İçeriğe geç
Giriş yap
0

Yannis Metaksas (1871-1941): Anadolu seferine karşı çıkan general ve 28 Ekim 1940

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Anadolu seferine karşı çıkan Yunan generali

Yannis Metaksas, 20. yüzyılın ilk yarısında Yunanistan'ın en etkili asker ve siyaset adamlarından biridir. Türk okuru için onu ilginç kılan iki yanı vardır. Birincisi, 1920'de Yunan ordusunun Anadolu'nun içlerine ilerlemesine karşı çıkan ve bu seferin başarısız olacağını öngören birkaç Yunan komutanından biri olmasıdır. İkincisi, 1936-1941 yıllarında başbakan olarak Venizelos'un başlattığı Türk-Yunan dostluğu politikasını sürdürmesi ve 1938'de Atatürk'ün ölümü üzerine taziye mesajı göndermesidir.

Metaksas, 1871'de İyon Denizi'ndeki İthaki adasında doğdu. Ailesi Kefalonya'ya taşındı; liseyi Argostoli'de bitirdikten sonra 1885'te Yunan Askerî Akademisi'ne girdi. 1890'da istihkâm teğmeni oldu. İlk savaş deneyimini 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı'nda, Yunan başkomutanı Veliaht Prens Konstantin'in karargâhında yaşadı. Bu savaştan sonra Konstantin'in himayesinde yükseldi.
Yannis Metaksas, 1937
Yannis Metaksas, 1937Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: The Archaeological Society at Athens / εν Aθήναις Aρχαιολογική Eταιρεία, 1937. Dosya sayfası

Berlin'de "küçük Moltke"

1899-1903 yılları arasında Berlin Harp Akademisi'nde okudu. Alman hocaları ona boyunun kısalığına ve askerî yeteneğine gönderme yaparak "küçük Moltke" lakabını taktı. Almanya'daki eğitimi, onu Prusya askerî düzeninin hayranı yaptı. Yunanistan'a döndükten sonra yeni kurulan Genelkurmay'da görev aldı ve Balkan Savaşları öncesinde Yunan ordusunun modernleşmesinde rol oynadı.

Balkan Savaşları'nda Teselya Ordusu'nun harekât kurmaylığında bulundu ve 1912-1913 Londra Konferansı'nda Başbakan Venizelos'un askerî danışmanı olarak görev yaptı. 1915'te Genelkurmay ikinci başkanıydı.
Tarih notu
1871: İthaki'de doğumu.
1897: Osmanlı-Yunan Savaşı.
1899-1903: Berlin Harp Akademisi.
Şubat 1915: Çanakkale'ye asker gönderilmesine karşı istifası.
28 Aralık 1920: Anadolu seferine karşı çıkarak emekliye ayrılması.
13 Nisan 1936: Başbakanlık.
10 Kasım 1938: Atatürk için taziye.
28 Ekim 1940: İtalyan ültimatomunun reddi.
Ocak 1941: Atina'da ölümü.

Çanakkale ve Birinci Dünya Savaşı

Şubat 1915'te İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı'na saldırınca Venizelos, İtilaf'a yardım için bir kolordu ve Yunan donanmasını önerdi. Metaksas bu karara karşı çıkarak istifa etti. Gerekçesi, sürpriz unsurunun kaybedildiği, Boğaz'ın tahkim edildiği ve tek bir kolordunun dengeyi değiştirmeye yetmeyeceğiydi. Ayrıca Çanakkale alınsa bile Doğu Trakya'da on iki Türk tümeninin bulunduğunu hatırlattı. Bu tartışma, Yunanistan'ı ikiye bölen ve "Millî Bölünme" diye anılan krizin başlangıcı oldu. Kralcı tarafta yer alan Metaksas, 1917'de Korsika'ya sürgün edildi.

1920: "Bu kadar geniş bir toprağı yönetmeye hazır değiliz"

Metaksas, Kasım 1920'de Venizelos'un seçim yenilgisinden sonra Yunanistan'a döndü ve tümgeneral rütbesiyle orduya geri alındı. Ancak Anadolu'daki Yunan seferinin sürdürülmesine karşı çıktı ve 28 Aralık 1920'de emekliye ayrıldı. Yunan devletinin bu kadar geniş bir toprağı yönetmeye ve işletmeye hazır olmadığını savundu. Bir asker olarak, Yunanistan'ın Anadolu'nun içlerinde bir orduyu besleyecek lojistik kapasiteye ve ekonomik kaynaklara sahip olmadığını düşünüyordu.

Kral Konstantin, Anadolu'daki Yunan ordusunun komutasını ona birkaç kez teklif etti; Metaksas bu teklifleri reddetti. Bu tavır, uzun yıllar hamisi olan Kral ile arasında bir kırgınlığa yol açtı. Sakarya ve Büyük Taarruz'la sonuçlanan süreç, Metaksas'ın 1920'deki uyarılarının ne kadar yerinde olduğunu gösterdi.
Metaksas Yanya'da, 1937
Metaksas Yanya'da, 1937Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Ek bilgi
Metaksas'ın Anadolu seferine karşı çıkışı, Yunan siyasetinin kendi içinde de bu savaşın tartışmalı olduğunu gösterir. Lojistik hatların uzaması, Sakarya'da Yunan ordusunun durdurulmasının nedenlerinden biri olarak sonraki tarih yazımında da öne çıkarılan bir etkendir.

1930: Ankara'daki dostluk antlaşması

Metaksas'ın sürdürdüğü dostluk politikası, 1930'da kurulmuştu. Lozan'dan sonra iki ülke arasında nüfus mübadelesinden kalan mülkiyet sorunları yıllarca çözümsüz kaldı. 1930'da bu sorunlar bir anlaşmayla çözüme kavuşturuldu ve Ekim 1930'da Venizelos'un Ankara'yı ziyaretiyle Türk-Yunan Dostluk Antlaşması imzalandı. Bu ziyaret, 1922'den sonra bir Yunan başbakanının Türkiye'ye yaptığı ilk resmî ziyaretti. 1933'te iki ülke arasında Samimi Anlaşma Misakı da imzalandı. Metaksas'ın 1936'da devraldığı ilişki, bu antlaşmaların üzerine kurulmuştu.

Başbakanlık ve 4 Ağustos rejimi

Metaksas, 1920'lerde siyasete girdi ve bir parti kurdu, ancak sınırlı bir başarı elde etti. 1936'da Kral II. Yorgi tarafından önce savunma bakanı, 13 Nisan 1936'da da başbakan yapıldı. 4 Ağustos 1936'da meclisi askıya alarak otoriter bir yönetim kurdu. "4 Ağustos rejimi" diye anılan bu dönemde muhalefet bastırıldı, basın sansüre uğradı ve kitaplar yasaklandı. Bu dönem, Yunan tarihinde hâlâ tartışmalı bir yer tutar.

Türk-Yunan dostluğunun sürdürülmesi

Dış politikada Metaksas, Türkiye ile 1930'da Venizelos ve Atatürk döneminde başlayan dostluk ve iyi ilişkiler politikasını sürdürdü. Bu tercihte, İtalya'nın Ege'deki varlığı ve hedefleri belirleyici oldu. 1934'te Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında kurulan Balkan Antantı, Metaksas döneminde de iki ülkenin ortak güvenlik çerçevesi olarak kaldı. Metaksas başbakan olur olmaz Balkan Paktı'nın Balkan dışı güçlerle genişletilmesine karşı çıktı ve bölge ülkeleri arasındaki dayanışmayı ön plana çıkardı.

10 Kasım 1938'de Atatürk'ün ölümü üzerine Metaksas, bir taziye mektubu gönderdi ve bir taziye konuşması yaptı. Bir Yunan başbakanının Atatürk için taziye konuşması yapması, 1922'den yalnızca on altı yıl sonra iki ülke arasındaki ilişkinin ne kadar değiştiğini gösteriyordu.
Dikkat: yanlış bilinen
Türk-Yunan yakınlaşmasının mimarları genellikle Atatürk ve Venizelos olarak anılır. Metaksas'ın payı, bu yakınlaşmayı 1936-1941 yıllarında, İtalya'nın Akdeniz'deki tehdidi altında koruması ve sürdürmesidir.
Genç Metaksas ailesiyle
Genç Metaksas ailesiyleGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

28 Ekim 1940

1939'da İtalya'nın Arnavutluk'u işgal etmesiyle Metaksas, İngiltere'nin desteğini aramaya başladı. 13 Nisan 1939'da İngiltere ve Fransa, Yunanistan ve Romanya'ya ortak güvence verdi. 28 Ekim 1940 gecesi İtalya'nın Atina büyükelçisi Emanuele Grazzi, Metaksas'ın evine gelerek Yunanistan'daki stratejik noktaların İtalyan askerlerine açılmasını isteyen bir ültimatom sundu. Metaksas, diplomasi dili olan Fransızcayla "Alors, c'est la guerre" (Öyleyse bu savaştır) karşılığını verdi.

Yunan halk belleğinde bu cevap tek bir sözcükle, "Ohi" (Hayır) diye anılır ve 28 Ekim, Yunanistan'da "Ohi Günü" olarak kutlanır. Yunan ordusu, İtalyan saldırısını durdurup Arnavutluk içlerine kadar ilerledi. Metaksas, Ocak 1941'de bir kan enfeksiyonu nedeniyle öldü; Alman işgalini göremedi.

Bir otoriter liderin dış politikadaki sağduyusu

Metaksas, Türk tarihi açısından çelişkili bir figürdür. İçeride otoriter bir rejim kuran bu siyasetçi, dış politikada sağduyulu bir çizgi izledi. 1920'de Anadolu seferinin başarısız olacağını öngörmesi, onun askerî sağduyusunun bir göstergesiydi; ancak bu öngörü, ne Yunan siyasetçilerini ne de Kral'ı ikna edebildi. Sakarya ve Dumlupınar'da yaşananlar, bu uyarının ne kadar yerinde olduğunu kanıtladı.

1930'larda ise Metaksas, Atatürk ve Venizelos'un başlattığı dostluk politikasını korudu. 1922'nin yaraları henüz tazeyken iki ülkenin ortak tehditlere karşı birlikte durabilmesi, Lozan sonrası düzenin en önemli kazanımlarından biriydi. Metaksas'ın Atatürk için gönderdiği taziye, bu dönüşümün sembolik bir anı olarak kaldı.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap