Bir karargâhın sabahı
Eylül 1918'de Filistin Cephesi'ndeki Osmanlı ve Alman kuvvetlerinin başkomutanlığı, Yıldırım Orduları Grubu adıyla Nasıra'da bulunuyordu. Grubun komutanı, Çanakkale'de 5. Ordu'yu yöneten Alman generali Otto Liman von Sanders'ti. 20 Eylül 1918 sabahı İngiliz süvarileri, cephe hattının yaklaşık seksen kilometre gerisindeki bu karargâha kadar ulaştı. Liman von Sanders ve kurmay subayları son anda şehirden çıkmayı başardı. Ertesi gün Nasıra, İngiliz birliklerinin eline geçti.Bu baskın, Filistin Cephesi'nin çöküşünü sembolleştiren olaylardan biri oldu. Aynı günlerde Mustafa Kemal Paşa, 7. Ordu'nun başında Nablus çevresindeydi. Bu yazıda baskının nasıl gerçekleştiğini ve 7. Ordu'nun bu çöküş içindeki yerini anlatıyoruz.

19 Eylül: Cephenin yarılması
Filistin'deki İngiliz ordusunun komutanı General Allenby, Eylül 1918 için büyük bir taarruz hazırlamıştı. Taarruzun ilk aşaması, Akdeniz kıyısındaki Şaron ovasında piyade saldırısıydı. 19 Eylül sabahı İngiliz ve Hint piyade birlikleri, kıyı boyunca uzanan Osmanlı 8. Ordusu'nun cephesini yardı. Tulkerim'deki 8. Ordu karargâhı ele geçirildi.Piyadenin açtığı gedikten, Çöl Atlı Kolordusu'nun üç süvari tümeni kuzeye doğru ilerledi. Plan, süvarilerin Karmel dağlarını aşarak Yezreel ovasına inmesi ve Osmanlı 7. ve 8. ordularının geri çekilme yollarını kesmesiydi. Bu ovanın kuzey ucunda Nasıra, ortasında demiryolu kavşağı Afula, doğu ucunda Beysan vardı.
Tarih notu
19 Eylül 1918: Şaron ovasında cephenin yarılması. 19-20 Eylül gecesi: Süvarilerin Karmel geçitlerini aşması. 20 Eylül: Afula, Beysan ve Nasıra baskını. 21 Eylül: Nasıra'nın düşmesi. 23 Eylül: Hayfa. 1 Ekim: Şam. 26 Ekim: Halep'in kuzeyinde Haritan. 30 Ekim: Mondros.
Karmel geçitlerinden Nasıra'ya
19 Eylül'ü 20 Eylül'e bağlayan gece, İngiliz süvari tümenleri Karmel sıradağlarını dar geçitlerden aştı. Sabah ovaya indiklerinde, Yıldırım karargâhının geçidi tutmak için gönderdiği bir birliği yolda yakalayarak etkisiz hâle getirdiler. Afula sabah saatlerinde alındı. Beysan akşam düştü.Nasıra'yı alma görevi 5. Süvari Tümeni'ne verilmişti. Ancak tümenin bir tugayı ve topçusu, geçitlerin darlığı yüzünden geride kalmıştı. Bir diğer tugayı ise doğrudan Afula'ya yönelmişti. Nasıra'ya saldıran 13. Süvari Tugayı, şehrin sokaklarına girdiğinde zayıflamış durumdaydı. Karargâhı koruyan Alman ve Osmanlı birlikleri şiddetli bir direniş gösterdi. Sokak çatışmaları sırasında Liman von Sanders ve kurmay subayları şehirden çıkmayı başardı.

Liman von Sanders'in kaçışı
Liman von Sanders, baskın sırasında karargâhtaydı. Süvarilerin şehre girdiğini öğrenince aceleyle kuzeye, Taberiye yönüne çekildi. Karargâhın belgelerinin bir kısmı ve çok sayıda esir İngilizlerin eline geçti. Ama ordular grubunun komutanının ele geçirilememesi, İngiliz planının en önemli hedeflerinden birinin gerçekleşmemesi anlamına geliyordu.Liman von Sanders, kaçışının ardından Şam'a geçti ve geri çekilmeyi buradan yönetmeye çalıştı. Ancak 7. ve 8. ordular, geri çekilme yollarının büyük kısmı kesildiği için ağır kayıplar verdi. 8. Ordu neredeyse tamamen dağıldı. 7. Ordu ise Ürdün nehrinin doğusuna geçerek düzenli bir geri çekilme yapmaya çalıştı.
Ek bilgi
Otto Liman von Sanders 1855'te doğdu. 1913'te Osmanlı ordusunu ıslah etmek için gelen Alman askerî heyetinin başına getirildi. Çanakkale'de 5. Ordu'yu yönetti ve Mustafa Kemal'i Anafartalar Grubu Komutanlığı'na atadı. Mart 1918'de Falkenhayn'ın yerine Yıldırım Orduları Grubu'nun komutanlığına geçti. Savaştan sonra Malta'da bir süre tutuldu. 1929'da Münih'te öldü.
Mustafa Kemal ve 7. Ordu
Mustafa Kemal Paşa, Ağustos 1918'de yeniden 7. Ordu'nun komutanlığına atanmıştı. Ordu, Nablus çevresinde, cephenin orta kesimindeydi. 19 Eylül'deki yarılma, 7. Ordu'nun batı kanadını açıkta bıraktı. Süvarilerin Yezreel ovasını tutması, ordunun kuzeye giden ana yollarını kesti.Mustafa Kemal, bu durumda ordusunu Ürdün nehrinin doğusuna geçirmeye karar verdi. 7. Ordu'nun birlikleri ağır kayıplar vererek Ürdün'ü geçti ve Şam'a doğru çekildi. Şam 1 Ekim'de düştü. Mustafa Kemal ordusunun kalıntılarıyla Halep'e çekildi. 26 Ekim'de Halep'in kuzeyindeki Haritan'da İngiliz süvarilerini durdurdu. Bu çizgi, sonradan Misak-ı Milli'nin güney sınırının tartışılmasında önemli bir yer tuttu.

Süvarinin son büyük harekâtı
Nasıra baskını, askerî tarih açısından ayrıca ilgi çekici bir örnek. Birinci Dünya Savaşı'nın batı cephelerinde süvari, makineli tüfekler ve siperler karşısında büyük ölçüde etkisini yitirmişti. Filistin'de ise geniş ovalar ve dağınık cephe hatları, süvarinin hâlâ belirleyici olabileceğini gösterdi. 1918 Eylül'ünde Yezreel ovasında yaşanan harekât, tarihin son büyük süvari harekâtlarından biri olarak anılıyor.Ama bu başarının arkasında, Osmanlı ordusunun içinde bulunduğu ağır durum da vardı. 1918'e gelindiğinde Filistin'deki Osmanlı birlikleri, firarlar, hastalıklar ve ikmal sıkıntısıyla zayıflamıştı. Birçok tümenin mevcudu, olması gerekenin çok altındaydı. Cephe, ince bir hat hâlinde tutuluyordu. Yarılma, bu ince hattın ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi.
Dikkat: yanlış bilinen
Liman von Sanders'in Nasıra'dan kaçışı çeşitli abartılı anlatımlarla aktarılır. Kayıtların açıkça gösterdiği, komutanın ve kurmayının süvariler şehre girdiğinde aceleyle kuzeye çekildiği ve karargâhın bir kısmının ele geçtiğidir. Kaçışın ayrıntılarına ilişkin renkli hikâyeler ihtiyatla okunmalıdır.
Bir karargâhın uzaklığı ve yakınlığı
Nasıra baskınının bize anlattığı belki de en önemli şey, savaşta mesafenin göreceli olduğudur. Yıldırım karargâhı, cephe hattının seksen kilometre gerisindeydi. Bu mesafe, sıradan bir günde bir karargâhı güvende tutmaya yeterdi. Ama cephe bir kez yarıldığında, aynı mesafe atlı birlikler için yalnızca bir gecelik yolculuktu. Liman von Sanders, kendi karargâhını güvenli bir uzaklıkta sanıyordu. 20 Eylül sabahı bu güvenin ne kadar kırılgan olduğu ortaya çıktı.Bu durum, Mustafa Kemal'in 1918 sonbaharındaki tavrını da anlamamıza yardım ediyor. Mustafa Kemal, ordusunu Ürdün'ün doğusuna geçirirken, kuşatılma tehlikesini önceden görmüş ve geri çekilmeyi bir panik değil bir manevra olarak yönetmeye çalışmıştı. 7. Ordu'nun Halep'e kadar dağılmadan ulaşması, Nasıra'da yaşanan çöküşle karşılaştırıldığında, bir komutanın ileri görüşünün sonuçları nasıl değiştirebileceğini gösteriyor. Halep'in kuzeyinde kurulan savunma çizgisi, bu ileri görüşün en somut sonucuydu.
Liman von Sanders ile Mustafa Kemal'in ilişkisi
Liman von Sanders ile Mustafa Kemal arasındaki ilişki, Birinci Dünya Savaşı boyunca dikkat çekici bir seyir izledi. Çanakkale'de Liman von Sanders, Mustafa Kemal'in yeteneğini görerek 8 Ağustos 1915'te onu Anafartalar Grubu Komutanlığı'na atadı. Bu atama, Mustafa Kemal'in savaşın kaderini değiştiren komutanlardan biri olmasının yolunu açtı.1918'de ise iki komutan, Filistin'deki çöküşün içinde yeniden yan yana geldi. Savaşın sonunda, Mondros Mütarekesi'nden sonra Liman von Sanders Yıldırım Orduları Grubu'nun komutanlığını Mustafa Kemal'e devretti. Bu devir, Mustafa Kemal'in Adana'da Osmanlı kuvvetlerinin güneydeki komutasını üstlenmesi anlamına geliyordu. Kısa bir süre sonra Yıldırım Orduları Grubu kaldırıldı ve Mustafa Kemal İstanbul'a döndü.