Sınıf arkadaşından kurmay başkanına
Asım Gündüz, Harp Akademisi'nde Mustafa Kemal ile aynı sınıfta okumuş, Kurtuluş Savaşı'nda Batı Cephesi'nin kurmay başkanı olarak Büyük Taarruz'un planlanmasında önemli rol oynamış bir Türk askeridir. Cumhuriyet döneminde uzun yıllar Genelkurmay İkinci Başkanı olarak Mareşal Fevzi Çakmak'ın en yakın çalışma arkadaşı oldu. 1938'de Hatay'ın Türkiye'ye katılması sürecinde Fransızlarla yapılan askerî görüşmelerde Türk heyetinin başkanlığını yaptı. Onun hayatı, Osmanlı ordusunun son kuşak kurmaylarından birinin Cumhuriyet ordusunun kuruluşuna nasıl katkı verdiğini gösterir.Asım, 1880'de Kütahya'da doğdu. Müftü Hacı İsmailoğulları ailesinden Ömer Bey'in oğluydu. Kütahya Rüştiyesi'ni bitirdikten sonra İstanbul'daki Kuleli Askerî Lisesi'ne girdi. 1905'te Harp Akademisi'nden kurmay yüzbaşı olarak mezun oldu. Aynı sınıfta Mustafa Kemal, Ali Fuat ve Ali İhsan da bulunuyordu.

Almanya'da eğitim
Asım Bey, 1909-1911 yılları arasında Alman Harp Akademisi'nde okudu ve Alman Genelkurmayı'nda staj yaptı. Bu eğitim, ona dönemin en gelişmiş askerî düşüncesini tanıma imkânı verdi. Almanca ve Fransızca biliyordu. 27 Kasım 1911'de binbaşılığa yükseldi ve 10. Kolordu'da, Genelkurmay'da ve Harp Okulu'nda tabiye öğretmeni olarak çeşitli görevlerde bulundu.Balkan Savaşı süresince Genel Karargâh Harekât Şubesi'nde müdür yardımcısı olarak çalıştı. 1913'te Alman ıslah heyetinden Harp Akademisi'nde istihkâm öğretmenliği yapan Mirliva Weber Paşa'nın yardımcılığına getirildi. 1914'te İstihkâm Kıtaları ve Müstahkem Mevkiler Müfettişliği'nde kurmay başkanı ve müfettiş vekili oldu.
Tarih notu
1880: Kütahya'da doğumu.
1905: Harp Akademisi'nden Mustafa Kemal ile aynı sınıfta mezuniyeti.
1909-1911: Alman Harp Akademisi.
2 Ekim 1918: Şam dolaylarında esir düşmesi.
3 Ağustos 1921: Anadolu'ya geçişi.
30 Ağustos 1921: Batı Cephesi kurmay başkanlığı.
31 Ağustos 1922: Mirliva rütbesi.
1938: Hatay görüşmelerinde askerî heyet başkanlığı.
14 Ocak 1970: İstanbul'da ölümü.
1905: Harp Akademisi'nden Mustafa Kemal ile aynı sınıfta mezuniyeti.
1909-1911: Alman Harp Akademisi.
2 Ekim 1918: Şam dolaylarında esir düşmesi.
3 Ağustos 1921: Anadolu'ya geçişi.
30 Ağustos 1921: Batı Cephesi kurmay başkanlığı.
31 Ağustos 1922: Mirliva rütbesi.
1938: Hatay görüşmelerinde askerî heyet başkanlığı.
14 Ocak 1970: İstanbul'da ölümü.
Sina cephesi ve esaret
Birinci Dünya Savaşı'nda Asım Bey, 14 Eylül 1915'te kaymakamlığa yükseldi ve Genel Karargâh'ta şube müdürü olarak çalıştı. 1917'de 3. Kolordu kurmay başkanı, ardından Sina Cephesi kurmay başkanı ve 8. Ordu kurmay başkan vekili oldu. 17 Şubat 1918'de 48. Tümen Komutanlığı'na atandı ve 25 Mayıs 1918'de miralaylığa yükseldi. Ağustos 1918'de 5. Ordu kurmay başkanlığına atandıysa da Yıldırım Ordular Grubu'nun isteğiyle tümeninin başında bırakıldı.Eylül 1918'de Filistin cephesinin çökmesiyle Osmanlı kuvvetleri kuzeye çekilmek zorunda kaldı. Asım Bey, 2 Ekim 1918'de Şam dolaylarında İngilizlere esir düştü. Esaret yaklaşık on ay sürdü; 4 Ağustos 1919'da İstanbul'a döndü. Döndükten sonra Harp Akademisi'nde tabiye öğretmenliği ve şehzade öğretmenliği yaptı.

Anadolu'ya geçiş ve Batı Cephesi
3 Ağustos 1921'de Asım Bey Anadolu'ya geçerek Kurtuluş Savaşı'na katıldı. Geldiği günler, Kütahya-Eskişehir muharebelerinden sonra ordunun Sakarya'nın doğusuna çekildiği kritik günlerdi. 30 Ağustos 1921'de, Sakarya Meydan Muharebesi sürerken, Batı Cephesi Komutanlığı kurmay başkanlığına atandı. Batı Cephesi'nin komutanı İsmet Paşa'ydı. Böylece Asım Bey, İsmet Paşa'nın yanında cephenin bütün harekât planlamasının merkezinde yer aldı.Sakarya'dan Büyük Taarruz'a kadar geçen bir yıl, ordunun yeniden düzenlendiği ve taarruz planlarının hazırlandığı bir dönemdi. Asım Bey, Büyük Taarruz planlarının hazırlanmasında önemli rol oynadı. Taarruzun ana fikri, Yunan cephesinin güney kanadını, Afyonkarahisar'ın güneyinde yararak düşmanın ana kuvvetlerini kuşatmaktı. Bu planın ayrıntılarının hazırlanması, birliklerin gizlice yer değiştirmesi ve taarruz için gereken lojistik düzenlemeler, cephe kurmaylarının uzun çalışmasını gerektirdi.
Ek bilgi
Büyük Taarruz'un başarısında gizlilik büyük rol oynadı. Türk birlikleri, düşmanın dikkatini çekmeden gece yürüyüşleriyle taarruz bölgesine kaydırıldı. Bu hazırlıkların planlanması, Batı Cephesi karargâhının en önemli işlerinden biriydi.
Zaferin ertesi günü paşalık
26 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz, beş gün içinde kesin sonuç verdi. 30 Ağustos'ta Dumlupınar'da Yunan ordusunun ana kuvvetleri kuşatıldı. Zaferin ertesi günü, 31 Ağustos 1922'de Asım Bey mirlivalığa yükseltilerek paşa oldu. Bu terfi, Büyük Taarruz'un planlanmasındaki katkısının bir takdiriydi.Genelkurmay İkinci Başkanı
Savaştan sonra, 2 Eylül 1923'te Asım Paşa Genelkurmay İkinci Başkanlığı'na atandı. Ardından 8. ve 9. Kolordu komutanlıklarını yaptı. 1926'da ferikliğe yükseldi. 5. Kolordu Komutanı iken, 5 Ocak 1929'da yeniden Genelkurmay İkinci Başkanlığı'na getirildi. Bu görevde uzun yıllar kaldı ve Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak'ın en yakın çalışma arkadaşı oldu. 1937'deki Trakya Manevraları'na katıldı ve 30 Ağustos 1937'de orgeneralliğe yükseldi.Dikkat: yanlış bilinen
Genelkurmay İkinci Başkanlığı, ordunun günlük yönetiminin, eğitim planlarının ve savunma hazırlıklarının yürütüldüğü kilit bir görevdi. Asım Gündüz'ün bu görevde uzun süre kalması, 1930'ların Türk ordusunun düzenlenmesinde onun büyük payı olduğunu gösterir.

Hatay görüşmeleri
1938, Hatay meselesinin çözüm yılıydı. Atatürk, İskenderun Sancağı'nın Türkiye'ye katılmasını hayatının son yıllarındaki en önemli dış politika hedeflerinden biri olarak görüyordu. Milletler Cemiyeti'nin kararıyla sancağa özel bir statü tanınmış, ardından Türkiye ile Fransa arasında görüşmeler başlamıştı. 1938'de iki ülke, bölgede ortak bir askerî düzenleme yapılması konusunda anlaştı. Bu görüşmelerde Türk Askerî Heyeti'nin başkanlığını Asım Gündüz yaptı. Fransız heyetinde ise Albay Robert Collet gibi subaylar bulunuyordu.5 Temmuz 1938'de Türk birlikleri Hatay'a girdi. Asım Gündüz'ün yönettiği görüşmeler, bu girişin barışçı bir biçimde gerçekleşmesini sağlayan düzenlemelerin hazırlanmasında rol oynadı. Hatay, Eylül 1938'de bağımsız bir devlet olarak ilan edildi ve Haziran 1939'da Türkiye'ye katıldı. Atatürk, Hatay'ın Türkiye'ye katılışını göremeden 10 Kasım 1938'de öldü.
Emeklilik ve milletvekilliği
Asım Gündüz, 1 Aralık 1943'te Yüksek Askerî Şûra üyeliğine atandı ve 3 Ağustos 1945'te yaş haddinden emekliye ayrıldı. Emekli olduktan sonra VIII. ve IX. dönemlerde doğduğu şehir Kütahya'dan milletvekili seçildi ve 1954'e kadar Meclis'te bulundu. Daha sonra İstanbul Kadıköy'de Bahariye'deki köşküne çekildi. 14 Ocak 1970'te öldü. Askerî törenle uğurlandı ve Zincirlikuyu'daki aile kabristanına, yirmi beş yıl önce vefat eden eşinin yanına gömüldü.Görünmeyen planlamacı
Asım Gündüz, savaşların sahnesinde değil, kulisinde çalışan bir askerdi. Bir kurmay başkanı, komutanın kararlarını mümkün kılan planları hazırlayan, lojistiği düzenleyen ve birliklerin hareketlerini koordine eden kişidir. Büyük Taarruz'un birkaç gün içinde kesin sonuç vermesi, Mustafa Kemal'in ve İsmet Paşa'nın komutanlığı kadar, Asım Bey gibi kurmayların titiz çalışmasının da ürünüydü.Onun hayatında dikkat çekici bir süreklilik vardır. Harp Akademisi'nde Mustafa Kemal ile aynı sınıfta başlayan yol, Büyük Taarruz'da onun başkomutanlığı altında kurmay başkanlığına, Cumhuriyet döneminde ise Fevzi Çakmak'ın yanında ordunun yönetimine uzandı. 1938'de Hatay görüşmelerinde Türk heyetine başkanlık etmesi, Atatürk'ün son dış politika başarısına da katkı verdiğini gösterir. Almanya'da eğitim almış, Sina'da savaşmış, Şam'da esir düşmüş bir subayın, otuz yıl sonra Hatay'ın Türkiye'ye katılmasında rol oynaması, imparatorluğun son yıllarından Cumhuriyet'e uzanan bir hayatın ilginç bir halkasıdır.