İçeriğe geç
Giriş yap
0

Semyon Aralov (1880-1969): Ankara'daki Sovyet elçisi, cephe ziyaretleri ve Taksim Anıtı'ndaki yüz

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Kurtuluş Savaşı'nın Sovyet tanığı

Semyon İvanoviç Aralov, Kurtuluş Savaşı'nın son ve en kritik yılında Ankara'da görev yapan Sovyet Rusya elçisiydi. Ocak 1922'den Nisan 1923'e kadar süren görevi boyunca Mustafa Kemal Paşa ile yakın bir ilişki kurdu, cepheleri ziyaret etti, Büyük Taarruz'un hazırlıklarını yakından izledi ve Sovyet yardımlarının koordinasyonunu üstlendi. Bugün İstanbul'un Taksim Meydanı'ndaki Cumhuriyet Anıtı'nda yer alan figürlerden biri onundur. Aralov, Türkiye'de yaşadıklarını yıllar sonra yazdığı anılarında ayrıntılı biçimde anlattı.

Aralov, 30 Aralık 1880'de Moskova'da zengin bir tüccar ailesinin çocuğu olarak doğdu. Moskova Ticaret Lisesi'ne devam etti. Gençlik yıllarında Rusya'daki devrimci hareketlere katıldı.
Semyon Aralov, 1922
Semyon Aralov, 1922Görsel: Wikimedia Commons, CC BY 4.0, yazar: Frédéric Gadmer (1878 - 1954). Dosya sayfası

Devrimci ve istihbaratçı

Aralov, 1905'te Rus ordusuna katıldı. 1905 Devrimi sırasında Mançurya'daki birliğinden ayrılarak Moskova'ya döndü ve devrimci faaliyetlere katıldı. İşçiler için açılan gece okullarında öğretmenlik yaptı. Birinci Dünya Savaşı'nda yeniden orduya alındı, Batı cephesinde Prusya bölgesinde yirmiden fazla muharebeye katıldı ve yüzbaşı rütbesine yükseldi.

1917 Ekim Devrimi'nden sonra Bolşeviklerin safına geçti ve Kızıl Ordu'da görev aldı. 1918'de kurulan Kızıl Ordu istihbarat teşkilatının, bugün GRU olarak bilinen kurumun, ilk başkanı oldu. 1918-1920 arasında Devrimci Askerî Konsey üyesiydi. Sovyet-Polonya Savaşı'ndan sonraki barış görüşmelerine katıldı ve ardından Kiev Garnizonu komutanlığına atandı. 1921'de Dışişleri Halk Komiserliği'ne geçerek Litvanya'da görev yaptı.
Tarih notu
30 Aralık 1880: Moskova'da doğumu.
1918: Kızıl Ordu istihbarat teşkilatının ilk başkanı olması.
5 Ocak 1922: Ankara elçiliğine atanması.
28 Ocak 1922: Ankara'ya gelişi.
17 Şubat 1923: İzmir İktisat Kongresi'nde konuşma yapması.
Nisan 1923: Ankara'daki görevinin sona ermesi.
22 Mayıs 1969: Moskova'da ölümü.

Ankara'ya geliş

5 Ocak 1922'de Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti'nin Ankara elçiliğine atanan Aralov, 28 Ocak 1922'de Ankara'ya geldi. Geldiği dönem, Sakarya zaferinden sonra Türk ordusunun büyük bir taarruza hazırlandığı aylardı. Sovyet Rusya, 16 Mart 1921'de imzalanan Moskova Antlaşması'ndan bu yana Ankara hükûmetine para, silah ve mühimmat yardımı yapıyordu. Aralov'un en önemli görevlerinden biri, bu yardımların zamanında ve düzenli biçimde ulaşmasını sağlamaktı.

Aralov'un Ankara'daki çalışmalarında, Sovyet Azerbaycan'ının temsilcisi İbrahim Abilov ile yakın bir iş birliği vardı. İki temsilci, Mustafa Kemal Paşa ile sık sık görüştü ve Türk-Sovyet ilişkilerinin en sıcak döneminin önemli tanıkları oldu.
Mustafa Kemal Paşa, İbrahim Abilov ve Semyon Aralov Akşehir'de
Mustafa Kemal Paşa, İbrahim Abilov ve Semyon Aralov Akşehir'deGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Cephe ziyaretleri

Aralov, Mustafa Kemal Paşa'nın davetiyle cepheleri ziyaret etti. 1922 baharında Akşehir'de Batı Cephesi karargâhında bulundu, birlikleri ve tatbikatları izledi. Bu ziyaretler, Sovyet yönetimine Türk ordusunun durumu ve taarruz hazırlıkları hakkında doğrudan bilgi aktarmasını sağladı. Aynı zamanda Ankara hükûmeti için de Sovyet desteğinin sürdürülmesinin önemli bir aracıydı. Mustafa Kemal Paşa, Aralov'a ordunun ihtiyaçlarını, eksiklerini ve taarruz planının genel çerçevesini anlatarak Sovyet yardımlarının artırılmasını istedi.
Ek bilgi
Aralov'un Türkiye anıları, "Bir Sovyet Diplomatının Türkiye Hatıraları" adıyla Türkçeye çevrilmiştir. Bu anılar, Mustafa Kemal Paşa'nın kişiliği, çalışma biçimi ve Kurtuluş Savaşı'nın son yılındaki Ankara hakkında yabancı bir gözlemcinin tanıklığını sunar.

İzmir İktisat Kongresi

Savaşın sona ermesinden sonra, 17 Şubat 1923'te toplanan İzmir İktisat Kongresi'nin açılışına Sovyetler'in Türkiye'deki temsilcileri olarak İbrahim Abilov ve Semyon Aralov davet edildi. Mustafa Kemal'in isteği üzerine ikisi de açılışta konuşma yaptı. Bu davet, Kurtuluş Savaşı boyunca verilen Sovyet desteğine duyulan minnetin bir ifadesiydi.

Ancak Lozan görüşmelerinin sürdüğü bu dönemde Türkiye, Batı ile ilişkilerini dengelemeye çalışıyordu. Türk tarafının talebi üzerine Aralov'un Ankara'daki görevi Nisan 1923'te sona erdi. Görev yeri olarak Çekoslovakya düşünüldü, ancak İç Savaş sırasında Çekoslovak Lejyonu'na karşı savaşmış olması nedeniyle bu ülke onu kabul etmedi. 1927'ye kadar Letonya ve Çin'de görev yaptı.
Dikkat: yanlış bilinen
Aralov'un Türkiye'den ayrılması, Türk-Sovyet ilişkilerinde bir kopuş anlamına gelmedi. İki ülke arasındaki dostluk 1920'ler ve 1930'lar boyunca sürdü; 1925'te Türk-Sovyet Dostluk ve Tarafsızlık Antlaşması imzalandı.
Cepheden dönüşte, Konya, 1922 sonları
Cepheden dönüşte, Konya, 1922 sonlarıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Taksim Cumhuriyet Anıtı'ndaki figür

Aralov'un Türkiye ile bağının en kalıcı izi, İstanbul'un Taksim Meydanı'ndaki Cumhuriyet Anıtı'dır. İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica tarafından yapılan ve 8 Ağustos 1928'de açılan anıtın Kurtuluş Savaşı'nı anlatan yüzünde, Atatürk'ün arkasında iki Sovyet figürü yer alır. Bu figürlerden biri Sovyet komutanı Kliment Voroşilov, diğeri ise Semyon Aralov'dur. Figürler, Kurtuluş Savaşı sırasında verilen Sovyet desteğinin anısına anıta eklendi. Anıt, bu yönüyle Türk-Sovyet dostluğunun 1920'lerdeki sıcaklığını taşa işlemiş bir belgedir.

Ankara'dan izlenimler

Aralov'un geldiği 1922 Ankara'sı, savaşın yükünü taşıyan küçük bir Anadolu kasabasıydı. Elçilik heyeti, şehirde uygun bina bulmakta zorlandı; yabancı temsilciler mütevazı evlerde ağırlandı. Aralov, anılarında bu yoksulluğa rağmen halkın ve yöneticilerin kararlılığını vurgular. Meclis'in çalışma düzeni, milletvekillerinin tartışmaları ve hükûmet üyelerinin sade yaşamı, onun dikkatini çeken konular arasındaydı.

Aralov'un Mustafa Kemal Paşa ile ilişkisi resmî görüşmelerle sınırlı kalmadı. Çankaya'daki sohbetlerde siyasetten tarihe, Doğu'nun sömürgecilikle mücadelesinden Türkiye'nin geleceğine kadar pek çok konu konuşuldu. Aralov, Mustafa Kemal'in bağımsızlık konusundaki kesin tavrını ve hiçbir dış gücün vesayetini kabul etmeyeceğini anılarında açıkça belirtir. Sovyet yardımı ne kadar önemli olursa olsun, Ankara hükûmeti kendi kararlarını kendisi veriyordu.

Sonraki yılları

Aralov, 1927'de Sovyet yönetiminde ekonomik görevlere geçti. 1937-1938'deki Büyük Temizlik sırasında istihbarat görevlerinden uzaklaştırıldı, ancak hayatta kaldı ve Devlet Edebiyat Müzesi'nin yönetiminde çalıştı. 1941'de Nazi Almanyası Sovyetler Birliği'ne saldırınca 60 yaşında gönüllü olarak orduya katıldı ve savaş boyunca çeşitli görevlerde bulundu. 1957'de emekli oldu ve anılarını yazdı. 22 Mayıs 1969'da Moskova'da öldü ve Novodeviçi Mezarlığı'na gömüldü.

Bir dönemin tanığı

Aralov'un Ankara'daki on beş aylık görevi, Türk-Sovyet ilişkilerinin en yoğun dönemine denk gelir. İki ülke de Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Batılı devletlerin baskısıyla karşı karşıyaydı ve bu ortak durum, farklı siyasi sistemlere rağmen bir yakınlaşma doğurmuştu. Aralov, bu yakınlaşmanın günlük işleyişini yürüten kişi olarak hem Moskova'ya bilgi taşıdı hem de Ankara'nın ihtiyaçlarını Moskova'ya iletti.

Ancak Aralov'un anıları, yalnızca diplomatik bir rapor değildir. Mustafa Kemal Paşa'nın sofrasındaki sohbetleri, cephedeki askerlerin hâlini ve Ankara'nın yoksul ama kararlı havasını aktaran canlı bir tanıklıktır. Bir yabancı diplomatın gözünden Kurtuluş Savaşı'nın son yılını görmek, olayları içeriden anlatan Türk kaynaklarını tamamlayan değerli bir bakış sunar. Taksim'deki anıtta yer alan figürü de bu tanıklığın ve o dönemin dostluğunun kalıcı bir hatırasıdır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap