Hint deniz seferleri, Osmanlı Devleti'nin 1538'den itibaren Kızıldeniz, Basra Körfezi ve Hint Okyanusu'nda Portekiz'e karşı düzenlediği deniz seferlerine verilen addır. İngilizce literatürde bu dönem "Osmanlı–Portekiz çatışmaları (1538–1560)" ya da "Osmanlı–Portekiz Savaşı" olarak anılır. Seferler, donanma komutanlarına verilen "Hint kaptanı" (ya da Mısır kaptanı) unvanıyla ve komutanların adlarıyla dört ana aşamaya ayrılır. Bazı tarihçiler, sonradan düzenlenen Açe (Sumatra) seferini de bu dizinin devamı sayar. On altıncı yüzyılda Hint Okyanusu'ndaki Osmanlı donanmasını gösteren tasvirGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Matrakçı Nasuh, 16th century. Dosya sayfası
Arka plan: Baharat yolu ve Portekiz
Vasco da Gama'nın 1498'de Afrika'nın güneyini dolaşarak Hint Okyanusu'na geçmesinden sonra Portekizliler okyanusta güçlü bir donanma kurdu. Batı Hindistan kıyısındaki Goa, 1510'da alınarak Portekiz'in merkezi oldu. Portekiz, Kızıldeniz ve Basra Körfezi'nin okyanusa açılan ağızlarını denetim altına almaya çalıştı. Bu durum, Güney Asya mallarının Kızıldeniz ve Mısır üzerinden Avrupa'ya ulaştığı baharat yolunu işlevsiz bırakıyordu. İngilizce literatür de Afrika'nın dolaşılmasıyla bu yoldan elde edilen ticaret gelirinin azaldığını vurgular.
1517'de Yavuz Sultan Selim'in Mısır'ı almasıyla Osmanlı Kızıldeniz'e ulaştı; Hicaz ve Tihâme kısa sürede Osmanlı yönetimine girdi. Araştırmamız, ünlü dünya haritasının sahibi Piri Reis'in haritasını Selim'e Mısır'da sunduğunu, haritanın Hint Okyanusu'nu gösteren bölümünün ise kayıp olduğunu gösteriyor. Selim, Hindistan'ın kuzeybatısındaki Gucerat Sultanlığı'nın hükümdarı II. Muzaffer Şah ile Goa'ya ortak bir saldırı üzerine görüşmelere başladı; ancak 1520'de öldü. Kanuni döneminde, 1525'te eski bir korsan olan Selman Reis Kızıldeniz'deki küçük Osmanlı filosunun komutanlığına getirildi.
Dikkat: yanlış bilinen
Türk literatürünün Hint deniz seferleri bahsi, Kanuni'nin Irak'ı 1538'de ele geçirdiğini yazar. Oysa Türk literatürünün Irakeyn Seferi bahsine göre Bağdat28 Kasım 1534'te alınmıştır. Batı literatürü bu karışıklığı açıklar: Süleyman Irak'ın büyük bölümünü 1534'te almış, Osmanlılar Basra Körfezi kıyısındaki Basra'ya ise 1538'de ulaşmıştır. Yani 1538, Irak'ın değil Basra'nın Osmanlı etkisine girdiği yıldır.
1. Sefer: Hadım Süleyman Paşa ve Diu kuşatması (1538)
Seferlerin görünür sebebi Hindistan'dan gelen bir davetti. Gucerat sultanı Bahadır Şah, Portekizlilere karşı ortak harekât için İstanbul'a başvurdu. Osmanlı Akdeniz'de büyük bir donanmaya sahipti, ancak bu donanmayı Kızıldeniz'e geçirmek mümkün değildi. Bu yüzden Süveyş'te yeni bir donanma kuruldu. Hint kaptanlığına getirilen Mısır beylerbeyi Hadım Süleyman Paşa, Süveyş tersanesinde gemiler yaptırdı; bu gemilerin kerestesi Alanya'dan İskenderiye'ye gönderilmişti.
Süleyman Paşa önce Kızıldeniz'in güneyindeki Aden'i aldı, ardından Arabistan ve İran'ın güney kıyılarını izleyerek Hindistan'a ulaştı. Ancak Osmanlı donanmasını davet eden Bahadır Şah, Portekizlilerle bir çatışmada öldürülmüş; yerine geçenler Portekiz ile anlaşmıştı. Süleyman Paşa, Portekizlilerin 1535'te inşa ettiği Diu kalesini kuşattı; ancak Portekiz yardımının gelmesi üzerine kuşatmayı kaldırıp geri döndü. Dönüşte Aden dahil Yemen'in büyük bölümünü Osmanlı yönetimine kattı. Araştırmamız, seferden sonra Hadım Süleyman'ın sadrazamlığa yükseldiğini gösteriyor.
Dikkat: yanlış bilinen
Donanmanın büyüklüğü kaynaklarda farklıdır. Araştırmamız, Süveyş'te 76 gemi yapıldığını gösteriyor. Araştırmamız aynı makalenin bir yerinde Diu kuşatmasına yaklaşık 80 gemiyle katılındığını, başka bir yerinde ise Hadım Süleyman Paşa'nın donanmasının yaklaşık 90 kadırgadan oluştuğunu gösteriyor. Farklılık, savaş gemileri ile destek gemilerinin ayrı ayrı sayılmasından ya da farklı kroniklerin esas alınmasından kaynaklanıyor olabilir.
Portekiz karşı hamleleri (1541–1546)
Portekiz valisi Estêvão da Gama (Vasco da Gama'nın büyük oğlu), Süveyş'teki Osmanlı donanmasını yakmak için 31 Aralık 1540'ta Goa'dan yola çıktı. Filo Sevakin ve Kuseyr limanlarını tahrip etti, Cidde'ye saldırdı ama püskürtüldü. Süveyş'e vardığında Osmanlıların baskından önceden haberdar olduğunu gördü ve kıyıya çekilmiş gemileri yakma girişimi başarısız oldu. Aynı dönemde Portekizliler Habeşistan'da Adal Sultanlığı'na karşı Hristiyan Etiyopya'ya yardım etti; Osmanlı'nın Yemen valisi de Adal'a tüfekçi birlikler gönderdi. 1546'da Osmanlı, Gucerat kuvvetlerinin Diu'yu ikinci kez kuşatmasına destek verdi; ancak yaklaşık yedi ay süren çatışmadan sonra Goa'dan gelen Portekiz takviyesi Müslüman kuvvetleri dağıttı. Seydi Ali Reis'in filosunun Portekizlilerle karşılaşmasını gösteren tasvirGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Lisuarte de Abreu. Dosya sayfası
2. Sefer: Piri Reis ve Hürmüz
Portekizlilerin Kızıldeniz kıyılarına yönelik baskınlarından sonra ikinci sefer için Piri Reis görevlendirildi. Piri Reis önce 1548'de Osmanlı'ya karşı ayaklanan Aden'i geri aldı. Ardından Süveyş'ten yeni bir donanmayla yola çıktı, Umman'ın limanı Maskat'ı aldı ve Basra Körfezi'nin ağzındaki, 1507'den beri Portekiz yönetiminde olan Hürmüz'ü kuşattı. Şehri yağmaladı, ancak Portekiz kalesini alamadı. Güçlü bir Portekiz donanmasının yaklaştığını öğrenince donanmayı Basra'da bıraktı ve kendine ait birkaç gemiyle Mısır'a döndü. Bu karar büyük tepki çekti; Piri Reis görevden alındı ve İstanbul'dan gelen emirle idam edildi.
Dikkat: yanlış bilinen
Piri Reis seferinin ayrıntıları kaynaklar arasında farklıdır. Araştırmamız seferin 1551'de başladığını, Piri Reis'in o sırada 86 yaşında olduğunu, Hürmüz'ün 1552'de yağmalandığını, Piri Reis'in üç gemisiyle döndüğünü ve 1554'te idam edildiğini gösteriyor. Batı literatürü ise Piri Reis'in 1552'de 30 gemiyle Süveyş'ten çıktığını, iki kişisel kadırgasıyla döndüğünü ve 1553'te idam edildiğini belirtir. Türk literatürünün Pîrî Reis bahsinde İdris Bostan, Piri Reis'in kadırga, baştarda, kalyata ve kalyondan oluşan otuz gemilik donanmayla Mayıs 1552'de (Cemâziyelevvel 959) Süveyş'ten hareket ettiğini yazar ve ölümünü Hicrî 960 / 1553 olarak verir. Bu açıdan Türk literatürü, sefer ve idam tarihlerinde Batı literatürü ile örtüşür; Türk literatüründeki 1551 ve 1554 tarihleri azınlıkta kalır.
3. Sefer: Koca Murat Reis (1553)
Piri Reis'ten sonra Hint kaptanlığına getirilen Koca Murat Reis'in görevi, Basra'da sıkışan donanmayı Süveyş'e geri götürmekti. Basra'da onardığı 18 kadırgayla denize açılan Murat Reis, 25 kadırgalık bir Portekiz filosuyla karşılaştı ve onları geri çekilmeye zorladı; ancak donanmayı geri getiremedi ve görevden alındı. Batı literatürü ise bu karşılaşmayı, Portekizlilerin 1553'te Hürmüz Boğazı Muharebesi'nde Osmanlı donanmasını "kesin bir yenilgiye uğrattığı" bir olay olarak anlatır. İki anlatım, Murat Reis'in görevini yerine getiremediği noktasında birleşir.
4. Sefer: Seydi Ali Reis (1553–1557)
1553'te Hint kaptanlığına atanan Seydi Ali Reis'in görevi de 15 gemiye inmiş donanmayı Süveyş'e getirmekti. Donanmayı Basra Körfezi'nden çıkardı ve Arap Yarımadası'nın güney kıyısını izleyerek iki Portekiz filosundan kurtuldu. Ancak gemiler şiddetli bir fırtınaya yakalandı ve Hindistan kıyılarına sürüklendi. Elinde birkaç harap gemi kalan Seydi Ali Reis kara yoluyla dönmeye karar verdi. 1555'te Gucerat'ın başkenti Ahmedâbâd'da ve Delhi'de Babürlü hükümdarı Hümâyun'un huzuruna çıktı; uzun bir kara yolculuğundan sonra 1557'de Osmanlı topraklarına ulaştı. Bu yolculuğu Mir'âtü'l-Memâlik adlı eserinde anlattı.
Tarih notu
Kronoloji: 1498: Vasco da Gama Hindistan'a ulaşır. 1517: Osmanlı Mısır'ı alır, Kızıldeniz'e ulaşır. 1538: Hadım Süleyman Paşa'nın Diu kuşatması; Aden alınır. 1541: Estêvão da Gama'nın Süveyş baskını. 1546: İkinci Diu kuşatması. 1548: Piri Reis Aden'i geri alır. 1552: Piri Reis Maskat'ı alır, Hürmüz'ü kuşatır. 1553: Murat Reis'in Hürmüz Boğazı yenilgisi; Seydi Ali Reis atanır. 1557: Seydi Ali Reis İstanbul'a döner. 1567: Açe'ye yardım donanması hazırlanır.
Sonrası: Açe seferi
Osmanlı Hint Okyanusu ile bir kez daha ilgilendi. Bugünkü Endonezya'daki Açe Sultanlığı'nın hükümdarı Alâeddin, Portekizlilere karşı yardım istedi. 1567'de 15 kadırga ve 2 barçadan oluşan bir donanma hazırlandı; ancak bu donanma Yemen'deki bir isyanın bastırılmasında kullanıldı ve Açe'ye yalnızca Kurdoğlu Hızır Reis komutasında iki gemi gidebildi.
Değerlendirme
Hint deniz seferleri, Portekiz'in Hint Okyanusu'ndaki üstünlüğünü kırmadı; Hürmüz ve Diu Portekiz elinde kaldı. Bununla birlikte Osmanlı, Kızıldeniz'in denetimini, Yemen'i, Aden'i ve Basra'yı elde tuttu; Portekiz'in Süveyş'teki Osmanlı donanmasını yok etme girişimi de başarısız oldu. Bu seferler, Akdeniz için tasarlanmış kürekli kadırgaların okyanus koşullarında ve uzak ikmal hatlarıyla ne kadar zorlandığını gösterdi. Öte yandan Mir'âtü'l-Memâlik gibi eserler, bu seferlerin Osmanlı coğrafya ve seyahat literatürüne bıraktığı kalıcı izlerdir.
Geriye dönüp bakınca Hint Okyanusu seferleri
Hint Okyanusu seferleri, Osmanlı'nın Akdeniz'deki başarısını açık okyanusta tekrarlamanın ne kadar zor olduğunu gösterir. Kadırgalar okyanus koşullarına uygun değildi, üsler uzaktı ve yerel müttefikler güvenilmezdi. Buna rağmen Kızıldeniz ve Basra Körfezi'nde Portekiz'in yayılması sınırlandı. Kanımızca bu seferler başarısızlık değil, ticaret yollarının bölüşüldüğü bir dengenin kurulmasıdır.