Fatih Sultan Mehmed'in yetişmesinde emeği geçen hocalar arasında en çok anılanlardan biri Molla Gürânîdir. Asıl adı Şehâbeddin Ahmed bin İsmâil olan bu âlim, Kahire'de yetişmiş, II. Murad döneminde Osmanlı ülkesine gelmiş ve şehzadeMehmed'in hocalığını üstlenmişti. Fatih döneminde kadılık ve kazaskerlik gibi görevlerde bulundu; Fatih'in son yıllarından itibaren, 1480'li yıllarda İstanbulmüftülüğü, yani şeyhülislamlık makamında görev yaptı. Tefsir ve hadis alanındaki eserleriyle de tanınan Molla Gürânî, İstanbul'da adını taşıyan bir semtle bugün de anılmaktadır. Bu yazıda Molla Gürânî'nin hayatını, Fatih ile ilişkisini, görevlerini ve eserlerini ele alıyoruz.
İstanbul'daki Molla Gürânî TürbesiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 2.0, yazar: Kadı Kadı. Dosya sayfası
Şehrizor'dan Kahire'ye
Molla Gürânî, 1410 yılı civarında, bugünkü Irak'ın kuzeyindeki Şehrizor bölgesinde doğdu. Gürânî nisbesi, bu bölgedeki Gûran adlı yerden gelir. İlk eğitimini memleketinde aldı; Kur'an'ı ezberledi ve Arap dili, fıkıh ve kıraat gibi ilimleri öğrendi. Ardından Bağdat, Diyarbekir, Hısnıkeyfa ve Şam gibi ilim merkezlerinde eğitimini sürdürdü.
Gürânî'nin ilim hayatında en önemli dönem, Kahire'de geçirdiği yıllardı. Memlükler döneminde Kahire, İslam dünyasının en büyük ilim merkezlerinden biriydi. Gürânî burada, ünlü hadis âlimi İbn Hacer el-Askalânî başta olmak üzere dönemin büyük âlimlerinden ders aldı. Hadis, tefsir, fıkıh ve kıraat alanlarında derin bir birikim kazandı. Kahire'de bir süre müderrislik de yaptı. Ancak burada yaşanan bir anlaşmazlık sonucu şehirden ayrılmak zorunda kaldı.
Osmanlı ülkesine geliş
Kahire'den ayrılan Molla Gürânî, Osmanlı ülkesine geldi. II. Murad döneminde Osmanlı sarayının ilim insanlarına gösterdiği ilgi, birçok âlimi Anadolu'ya çekiyordu. Gürânî, padişahın dikkatini çekti ve Bursa'daki medreselerde müderris olarak görevlendirildi. Kısa süre içinde ilmiyle tanınan Gürânî'ye, padişahın oğlu şehzadeMehmed'in eğitimi gibi önemli bir görev verildi.
Biyografi eserlerinde, şehzade Mehmed'in çocukluğunda derslerine pek ilgi göstermediği, önceki hocaların onu yeterince etkileyemediği anlatılır. II. Murad, bu durumu düzeltmek için Molla Gürânî'yi görevlendirdi ve ona gerektiğinde sert davranma izni verdi. Taşköprülüzâde'nin Şakâik'inde aktarılan hikâyede Gürânî, elinde bir değnekle şehzadenin karşısına çıktı ve itaat etmediğinde onu cezalandıracağını söyledi. Şehzade, hocasının ciddiyetinden etkilendi ve kısa sürede Kur'an'ı hatmetti. Bu hikâye, Osmanlı geleneğinde hocaya duyulan saygının ve iyi bir eğitimin önemini anlatan örnekler arasında anılır.
DOĞRUSU
Molla Gürânî, Fatih'in yetişmesinde önemli rol oynayan hocalardan biridir; ancak Fatih, farklı dönemlerde Molla Hüsrev, Hızır Bey, Akşemseddin gibi başka âlimlerden de faydalanmıştır. Saltanatı boyunca da çevresinde farklı ilim dallarından pek çok âlim bulundurmuştur.
İstanbul'un Fatih ilçesindeki Molla Gürânî CamiiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Beyoglou. Dosya sayfası
Fatih döneminde görevleri
1451 yılında II. Mehmed tahta çıktığında, eski hocasına büyük saygı gösterdi. Biyografi eserlerinde, padişahın Gürânî'ye vezirlik teklif ettiği, ancak Gürânî'nin bu teklifi kabul etmediği anlatılır. Gürânî, ilmiye mesleğinde kalmayı tercih etti ve kazaskerlik görevine getirildi. Bir süre sonra Bursa kadılığına atandı. Kadılık yaptığı dönemde verdiği bazı kararlarda padişahın isteklerine aykırı davranmaktan çekinmediği ve hukukun gereğini yerine getirdiği anlatılır.
Molla Gürânî'nin Fatih ile ilişkisi, karşılıklı saygıya dayanan ancak zaman zaman gerginliklerin de yaşandığı bir ilişkiydi. Biyografi eserlerinde, Gürânî'nin padişaha yazdığı mektuplarda onu unvanıyla değil, adıyla hitap ettiği ve padişahın da buna ses çıkarmadığı aktarılır. Ayrıca Gürânî'nin padişaha karşı açık sözlülüğü, onun ilim insanlarının bağımsızlığına verdiği önemi gösteren örnekler olarak anılır. Bir süre görevden uzaklaştırılan Gürânî, Mısır'a gitti; ancak Fatih'in daveti üzerine yeniden İstanbul'a döndü.
İstanbul müftüsü
Molla Gürânî, Fatih'in saltanatının son yıllarında İstanbul müftülüğüne getirildi ve bu görevi II. Bayezid döneminde de sürdürdü. Bu görev, o dönemde henüz sonraki yüzyıllardaki kadar geniş yetkilere sahip olmasa da Osmanlı ilmiye teşkilatının en saygın makamlarından biriydi. Gürânî, 1480'lerde bu görevde bulundu ve verdiği fetvalarla dönemin hukuki meselelerine ışık tuttu. Aynı zamanda İstanbul'da bir cami ve medrese yaptırdı. Gürânî'nin bu görevi 1488 yılındaki vefatına kadar sürdürdüğü kabul edilir.
Tarih notu
Kronoloji 1410 civarı: Molla Gürânî'nin Şehrizor bölgesinde doğumu. 1430'lar: Kahire'de İbn Hacer'den ders alması. 1440'lar: Osmanlı ülkesine gelişi; şehzadeMehmed'in hocalığı. 1451: II. Mehmed'in tahta çıkışı. 1450'ler: Gürânî'nin kazaskerliği ve Bursa kadılığı. 1480'ler: İstanbulmüftülüğü. 1488: İstanbul'da vefatı.
Eserleri
Molla Gürânî, tefsir, hadis, fıkıh ve kıraat alanlarında eserler yazdı. En önemli eserlerinden biri, Gâyetü'l-emânî fî tefsîri'l-kelâmi'r-rabbânî adlı tefsiridir. Bu eser, Kur'an'ın dil ve anlam inceliklerini ele alan kapsamlı bir çalışmadır. Hadis alanında ise Buhârî'nin Sahîh'ine yazdığı el-Kevserü'l-cârî ilâ riyâzi ehâdîsi'l-Buhârî adlı şerhi öne çıkar. Bu şerhte Gürânî, kendisinden önceki şerhleri, özellikle hocası İbn Hacer'in eserini zaman zaman eleştirerek kendi yorumlarını ortaya koyar.
Fıkıh alanında da çeşitli eserler yazan Gürânî, Şâfiî mezhebinden Hanefî mezhebine geçmişti. Bu durum, onun farklı fıkıh geleneklerini yakından tanıdığını gösterir. Kıraat ilmindeki çalışmaları ise Kur'an'ın farklı okunuş biçimleri konusundaki derin bilgisini yansıtır. Eserlerinin yazma nüshaları, bugün Süleymaniye Kütüphanesi başta olmak üzere birçok kütüphanede korunmaktadır.
Molla Gürânî semti
Molla Gürânî, 1488 yılında İstanbul'da vefat etti ve yaptırdığı caminin yakınına defnedildi. Bugün İstanbul'un Fatih ilçesinde, Fındıkzade civarında Molla Gürani adını taşıyan bir mahalle bulunur. Bu mahalle, onun yaptırdığı cami ve türbesi etrafında gelişmiştir. Mahallenin adı, İstanbul'un raylı sistem hatlarındaki istasyon adlarında da yaşamaktadır. Böylece bir Osmanlı âliminin adı, beş yüz yılı aşkın bir süredir şehrin gündelik hayatında anılmaya devam ediyor.
Kaynaklarda Molla Gürânî
Molla Gürânî'nin hayatına dair bilgilerin önemli bir kısmı, Taşköprülüzâde'nin Şakâiku'n-Nu'mâniyye'sinden gelir. Bu eserde onun ilmi, cesareti ve padişahla ilişkisi ayrıntılı biçimde anlatılır. Memlük dönemi biyografi yazarı Sehâvî de onun Kahire yıllarına dair bilgiler verir. Tarihçiler, bu farklı kaynakları karşılaştırarak Gürânî'nin hayatındaki bazı belirsizlikleri gidermeye çalışır. Özellikle görevlerinin tarihleri konusunda kaynaklar arasında farklılıklar bulunur.
Molla Gürânî'yi değerlendirmek: hocalığın ve ilmin onuru
Molla Gürânî'nin hayatı, Osmanlı'nın erken döneminde ilim insanlarının devlet içindeki saygın konumunu ve bağımsız duruşunu çarpıcı biçimde gösterir. Şehrizor'dan Kahire'ye, oradan Bursa'ya ve İstanbul'a uzanan yolculuğu, İslam dünyasının farklı ilim merkezleri arasındaki canlı bağların bir yansımasıdır. Şehzade Mehmed'in eğitimini üstlenmesi ve biyografi eserlerinde aktarılan değnek hikâyesi, Osmanlı geleneğinde hocaya duyulan saygının ve disiplinli eğitimin değerini simgeler. Vezirlik teklifini geri çevirerek ilmiye mesleğinde kalmayı seçmesi, ilmi siyasi makamlardan üstün tutan bir anlayışı yansıtır. Padişaha adıyla hitap etmesi ve kadılık kararlarında hukukun gereğini gözetmesi ise ilim insanlarının iktidar karşısındaki bağımsızlığına dair önemli örnekler sunar. Tefsir ve hadis alanındaki eserleri, Kahire'de edindiği birikimi Osmanlı ilim dünyasına taşıdığını gösterir. Fatih'in onu görevden uzaklaştırdıktan sonra yeniden davet etmesi, iki güçlü kişilik arasındaki karmaşık ama saygıya dayalı ilişkiyi yansıtır. İstanbul'da adını taşıyan semt ise onun hatırasının şehirle bütünleştiğini kanıtlar. Molla Gürânî'yi anlamak, bir cihan padişahını yetiştiren ilmin ve hocalık onurunun Osmanlı toplumundaki yerini görmek demektir.