İçeriğe geç
Giriş yap
0

Karabıyıklı Baskını: Molla Karayılan'ın Antep yolunda Fransız ikmal kolunu durdurması

Arda Yamaçlı başlattı0 Yanıt1 Görüntülenme0 takipçi

Arda YamaçlıKonu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Antep ile Maraş arasındaki yol

1919 sonbaharında İngiliz birlikleri, Antep, Maraş ve Urfa'yı Fransızlara devretti. Fransızlar bu şehirlere, saflarında Ermeni gönüllülerin de bulunduğu birliklerle yerleşti. Halk, yeni işgal yönetimini büyük bir kaygıyla karşıladı. Antep ile Maraş arasındaki yol, Fransız garnizonlarının birbirine asker, cephane ve erzak gönderdiği önemli bir ikmal hattıydı. Bu yolun güvenliği, bölgedeki Fransız varlığının sürmesi için hayati önem taşıyordu.

Antep'te gerginlik, 1919 sonbaharı boyunca giderek arttı. Kasım ayında Akyol Karakolu'na çekilen bayrağın bir Fransız subayı tarafından indirilmesiyle başlayan bayrak krizi, şehirde büyük tepki doğurdu. Fransız yönetiminin resmi binalara Osmanlı bayrağı çekilmesini yasaklaması ve aynı dönemde şehre asker ve cephane sevkiyatını sürdürmesi, halkın tedirginliğini artırdı.
Molla Mehmet Karayılan
Molla Mehmet KarayılanGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: Ekim-Kasım 1919 Antep ve Maraş'ın Fransızlara devri; Kasım 1919 Antep'te bayrak krizi; 13 Ocak 1920 Çatalmazı'nda Fransız birliğine yapılan baskın; 20 Ocak 1920 Karabıyıklı Baskını; 21 Ocak 1920 Şehit Kâmil olayı; 21 Ocak 1920 Maraş'ta çatışmaların başlaması; 1 Nisan 1920 Antep'te çatışmaların başlaması; 8 Şubat 1921 Antep'in teslimi.

Araptar ve Çatalmazı

Ocak 1920'de bölgedeki gerginlik silahlı çatışmalara dönüşmeye başladı. 12 Ocak'ta Antep'ten Sakçagözü yönüne hareket eden bir Fransız birliği, geceyi Araptar köyünde geçirdi. Köy halkı, Fransız askerlerinin kendilerini evlerinden çıkardığını, eşyalarını yağmaladığını ve kadınlara kötü davrandığını anlattı. Köylüler çevredeki köylere sığındı ve olay kısa sürede bütün bölgeye yayıldı.

Ertesi gün, 13 Ocak'ta, Araptar'dan Maraş yönüne ilerleyen Fransız birliği, Çatalmazı mevkiinde Molla Mehmet Karayılan ve Boynoğlu Memik Ağa komutasındaki yerel direniş güçlerinin pususuna düştü. Üç ayrı noktadan yapılan baskınlarla birlik dağıtıldı. Aynı günlerde Fransızların ikmal kollarına da saldırılar düzenlendi. Olaylardan sonra Türk ve Fransız yetkililerden oluşan bir heyet bölgede inceleme yaptı. Hazırlanan raporda olayların sorumluluğunun Fransız tarafına ait olduğu belirtildi.

Molla Mehmet Karayılan

Molla Mehmet Karayılan, Antep'in kuzeyindeki köylerden birinde yaşayan bir din adamı ve aşiret önderiydi. Bölgede sözü dinlenen bir kişiydi. Fransız işgali başladığında çevresindeki köylülerden bir direniş grubu oluşturdu. Karayılan'ın grubu, Antep ile Maraş arasındaki dağlık bölgeyi iyi tanıyordu. Bu bilgi, Fransız kollarına karşı yapılan baskınlarda büyük avantaj sağladı.

Karayılan, "Karayılan" lakabıyla tanındı ve kısa sürede Antep çevresindeki direnişin sembol isimlerinden biri haline geldi. Grubunun silahları sınırlıydı. Baskından önce kardeşi Süro Mamo'yu Maraş'a göndererek üç katır yükü silah getirttiği anlatılır. Bu küçük ayrıntı, direnişçilerin elindeki imkânların ne kadar dar olduğunu gösterir.
Ek bilgi
Antep çevresindeki direniş, başlangıçta düzenli bir askeri örgütten çok, köy ve aşiret önderlerinin kendi çevrelerinden topladığı küçük gruplara dayanıyordu. Karayılan, Şahin Bey ve Yörük Ali gibi isimler bu grupların önderleriydi. Antep Heyeti, bu grupları zamanla şehir savunmasının bir parçası haline getirdi.

Karabıyıklı'daki pusu

Fransızların Antep'ten Maraş yönüne bir erzak kolu göndereceğini öğrenen Karayılan ve adamları hemen harekete geçti. Fransız kolunu karşılamak için Karabıyıklı mevkiine giderek yolun iki yanındaki uygun noktalara yerleştiler. 20 Ocak 1920'de Fransız erzak kolu, bu noktaya geldiğinde ani bir baskınla karşılaştı. Kol büyük ölçüde etkisiz hale getirildi ve askerlerin bir kısmı esir alındı.

Antep'te anlatılan hikâyelere bakılırsa, Fransız askerlerinin bir kısmı "tek bir kurşun atmadan" teslim oldu. Bu ifade, baskının ne kadar ani ve beklenmedik olduğunu vurgulamak için kullanılır. Ancak kaynaklarda baskının ayrıntıları ve kayıpların sayısı konusunda farklı anlatımlar bulunur. Kesin olan, Fransızların ikmal kolunun Antep ile Maraş arasındaki yolda durdurulduğu ve bu yolun güvenliğinin ciddi biçimde sarsıldığıdır.

Yolun coğrafyası

Antep ile Maraş arasındaki yol, bugünkü Pazarcık ve Narlı çevresinden geçen, vadiler ve tepelerle kesilen bir güzergâhtı. Yolun bazı kesimleri dar geçitlerden ve dere yataklarından ilerliyordu. Bu kesimler, yük hayvanlarıyla ve arabalarla ilerleyen ikmal kolları için yavaş ve savunması zor noktalardı. Yerel direnişçiler bu noktaları çok iyi biliyordu. Köylerden gelen haberciler, Fransız kollarının ne zaman hareket edeceğini ve hangi yoldan geçeceğini önceden bildirebiliyordu. Karabıyıklı mevkii de bu tür bir noktaydı. Pusuya yatan grup, kolun uzunluğu boyunca dağılarak aynı anda birçok yerden ateş açabiliyordu. Bu taktik, sayıca az olan direnişçilerin daha kalabalık ve daha iyi silahlanmış bir birliği şaşırtmasını sağladı.

Fransız komutanlığı, bu tür baskınlar sonrasında kollarını daha kalabalık birliklerle korumaya ve sevkiyatları daha seyrek yapmaya başladı. Bu da Maraş ve Antep'teki garnizonların ikmalini zorlaştırdı. Ocak 1920'deki baskınlar, böylece yalnızca bir erzak kolunun kaybı değil, bölgedeki Fransız askeri düzeninin bütününü etkileyen bir baskı unsuru oldu.
Gaziantep Savunması Panorama Müzesi'nden bir sahne
Gaziantep Savunması Panorama Müzesi'nden bir sahneGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Dosseman. Dosya sayfası

Esirlere davranış

Baskının sonrasıyla ilgili anlatılan en dikkat çekici ayrıntı, Karayılan'ın esirlere davranışıdır. Karayılan, esirleri kendi köyüne götürdü ve onları her gün koyun etiyle besledi. Bir süre sonra da esirleri Pazarcık Kaymakamlığı'na teslim etti. Bu davranış, Karayılan'ın düşman askerlerine karşı bile insanca bir tutum sergilediği biçiminde anlatılır. Esirlerin resmi makamlara teslim edilmesi ise yerel direnişin Osmanlı idaresini tanıdığını ve onunla birlikte hareket ettiğini gösterir.

Şehit Kâmil ve Antep'te çatışmanın yaklaşması

Karabıyıklı Baskını'nın ertesi günü, 21 Ocak 1920'de Antep'te on beş yaşındaki Mehmet Kâmil'in Fransız askerleri tarafından öldürülmesi şehirde büyük bir öfke yarattı. Fransız komutanlığının olayın üzerini örtmeye çalıştığı yönündeki haberler, tepkiyi daha da artırdı. Çarşı esnafı ile Fransız askerleri arasında tartışmalar yaşandı ve şehirdeki mahalleler arasında belirgin bir ayrışma meydana geldi.

Aynı gün Maraş'ta da Fransızlarla halk arasında çatışmalar başladı. Maraş'taki çatışmalar üç hafta sürdü ve Şubat 1920'de Fransızların şehirden çekilmesiyle sonuçlandı. Antep'te ise çatışmalar Nisan 1920'de başladı ve on bir ay sürdü. Karabıyıklı Baskını, bu büyük çatışmaların hemen öncesinde, direnişin kırsal kesimde nasıl örgütlendiğini gösteren bir olaydır.
Kaynaklarda fark
Bazı anlatımlarda Çatalmazı'ndaki 13 Ocak baskını ile Karabıyıklı'daki 20 Ocak baskını birbirine karıştırılır ya da tek bir olay gibi anlatılır. İki olay da Karayılan'ın grubuyla ilişkilidir, ancak farklı tarihlerde ve farklı noktalarda gerçekleşmiştir. Çatalmazı'nda bir Fransız birliği, Karabıyıklı'da ise bir erzak kolu hedef alınmıştır.

Karayılan'ın Antep savunmasındaki yeri

Karabıyıklı Baskını, Karayılan'ın adının bütün şehirde duyulmasına yol açtı. Antep Heyeti, bu başarının ardından Karayılan'ı şehir içindeki çatışmalarda görevlendirdi. Karayılan ve adamları, Antep savunmasının on bir ay süren mücadelesinde önemli görevler üstlendi. Şehrin dışındaki köylerle bağlantının korunması, ikmal yollarının açık tutulması ve Fransız takviyelerinin durdurulması bu görevler arasındaydı.

Antep savunması, Şubat 1921'de şehrin teslimiyle sona erdi. Ancak 1921 Ekim'inde imzalanan Ankara Antlaşması'yla Fransızlar bölgeden çekildi ve Antep, 25 Aralık 1921'de Türk idaresine geri döndü. Şehir, savunmadaki direnişi nedeniyle 1921'de Meclis kararıyla "Gazi" unvanını aldı.
Gaziantep Kalesi
Gaziantep KalesiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.0, yazar: William John Gauthier. Dosya sayfası

Kırsal direnişin bir örneği

Karabıyıklı Baskını, Kurtuluş Savaşı'nın güney cephesinde kırsal kesimdeki direnişin nasıl işlediğini gösteren tipik bir olaydır. Düzenli ordunun henüz bölgede bulunmadığı 1920 başında, direniş köy ve aşiret önderlerinin kendi imkânlarıyla örgütlediği küçük gruplara dayanıyordu. Bu gruplar, bölgeyi iyi tanımaları sayesinde Fransız kollarına ciddi kayıplar verdirebiliyordu.

Baskının ayrıntıları konusunda farklı anlatımlar bulunsa da olayın Antep çevresindeki direnişin önemli bir aşaması olduğu açıktır. Karayılan'ın esirlere davranışı ve onları resmi makamlara teslim etmesi ise bu direnişin yalnızca bir silahlı mücadele değil, aynı zamanda belirli kurallara bağlı bir halk hareketi olduğunu gösterir. Karabıyıklı, Antep savunmasının kahramanlık hikâyeleri arasında daha az bilinen ama bölge tarihinde önemli bir yer tutan bir olaydır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap