Bu yazıda Alman askerî heyetinin gelişini, Rus krizini, heyetin Osmanlı ordusundaki çalışmalarını, Liman von Sanders'in savaştaki rolünü ve heyetin mirasını anlatıyoruz. Konu, Osmanlı askerî arşivlerinin yanı sıra Alman diplomatik belgeleri ve Liman von Sanders'in hatıratından izlenebilir. General Otto Liman von Sanders'in portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bain News Service, publisher. Dosya sayfası
Alman askerî heyetlerinin geçmişi
Osmanlı ordusu, Alman askerî heyetleriyle ilk kez 19. yüzyılın sonunda tanıştı. 1880'lerde Alman subay Colmar von der Goltz, Osmanlı ordusunda eğitim ve örgütlenme alanında uzun yıllar görev yaptı. Von der Goltz, Osmanlı subaylarının eğitimini ve Harbiye Mektebi'nin müfredatını büyük ölçüde etkiledi. Bu dönemde yetişen pek çok subay, Alman askerî düşüncesinden etkilendi.
Balkan Savaşları'ndaki ağır yenilgi, Osmanlı ordusunun köklü bir reforma ihtiyacı olduğunu açıkça gösterdi. İttihat ve Terakki hükümeti, bu reform için Almanya'dan yeni bir askerî heyet istedi. Almanya, bu isteği kabul etti ve heyetin başına Liman von Sanders'i atadı.
Rus krizi
Heyetle ilgili antlaşmaya göre Liman von Sanders, İstanbul'daki I. Kolordu'nun komutanlığına getirilecekti. Bu durum, Rusya'nın sert tepkisine yol açtı. Rusya, bir Alman generalin İstanbul'daki ve Boğazlar'daki birliklere komuta etmesini, Boğazlar üzerindeki kendi çıkarlarına karşı doğrudan bir tehdit olarak gördü. İngiltere ve Fransa da Rusya'nın tepkisini destekledi.
Kriz, Ocak 1914'te bir uzlaşmayla çözüldü. Liman von Sanders, Osmanlı ordusunda müşir rütbesine yükseltildi ve orduların genel müfettişliğine getirildi. Böylece doğrudan bir birliğin komutanı olmaktan çıkarıldı. Bu çözüm, krizi yumuşattı, ancak Rusya'nın Almanya'ya karşı güvensizliğini artırdı.
Ek bilgi
Liman von Sanders krizi, Birinci Dünya Savaşı'ndan önceki son büyük diplomatik krizlerden biri olarak kabul edilir. Kriz, büyük güçlerin Boğazlar üzerindeki rekabetinin ne kadar hassas olduğunu gösterdi. Bazı tarihçiler, bu krizin Rusya'nın savaşa hazırlanma kararını hızlandırdığını belirtir.
Otto Liman von Sanders 1915 yılındaGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bain. Dosya sayfası
Heyetin çalışmaları
Alman heyeti, 1914'ün ilk yarısında Osmanlı ordusunda kapsamlı bir reform programı başlattı. Heyet üyeleri, Genelkurmay'da, kolordularda ve askerî okullarda görev aldı. Heyetin önemli üyelerinden biri, Osmanlı Genelkurmay başkanlığına getirilen Friedrich Bronsart von Schellendorf'du. Alman subaylar, ordunun eğitim yöntemlerini, kurmay çalışmalarını ve lojistik sistemini yeniden düzenlemeye çalıştı.
Ancak heyetin çalışmaları, Osmanlı subaylarıyla zaman zaman gerginliğe yol açtı. Osmanlı subaylarının bir kısmı, Alman subayların ordunun üst kademelerinde bu kadar güçlü bir konuma gelmesinden rahatsızdı. Harbiye NazırıEnver Paşa ile Liman von Sanders arasındaki ilişki de her zaman uyumlu değildi.
Gelibolu'da Beşinci Ordu
24 Mart 1915'te Liman von Sanders, Gelibolu Yarımadası ve Çanakkale Boğazı'nın Avrupa yakasını savunmakla görevli Beşinci Ordu'nun komutanlığına atandı. Liman von Sanders, İtilaf kuvvetlerinin nereye çıkarma yapacağını kestirmeye çalıştı ve birliklerini buna göre yerleştirdi. Birliklerin bir kısmını kıyılara, bir kısmını ise ihtiyaç halinde hızla müdahale edebilecek yedek konumlara yerleştirdi.
25 Nisan 1915'te başlayan çıkarmadan sonra Beşinci Ordu, aylarca süren çetin savaşlarda yarımadayı savundu. Bu savaşlarda Yarbay Mustafa Kemal Bey gibi Osmanlı komutanları belirleyici roller oynadı. Liman von Sanders, Ağustos 1915'teki Anafartalar savaşları sırasında Mustafa Kemal Bey'e geniş bir bölgenin komutasını verdi.
Dikkat: yanlış bilinen
Liman von Sanders'in Gelibolu'daki rolü, Türk ve Alman tarih yazımında farklı biçimlerde değerlendirilir. Alman kaynakları ve Liman von Sanders'in kendi hatıratı, onun komuta kararlarını öne çıkarır. Türk tarih yazımı ise MustafaKemal Bey başta olmak üzere Osmanlı komutanlarının ve askerlerinin rolünü vurgular. Bazı kararların kime ait olduğu konusunda hatıratlar birbirini tam olarak tutmaz.
Liman von Sanders, kızı ve Amiral Wilhelm SouchonGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Filistin cephesi ve savaşın sonu
Mart 1918'de Liman von Sanders, Filistin ve Suriye cephesindeki Yıldırım Ordular Grubu'nun komutanlığına getirildi. Ancak bu cephedeki Osmanlı ordusu, uzun savaş yıllarının yorgunluğu, ikmal sorunları ve İngiliz ordusunun üstünlüğü nedeniyle zor durumdaydı. Eylül 1918'de İngiliz generali Allenby'nin Megiddo'da başlattığı saldırı, Osmanlı cephesini çökertti. Liman von Sanders, Nasıra'daki karargâhından son anda kaçmayı başardı.
Savaşın sonunda Liman von Sanders, Osmanlı'dan ayrılırken Malta'da bir süre İngilizler tarafından gözaltında tutuldu. Serbest bırakıldıktan sonra Almanya'ya döndü. 1920'de "Türkiye'de Beş Yıl" adlı hatıratını yayımladı. Bu kitap, Osmanlı'nın savaş yıllarını anlamak için önemli bir kaynaktır. Liman von Sanders, 1929'da Münih'te öldü.
Heyetin büyüklüğü
Alman askerî heyeti, başlangıçta birkaç düzine subaydan oluşuyordu. Savaş yıllarında heyetin ve Osmanlı ordusunda görev yapan Alman askerlerin sayısı hızla arttı. Alman subaylar, Kafkasya'dan Irak'a, Filistin'den Çanakkale'ye kadar pek çok cephede kurmay ve komuta görevleri üstlendi. Alman topçu, havacılık ve muhabere birlikleri de Osmanlı cephelerinde görev yaptı. Bu durum, Osmanlı ordusunun savaş yıllarında Alman uzmanlığına ne kadar bağımlı hale geldiğini gösterir.
Heyetin mirası
Alman askerî heyeti, Osmanlı ordusunun Birinci Dünya Savaşı'ndaki performansını önemli ölçüde etkiledi. Heyetin kurmay çalışmaları ve eğitim reformları, ordunun Çanakkale gibi cephelerde etkili bir savunma yapmasına katkıda bulundu. Ancak heyetin varlığı, Osmanlı'nın Almanya'ya bağımlılığını da artırdı ve savaşa girme kararını kolaylaştırdı.
Liman von Sanders heyeti, Osmanlı'nın son döneminde Alman askerî etkisinin doruk noktasını temsil eder. Heyetin gelişi, Balkan Savaşları'ndaki yenilgiden sonra ordunun yeniden örgütlenmesi için atılmış önemli bir adımdı. Ancak heyetin gelişinin yarattığı Rus krizi, Osmanlı'nın büyük güçler arasındaki rekabetin ortasında kaldığını da gösterdi.
Liman von Sanders'in savaş yıllarındaki rolü, karmaşık bir mirasa sahiptir. Gelibolu'daki savunmada önemli kararlar aldı; ancak bu savunmanın başarısı, büyük ölçüde Osmanlı komutanlarının ve askerlerinin fedakârlığına dayanıyordu. Filistin'deki yenilgi ise Alman ve Osmanlı askerî işbirliğinin sınırlarını gösterdi.
Heyetin mirası, bugün de tartışılıyor. Bir yanda ordunun modernleşmesine katkıları, öbür yanda Osmanlı'nın Almanya'ya bağımlılığını artırması vardır. Liman von Sanders'in hatıratı ise bu tartışmalarda önemli bir kaynak olmaya devam ediyor. Bir Alman generalin gözünden Osmanlı'nın son savaşını anlatan bu kitap, Türk kaynaklarıyla birlikte okunduğunda dönemin daha dengeli bir resmini ortaya koyar. Bu nedenle heyetin hikâyesi, yalnızca bir generalin biyografisi olarak değil, iki ordunun ve iki devletin zor ve çoğu zaman gergin geçen bir ortaklığının hikâyesi olarak da okunmalıdır.