzon Millî Mücadele'yi desteklemiş ama Ankara'ya karşı muhalif bir damar da taşımıştı. Meclis'teki II. Grubun etkili isimlerinden Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey ve İttihatçıların etkisi bunu besliyordu. Enver Paşa'nın amcası Halil Paşa şehre geldiğinde Trabzon Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti onu misafir etmiş, Mustafa Kemal Paşa da Kâzım Karabekir Paşa'dan Halil Paşa'nın sınır dışı edilmesini istemişti. Meclis'in olayları soruşturmak için üç kişilik bir komisyon kurmasına tepki gösteren cemiyet üyeleri, Ali Şükrü Bey'in yönlendirmesiyle 31 Aralık 1921'de topluca istifa etti. Ali Şükrü Bey'in 27 Mart 1923'te kaybolup öldürüldüğünün anlaşılması bu muhalefeti artırdı. Mustafa Kemal Paşa sonradan gecikmenin nedenini şöyle anlatacaktı: "Beni bu saadetten bugüne kadar mahrum eden malumunuz olan ahval ve şerait idi."

1924: Hamidiye Kruvazörü ile

İlk ziyaret, 29 Ağustos-18 Ekim 1924 arasındaki 51 günlük Sonbahar Seyahatleri'nin parçasıydı. Paşa önce Dumlupınar'da Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin ikinci yılı törenlerine katılmış, Bursa'nın kurtuluşunu kutlamış, sonra Mudanya'ya geçmişti. 11 Eylül gecesi Mudanya'dan Hamidiye Kruvazörü ile Karadeniz'e açıldı. Yanında Latife Hanım ile Hamdullah Suphi (Tanrıöver), Kılıç Ali, Salih (Bozok) ve Rize Mebusu Raif beyler, Başkâtip Tevfik Bey, Başyaver Rusuhi Bey ve Ankara Polis Müdürü Dilaver Bey vardı.

Halk, Paşa'nın hiçbir limana uğramadan geleceği duyumuyla sabahtan sahile akın etti. Oysa kruvazör Giresun'a uğradı ve varış 15 Eylül sabahına kaldı. Hamidiye 15 Eylül Pazartesi saat 07.30'da limana girdi; vali Cemal Bey, belediye başkanı, fırka ve ticaret odası reisleri gemiye çıkıp karşıladı. Saat 10.00'da karaya çıkan Paşa, kendisine ayrılan otomobile binmedi ve halkın arasından yürüdü.
1924 Karadeniz seyahatinde kullanılan Hamidiye Kruvazörü
1924 Karadeniz seyahatinde kullanılan Hamidiye KruvazörüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Ek bilgi
Ziyafette Sakarya hatırası: Belediyenin verdiği 30 kişilik ziyafette Mustafa Kemal Paşa, "Hemen bütün Trabzon halkını yekpare bir samimiyet kütlesi halinde gördüm. Bu kadınların, çocukların, ihtiyarlar gözünde yaş gördüm" dedi. Sakarya'da Trabzonluların 3. Fırka ile gösterdiği kahramanlığı hatırlattı, limanın modernleştirilmesi ve şehre demiryolu yapılması gerektiğini söyledi. Akşam Darülbedayi'nin sahnelediği "Dört Cihaz" temsilini izledi.
16 Eylül'de öğlene kadar ziyaretçileri kabul etti, sonra Hükûmet Konağı'nda müdürlerle görüştü. Trabzon Lisesi'nde kapıdaki tuğranın okul müzesine konulmasını istedi; bir cadde açılışına, İplik Mensucat Fabrikası'na, Memleket Hastanesi'ne, Ticaret ve Muallim mekteplerine gitti. Akşam Halk Fırkası binasındaki ziyafette, cumhurbaşkanlığı ile fırka reisliğinin birlikte yürütülmesini savunurken şu cümleyi kurdu: "Benim için bir taraflılık vardır. Cumhuriyet taraflılığı, fikri ve içtimai inkılâp taraflılığı." 17 Eylül'de tüccar, esnaf ve zanaatkârlarla görüştü ve saat 13.30'da Hamidiye ile Rize'ye geçti.

Arada: suikast mitingi ve köşk hediyesi

16 Haziran 1926'da İzmir'de suikast teşebbüsü ortaya çıkınca Trabzon'da büyük bir miting yapıldı. Aynı yıl Soğuksu'daki binanın Mustafa Kemal Paşa'ya hediye edilmesine karar verildi; devir 18 Mayıs 1931'de gerçekleşecek, tapu kaydı 16 Haziran 1931'den sonra yapılacaktı.

1930: Serbest Fırka'nın ardından

İkinci ziyaret 17 Kasım 1930-15 Ocak 1931 yurt gezisinin parçasıydı. Paşa 27 Kasım 1930 Perşembe saat 14.30 sularında Ege (İzmir) Vapuru ile geldi. Bu kez maiyet çok kalabalıktı: Dahiliye Vekili Şükrü Kaya, TBMM İkinci Reisi Hasan (Saka), Recep (Peker), Kılıç Ali, Ruşen Eşref, Falih Rıfkı, Reşit Galip, müsteşarlar, bakanlık müfettişleri ve Anadolu Ajansı'ndan bir muhabir. Bu yapı, gezinin bir inceleme heyeti niteliği taşıdığını gösteriyordu.

Paşa Türk Ocağı'nda dinlendi, Valilik ve Belediyeyi ziyaret etti, belediye başkanından altyapı hakkında bilgi aldı. Akşam Türk Ocağı'ndaki yemekten sonra Yıldız Sineması'nda Muhlis Sebahattin'in "Mon Bey" piyesini izledi.
Ek bilgi
Muhalefetsiz meclisin sakıncası: İkinci gün Halk Fırkası'nda yaptığı konuşmada Serbest Cumhuriyet Fırkası muhaliflerinin fikir tartışması yerine duygusal hareket ettiğini söyledi. Satır aralarında ise CHF'nin, karşısında muhalif partiler varmış gibi çalışarak muhalefetsiz meclisin sakıncalarını gidermesi gerektiğini anlattı. Şehrin elektrik sorunu için Elektrik Şirketi heyetini kabul etti ve Sanayi Bankası'nın şirkete borç vermesi için İsmet Paşa'ya telgraf çekti.
Bu ziyarette nerede kaldığı konusunda kaynaklar ayrışır. Bazı yayınlar Soğuksu'daki köşkü gösterir; Mustafa Reşit Tarakçıoğlu'nun derlediği "Büyük Tarih Trabzon'da" ise iki geceyi de Türk Ocağı'nda geçirdiğini yazar. 29 Kasım'daki ayrılışı için merasim istemedi, resmî kurumlara haber verilmedi; ama otomobilin iskeleye gittiğini gören halk yolu doldurdu, motorlar Ege Vapuru'nun etrafını sardı. Paşa belediye başkanına tekrar geleceği sözünü verdi.
Eski Trabzon iskelesi
Eski Trabzon iskelesiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: H. Tchlokian. Dosya sayfası

1937: Doğu illeriyle birlikte

Sözü tutulduğunda o artık 24 Haziran 1934 tarihli 2587 sayılı Kanun'la soyadını alan Atatürk'tü. Davet III. Umumi Müfettiş Tahsin Uzer'dendi; öncelikli konu, İran Şahı Pehlevi'nin 1934 ziyaretinde kararlaştırılan ve 1935'te başlanan Trabzon-Erzurum yolunun tamamlanmamış olmasıydı. 10-12 Haziran 1937'deki ziyarete Bayburt, Erzurum, Kars, Gümüşhane, Artvin, Rize, Ağrı ve Erzincan'dan heyetler geldi; oteller dolunca Trabzonlular misafirlerin bir kısmını evlerinde ağırladı.
Kaynaklar
Belge: Kemal öz adlı Cümhur Reisimize verilen Soyadı hakkında kanun — kabul edilen metin — TBMM Kanunlar Dergisi, Kanun No. 2587 · Kanunlar Dergisi Cilt 14. Tarih: 24 Kasım 1934.
Karşılama öncekilerden çok daha planlıydı. Ege Vapuru Yoroz açıklarında görününce hoparlörlerden "Konuşan hoparlör değil halktır… Trabzonlular, hazırlanın pek yakında sen tarihle karşı karşıya geleceksin" anonsu yapıldı. Vapur demirleyince Tahsin Uzer, Ordu Müfettişi Kâzım Orbay ve sekiz ilin valileri gemiye gitti; bando İstiklal Marşı'nı çalarken Atatürk krem rengi spor kıyafetiyle güverteye çıkıp halkı selamladı. Kalabalık yüzünden tören kıtasının arasından güçlükle yürüyebildi. 12 Haziran'da hükûmete çektiği telgrafta şöyle yazdı: "Bu kadar saygı ve sevgi ve bağlılık karşısında bir naçiz kalbin durmaması, yine o millî heyecanın verdiği kuvvet sayesinde ancak mümkün olabilmiştir."

Umumi Müfettişlik merkezinde Trabzon-İran transit yolunun ivedilikle bitirilmesi, kasabaların su ve elektrik ihtiyacı için kooperatifler kurulması, Erzincan ve Iğdır ovalarının sulanması talimatlarını verdi. Halkevi salonunun genişletilmesini istedi, garnizonda erlere küçük bir tatbikat yaptırdı.
Doğrusu
Şafakta ayrılış: Planda uzun bir konaklama varken Atatürk 12 Haziran sabahı saat 03.30'da köşkten çıktı. Belediye önünde güvercinleri görünce otomobilden indi, bir dükkândan mısır alıp kuşları besledi ve 05.30'da limandan ayrıldı. Sonradan Tahsin Uzer'e çektiği telgrafta mevsimin bölge için uygun olmadığını ve görüşmelerin yeterli olduğunu bildirdi. Aynı telgrafta "Türk Şark'ının 18 sene evvel bana gösterdiği itimadı" andı.

Üç ziyaretin değişen dili

1924'te Trabzon'a yürüyerek giren lider, muhalif bir şehri halkla doğrudan temasla kazanmaya çalıştı. 1930'da kalabalık bir heyetle gelen parti başkanı, tek parti meclisinin eksiklerini konuşuyordu. 1937'de ise Doğu illerinin valileriyle birlikte yol, su, elektrik ve sulama talimatı veren bir devlet başkanı vardı. Söylediği "tekrar geleceğim" sözü bu kez tutulamadı; Soğuksu'daki köşk 1943'te müzeye dönüştürüldü.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap