İçeriğe geç
Giriş yap
0

İstanbul Alman Lisesi (1868-1938): Galata'daki Alman okulu, işgalde kışla, 1924'te yeniden açılış

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt8 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Kumdibi Sokağı'nda iki öğretmen, yirmi dört öğrenci

1 Mayıs 1868'de Beyoğlu'ndaki Kumdibi Sokağı'nda, İstanbul'daki Almanca konuşan topluluğun çocukları için bir okul kuruldu. İki öğretmen ve 24 öğrenciyle kiralık odalarda başlayan bu okul, sonraki yetmiş yıl içinde bin öğrenciye ulaşan, öğrencilerinin çoğunluğu Türk olan bir kuruma dönüştü. İstanbul Alman Lisesi, Osmanlı'nın son döneminde Almanya ile kurulan yakın ilişkinin, işgal yıllarının ve Cumhuriyet'in yabancı okullara yaklaşımının izlerini taşır.

Bu yazı, okulun kuruluşundan Cumhuriyet'in ilk on beş yılına kadarki tarihini ele alıyor.
1872-1877 yıllarında Galata Kulesi yakınındaki Alman okulu binası
1872-1877 yıllarında Galata Kulesi yakınındaki Alman okulu binasıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 1 Mayıs 1868 Alman ve İsviçre Yurttaş Okulu'nun kuruluşu; 11 Mayıs 1868 öğretimin başlaması; 1871 Galata Kulesi yakınında okul binasının yapılması; 28 Ağustos 1872 yeni binaya geçiş; 1 Aralık 1872 Protestan cemaat okulunun bu okula katılması; 1879 hazırlık kurslarının açılması; 10 Temmuz 1894 İstanbul depremi; 14 Eylül 1897 bugünkü binaya taşınma; 1898 Kayzer II. Wilhelm'in ziyareti; 27 Aralık 1911 diploma verme ruhsatı; 1918 okulun kapanması; Kasım 1924 yeniden açılış; 1 Eylül 1925 asıl binanın iadesi.

Mezhepten bağımsız bir okul

Okulun kuruluşundan önce, İstanbul'daki Alman topluluğunun iki kesimini tek bir okulda buluşturma girişimi sonuçsuz kalmıştı. 1863'ten bu yana faaliyet gösteren Alman Protestan Cemaat Okulu ile uzlaşma sağlanamayınca, Alman Mektebi İdare Cemiyeti kendi okulunu kurdu. Okulun Almanca adı "Paritätische Deutsche und Schweizer Bürgerschule", yani "Eşitlik İlkesine Dayalı Alman ve İsviçre Yurttaş Okulu" idi.

Adındaki eşitlik vurgusu, okulun mezhepten bağımsız bir eğitim anlayışını benimsediğini gösteriyordu. Katolik ve Protestan aileler çocuklarını aynı okula gönderebilecekti. İlk müdürü öğretmen Adolf Engelkind'di. Okulun bünyesinde ticaret eğitimi veren bir bölüm de vardı. İsviçreliler de okul topluluğuna katıldı ve 1871'de Galata Kulesi yakınlarında okula ait bir bina yaptırıldı. 28 Ağustos 1872'de bu binaya taşınıldı. Aynı yılın 1 Aralık'ında Protestanlar da okula katıldı ve Protestan cemaat okulu kapandı.

Türk öğrencilere açılan kapı

Okul başlangıçta yalnızca Almanca bilen öğrencileri kabul ediyordu. 1879'da müdürlüğe gelen Felix Theodor Mühlmann'ın hazırlık kursları açmasıyla Almanca bilmeyen öğrenciler de okula kaydolmaya başladı. Bu karar, okulun sonraki tarihini belirleyen bir dönüm noktası oldu. 1882'de okulda bir çocuk yuvası da açıldı.

10 Temmuz 1894'te İstanbul'u sarsan büyük deprem, okul binasında ağır hasara yol açtı. Yeni bir arazi arandı ve Beyoğlu'nda bugün de kullanılan binanın ilk kısmının inşasına Haziran 1896'da başlandı. Okul, 9 Ocak 1897'de ruhsatnamesini aldı ve 14 Eylül 1897'de on beş sınıf ile bir konferans salonunun bulunduğu yeni binaya taşındı. 1903'te binanın beş katlı ikinci kısmı tamamlandı.
Beyoğlu'ndaki Özel Alman Lisesi binasının havadan görünümü
Beyoğlu'ndaki Özel Alman Lisesi binasının havadan görünümüGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: End Productions. Dosya sayfası

Kayzer'in ziyareti ve diploma hakkı

1898'de Alman İmparatoru II. Wilhelm, Osmanlı başkentine yaptığı ikinci ziyaret sırasında okulu da ziyaret etti. Bu ziyarette okula, Almanya'daki liselerin verdiği diplomayı verme hakkı tanındı. Böylece okul, Almanya dışında bu diplomayı veren ilk eğitim kurumu oldu.

Bu dönemde okulun öğrenci yapısı hızla değişti. 1899'da Türk öğrencilerin oranı yüzde 30'a ulaştı. 1914'te bu oran yüzde 63,5'e yükseldi. 1893-1903 yıllarında 600 olan öğrenci sayısı, 1916'da bine ulaştı. 1911'de okulun programı genişletilerek Osmanlı idadileriyle eşdeğer kabul edildi. 27 Aralık 1911'de alınan yeni ruhsatnameyle okul, son sınıf sınavı yaparak diploma verme hakkı kazandı.
Ek bilgi
Birinci Dünya Savaşı yıllarında Osmanlı Devleti ile Almanya müttefikti. Bu ittifak, Alman okulunun İstanbul'daki itibarını artırdı ve okulun en kalabalık dönemi bu yıllara denk geldi. 1916'da öğrenci sayısının bine ulaşması, ittifakın eğitim alanındaki yansımalarından biriydi.

1918: Kapanan okul, kışlaya dönen bina

Birinci Dünya Savaşı'nın Osmanlı ve Almanya'nın yenilgisiyle sona ermesi, okul için ani bir kapanışa yol açtı. Mondros Mütarekesi'nin ardından İstanbul'da bulunan Almanlar şehri terk etmek zorunda kaldı ve okul 1918'de kapandı. Okul binası, İstanbul'u işgal eden Fransız askerleri tarafından kışla olarak kullanılmaya başlandı. Bu süreçte okulun eşyaları ve demirbaşları yok oldu.

Elli yılda bin öğrenciye ulaşan bir okulun bir anda kapanması, savaş sonrası İstanbul'un altüst olan düzeninin bir yansımasıydı. İşgal yılları boyunca Beyoğlu'ndaki bina, öğrencilerin yerine yabancı askerlere ev sahipliği yaptı.

Cumhuriyet'te yeniden açılış

Lozan Antlaşması'nın imzalanması ve işgal kuvvetlerinin 1923'te İstanbul'dan çekilmesiyle birlikte okulun yeniden açılmasının yolu açıldı. Kasım 1924'te Alman Lisesi, Polonya Sokağı'nda, bugünkü Nuruziya Sokağı'nda kiralanan bir binada yeniden öğretime başladı. 1 Ocak 1925'te çocuk yuvası da yeniden hizmete girdi. 1 Eylül 1925'te ise okulun asıl binası okula geri verildi.

Yeniden açılan okul, Cumhuriyet'in yabancı okullara yönelik yeni kurallarına uymak zorundaydı. 1924'teki Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile başlayan süreçte yabancı okullar Maarif Vekâleti'nin denetimine alındı. Türkçe, Türk tarihi ve coğrafya derslerinin Türk öğretmenler tarafından okutulması zorunlu hâle getirildi. Alman Lisesi bu düzenlemelere uyarak öğretimini sürdürdü ve Türk öğrencilere Almanca eğitim vermeye devam etti.
İstanbul Alman Lisesi binasının içinden bir görünüm
İstanbul Alman Lisesi binasının içinden bir görünümGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: en:user:As2431. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
Okulun 1945'te bir kez daha kapatıldığı, binada bir süre Beyoğlu Kız Lisesi'nin faaliyet gösterdiği ve binanın 1953'te Alman Lisesi'ne iade edildiği bilinmektedir. Bu ikinci kapanış, İkinci Dünya Savaşı'nın sonunda Türkiye'nin Almanya'ya savaş ilan etmesiyle ilgilidir ve Atatürk döneminin dışında kalır.

Yetmiş yılın dersi

İstanbul Alman Lisesi'nin 1868'den 1938'e uzanan tarihi, bir yabancı okulun İstanbul'un değişen siyasi koşullarına nasıl uyum sağladığını gösterir. Almanca konuşan küçük bir topluluğun okulu olarak kurulan kurum, hazırlık sınıflarıyla Türk öğrencilere açıldı ve Birinci Dünya Savaşı'nın arifesinde öğrencilerinin üçte ikisi Türklerden oluşan bir okula dönüştü.

Okulun 1918'de kapanması ve binanın işgal kuvvetlerince kışla olarak kullanılması, savaşın eğitim kurumlarına verdiği zararın somut bir örneğidir. Cumhuriyet'in ilanından sonra okulun yeniden açılması ise yeni devletin yabancı okullara yaklaşımını yansıtır: kurallara uyan ve Türk öğrencilere yararlı bir eğitim sunan okullar, devletin denetimi altında faaliyetlerini sürdürebilirdi.

Bugün Beyoğlu'ndaki aynı binada öğretimini sürdüren okul, mezunlarına Almanca konuşulan ülkelerde üniversiteye giriş imkânı tanıyan diplomayı veren Türkiye'deki iki okuldan biridir. 1897'de taşındığı bina, yüz yılı aşkın bir süredir İstanbul'un eğitim hayatının ve Türk-Alman ilişkilerinin bir parçası olarak ayakta durmaktadır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap