İçeriğe geç
Giriş yap
0

Kâzım İnanç (1880-1938): Yıldırım kurmayı, Başkomutanlık sekreteri, 6. Kolordu

SohbeX Editör 2 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 2Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Başkomutanın yanında bir kurmay

Kâzım İnanç, Birinci Dünya Savaşı'nda ordu ve ordular grubu kurmay başkanlıkları yapmış, Kurtuluş Savaşı'nda Millî Savunma müsteşarlığı ve Başkomutanlık sekreterliği gibi kritik karargâh görevlerinde bulunmuş bir Türk subayıdır. Mustafa Kemal Paşa'nın 5 Ağustos 1921'de Başkomutan olmasının hemen ardından, 8 Ağustos 1921'de Başkomutanlık sekreterliğine getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi'nin hazırlandığı günlerde Başkomutanın en yakın karargâh subaylarından biriydi.

Kâzım, 1880'de Diyarbakır'da doğdu. Babası Hakkı Bey'di. 17 Ocak 1900'de Harbiye'yi, 6 Aralık 1902'de Harp Akademisi'ni bitirdi. Kurmay stajını 5. Ordu'da yaptı ve 1904'te Genelkurmay'ın birinci şubesine atandı. 1911'de meslek bilgisini geliştirmek üzere Almanya'ya gönderildi.
Kâzım Paşa İnanç
Kâzım Paşa İnançGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Balkan Savaşı ve Roma

Balkan Savaşı sırasında Kâzım Bey, Genelkurmay'ın çeşitli şubelerinde, 15. Kolordu'da ve Şark-i Rumeli Ordusu'nda harekât ve istihbarat görevlerinde bulundu. 24 Kasım 1912'de Genel Karargâh'ın ikinci şube müdürlüğüne getirildi. Balkan Savaşı'nın ardından, 10 Ağustos 1913'te Roma askerî ataşeliğine atandı. Bu görev, Trablusgarp Savaşı'ndan yeni çıkmış olan Osmanlı ile İtalya arasındaki ilişkilerin hassas bir döneminde yürütüldü.

Birinci Dünya Savaşı'nın karargâhlarında

3 Ağustos 1914'te seferberlik ilan edildiğinde 1. Ordu'nun istihbarat şube müdürlüğüne atandı. Kasım 1914'te harekât şube müdürü, Şubat 1915'te 1. Ordu kurmay başkanı oldu. 15 Mart 1915'te, Çanakkale Savaşları'nın en kritik günlerinde, Liman von Sanders komutasındaki 5. Ordu'nun kurmay başkanlığına getirildi. Mustafa Kemal'in 19. Tümen'le Arıburnu'nda savaştığı 5. Ordu, Gelibolu yarımadasının savunmasından sorumluydu.
Tarih notu
1880: Diyarbakır'da doğumu.
6 Aralık 1902: Harp Akademisi'nden mezuniyet.
10 Ağustos 1913: Roma askerî ataşeliği.
15 Mart 1915: 5. Ordu kurmay başkanlığı.
12 Haziran 1917: Yıldırım Ordular Grubu kurmay başkanlığı.
27 Haziran 1920: Ankara'ya gelişi.
8 Ağustos 1921: Başkomutanlık sekreterliği.
21 Mart 1922: 6. Kolordu komutanlığı.
21 Eylül 1938: Ankara'da ölümü.

Yıldırım Ordular Grubu

12 Haziran 1917'de Kâzım Bey, Alman Mareşal Erich von Falkenhayn komutasında kurulan Yıldırım Ordular Grubu'nun kurmay başkanlığına getirildi. Bu ordular grubu, İngilizlerin eline geçen Bağdat'ı geri almak amacıyla kurulmuştu; ancak kısa süre sonra Filistin cephesindeki İngiliz baskısı nedeniyle oraya yönlendirildi. Ordular grubunda Alman subaylarının ağırlığı, Türk komutanlarla ciddi gerginliklere yol açtı. Mustafa Kemal Paşa da bu dönemde 7. Ordu komutanıyken Falkenhayn'ın planlarına karşı çıkmış ve görevinden ayrılmıştı.

Mütarekeden sonra, 5 Kasım 1918'de Kâzım Bey, Genelkurmay ikinci başkanlığına atandı. Ancak 11 Nisan 1920'de, İstanbul'un işgalinden sonra görevinden alınarak açığa çıkarıldı.
Ilgın'da askerî tatbikat, 1 Nisan 1922
Ilgın'da askerî tatbikat, 1 Nisan 1922Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: NA. Dosya sayfası
Ek bilgi
Yıldırım Ordular Grubu'nun kurmay başkanlığı, Osmanlı ordusunda bir Türk subayının bir Alman mareşalin karargâhında üstlenebileceği en yüksek görevlerden biriydi. Bu görev, Kâzım Bey'e büyük ölçekli harekâtların yönetimi konusunda önemli bir deneyim kazandırdı.

Ankara'ya geliş

27 Haziran 1920'de Kâzım Bey, Kurtuluş Savaşı'na katılmak üzere Ankara'ya geldi. İlk görevi, Büyük Millet Meclisi Başkanlığı emrinde Batı Cephesi bölgesinde güvenlik, asayiş ve asker alma işlerini yürütmekti. 12 Kasım 1920'de Millî Savunma Vekâleti müsteşarlığına getirildi. Bu görevde ordunun düzenli bir yapıya kavuşturulması, asker toplanması ve ikmal işleriyle uğraştı.

Başkomutanlık sekreterliği

Temmuz 1921'de Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nden sonra Türk ordusu Sakarya'nın doğusuna çekildi. Büyük Millet Meclisi, 5 Ağustos 1921'de Mustafa Kemal Paşa'yı Meclis'in yetkilerini kullanmak üzere Başkomutan seçti. Üç gün sonra, 8 Ağustos 1921'de Kâzım Bey, Başkomutanlık sekreterliğine getirildi. Bu görev, Başkomutanın emirlerinin hazırlanması, cephe ile Ankara arasındaki yazışmaların yürütülmesi ve Tekâlif-i Milliye emirleriyle ordu için toplanan malzemenin izlenmesi gibi işleri kapsıyordu.
Dikkat: yanlış bilinen
Tekâlif-i Milliye emirleri, Mustafa Kemal Paşa'nın Başkomutan olarak 7-8 Ağustos 1921'de yayımladığı ve halktan ordu için yiyecek, giyecek, hayvan ve araç toplanmasını düzenleyen emirlerdir. Başkomutanlık karargâhı bu emirlerin uygulanmasını izleyen merkezdi.

6. Kolordu ve Büyük Taarruz

21 Mart 1922'de Kâzım Bey, 6. Kolordu'nun komutanlığına atandı. Büyük Taarruz'da kolordusu, Türk ordusunun taarruz düzeni içinde yer aldı. Savaştan sonra kırmızı şeritli İstiklal Madalyası ve takdirname ile ödüllendirildi.
Devlet Mezarlığı'nda Kâzım İnanç'ın kabri, 2024
Devlet Mezarlığı'nda Kâzım İnanç'ın kabri, 2024Görsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: HalitBaris. Dosya sayfası

Cumhuriyet yılları

4 Ekim 1924'te ferikliğe yükselen Kâzım Paşa, kısa süre içinde 9. Kolordu ve ardından 31 Ekim 1924'te 3. Ordu komutanlığına atandı. 20 Haziran 1925'te bu görevden istifa etti. 22 Ağustos 1926'da Samsun valiliğine getirildi; Mustafa Kemal'in 19 Mayıs 1919'da ayak bastığı şehrin valiliği, onun için anlamlı bir görevdi. 21 Ekim 1928'de emekliye ayrıldı. Ardından dördüncü ve beşinci dönemlerde İzmir milletvekili olarak Meclis'te bulundu. Soyadı Kanunu'yla İnanç soyadını aldı. 21 Eylül 1938'de, Atatürk'ün ölümünden yaklaşık iki ay önce, Ankara'da öldü.

Görünmeyen karargâh emeği

Kâzım İnanç'ın hayatı, savaşların cephe komutanları kadar karargâh subaylarıyla da kazanıldığını hatırlatır. Çanakkale'de 5. Ordu'nun, Filistin'de Yıldırım Ordular Grubu'nun kurmay başkanlığı, onu Birinci Dünya Savaşı'nın büyük harekâtlarının planlandığı masaların başına oturttu. Bu deneyim, Kurtuluş Savaşı'nda Millî Savunma müsteşarlığında ve Başkomutanlık sekreterliğinde değerlendirildi.

Sakarya öncesinde Başkomutanlık karargâhında çalışmak, Kurtuluş Savaşı'nın en kritik günlerinde ordunun yeniden toparlanmasına doğrudan katkıda bulunmak anlamına geliyordu. Kâzım İnanç'ın adı halk belleğinde cephe komutanları kadar yer almasa da onun gibi kurmayların düzenlediği yazışmalar, emirler ve ikmal hatları olmadan Sakarya ve Büyük Taarruz'un başarısı düşünülemezdi.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap