İçeriğe geç
Giriş yap
0

1937 Trakya Manevraları: Atatürk'ün izlediği son büyük tatbikat ve Balkan dostlarının gözlemi

SohbeX Editör 2 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 2Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Savaşa yaklaşan bir dünyada büyük bir tatbikat

1930'ların ikinci yarısında Avrupa hızla yeni bir büyük savaşa doğru sürükleniyordu. İtalya Habeşistan'ı işgal etmiş, Almanya Ren bölgesini yeniden silahlandırmış, İspanya'da iç savaş başlamıştı. Türkiye bu ortamda bir yandan Balkan Antantı ve Sadabat Paktı gibi bölgesel anlaşmalarla barışı korumaya çalışırken, diğer yandan ordusunu modernleştiriyordu. 1936'da Montrö Sözleşmesi ile Boğazlar üzerindeki egemenliğini yeniden kazanmıştı. Bu birikimin askerî vitrini, 17-20 Ağustos 1937'de Trakya'da yapılan büyük manevralar oldu.

Trakya Manevraları, Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illerinin Midye, Saray, Çerkezköy ve Çorlu bölgelerinde icra edildi. Atatürk, manevraları baştan sona sahada izledi. Bu, onun katıldığı son büyük askerî tatbikattı.
Atatürk Trakya Manevraları sırasında, Ağustos 1937
Atatürk Trakya Manevraları sırasında, Ağustos 1937Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Davetliler: Balkan ve Sadabat dostları

Manevraları izlemek üzere Yugoslavya, Romanya, Yunanistan, İran, Irak ve Afganistan'ın genelkurmay başkanları ve askerî heyetleri davet edildi. Türkiye'de görevli diğer devletlerin askerî ataşeleri de manevralara katıldı. Davetli listesi, Türk dış politikasının o yıllardaki iki ana ayağını yansıtıyordu. Yugoslavya, Romanya ve Yunanistan, 1934'te kurulan Balkan Antantı'nın üyeleriydi. İran, Irak ve Afganistan ise birkaç hafta önce, 8 Temmuz 1937'de imzalanan Sadabat Paktı'nın ortaklarıydı.

Yunan Genelkurmay Başkanı General Aleksandros Papagos ve Yugoslav Genelkurmay Başkanı General Milan Nediç heyetlerin önde gelen isimleri arasındaydı. Romanya Genelkurmay Başkanı da manevralar öncesinde İstanbul'a gelerek iki ülke arasındaki dostluğu vurgulayan açıklamalar yaptı. Atatürk, yabancı heyetleri ayrı ayrı kabul etti.
Tarih notu
9 Şubat 1934: Balkan Antantı'nın imzalanması.
20 Temmuz 1936: Montrö Boğazlar Sözleşmesi.
8 Temmuz 1937: Sadabat Paktı.
17-20 Ağustos 1937: Trakya Manevraları.
25 Ekim 1937: Celal Bayar'ın başbakanlığa getirilmesi.

Mavi ve kırmızı kuvvetler

Manevralar, mavi ve kırmızı olarak adlandırılan iki taraf arasında bir hareket muharebesi şeklinde planlandı. Manevra Harekât Müdürü Orgeneral Fahrettin Altay, başhakem ise Korgeneral Salih Omurtak idi. Tatbikata piyade, süvari, topçu ve motorlu birliklerin yanı sıra hava kuvvetleri de katıldı. Mavi ve kırmızı tarafların uçakları havada karşılaştı, keşif uçakları önlenmeye çalışıldı. Motorlu araçlar ve kamyonlarla yapılan asker taşımaları da tatbikatın önemli bir parçasıydı. Bu ayrıntılar, Türk ordusunun 1930'larda hızla motorlu hale gelmeye çalıştığını gösteriyordu.

Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak, Başbakan İsmet İnönü, Millî Müdafaa Vekili Kâzım Özalp ve kabinenin diğer üyeleri de manevra sahasındaydı. Bakanlar Kurulu, manevralar başlamadan önce özel trenle Çorlu'ya hareket etti.
Atatürk Trakya Manevraları'nda komutanlarla
Atatürk Trakya Manevraları'nda komutanlarlaGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Atatürk sahada

Atatürk manevralar boyunca birlikleri yakından izledi. 17 Ağustos'ta Çerkezköy'den Lüleburgaz'a özel treniyle hareket etti ve yol boyunca halk tarafından karşılandı. Manevra sahasında siperlere girdi, mevzilerdeki askerlerle konuştu, atış düzenlerini inceledi. Tepelerden birinde tabur komutanından bilgi aldı, başhakemin açıklamalarını dinledi, taarruza geçen birliklerin ilerleyişini takip etti. Lüleburgaz yakınındaki hava karargâhını ziyaret ederek uçak komutanından bilgi aldı.

Atatürk, manevra sahasındaki köylerde halkla da görüştü. Büyükkarıştıran köyünde köylülerin ikram ettiği ayran ve şerbeti içti. Çorlu'da 3. Kolordu karargâhını ziyaret etti ve 61. Tümen'in harekâtını yakından izledi. Tatbikatın sonunda Fahrettin Altay ve Salih Omurtak'a birer altın saat hediye etti.
Ek bilgi
Tatbikata katılan askerî personele ve yetkililere bir anı madalyası verildi. Ulus gazetesinin başyazarı Falih Rıfkı Atay ve gazeteci Cemal Kutay, manevralarla ilgili izlenimlerini yazılarında yayımladı.

Ordunun modernleşmesi

Trakya Manevraları, Cumhuriyet ordusunun 1920'lerin sonundan itibaren yürüttüğü yeniden yapılanmanın bir ara bilançosu niteliğindeydi. Kurtuluş Savaşı'nı büyük ölçüde atlı ve yaya birliklerle kazanan ordu, 1930'larda motorlu taşıtlar, yeni topçu sistemleri ve modern uçaklarla donatılmaya başlanmıştı. Kayseri'deki uçak fabrikası, Türkkuşu'nun kurulması ve hava okullarının genişletilmesi, havacılığa verilen önemin göstergeleriydi. Türkiye'nin ilk kadın askerî pilotu Sabiha Gökçen de bu yıllarda yetişmiş ve 1937'deki askerî faaliyetlere katılmıştı.

Manevralar, bu yeni teçhizatın sahada ne kadar uyumlu kullanılabildiğini sınamak için de bir fırsattı. Motorlu araçlarla yapılan nakliyat, sahra hastaneleri, haberleşme düzeni ve hava-kara işbirliği ayrı ayrı denetlendi. Sağlık hizmetlerinin denetimi sırasında Atatürk bir sahra hastanesi çadırını da ziyaret ederek bilgi aldı.

Yabancı gözlemcilerin izlenimleri

Manevralardan sonra yabancı heyetlerin başkanları basına izlenimlerini anlattı. General Papagos, Türk ordusunun birlik yetiştirmedeki başarısını ve motorlu birliklerdeki ilerlemeyi takdirle karşıladığını söyledi, manevranın bir hareket muharebesi olarak planlanmasının dikkat çekici olduğunu belirtti. General Nediç ise manevraların Türk ordusunun gücü hakkındaki bilgilerini doğruladığını ve birliklerin düzeninin takdire değer olduğunu ifade etti. İngiliz hava ataşesi de Türk hava kuvvetlerinin hareketlerini başarılı bulduğunu açıkladı.

Bu açıklamalar, Türkiye'nin Balkanlarda ve Orta Doğu'da güvenilir bir askerî güç olarak görüldüğünü ortaya koyuyordu. Atatürk'ün dış politikası barışı korumayı amaçlıyordu, ama bu barışın güçlü bir orduyla desteklenmesi gerektiğine inanıyordu.
Trakya Manevraları'ndan bir görüntü, 1937
Trakya Manevraları'ndan bir görüntü, 1937Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Barışın teminatı olarak güç

1937 Trakya Manevraları'nı yalnızca bir askerî gösteri olarak okumak eksik kalır. Tatbikat, Türkiye'nin dış politikasının üç katmanını aynı sahnede buluşturdu. Birincisi, Montrö'den sonra Trakya'nın ve Boğazların savunulabilir olduğunu göstermekti. İkincisi, Balkan Antantı ve Sadabat Paktı ortaklarına Türkiye'nin güvenilir bir müttefik olduğunu kanıtlamaktı. Üçüncüsü ise, Avrupa'daki saldırgan güçlere Türkiye'nin hazırlıksız yakalanmayacağı mesajını vermekti.

Davetli listesinde Yunanistan'ın yer alması da ayrıca anlamlıdır. On beş yıl önce Anadolu'da karşı karşıya gelen iki ordunun genelkurmay başkanları, artık aynı tatbikatı dostça izliyordu. Bu tablo, Atatürk ile Venizelos'un 1930'da başlattığı yakınlaşmanın ne kadar ilerlediğini gösteriyordu. Manevralardan birkaç ay sonra Başbakanlığa Celal Bayar getirildi ve İnönü dönemi bir süreliğine kapandı. Atatürk ise ertesi yıl hastalığı nedeniyle böyle geniş çaplı bir tatbikatı izleyemedi. Trakya Manevraları, bu yüzden onun ordusuyla sahada son kez bir arada olduğu büyük buluşma olarak hatırlanır.
Dikkat: yanlış bilinen
Trakya'da Cumhuriyet döneminde farklı yıllarda başka manevralar da yapıldı. Atatürk'ün bizzat izlediği ve Balkan Antantı ile Sadabat Paktı ülkelerinin genelkurmay heyetlerinin katıldığı büyük manevralar, 17-20 Ağustos 1937 tarihlerinde yapılanlardır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap