İçeriğe geç
Giriş yap
0

Mouradgea d'Ohsson'un Tableau général'i (1787): bir tercüman Osmanlı'yı Avrupa'ya nasıl anlattı?

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt6 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Ignatius Mouradgea d'Ohsson, İstanbul'da doğmuş Ermeni Katolik kökenli bir tercüman ve diplomattı. İsveç'in İstanbul elçiliğinde tercüman olarak başladığı kariyerini elçilik başkanlığına kadar taşıdı. Paris'te 1787'de ilk cildi yayımlanan "Tableau général de l'Empire othoman" (Osmanlı İmparatorluğu'nun Genel Tablosu) adlı eseri, Osmanlı hukukunu, dinî hayatını, devlet teşkilatını ve gündelik yaşamını içeriden anlatan en kapsamlı 18. yüzyıl çalışmasıdır. Eserin büyük boy baskısı, İstanbul'da yapılmış resimlerden hazırlanan gravürlerle süslenmiştir. d'Ohsson'un yazışmaları bugün Stockholm'deki İsveç Ulusal Arşivi'nde (Riksarkivet) korunuyor. Bu yazıda, d'Ohsson'u ve eserini anlatıyoruz.
d'Ohsson'un eserinden bir Avrupa elçisinin sadrazam huzurundaki kabulü
d'Ohsson'un eserinden bir Avrupa elçisinin sadrazam huzurundaki kabulüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Ignatius Mouradgea d’Ohsson. Dosya sayfası

Pera'da doğan bir tercüman

Ignatius Mouradgea, 1740'ta İstanbul'un Pera semtinde doğdu. Babası, İsveç elçiliğinde tercüman olarak çalışan Ermeni Katolik bir aileden geliyordu. Ignatius, Türkçe, Ermenice, Fransızca, İtalyanca ve sonradan İsveççe öğrendi. Genç yaşta İsveç elçiliğinde tercüman olarak çalışmaya başladı. Zamanla elçiliğin baş tercümanı oldu ve İsveç kralı tarafından soyluluk unvanı verilerek "d'Ohsson" adını aldı.

18. yüzyılda İstanbul'daki Avrupa elçilikleri, Osmanlı yönetimiyle iletişimlerini büyük ölçüde Pera'daki Levanten ve gayrimüslim Osmanlı tebaası tercümanlar aracılığıyla yürütüyordu. Bu tercümanlar, hem Osmanlı'yı hem de Avrupa'yı tanıyan, iki dünya arasında köprü kuran kişilerdi. d'Ohsson, bu tercüman ailelerinin en tanınmış temsilcilerinden biri oldu.

Büyük bir eserin hazırlığı

d'Ohsson, uzun yıllar boyunca Osmanlı hukuku, dini ve devlet yapısı hakkında bilgi topladı. Osmanlı ulemasıyla görüştü, kanunnameleri ve fıkıh kitaplarını inceledi, saray ve devlet kurumlarının işleyişini yakından izledi. Amacı, Avrupa'da Osmanlı hakkındaki önyargıları düzeltmek ve Osmanlı Devleti'ni kendi kaynaklarından anlatmaktı.

d'Ohsson, eserini üç ana bölüm hâlinde planladı: İslam hukuku ve dinî hayat, Osmanlı tarihi ve Osmanlı devlet teşkilatı. Eserin önemli bir kısmı, Hanefi fıkhına dayanan Osmanlı hukukunun, özellikle İbrahim Halebî'nin "Mülteka'l-Ebhur" adlı eserinin ayrıntılı bir aktarımıdır. Bu, Avrupa'da Osmanlı hukukunun bu kadar sistemli biçimde ilk kez sunulmasıydı.
Ek bilgi
Paris'te bir baskı serüveni d'Ohsson, eserini yayımlamak için 1784'te Paris'e gitti. Eserin büyük boy (folio) baskısı için İstanbul'da yaptırdığı resimleri Paris'te gravüre aktardı. İlk cilt 1787'de, ikinci cilt 1790'da basıldı. Fransız Devrimi'nin karmaşası nedeniyle yayım durdu. Üçüncü cilt, d'Ohsson'un 1807'deki ölümünden sonra, oğlu Constantin tarafından 1820'de tamamlandı. Eserin daha küçük boyutlu bir baskısı da yedi cilt hâlinde yayımlandı.

Resimler ve gravürler

Eserin en dikkat çekici yanlarından biri, gravürleridir. d'Ohsson, İstanbul'da çalışan ressamlara, aralarında Jean-Baptiste Hilair gibi Avrupalı sanatçılar ve isimleri tam bilinmeyen yerel ressamlar bulunan bir gruba, Osmanlı hayatının sahnelerini resmettirdi. Bu resimler, Paris'te önde gelen gravürcüler tarafından baskıya hazırlandı.

Gravürler, Osmanlı hayatının pek çok yönünü gösterir: namaz kılan ve abdest alan Müslümanlar, Mevlevi ve Kadiri dervişlerinin zikri, Eyüp mezarlıkları, devlet daireleri, divan toplantıları, Avrupa elçilerinin kabul törenleri, sultanın alayları, hac kervanı ve kutsal deve. Bu gravürler, 18. yüzyıl sonu Osmanlı İstanbul'unun en ayrıntılı görsel belgeleri arasındadır.
d'Ohsson'un eserinden bir Osmanlı devlet dairesi
d'Ohsson'un eserinden bir Osmanlı devlet dairesiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Ignatius Mouradgea d’Ohsson. Dosya sayfası

İsveç elçisi olarak d'Ohsson

d'Ohsson, Paris'teki yayım çalışmalarının ardından İstanbul'a döndü. 1795'te İsveç'in İstanbul'daki elçisi oldu. Bu görev, Osmanlı tebaası olarak doğmuş birinin bir Avrupa devletini Osmanlı başkentinde temsil etmesi anlamına geliyordu; bu durum dönemin diplomasisinde dikkat çekici bir örnekti. d'Ohsson, III. Selim döneminin reform çabalarını yakından izledi ve İsveç'e ayrıntılı raporlar gönderdi.

d'Ohsson'un III. Selim ile yakın ilişkileri olduğu bilinir. Sultanın yenilik programına sempatiyle baktı ve Avrupa'daki gelişmeler hakkında Osmanlı yönetimine bilgi aktardı. Ancak 1799'da, Fransa'nın Mısır'ı işgali sonrasındaki karışık dönemde, Osmanlı yönetiminin isteği üzerine İstanbul'dan ayrılmak zorunda kaldı. Hayatının son yıllarını Fransa'da geçirdi ve 1807'de Paris yakınlarındaki Bièvres'te öldü.
Dikkat: yanlış bilinen
Bir iç tanık mı, bir dış gözlemci mi? Avrupa'da d'Ohsson'un eseri, Osmanlı hakkında yazılmış en güvenilir ve tarafsız çalışma olarak ün kazandı; 19. yüzyıl boyunca Osmanlı hukuku ve kurumları hakkında başvurulan ana kaynaklardan biri oldu. Ancak eser, Osmanlı'yı Avrupa okuruna "aydınlanmış" ve reforma açık bir devlet olarak sunma amacı taşıyordu; bu amaç, bazı konuların öne çıkarılmasını, bazılarının ise geri planda bırakılmasını beraberinde getirdi. Türk tarih yazımında d'Ohsson, Osmanlı'yı içeriden tanıyan bir tebaa olarak değerlendirilir; ama onun Avrupa'ya yönelik bir eser yazdığı ve İsveç'in diplomatik çıkarlarına hizmet ettiği de unutulmamalıdır.

Stockholm'deki belgeler

d'Ohsson'un İsveç kralına ve dışişleri bakanlığına gönderdiği raporlar, Stockholm'deki İsveç Ulusal Arşivi'nde (Riksarkivet) "Turcica" serisi içinde korunur. Bu raporlar, 18. yüzyılın son çeyreğinde Osmanlı siyasetine, saray olaylarına ve Osmanlı-Avrupa ilişkilerine dair zengin bilgiler içerir. Ayrıca d'Ohsson'un eseri için topladığı resimlerin ve belgelerin bir kısmı, İsveç'teki özel koleksiyonlarda ve kütüphanelerde yer alır.

İsveç'te, d'Ohsson ve eseri üzerine 2000'li yıllarda kapsamlı araştırmalar yapıldı. Stockholm'de düzenlenen sergiler ve yayınlar, d'Ohsson'un eseri için yaptırdığı orijinal resimlerin bir kısmını gün ışığına çıkardı. Bu resimler, gravürlerden daha renkli ve canlıdır; 18. yüzyıl Osmanlı resim sanatının da önemli örnekleri arasında sayılır.

Eserin Osmanlı tarihine katkısı

"Tableau général", bugün de Osmanlı hukuku, dinî kurumları ve devlet teşkilatı üzerine çalışanlar için önemli bir kaynaktır. d'Ohsson'un Osmanlı bürokrasisine dair verdiği bilgiler, saray görevlilerinin listesi, maaşlar, devlet törenleri ve ulema hiyerarşisi, Osmanlı kaynaklarıyla karşılaştırılarak değerlendirilir. Eser, Osmanlı'nın 18. yüzyıl sonundaki kurumsal yapısını anlamak için kapsamlı bir rehber niteliğindedir.
d'Ohsson'un eserinden Eyüp mezarlıkları
d'Ohsson'un eserinden Eyüp mezarlıklarıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Ignatius Mouradgea d’Ohsson. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji
1740: Ignatius Mouradgea İstanbul'da doğar.
1760'lar: İsveç elçiliğinde tercüman olarak çalışmaya başlar.
1780: İsveç soyluluk unvanı alır, d'Ohsson adını kullanır.
1784: Eserini yayımlamak için Paris'e gider.
1787: "Tableau général"in ilk cildi Paris'te basılır.
1790: İkinci cilt basılır.
1795: İsveç'in İstanbul elçisi olur.
1799: İstanbul'dan ayrılır.
1807: Bièvres'te ölür.
1820: Üçüncü cilt oğlu tarafından yayımlanır.

İki dünyanın tercümanı

Mouradgea d'Ohsson, Osmanlı tebaası olarak doğdu, bir Avrupa devletine hizmet etti ve Osmanlı'yı Avrupa'ya anlatan en kapsamlı eseri yazdı. Bu üçlü kimlik, onun eserine hem içeriden bir bilgi derinliği hem de dışarıya yönelik bir anlatım dili kazandırdı.

Bize göre "Tableau général", Osmanlı Devleti'nin 18. yüzyıl sonunda Avrupa'da nasıl tanındığını ve nasıl tanıtılmak istendiğini anlamak için vazgeçilmez bir eserdir. Gravürleri, İstanbul'un dinî ve resmî hayatının canlı bir görüntüsünü sunar. Stockholm'deki belgeler ise d'Ohsson'un diplomatik rolünü ve III. Selim döneminin Avrupa'daki yankılarını anlamak için hâlâ keşfedilmeyi bekleyen bir hazinedir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap